Home , Haberler , YDG: 7 Haziran’da Oylar HDP’ye!

YDG: 7 Haziran’da Oylar HDP’ye!

ydg_afişAHM- Yeni Demokrat Gençlik, yaptığı bir açıklama ile tüm YDG’lileri, halk gençliğini 7 Haziran seçimlerinde HDP’ye oy vermeye çağırdı.

Açıklamayı güncelliğinden dolayı yayımlıyoruz.

„7 Haziran’da Oylar HDP’ye!

Türk hakim sınıfları ve ezilenler için önemli bir viraj anlamına gelen 7 Haziran seçimlerine doğru hızla yol alıyoruz.

Egemen sınıflar, özellikle de genel seçimlerle, kitleler üzerindeki meşruluğunu yeniden tesis etmeyi, yıpranan imajını tazelemeyi ve yeni döneme daha güçlü girmeyi hedeflemektedir. Bugün devlete hâkim olan kliğin sözcüsü durumunda ki AKP hükümeti açısından da seçimler, tamda böyle bir durumu ifade ediyor. Cumhurbaşkanlığı ve ondan önce yerel seçimlerde, diğer düzen partilerinden daha fazla oy alsa ve öne çıksa da AKP’de ciddi bir sarsıntının, çatışmanın olduğu artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir.

Bu durum, AKP’nin kendi içindeki klik ve çıkar dalaşlarının, sömürü ve talandan daha fazla pay kapmak adına kendi içinde yaşadığı çatışmaların bir sonucu olmakla beraber aslolan bu değildir. Belirleyici olan, toplumsal muhalefetin, ezilen yığınların, sokakta sisteme yönelen tepkisi ve bunun sonucunda AKP’nin hemen her konuda tıkanan politikalarıdır.

AKP hükümetinin bugün yaşadığı çalkantıların ve direksiyonu yokuş aşağı kırmasının en önemli nedenlerinden birinin Gezi İsyanı olduğunu biliyoruz. Gezi’de kitlelerin, yığınların, öfke ve direnişi, AKP hükümetinin façasını fena halde çizmiş, halk düşmanlığını açığa çıkarmış ve AKP büyük bir sarsıntı geçirmiştir.

Bunu takip eden günlerde,17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarına yönelik sokak muhalefeti ve 11 Mart 2014’te bir milyonu aşkın insanla yıldızlara uğurladığımız Berkin Elvan’ın cenaze töreni, devamında T. Kürdistanı’nda baskı ve şiddete karşı sokakta büyüyen öfke, Gezi’nin isyan ruhunun hala yaşadığının somut bir göstergesi olmuştur.

Kesintisiz Direniş!

AKP hükümeti şahsında Türk hâkim sınıflarının, yaşama geçirdikleri politikaların kitlelerdeki yansıması, biriken öfke ve sokağa yansıyan direniş olmuştur. Bu durumun en şiddetli cereyan ettiği alanın ise Kürt ulusal sorunu olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Türk devleti, “demokratik çözüm”, “barış” naraları atarken, Kürtleri katletmeye devam etmekte, Kürt halkının temel taleplerine yönelik düşmanlığını kesintisiz bir şekilde sürdürmektedir.

Dahası söz konusu düşmanlık sınırlarını da aşmış, Rojava’da Kürt halkının demokratik kazanımlarına yönelmiştir. AKP, besleyip büyüttüğü örgütler aracılığıyla fiili olarak Rojava/Kobanê’ye saldırıya geçmiştir.

Elbette bu yaklaşımın karşılığı, kesintisiz bir direniş ve mücadele olmuştur. Bir yanıyla Kürt halkının 40 yıldır büyüttüğü isyanın rengi; Gezi’ye ilham olmuş, Gezi’de açığa çıkan sinerji, Kürt ulusunun mücadelesini beslemiş ve zenginleştirmiştir.

