Home , Haberler , “Üniversitelerde Taşeronlaşma: Sorunlar ve Mücadele Olanakları” Çalıştayı Sonuç Metni

“Üniversitelerde Taşeronlaşma: Sorunlar ve Mücadele Olanakları” Çalıştayı Sonuç Metni

Unknown-1Bizler, Eğitim Sen Üniversiteler Şubeleri olarak 25 Nisan 2015 günü Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlediğimiz “Üniversitelerde Taşeronlaşma: Sorunlar ve Mücadele Olanakları” Çalıştayı’nda bir araya geldik. Günümüzde hızla yaygınlaşan taşeron çalıştırma biçimlerinin sorunlarını, rektörlüklerin tutumlarını, örgütlenme ve ortak mücadele olanaklarını ele aldık, deyimlerimizi paylaştık, kararlar aldık.

Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şube, Ankara 5 No’lu Şube ve İzmir 3 No’lu Şube, KESK bünyesinde üniversite emekçilerini örgütlemekte ve yıllardır ortak çalışma ve politika iradesi geliştirmektedir. Akademik ve idari personelin haklarını savunurken, git gide artan taşeron çalıştırılanların örgütlenmesinin önündeki hukukî ve idarî engellerin aşılması için de yeni olanaklar arayışında olmak boynumuzun borcudur.

Bugün artık, idarî personel sayısının yarısına ulaşan taşeron firma çalışanları, üniversitelerde birçok alanda çalışmakta, kamu hizmetlerinin yürütülmesinin aslî unsurları olarak görev almaktadırlar. Temizlik, bahçe, yapı işleri, kantin ve otopark görevleri, güvenlik, büro hizmetleri, sekreterlikler, hasta bakıcılığı vb. sağlık hizmetleri, teknik hizmetler taşeronlaştırılmıştır. Taşeron firma emekçileri, kamu emekçisi olan iş arkadaşları ile aynı işleri yaptıkları halde yarı maaşa mahkûm olmakta ve birçok sosyal haktan da mahrum bırakılmaktadırlar. Üstelik KESK vb. kamu sendikalarına üye olamamaktadırlar. İşçi sendikaları ise birçok sorunu aşmak zorundadır.

Taşeron işçileri, üniversitelerde yöneticilerin keyfî tutum ve davranışlarına ve çoğunlukla da mobbinge maruz kalmaktadır. Fakülte sekreterleri, şube müdürleri iş güvencesi ve sendikası olmayan işçiler üzerinde baskı kurmakta, sürgün şeklinde görev yeri değişikliği ve angaryaya varan yöntemlere başvurmaktadırlar. Taşeron işçileri; kreş, servis ve yemekhane haklarından ya yararlanamamakta ya da yüksek bedelle yaralanmaktadırlar. Yıllık izin hakları azdır ve bazı zamanlar buna da izin verilmemektedir. Ek mesai ödemesi keyfidir. Kıdem tazminatına hak kazanmasınlar diye 11 aylık sözleşme yapma vb. oyunlarla hak gaspına uğramaktadırlar. Aldıkları azıcık maaş bile, kimi üniversitelerde zamanında verilmemektedir. Üniversiteler ve taşeron firmalar, birkaç günlük finansal oyunlar pahasına işçileri zor duruma düşürmekten geri durmazlar.

Esnekleşen kamu personel rejimi, işverenlere (bizde rektörlüklere) birçok avantaj bahşetmektedir. Ucuz işgücü, güvencesiz işçi, riskin azaltılması, maliyetlerin düşürülmesi vb. Mevcut yasal düzenlemeler, taşeron sisteminin tam anlamıyla uygulanmasına henüz cevaz vermemektedir. Örneğin üniversitelerde, hangi işlerde taşeron işçi çalıştırılacağı yasada bellidir. Oysa rektörlükler, bu yasaları da çiğneyerek üniversitedeki neredeyse her alanda taşeron işçiyi çalıştırmaktadır. Tümüyle işçi aleyhine düzenlenen alt-işveren sözleşmelerini zorlayan uygulamalar devreye girer. İş tanımları belirsizdir. Temizlikçi kadrosundan hasta bakıcı ile karşılaşırsınız.

Özel-vakıf üniversitelerinde de aynı sorunlar yaşanmaktadır. Taşeronlaşma oralarda da yaygındır. Üstelik özel üniversitelerde, akademik ve idarî personel de örgütsüzdür. Kâr güdüsü, daha vahim sonuçlar doğurmaktadır. Asgarî ücrete tâbi yüzlerce işçi, aşırı kazanç sağlayan özel sektörün vazgeçilmez istihdam biçimi haline gelmiştir.

