Home , Köşe Yazıları , 'Sessiz Devrim' Demogojisi

'Sessiz Devrim' Demogojisi

MUSTAFA ELVEREN | 18 – 04 – 2010 | Seçim barajının yüzde 10’dan yüzde 3’e veya yüzde 5’e çekilmesi gerektiğini söyleyen arkadaşlarıma ve dostlarıma çok alınıyorum. Ne demek yüzdelik baraj? Hiç demokrasilerde yüzdelik baraj olur mu? Ben böyle bir demokrasi kriterini kabul etmiyorum. Demokrasinin önüne hiçbir zaman baraj konulamaz. Eğer baraj konulursa, o sistemin adı demokrasi olamaz.

Bir ülkede demokrasi ya vardır ya da yoktur. Bunun ortası olmaz. Bazı yumuşamalara demokrasi demek hepimizi yanıltır. Bir çok diktatörlüklerde de Dünya siyaset konjonktürü gereğince zorunlu olarak bazı yumuşamalar yapılabiliyor. Bu tür yumuşamaların demokrasi ile hiçbir ilgisi yoktur.

Öyle bir sistem ki; yeşil cüppeliler ile siyah cüppelilerin danışıklı dövüşleri bize demokrasi diye yutturulmaya çalışıyor. Bu ülkeyi yeşil cüppeliler ile siyah cüppeliler başka bir deyimle asker postallılar ile medrese takunyacıları hep yönettiler ve yönetmeye de devam ediyorlar. Ne yazık ki, bu ülkeye hiç bir zaman demokrasi uğramadı. O nedenle, demokrasi mücadelesinin bizler için çok acil olduğunu her zaman söyledim. Bundan sonra da söylemeye devam edeceğim.

Sayın Başbakan ülkenin yazar ve çizerlerinin gözünün içine baka baka “Sessiz Devrim” demogojisini yapmaktadır. Tıpkı 12 Eylül darbesinden sonra Süleyman Demirel’in ve merhum Alp Arslan Türkeş’in Nazım Hikmet’in şiirlerinden alıntı yaptıkları gibi. Bu ne biçim “Sessiz Devrim” ki;

Hala onlarca gazeteci ve yazar siyasi düşüncelerinden dolayı hapislerde tutulmakta ve yüzlercesi hakkında ise, soruşturmaları ve mahkemeleri devam etmektedir.

Hala “terör” bahanesiyle, yüzlerce siyasetçi ve belediye başkanları hem de kameralar önünde kelepçeli olarak asker disiplini ile sıraya konularak, hapishanelere gönderilmektedir.

Hala ülkenin dört bir yanında binlerce çocuk polise taş atmaktan cezaevlerinde bulunmaktadır.

Daha bir kaç hafta önce Tunceli Cumhuriyet Savcılığı benim bir yazımdan dolayı Tunceli’de bir grup emekçi kadın tarafından çıkarılan Tunceli Emek Gazetesi hakkında soruşturma açtı.

Maalesef ülkemizde demokrasi yoktur. Hele bir de benim gibi sosyalist demokrasiyi savunmanın ve o çizgide bir site yönetmenin zorluğu ve bedeli her zaman olacaktır. Dolayısıyla, bir çok demokrat ve sosyalist aydınlar eleştiri sınırını fazla genişletemiyor, internet üzerinde bile kendilerini serbestçe ifade edemiyorlar. Edenler ise, soruşturmaya tabi tutuluyor.

Çünkü, her hangi  bir şirkete veya kuruma iş baş vurusunu yaptığınız zaman, o kurumun yetkilileri hemen arama motorlarından sizinle ilgili araştırmayı yapıyorlar. Eğer hoşuna gitmeyen Gomanweb gibi sosyalist demokrasi çizgideki bir sitede yazılarınız fark edilirse, iş vermiyorlar. Ya da mevcut işinden de çıkarıyorlar.

Sadece Gomanweb’te mesajı, yazısı, resmi ya da bir şekilde ismi yayınlandığı için kimisi iş yeri sahibi tarafından uyarıldığını, kiminin iş başvurusunun kabul edilmediği, kimi de mevcut çalıştığı işyerindeki amirleri henüz fark etmemişken kendisine ait dökümanın siteden silinmesini istemişlerdir. Bu şekilde kaygılananlar ve sitede yayınlanan kendilerine ait dökümanların silinmesi için onlarcası baş vurdu. Hepsinin isteği yerine getirilmiştir. Çünkü, ekmek kazanmak çok zor. Hele hele Türkiye’de daha da zordur.

Eğer “sessiz devrim” bu ise, alın “sessiz devrim”i başınıza çalın. Bir ülkede insanlar fikirlerini serbestçe söylemeye cesaret edemiyorlarsa, o ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.

scroll to top