Nasıl ki baskı, şiddet ve sömürü kesintisiz bir şekilde devam etmekteyse buna karşılık isyan ve serhildan, direniş ve mücadele de soluksuz bir biçimde yol almaya devam etmektedir.

mersin ozgecanBu öfke sanılandan çok daha büyüktür. Özgecan’ımızın katledilmesine yönelik gelişen kadın direnişi,  AKP hükümetinin kadın düşmanı politikalarına karşı birikmiş öfke ve mayalanan isyanın boyutunu, şiddetini göstermiştir.

AKP hükümeti döneminde yüzde 1400 artan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz gerçeği, yaşamları cehenneme çevrilen LGBTİ’lerin çığlığı, bu cephede öfkeyi, adeta patlamaya hazır bir volkan haline getirmiştir. Erkek egemenliğini, kadın düşmanlığını, “her kürtaj bir uluderedir”, “kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”, vb. cümlelerle, neredeyse her ağzını açtığında ortaya döken Erdoğan, kadınların bilincinde büyük bir öfke ve nefreti biriktirmektedir.

İtaat Etmeyecek İsyanı Büyüteceğiz!

Türk hâkim sınıflarının her daim değişmeyen hedeflerinden biri gençlik oldu. Üniversiteleri, neo-liberal dönüşüm ve esasta da Bologna Projesi, ile adeta birer holdinge dönüştürülüyor. Neo- liberal saldırıların yanı sıra bugün Ege Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversite de sivil faşistler ve resmi kolluk güçleri ile üniversitelerdeki kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılar örgütleniyor. Örgütlenilen bu azgın saldırılar, devletin gençliğe karşı duyduğu öfkenin ve korkunun en büyük göstergesidir.

Üniversitelerde biz devrimci, ilerici ve yurtsever gençliğin akademik- demokratik mücadelesi Bingöl Üniversitesi’nde çarpıcı bir şekilde karşımıza çıktığı gibi, soruşturma, uzaklaştırmak furyasıyla bastırılmak isteniyor. AKP hükümeti, “kindar gençlik değil dindar gençlik” sloganıyla, itaat eden, sesini çıkarmayan, gelişmeler karşısında tepki göstermeyen bir gençlik tahayyül etmektedir.

Bunun için bir yandan özel üniversitelerin sayısını çığ gibi büyütürken diğer yandan üniversiteler adeta birer camiye dönüştürülüyor. Dini bir kılıf altında yapılmak istenen, halk gençliğinin önüne liseden itibaren sınıfsal bariyerler, barajlar koymaktır.

Bu politikanın, sömürüyü muhafazakârlaştırma örtüsü altında gizlemenin en belirgin adımı 4+4+4 ile yaşam geçirilen eğitim sistemi olmuştur. TEOG’la ortaöğrenim gençliğini de kapsamına alan bu politika, bireyin ilköğretimden üniversiteyi bitirdiği ana kadar zincirlere hapsedilmesi ve sömürüsü üzerine kuruludur.

Barajınızı Başına Yıkacağız!

Bu tablo içinde 7 Haziran seçimlerine yürüyoruz. Bir gençlik örgütü olarak tavrımızı, sınıf mücadelesinin, ezen ile ezilen arasındaki çatışmanın, en şiddetli olduğu, direniş cephesinin, ön mevzinin bulunduğu yerden doğru yapmamız doğru olandır.

Bu açıdan Rojava/Kobanê’de ve bu coğrafyadaki yansıması olarak 6-10 Ekim serhildanında açığa çıkan direnişin anlattığı, Kürt halkı ile hâkim sınıfılar arasındaki çarpışma ve hesaplaşmanın boyutunu ve şiddetine dairdir.

