Anasayfa , Haberler , Uluslararası Sempozyum Bildirgesi

Uluslararası Sempozyum Bildirgesi

  • Savaşlara, olağanüstü hal ve anti-terör yasalarına ve devlet terörizmine karşı!
  • Demokrasi, ulusların kendi geleceklerini belirleme hakkı, kurtuluş mücadelesi ve direniş hakkı için!

 

20 Şubat 2016, Nürnberg, Almanya

100MEDIASIMAG358320 Şubat 2016 Cumartesi günü Nürnberg’teki “Villa Leon” salonunda ‘’politik iktidar hukuku eleştirisi’’ üzerine dinamik ve başarılı bir uluslararası sempozyum gerçekleştirildi.

Bu etkinliğin organizatörleri ve katılımcıları, Alman Ceza Kanunu’nun 129. maddesinin a ve b bendine dayandırılarak, dış politika ve egemenlik politikası motivasyonlu yapılan takibatlara ve yargılamalara karşı – ve aynı zamanda bu tür baskılara karşı meşru mücadele sürdüren 10 Türkiyeli ilerici-solcu göçmene yönelik yapılan yargılama örneğinden hareketle- uluslararası direniş hakkını savunmak için hukuksal-politik eleştirel bir duruş almaktadırlar.

Bu etkinliğin genel çağrısı Halkların Uluslararası Avukatları Birliği (IAPL) ve Uluslararası Hukuk Demokrasi Derneği (MAF-DAD e.V.) tarafından yapıldı. Bu etkinlik, Kürt Hukuki Yardımlaşma Derneği (AZADÎ e.V. ), KIZIL YARDIM Örgütü – Federal Yönetim Kurulu ve göçmen örgütü ATİK (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu) tarafından aktif desteklenmiştir.

Bu etkinliğin ortak yapılmasının sebebi, Alman siyaset ve adaletinin solcu, yurtsever, devrimci Türk ve Kürt aktivistlere yönelik son yıllarda artan son derece baskıcı uygulamalarıdır. Ne Almanya’da yasak olan, ne de AB-Terör listesinde adı geçen „Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist”in (TKP/ML) sözde elebaşı ve üyelerine karşı Almanya Adalet ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı (BMJV) kovuşturma talimatı vermişti. Bu tutuklamalarda -aslında dünya çapında bütün ilerici, demokrat ve devrimci güçlere yönelen- siyasi motivasyonlu kovuşturmanın ve kriminalize etmenin yeni bir biçimini görüyoruz.

2015 yılının Nisan ayından beri yaşamını Almanya’da/Avrupa’da sürdürmekte olan 10 kişi Bavyera’nın çeşitli cezaevlerinde izolasyon hücrelerinde gözaltında tutulmaktadır. Hepsi de sözde „yabancı terörist bir örgüte“ (Alman Ceza Kanununun 129. Maddesi b bendine göre) üye olmakla suçlanmaktadırlar. 26 Ocak’ta yaptığı basın açıklamasına göre Federal Savcılık , ayın başında 10 sanık hakkında Münih Yüksek Eyalet Mahkemesinde yargılanmaları için dava açtı. 2007’den beri „PKK’nın savaşçı güçleriyle birlikte artan bir biçimde Türk devletine karşı saldırılar düzenlemek“ de isnat edilen suçlar arasında.

1993 Kasım’ında İçişleri Bakanlığı’nın yasaklama emrinden bu yana Kürt kurtuluş hareketine yönelik baskı ve takibatlar yoğun bir biçimde uygulanmaktadır. Yapısal ve siyasal yeni yönelimler dikkate alınmaksızın o günden bu yana geçen uzun yıllar içinde onların mücadeleleri ya ‘’kriminal’’ veya ‘’terörist’’ ya da her ikisi birden olarak damgalanmaktadır. Bugüne kadar 150’den fazla Kürt aktivist Ceza Kanunu’nun 129, 129a/b maddelerinden dolayı hapis cezası aldı. Şu anda 8 Kürt politik tutuklu gözaltında veya cezaevinde bulunmaktadır.

