Home , MÜNİH DAVASI , BASIN VE KAMUOYUNA

BASIN VE KAMUOYUNA

resim 4İsviçre’de tutuklu bulunan ATİK aktivisti Mehmet Yeşilçalı için avukatların yaptığı itirazı, Adalet Bakanlığı değerlendirerek Almanya’ya iade kararı verdi. İsviçre  Adalet Bakanlığı mahkemeye dahi sunmadan aldığı bu Kararı itiraz eden avukatlar bir anlamda mahkeme süreci yeni başlamış oldu. Bu gelişmelerin yaşanılması üzerine, İsviçre ATİK’le Dayanışma Komitesi bir basın açıklaması yayınladı.

BASIN VE KAMUOYUNA

BERN, 22.06.2015

15 Nisan 2015 tarihinde Almanya Federal Hükümetin talimatıyla Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) aktivistlerine yönelik, Almanya-Fransa-İsviçre-Yunanistan da 12 devrimci gözaltına alınarak tutuklanmışlardır. Tutuklama gerekçeleri, terör örgütü ve elemanı olmak iddiasıyla 129 a.b maddesine istinaden tutuklanarak yargılanmak istenilmektedir.

30 yıla yakın yasal ve meşru mücadele yürüten ATİK ve ona bağlı ülke federasyon (İsviçre, Almanya, Fransa, Avusturya, Hollanda, İngiltere, Belçika, Yunanistan) aktivistlerine yönelik Almanya ve Türkiye işbirliği ile Avrupa konseptli ATİK’i terör örgütü konumuna sokulmak istenilmekte ve yargılanmaktadır.

Almanya dışında, İsviçre – Fransa ve Yunanistan’da tutuklanan devrimcilerin Almanya’ya iade edilmesini isteyen Almanya devleti adeta yasa-hukuk tanımadan siyasal ağırlık koyarak baskı yapmaktadır.

Bu durumu İsviçre devleti bilmesine rağmen yapılan ve yapılmak istenilen hukuk dışı, Cenevre evrensel anayasası ihlal edilerek, Adalet Bakanlığı 19.06.2015 tarihinde kendi mahkemelerine dahi gerek duymadan İsviçre’de tutuklu bulunan Mehmet Yeşilçalı’nın Almanya’ya iade kararı vermiştir.

İsviçre Adalet Bakanlığı hukuku çiğneyerek siyasal karar vermiştir.

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 15 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. maddelerinde işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir fiil veya ihmalden ötürü kimsenin suçlu bulunamayacağı hükmü yer almaktadır. Zira evrensel hukuk ilkeleri gereği hiç kimse, hukukun genel ilkelerine göre suç sayılan ve insanlık suçları ile bağlantılı eylemler dışında ikamet ettiği yerde suç olmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamaz ve iade edilemez.

Yunanistan da tutuklu bulunan ve aynı davadan yargılanan, Erol Gültekin için 25 Mayıs ta görülen mahkeme oy birliği ile “Almanya’ya iadesine ve kendisine cezai yaptırımda bulunmasına yol açacak terör eylemleri olarak geçerli sayılamazlar. Almanya Yargıtay Sorgu Yargıcı’nın bahsettiği ve söz konusu tutuklama emrinde yer alanlar, talep edilen şahsın eylemlerine dair, ne Yargıcın ne de Alman servislerinin saptadığı olaylar olmayıp, Türk devletinden topladığı bilgilerdir.

“Yukarıda bahsedilenler uygulamada bulunan emrin belirsizliğiyle birleşik göz önünde bulundurulunca kolaylıkla spesifikasyon prensibinin ihlal edilebileceği ve şahsın uygulamada bulunan emirde bahsedilen suçlardan gayrı suçlarla da kovuşturulabilme tehlikesi bulunduğu takdir edilmektedir. Üstelik emrin kendisinden anlaşılmaktadır ki iddia edilen talep edilen şahsın cezaya tabi fiilleri Türkiye’deki hareketlerin desteklenmesiyle, bunların üyelerine dayanışma gösterileri ile alakalı eylemlerdir ki bunlar için tutuklama emirinin uygulanması kabul edilemez.” Kararı vererek tahliye gerçekleştirmiştir.

Bağımsız ülke olduğunu iddia eden İsviçre devleti Adalet Bakanlığı hiç bir hukuki dayanağı olmayan Mehmet Yeşilçalı nın Almanya’ya iade kararı vererek suç işlemiştir.

129 a.b kaldırılmalıdır!

Almanya hukuk dışı bir uygulamaya 2001 yılında imza atarak yasa haline getirdiği 129 a.b maddesi çerçevesinde adeta devrimci-demokratlar kıriminalize edilerek, yasal bir dayanağa gerek duymadan terör örgütü, bireyi olarak yargılamaktadır. 129.b maddesi “Yabancı bir terör örgütüne üyeliği” suç sayıp cezalandırıyor. Ancak hangi örgütün “terör örgütü” olduğuna bir tek Almanya Federal Adalet Bakanlığı yani Almanya devleti karar veriyor. Bakanlık, bu kararlarına kanıt veya gerekçe göstermek zorunda olmadığı gibi kararlarına hukuken itiraz etmek de mümkün değil.

Böylesi anti-demokratik bir yasanın Avrupa da uygulanmasının oluşacağı sonuç hakların kardeşliğine ve yerli-göçmen ayrımcılığı daha fazla körükleyecektir.

Bu anlamda İsviçre Adalet Bakanlığı sosyal demokrat parti kimliğini unutarak bu kirli oyunun bir parçası olmuştur. Göçmenlerin önemli bir kesimini içinde barındıran ve oyunu alan SP demokrasiye çok ciddi zarar verebilecek 129 a.b maddelerine karşı çıkarak evrensel hukuku savunarak, Almanya kendi hukuk çerçevesinde yargılamak istediği Mehmet yeşilçalı’nın iadesi kaldırılmalı ve tahliye edilmelidir.

Basın ve Kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz!

15 Nisan’dan beri hukuksuz bir şekilde Fribourg Hapishanesinde tutuklu bulunan Mehmet Yeşilçalı için verilen hukuk dışı, siyasal iade kararına karşı; Özgür haber ilkesine bağlı olan tüm basının kamuoyunu bilgilendirmeye ve tüm duyarlı İsviçre halkının bu anti demokratik uygulamaya tavır almaya ve protesto etmeye çağırıyoruz.

Devrimci-Demokratik mücadele her yerde meşrudur!

 

BASIN VE KAMUOYUNA Türkçe

Basına Fransızca

Basına Almanca

 

scroll to top