  1. yüzyılın “bilgi çağında” vahşi kapitalizmi yaşatan bu düzene dur demek, artık geçit vermemek gerekir. Ne yazık ki, taşeron işçi örgütlenmesi henüz emekleme dönemindedir. Birkaç deneyim (işten atmalar da dâhil) engellemelerle karşılaşmış, yasal mevzuatın değişen işkolu tanımları yüzünden doğru sendikada örgütlenmek bile mümkün olamamıştır. Birkaç üniversitede yeni başlayan sendikal örgütlenme, hepimiz umut aşılamaktadır.

 

 

Görev ve Sorumluluklarımız:

KESK’e bağlı Eğitim Sen ve SES şubeleri olarak nerdeyse tüm üniversitelerde örgütlü durumdayız. Önemli bir kısmında yetkili sendikayız. Bizlere önemli görevler ve sorumluluklar düşmektedir.

Ø  Boğaziçi Üniversitesi deneyiminin gösterdiği gibi, Eğitim Sen’in gayretiyle kurulan “Taşeron İzleme Komisyonları” tarzındaki kurumsal çabalar olumlu sonuçlar vermektedir. Bizler, örgütlü kamu emekçileri olarak, taşeron firma işçisi kardeşlerimizin sorunlarını rektörlükler nezdinde savunmalıyız. Tüm üniversitelerde Taşeron İzleme Komisyonları kurmalıyız.

Ø  Yetkili olduğumuz üniversitelerde Kurum İdarî Kurullarında taşeron sorunlarını sürekli gündeme taşımalıyız.

Ø  İşçilerin sendikal örgütlenmesi önündeki tüm engellerin kaldırılması için kamu emekçileri ve öğrenciler olarak ortak mücadele yürütmeliyiz.

Ø  Taşeron İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (Taş-iş-der) benzeri örgütlenmeleri desteklemeliyiz. Sendikaların örgütlenmediği yerlerde ortak platformlar oluşturarak tüm üniversite emekçilerinin ortak çıkarları için bir arada durmalıyız.

Ø  KESK, merkezî düzeyde taşeronlaşma sorununu yeteri kadar ele almamış ve politika geliştirememiştir. Bu eksikliğin giderilmesi de bizlerin görevidir.

Ø  Özel üniversitelerde kurulan Taşeron İzleme Komiteleri, dernekler vb. tüm örgütlenme çabalarına aktif destek vermeliyiz.

 

Taleplerimiz:

Üniversite emekçileri olarak; devletten, YÖK’ten, rektörlüklerden ve taşeron firmalardan taleplerimiz var. Bu talepler için mücadeleyi yükseltmek boynumuzun borcudur. Kamuoyunun bilgisine sunarız.

Ø  Taşeron çalışma kaldırılmalıdır. Tüm üniversite emekçileri, güvenceli devlet kadrolarına geçirilmelidir.

Ø  Üniversite emekçilerinin ücretleri eşitlenmelidir. Taşeron çalışan işçilerin ücretleri, kamu personelinin düzeyine çıkarılmalıdır. Eşit işe eşit ücret ödenmelidir.

Ø  Özel üniversiteler kamulaştırılmalıdır. O zaman dek, tüm özel üniversite emekçileri için güvenceli iş mevzuatları esas kabul edilmelidir.

Ø  Taşeron firmalar ve rektörlükler, işçiler karşısında eşit sorumlulukta olan işverenler olarak ele alınmalıdır.

Ø  Taşeron çalıştırılan işçilerin sendikal örgütlenmeleri önündeki tüm yasal, idarî ve fiili engeller kaldırılmalıdır.

Ø  Taşeron işçiler; yemekhane, servis, kreş gibi sosyal haklardan kamu personeli ile eşit koşullarda yararlandırılmalıdır.

Ø  Amirlerin keyfi tutumları derhal son bulmalıdır.

Ø  Mobbing son bulmalıdır.

Ø  Ücret ödemelerinde gecikme yaşanmamalıdır.

Ø  Yıllık izin, ek mesai uygulamalarındaki usulsüzlükler son bulmalıdır.

Ø  Sürgün türü yer değiştirmeler bitmelidir.

Ø  Taşeron işçilerin şimdiye kadar gasp edilmiş tüm kıdem tazminatı hakları kayda geçmeli ve ödenmelidir.

Ø  Görev tanımları, hiç olmazsa yasal çerçeveye uygun hale getirilmelidir.

YAŞASIN ÜNİVERSİTE EMEKÇİLERİNİN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESİ

TAŞERONA SON! GÜVENCELİ İŞ, EŞİT ÜCRET İSTİYORUZ!

Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şube

Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Şube

Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube

scroll to top