Home , Manset , TKP/ML-MK’NIN İBRAHİM KAYPAKKAYA AÇIKLAMASI!

TKP/ML-MK’NIN İBRAHİM KAYPAKKAYA AÇIKLAMASI!

Elimize e-posta yoluyla ulaşan TKP/ML-MK açıklamasını haber değeri taşıdığı için yayınlıyoruz.

tkpml

FETHİNE MEZARLIKLARINDAN BAŞLADIĞIMIZ ÜLKE TOPRAKLARININ  HER BİR TEPESİNE PROLETARYANIN KIZIL BAYRAĞINI DİKECEĞİZ!

Kiralık tabancalar ateşlendi ansızın

Daha dün gibiydi, gencecik döküldüler

Aralı dudaklarında bir mutlu gülümseyiş vardı

Çizgi çizgi özgürlüktü parıldayan yüzlerinde.

Gel bir bak, ta yakından

Daha dün gibiydi, ansızın vuruldular

Belki yirmi tetikti, belki daha çok

Namlular utanmıştı insanlar değil

Namlular şaşkındı, bitkindi çaresiz

Düştüler toprağa özgürce, korkusuz

Kurşun sesi değildi bir sevdalı gülüştü

Düştüler dimdik, özgürce yalın,

Öldüler ama çoğaldılar ölümsüz

Gel bir bak yakından şu yiğitlere

Daha dün gibiydi acımasız devrildiler

Kan bir kara görüntüydü göğüslerinde

Ölüm çirkindi onlar güzelleştirdiler

Yeniden yaratmak sesini orduların

Ufuklardan çizgi çizgi büyüyen

Savaşları çoğaltmak yüce düzen adına

Uykular bir daha kaçmasın diye

Sömürülmesin diye şu çocuk eller.

Gözyaşları yaraşmaz o ölülere

Onlar için en soylu örtüler gerek

Gerelim hıncımız alev alev yeniden

Devrim şarkılarından haykıralım onlara.

Ölmediler onlar, ölmezler ki

Bu yadsınmaz gerçeği bilmedi satılmışlar

Onlar bir atardamardı halkların yüreğinde

Gecelerde yıldız yıldız tutuşan.

 

Türk, Kürt Ulusları ve Çeşitli Milliyetlerden Emekçi Halkımız;

Türkiye denen coğrafyada enternasyonal proletaryanın kızıl bayrağı tam 44 yıldır partimiz TKP/ML tarafından dalgalandırılıyor. Kurucu önderimiz İbrahim Kaypakkaya bu bayrağın dalgalandırılmasında birincil derecede rol oynamıştır. Kaypakkaya kısa yaşamında son nefesini verene kadar Partisinin çizgisini örgütleme ve inşa etme üzerine kurulu bir tutum sergilemiştir. Komünist çizgiyi inşa ederken sınıfsallık onun referansı olmuştur. Kaypakkaya komünist çizgiyi düşman zindanlarında ve işkence hanelerinde devrimci temelde yükseklere taşıyarak, sınıf karşıtlığına dayanan direnme ve karşı koyuşu arkasında bırakarak şehit düşmüştür.

İşçiler, Köylüler, Emekçiler, Yoldaşlar

Önderleşmek zor olanı göğüsleme cüreti ve duruşu ile mümkündür. Zorlu dönemler deyim yerindeyse önderleşme sürecinin bereketli toprağıdır. Kaypakkaya yoldaşı önderleştiren zorlu görevleri tarihsel sorumluluk olarak omuzlamasından ileri gelmiştir. Zorlu olan neydi? Kaypakkaya içinden geçtiği dönemde devrimin temel ihtiyaçlarını belirleyecek teorik karmaşa ile karşı karşıyaydı. Devrimci dinamizme denk gelmeyen bir ideolojik-teorik gerilik ve statüko söz konusuydu. Devrim istek ve talebi kendiliğinden ve dağınıktı. Devrimci teori revizyonist “ustaların” tekelinde ve onların hapishanesinde tıkılmıştı. Toplumsal, tarihsel ve bilimsel gerçekler bu revizyonist akımın manipülasyonuyla ters yüz edilmişti. Reformizm “devrimci” maske takarak devrimci enerjiyi tüketiyordu. Zorlu olan gerçeğin açığa çıkarılmasıydı, Gerçeği haykıracak bir bilimsel inceleme ile devrimci teoriyi yaratmak zorunluluk ve dayatan bir durum olmuştu. Kaypakkaya işte bu sorumluluğu omuzladı.

