Home , Köşe Yazıları , Bilinç, Seviye ve Kültür farkı!

Bilinç, Seviye ve Kültür farkı!

park7ENGiN GÖREN |21-06-2013 | Gezi Parkı vesilesiyle AKP’nin dizginsiz ve çok yönlü faşist terörüne karşı halkın sokaklara dökülmesini hazmetmeyen Recep ve avenesi,  elindeki basın ve yayın organlarıyla, faşizmin belirgin tipik özellikleriyle dizginsizce yalan, demagoji, saldırı ve karalama kampanyalarına girişti ve buna hala devam etmektedir.

Toplumun her kesimindeki insanların, AKP’nin yeni Osmanlı hayaline, Şeriatçı zihniyetine, ülke içinde ve uluslar arası alanda mezhepçi kışkırtmalarına, toplumun her kesimine yönelik dizginsiz saldırılarına karşı  halkın bir araya gelmesi karşısında çılgına döndü. Edindikleri sermaye ve saltanatını, iktidar nimetlerini ve cennetlerini yitirmemek için, işçi sınıfı ve diğer emekçi kesimlere karşı vahşice saldırdılar.  Zulümden bıkan halkın çeşitli kesimlerinin bir araya gelmesi onları dehşete düşürdü. Birlikte direnen halk kesimlerini parçalamak, zayıflatıp daha kolay ezmek için her yönteme başvurdu ve vuruyor. Farklı milliyetleri, dil’leri, mezhepleri, farklı flamalarını, bayraklarını, farklı cinsleri, tercihleri, farklı yaş guruplarını ve kuşakları birbirlerine karşı kışkırtma girişimleri oldu, o da tutmadı. Aşağılamak için „ayaşlar“, „üçbeş çapulcu“, „serseri“ vb dedi tutmadı. „Bayrak yaktılar“ dedi, „Kürt bayrakları“ ve „Öcalan flamaları“ var dedi, „terör örgütlerinin lider fotoğrafları ve flamaları var“ dedi tutmadı. İnsanlar bütün bunlar olsa bile ne olacak dedi….

park1park3park2park5

„Camiye ayakaplarla girdiler“, „Camiden içki içtiler“, „Alem yaptılar“ vb dedi, tutmadı. Cami imamının kendisi  başbakanı yalanladı, „öyle birşey olmadı“ dedi. „türbanlı kardeşime saldırdılar“, “taciz ettiler” diyerek sanki türbanlı görülen herkese saldırıyorlarmış gibi göstermeye çalıştı, tutmadı. Direnişin içindeki türbanlı bayanlar yalana gereken yanıtı verdiler. Anti kapitalist Müslümanlar varlıklarının gerekleriyle yanıt verdiler.  “Çocukları kullanıyorlar”, “çocukların orda işi ne” vb dediler, ciddiye alınacak birşey olmadığı için o da tutmadı.

Gezi parkı süreciyle birlikte direnişe katılan kadınların çokluğu ve  direnişte öne çıkması egemen sınıfları ve AKP yi dehşete düşürdü, panikletti. AKP zihniyetinde en çok çeken kadınlar olduğu için kadınlar eylemlerde ciddi bir katılım ve yer tutuyordu. Bu nedenlerle kadınlara daha vahşice saldırdıkları söylenebilir. Gençlerin, çocukların, kadınların yaratıcı sloganları, dövizleri, pankartları, esprileri tek kelimeyle harikaydı. Mizah, onların bilinç, kavrayış, yetenek, kültür ve özlemlerini yansıtıyordu.

AKP’nin karşı atağa geçtiği gövde gösterisi amacı ve kitlesini ajite etmek amacıyla düzenlediği mitinglerle kıyaslamak lazım: Halkın direnişindeki kitlelerin seviyesine bakın, birde AKP’nin!  Birçok röportajda, videoda, fotoğrafta, dövizde bu kendini yansıtıyor. Başbakan ve aveneleri „Gezi parkı  b.. ,  çiş kokuyor“  „kokudan geçilmiyor“ vb diyerek karalamaya çalıştı ama parkta direnişte olanlar yanıtını verdi ve zaten hergün TVler oranın görüntüsünü veriyordu. Türkiye ve dünya kamuoyu da görüyordu on binler, yüzbinler ve bazen milyonu bulan insanlara rağmen direnişçi kitlelerin kendi olanaklarıyla oraları ne derece temiz tuttuklarını.

Park ve Taksim meydanındaki haftalar süren yaşamın temizliğine bakın, birde AKP’nin Zeytinburnu’ndaki bir kaç saatlik gösterisine bakın!  O „bayrak“ edebiyatlarına bakın ve o üzerine demagoji yaptıkları „bayrak“ları ve kendi parti bayrak ve flamalarının yerlerde ayakları altına almaları ve çöplüklere yollamalarına bakın. …

park4park6

Direnişçi kitlelerin konuşma, sanat, edebiyat, siyasal değerlendirme vb her konuşmasına ve hatta küçümsenmeyecek kesimin bir kaç yabancı dilden konuşmasına bakın. Birde AKP yöneticilerin yalanları, iftira ve demagojileri bir yana, onları destekleyenlerin iki kelimeyi bir araya getirmeyen cahil haline bakın! Kendilerini, Recep Erdoğan’ın bilmem neresinin kılına layık gören hallerine bakın!   Her yaştaki insanlarının konuşmaları var bir bakılsın.  Acınacak halde…

Bir de, halk direnişinin içindeki çocukların taşıdıkları pankartlara  (ki çocuklarımız kendileri o dövizleri yazıyor ve yazdıkları dövizleri rahatlıkla açıklayacak, savunacak ve tartışacak durumundadırlar…) karşı kendileri, kendi çocuklarının eline tutuşturdukları dövizlere bakın, ne utanç verici bakış açısı, söylem ve içeriğe sahiptir… Bu, bir seviye ve kültür farkıdır!….

19 Haziran 2013 / E.Gören

scroll to top