Politik sürekli bir çatışma olarak bugüne kadar çözümlenmemiş Türk-Kürt sorunundaki ‘’barış süreci’’ -ki bir kaç yıl önce sanki çözüm çok yakınmış gibi görünüyordu- 2015’in yazından itibaren AKP rejimi tarafından yeni bir saldırı furyası ve devlet güvenlik güçlerince uygulanan doğrudan ve gizli büyük bir gaddarlıkla bitirildi. Askeri saldırıların tırmandırılması ve bunun sonucunda Türk güvenlik güçleri tarafından Kürt şehirlerinde yapılan önemli insan hakları ihlalleri dünyanın gözü önünde cereyan ediyor. Ancak bu durum, Alman güvenlik güçlerinin Kürt ve Türk özgürlük savaşçılarına ve sol muhalefete yönelik tutumlarını değiştirmeleri için bir sebep teşkil etmiyor. Öyle görünüyor ki bugün; Türk devleti Avrupa Birliği ve Almanya’nın politik desteğini her zamankinden daha fazla garantilemiş durumda.

Bu sempozyumla, özellikle Almanya’da, Türkiye ve Kürdistan’lı solcu-ilerici göçmenlere yönelik politik sebepli takibat ve baskıların arka planının aydınlatılması hedeflendi. NATO üyesi Türkiye’deki dramatik gelişmeler, ki bunun sorumlusu AKP önderliğindeki Ankara’daki faşist rejimdir, Kürt sivil halkına ve devrimci-demokrat hareketlere karşı savaş, aynı zamanda AB’nin “ilticacı savunmasına” ilişkin Ankara ile “kirli ticareti” katılımcılara yoğun tartışmalar ve siyasi mutabakat için bolca fırsat sundu. Bu bağlamda Avrupa Birliği ve Almanya’nın Türk devletini desteklemesi tüm katılımcılar tarafından eleştirildi.

Uluslararası Sempozyumun yaklaşık 200 katılımcısı ve destekçileri bu bildirgeyle tüm dünyadaki politik tutuklularla dayanışmalarını ilan etmekteler. Bu bağlamda Prof. Dr. G.N. Saibaba (Hindistan), Mumia Abu Jamal (ABD), Abdullah Öcalan (Türkiye), Müslüm Elma (Almanya) gibi binlerce devrimci politik tutsakla dayanışma içinde oldumuzu bildiriyoruz. Uluslararası direniş hakkının ve sosyal/ulusal kurtuluş mücadelelerinin küresel temsilcileri ve örnekleri olan bu insanlar, özgür bir yaşam, kendilerini özgürce tanımlama hakkı ve düşünce özgürlüğü gibi temel haklara sahiptirler.

Katılımcılar özellikle emperyalist güçlerin ekonomik ve jeopolitik çıkarlarının güvenceye alınması için halen Yakın ve Ortadoğu’da devam eden yıkıcı savaş koşullarını şiddetle mahkum eder. Sempozyumun katılımcıları, bu sömürü, yıkım ve şiddete dayalı politikanın reddinin işareti olarak bütün ilerici güçlerin dayanışmasını ve uluslararası birlikte çalışmasını bekler ve aşağıdaki adımları gerekli görürler:

  • Kürt, Türk ve dünya üzerindeki tüm diğer uluslararası kurtuluş hareketlerinin tutuklu savaşçıları derhal serbest bırakılsın!
  • Devlet terörizmini meşrulaştıran ve demokrasinin yok edilmesine hizmet eden yürürlükteki bütün olağanüstü hal ve anti-terör yasaları kaldırılsın!
  • Alman Ceza Kanunu’nun 129, 129a ve 129b maddeleri kaldırılsın!
  • Almanya Adalet ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı’nın (BMJV) Ceza Kanunu’nun 129b maddesince verdiği kovuşturma talimatları derhal geri çekilsin ve bütün politik davalar durdurulsun!
  • PKK yasağı derhal kaldırılsın! PKK, diğer tüm kurtuluş hareketleri ve devrimci örgütler AB’nin terör listesinden çıkarılsın!
  • Mumia Abu Jamal, Abdullah Öcalan, Prof.Dr. G.N. Saibaba, Müslüm Elma ve tüm politik, ilerici, devrimci tutsaklar derhal serbest bırakılsın!

 

  • “Direniş hakkı bir özgürlük hakkıdır!”
  • “Haksızlığın hakka dönüştüğü yerde direniş bir sorumluluktur!”
  • Yaşasın enternasyonal dayanışma!

 

İletişim ve bilgi için:

Melissa Bay, 0049-157-81088435

www.int-symposium.blogspot.de

internationales.symposium@gmail.com