Home , Köşe Yazıları , Türk/İslamcılığın Yol Haritası

Türk/İslamcılığın Yol Haritası

kemal_bulbulKemal BÜLBÜL | 04-02-2013 | Türk-İslamcılığın yol haritası (öncesi bir yana) II. Mahmut tarafından 1826 yılında çizilmeye başlandı. III. Selim’i öldürten abisi IV. Mustafa’nın katliamından “Haremdeki cariyelerin yardımı ile kurtulan” II. Mahmut bir Ukrayna devşirmesi olan sadrazam Alemdar Mustafa Paşa sayesinde tahta geçti.

II. Mahmut tahta geçmezden kısa süre önce, Sened-i İttifak (29 Eylül 1808) Alemdar Mustafa Paşa tarafından “Ayanlar” toplanarak görüşülmüş ama kimi ayanlar tarafından onaylanmamıştır. Sened-i İttifak bazı tarihçiler tarafından “Osmanlı’nın ilk anayasası” diye anılsa da “İlk Anayasa” olmaktan çok ilk “Milli güvenlik siyaset belgesi” dense daha doğru olacaktır. Sened-i İttifak’taki maddelerden biri; “Sadrazam ve Şeyhül İslam olacakların makamına geçer geçmez bu senedi imzalamalarını” öngörmüş ve “Uygulama padişah denetimine” bırakılmıştır.

Bir devşirme olan Alemdar Mustafa Paşa’dan feyz alan II. Mahmut’un kurduğu “Asakir-i Mansur-i Muhammediye”, bugün orduya “Peygamber ocağı” denmesinin esin kaynaklarından biri olsa gerek! II. Mahmut birçok “Yenilik” yapmıştır. Eğitim sisteminden hukuk alanına kadar “Yenileşmedik” alan bırakmayan “Mahmudu Sani” eyalet sistemi yerine bu günkü vilayet-il düzenini getiren padişahtır. Alevi dergahlarını kuşatıp mürşit ve pirleri katlettiren “Padişah Efendi”, dergaha Nakşibendi şeyhlerini postnişin olarak atamış ve Hacıbektaş dergahındaki postnişin Hamdullah Çelebi’yi tutuklatıp Şeriat Mahkemesi’nde yargılatmış ve Amasya’ya sürgüne göndermiştir. 30 Kasım 1925 yılında “Devrim Yasası” olarak kabul edilen ve Aleviliği yasaklayan “Tekke ve Zaviyeler Kanunu” II. Mahmut tarafından uygulamaya konmuş, Mustafa Kemal tarafından kanunlaştırılmıştır. II. Mahmut’un bir marifeti daha vardır ki bu gün Türk-İslamcı devletin ve hükümetlerin “Vazgeçilmez” yasasıdır!… Padişah Efendi “Osmanlı tebaasına tam bir din ve mezhep özgürlüğü tanıdı!” Bir ferman yayınladı; “Tebaamdan Müslümanları ancak camide, Hıristiyanları kilisede, Musevileri de havrada tanımak isterim!” Bakınız bu ferman günümüzde cemevlerini yasaklayan “Mahalli İdareler Yasası” ile tıpatıp aynı değil mi?…

1839 Tarihinde ilan edilen “Tanzimat Fermanı” ile başlayan dönem, “Batılılaşma, Uluslaşma” hareketleri, İttihat ve Terakki, Hürriyet ve İtilaf dönemi malumunuzdur! Jön Türkler-Yeni Osmanlıcılar… “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muassırlaşmak” marifetiyle yüz yıllık devlet geleneğini oluşturan sosyolog Ziya Gökalp da malumunuzdur!.. Cumhuriyetin kuruluş hikayesi “Laiklik” diye yutturulan Türk/İslamcı devlet dini de malumunuzdur! “Türk bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu ülkede tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı… Dost ve düşman hatta dağlar bu hakikati bilsinler!” diyen ve “Milli Tarihçilerin” “Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşı ve Türk Hukuku’nun temellerinin atılmasına katkılarda bulunmuş devlet adamı” dedikleri Mahmut Esat Bozkurt’u da bilirsiniz. Hasılı “Kökü mazide gizli ati” devletleşirken, kısaca ifade etmeye çalıştığım Türk-İslamcılık temelini bu konsept üzerine devletleştirdi…

İnkar, asimilasyon, katliam, soykırım politikasıyla 21. yüzyıla geldik. Yüz yıl boyunca, devlet sağı (İslamcı siyasal akım-partiler… DP, AP, ANAP, AKPÖ), devlet solu (CHP…) “Çok partili demokrasi” diye yutturuldu! Bütün bunlar, Alevilere “Laikliğin ve cumhuriyetin güvencesi” rolü verilerek uygulandı. Veee 2002 Yılında “İleri demokrasi” partisi AKP iktidarına geldik. Şimdi “İleri Demokrasi partisi” AKP’nin “Milli Birlik Projesi” Başbakan’ın dilinden düşmüyor. Başbakan’ın bu söylemi son kongrede ifade ettiği “1071, 2071” konseptidir ve Türk-İslamcılığı güncelleme, yeni yüzyılı da bu güncelleme üzerine kurgulama planıdır. “Türk Ulusu ile Kürtleri eşit görmeyi” hakaret kabul eden Birgül Ayman Gürel güncel Mahmut Esat Bozkurt’tur. Pir Seyit Rıza’ya ve Alevilere hakaret eden Akif Hamza Çebi de günümüzün Abdullah Alpdoğan’ıdır…

Türk-İslamcılık üzerinden “liberalleşme” siyaseti yapan, günümüzün Ziya Gökalp’i, Yeni Osmanlıcı Taha Akyol, Mümtazer Türköne gibi “Yazarlar” da güncel İttihatçılarıdır. Dikkat edilirse Türk-İslamcı basın ve “yazarlar” son günlerde ağız birliği etmişçesine “Ey hükümetimiz, Başbakanımız efendimiz!… Neden Alevi örgütlerine, örgüt yöneticilerine ve Alevilere dokunmuyorsun! Bu Alevileri biz tanırız! Bunlar potansiyel tehlikedir! Kökü kazınmalıdır!” demeye getiriyorlar. AKP Güncel İttihatçılık üzerinden yeni yüzyılın Türk-İslamcılığı’nı örgütlerken, güncel Ziya Gökalp’ler de boş durmuyor. Yeni yüzyılın Türk-İslamcılığı için Aleviliği Türk-İslamlaştırma marifetiyle bitirmeye çalışan plan üretiyorlar…

scroll to top