Home , Haberler , HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş

HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş

66e8576cfa5741902b4ca71e2d41c2ccANKARA | 30 – 06 – 2014 | Halkların Demokratik Partisi, Cumhurbaşkanı adayının Selahattin Demirtaş olduğunu açıkladı. Demirtaş ise yaptığı konuşmada, “69’lardan Ape Musa’ya oradan Hrant Dink’e kadar onların bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceğiz. Birileri Çankaya hayaline kavuşmuş olabilir. Onlara bu kadar basit olmadığını göstereceğiz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhurbaşkanı adayını Neva Palas Otel’de düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Salona „Halkların ve değişimin adayı Selahattin Demirtaş“ pankartı asılırken, Demirtaş’ın adaylığını HDP Divan Başkanı Gençay Gürsoy duyurdu.

Demirtaş’ın yanı sıra HDP milletvekilleri İbrahim Binici, Demir Çelik, Faysal Sarıyıldız, Pervin Buldan, İdris Baluken, Hasip Kaplan, Gülser Yıldırım, Halil Aksoy, Mülkiye Birtane, Erol Dora, Adil Zozani, Sebahat Tuncel, Sırrı Süreyya Önder, Altan Tan, Hüsamettin Zenderlioğlu, Aysel Tuğluk ile Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ile çok sayıda kurum temsilcisi ve kitle katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Gencay Gürsoy, Cumhurbaşkanı seçimlerinin seçim tarihi bakımından önemli bir seçim olduğuna işaret ederek, „Seçmenler elini vicdanına koyarak oy kullanırsa, Cumhurbaşkanı Demirtaş olacak“ dedi. Gürsoy ardından ise HDP’nin adayının Selahattin Demirtaş olduğunu açıklayarak, Demirtaş’ı sahneye davet etti.

Demirtaş, alkışlar eşliğinde kürsüye geldi. Büyük bir onur duyduğunu söyleyen çalışma yürüten arkadaşlarına teşekkür etti. Çankaya’ya kişi olarak değil, ilkelerle çıkacaklarını ve adaylıklarının da ilkeler ile olduğunu söyleyen Demirtaş, kendilerinin halkın içinden çıkmış kişiler olmadığını halen halkın içinde olduklarını belirtti.

„İddiamızı ortaya koymamız halk lehine kazandığımız gösteriyor“ diyen Demirtaş, seçimde iki çizginin yarışacağını birisinin özgürlüklerin ve barışın çizgisi olduğunu diğerinin ise devletçi ve geleneksel çizgi olduğunu vurgularken, her iki adayın da bu çizgiden olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en büyük eksikliğinin kadın adayın bulunmaması olduğunu söyleyen Demirtaş, „Buna karşın kadın özgürlük mücadelesini ve onun çizgisini savunan tek çizgi bizim çizgimizdir. Kadın aday olmasa da, kadın ve gençlik çizgisi bu kampanyaya damgasını vuracak“ diye devam etti.

Nezaketten uzaklaşmadan demokratik bir çerçevede, siyasete güç katacak bir kampanya ortamı yaratacaklarını, diğer adayların da buna bağlı kalacağına inanmak istediklerini vurgulayan Demirtaş, konuşmasına şöyle devam etti: „Bizler şahsi bir hırs içinde yarışa dalmadık dalmayacağız. Bizim anlayışımızı ile birlikte artık ciddi ve korkunç devlet dönemi bitecek. Devletin gülebileceğini ve halk tarafından neşeli bir şekilde yönetilebileceğini göstermek istiyoruz. Devletin bu ikiyüzlü yönetim anlayışını bu kampanya döneminde bitirmek istiyoruz. Biz devleti, Çankaya’yı halkın hizmetine ve devletin bütün organlarıyla halkın emrine sunacak bir anlayışı taşımaya çalışacağız“ ifadesini kullandı.

Demirtaş, Türkiye’de kalıcı barışın tesisi için kim Cumhurbaşkanı olursa olsun kendilerinin çabalarını daha da aktifleştireceklerini vurguladı.

Ortadoğu’da yaşanan mezhep kavgalarına da dikkat çeken Demirtaş, „Cumhurbaşkanlığı seçimini bu yönlü de değerlendirmek durumundayız. Bizler devlet dininin yarattığı bu mezhep gerilimlerinin kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Bize dayatılan devlet dini geleneğini biz toplumda hakim anlayış olarak kılmayacağız. Kerbela’da katledilen İmam Hüseyin’in ve aynı zamanda zindan da katledilen İmamı-ı Azam Hanefi’nin ve diğerlerini de bugünkü takipçilerinin kardeşlik içinde yaşamasını savunacağız. Demokratik laiklik ilkesinden asla taviz vermeyecek bir anlayışı savunacağız. Din adına din kullanılarak ikiyüzlü bir politikada dini kendi çıkarlarına kullananlara karşı özgürlüğü, adaleti ve insanlığı savunacağız“ ifadesini kullandı. Demirtaş, hiçbir halkın özü ile kendi tarihini reddetmeden devletin gerçek sahibi olacağı günleri yaratmak için mücadele edeceklerini söyledi.

„Çankaya’nın yüksek rakımına gözümüzü dikmeden ezildiğimiz yerdeki duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Bu ilkeleri yükseklere yansıtmak için elimizden geleni yapacağız. Türkiye’de bu ilkelere karşı desteğini sunmak isteyen herkes ile birlikte yürüyeceğiz“ diyen Demirtaş, bugünden itibaren kolektif bir anlayış ile çalışmalarına başladıklarını vurguladı.

Arkalarında devletin veya büyük holdinglerin patronlarının olmayacağını arkalarında halkın kendi emeğinin olacağını vurgulayan Demirtaş, seçimde nasıl demokratik halk iktidarına yürüneceğini göstereceklerini belirtti.
„69’lardan Ape Musa’ya oradan Hrant Dink’e kadar onların bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceğiz. Birileri Çankaya hayaline kavuşmuş olabilir. Onlara bu kadar basit olmadığını göstereceğiz. Halkın iradesine saygı duymayanlara halk gerçekte nedir bu kampanyada anlatacağız. Güneş ağarmadan otobüste cama başını yaslayan işçiyi onlara anlatacağız“ diye konuştu.

Umudu büyütmek isteyen herkese kapılarının da açık olacağını kaydeden Demirtaş, kampanyaya ilişkin çalışmaların yürütüldüğünü önümüzdeki günlerde kampanyanın detaylarını açıklayacaklarını belirtti. Çözümlerini anlatmak için 40 günü fazla bile gördüklerini bir günde anlatabileceklerini ama 40 gün olduğu için 40 defa anlatacaklarını ve Çankaya’ya çıkacaklarını söyledi. Demirtaş önümüzdeki günlerde milletvekillerinin imzalarını toplayarak Meclis Başkanlığı’na resmi başvuruyu da yapacaklarını kaydetti.

Demirtaş, konuşmasının ardından salonda bulunanlar tarafından ayakta alkışlandı. (ANF)

scroll to top