Türk devletinin, Kürt ulusunun siyasal taleplerine yönelik düşmanlığı ve buna karşı gelişen direniş, bugün tüm toplumsal kesimleri doğrudan etkilemekte, büyük bir sinerjiyi açığa çıkarmaktadır. Devletin en büyük korkusu, devrimci, ilerici güçlerin gelişen direnişinin Kürt halkıyla daha fazla buluşmasıdır. Bu ortaklaşma, kesişme, TC devletinin öteden bu yana ezilen yığınlar arasındaki birliği ve dayanışmayı parçalamak adına sistemli bir şekilde geliştirdiği şovenizm ağının parçalanmasını sağlayacağından büyük bir korku yaratmaktadır.

suruç

Kürt halkının, işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen milliyet ve inançların, kadınların ve LGBTİ’lerin sokakta, bedeller ödeyerek sergilediği direnişle, Türk devletinin sayısız yasası, engeli, barajı paçavraya çevrilmiştir. Bu direniş, ezilen çeşitli milliyet ve inançlardan emekçi yığınlara da önemli bir moral ve güç vermiş, şovenizmin kırılması anlamında önemli bir mesafe alınmıştır.

Gelinen aşamada, Türk hâkim sınıfları, yaşadıkları krizi aşmak açısından çok önemli bir rolü bulunan genel seçimleri önemli bir hesaplaşma alanı olarak görmekte, buradan alacağı güçle; geniş yığınlara yönelik yeni bir saldırganlık konseptini yaşama geçirmeyi hedeflemektedir. İç Güvenlik Paketi bunun hazırlığı için yapılmaktadır.

7 Haziran seçimleri bu bağlamda, Türk devletinin kurulduğu günden bu yana tüm toplumsal kesimlere yönelik yasakları, inkâr ve sömürü politikalarıyla hesaplaşma anlamında önemli bir yerde durmaktadır. Bu çatışmanın, hesaplaşma ve mücadelenin bugün simgeleştiği alan yüzde 10 barajı olmuştur.

AKP şahsında sistemin tüm topluma yönelik saldırganlığına HDK/HDP ile birlikte daha güçlü bir şekilde karşı koymanın olanakları bugün çok daha fazla açığa çıkmıştır.

HDK/HDP, sistemin tüm toplumsal kesimlere yönelik saldırılarına ortak bir karşı koyuşu örgütleme bağlamında önemli bir rol oynamaktadır. HDK/HDP’nin, çeşitli milliyetlerden halk gençliğine yönelik saldırılara karşı duruşu ve muhalefeti, gençliğin sorunlarına yönelik ilgisi ve gençliğin enerjisini açığa çıkarmaya dönük politikaları dikkate değerdir.

Seçimler, başta Kürt halkı olmak üzere, ezilen milliyet ve cinsiyet kimliği- yönelimlere yönelik yok sayma, siyasal iradesini tanımama tavrına karşılık direnişin büyüyeceği bir sürece ev sahipliği yapacaktır.

Yeni Demokrat Gençlik olarak, Kürt halkının direnişinin bir parçası, kavganın daha fazla öznesi olma ve şovenizme karşı mücadele etme ekseninde bir yönelimle hareket ediyoruz.

Bu eksende, politik gündemimizi, bu cephede cereyan eden gelişmelerle daha fazla ilişkilendirmek, bu mevzide daha fazla yer almaya çalışmaktayız. Kürt halk gençliğinin, anti-faşist, anti-emperyalist militan örgütü olma iddiasına paralel adımlar atmaya çalışmakta,  “nerede bir direniş ve mücadele varsa orada olmak”  şiarıyla hareket etmenin uğraşını vermekteyiz.

Bu yöneliminde bir parçası olarak, AKP hükümeti şahsında, Türk devletinin bu yok sayma tavrına, genel seçimlerle kurmak istediği başkanlık rejimiyle geleceğimizi ipotek altına alma, yarınımızı çalma yaklaşımına dur demek için, HDP’yle birlikte mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.

Bu süreçte,  HDK/HDP gençliğiyle omuz omuza yürüyeceğimizi, direniş ve kavgayı büyüteceğimizi deklare ediyoruz.

Gezi İsyanı’nda, Lice’de, Cizre’de, Kobanê’de düşmana kök söktüren, ağır darbeler indiren en büyük güç gençlik oldu. Gençliğin gücü ve öfkesi en büyük korkuları olmuştur. Zira gençlik geleceği inşa edendir.

Geleceği inşa eden gençliğin gücüyle direnişi büyüteceğiz!

Yeni Demokrat Gençlik-Mart 2015″

scroll to top