Hepimizin bildiği ve bugün devrimci, ilerici tüm kesimlerin kabul ettiği Kemalizm, Kürt Ulusal meselesi gibi esaslı toplumsal ve siyasal sorunlara komünist temelde yaklaşmıştır. Bugün açısından kolay, dün için zorlu olan bu sorunlar karşısında ki tutum komünistçedir. Onun miras olarak bıraktığı şey, yöntemi ve komünist çizgisidir. Bu kavrandığı oranda, onun teorik metinlerinden öte bıraktığı ruha hakim olabiliriz.

Kaypakkaya sorunları ele alırken tüm sınıf ayrımlarını, tüm üretim ilişkilerini, tüm toplumsal ilişkileri ve bunların ürünü tüm fikirlerin devrimcileşmesini hedef haline getirmiştir. Bu bütünlük içinde sorunları irdelemiş, devrimin yolunu, temel ve öncü sınıf ayrımını, devrimin niteliğini, esas ve tali ayrımları, zorun tarihsel rolünün somut durumda nasıl biçim alacağını belirlemiştir. Hiç kuşkusuz bunda sıçrama yaratacak düzeyde bir başarı elde etmiştir. Bu başarı “anarşizme”, “reformizme”, “revizyonizme”, “pasifist gevezeliğe” karşıda keskin bir duruşa dönüşmüştür. O “halkçı devrimcilerle”, reformizm rüzgarıyla, dogmatik “sınıf devrimcileriyle” arasına kalın bir çizgi çekmiştir. Onun çektiği bu çizgi KOMÜNİST çizgidir.

Devrimimizin karakteri olan Demokratik Halk Devrimi’ni de, Kürt ulusunun özgürce ayrılma hakkını da, dönemin tüm siyasi hareketlerin sınıfsal temsiliyetlerini de, Kemalizm’in sınıfsal ve siyasal niteliğini de ancak böyle netleştirmeyi başarabilmiştir.

Kaypakkaya’yı özel ve ayrıcalıklı kılan kuşkusuz budur. Onu komünist bir devrimci yapan asla komünizm perspektifini unutmamasıdır. Bu tarihsel aşamaya görevli kılınan proletaryanın sınıfsal bakış açısını kuşanması ve onun siyasal temsiliyetini üstlenmesidir. Bu onu titiz çalışan bir teorisyen, cüretli ve gözü pek bir devrimci, fedakar ve dürüst bir komünist yapmıştır.

Onun öğrencileri olarak onun çizdiği siyasi güzergahta yürümekte kararlıyız ve ısrarlıyız. Can bedeli bir mücadele ile bu ısrarımızı sürdüreceğiz. Silah elde siyasal iktidarı hedeflemekten, onu zapt etme mücadelesinden geri durmayacağız. Kaypakkaya’nın temellerini attığı ideolojik-siyasi kimliğimizi yeniden üretme ve geliştirmede kararlılığımızı hiçbir şey gölgelemeyecek. Devrimi örgütlemedeki başarısızlığımız bu sorunu çözme kararlılığımızı tavsatmayacak tam tersine daha fazla mücadele edeceğiz, daha fazla iddialı olacağız. Bu uğurda yüzlerce yoldaşımızı toprağa verdik. On binlercemiz bu çizgi için emek verdi bedel ödedi. Kaypakkaya’nın çizdiği güzergahta iktidarı alana kadar toprağa düşmeye, bedel ödemeye devam edeceğiz.

Devrimci durum günbegün olgunlaşıyor. Ezilen halk yığınları özgürlüğe, Halk Demokrasi’sine ve Sosyalizm’e her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyuyor. Faşist diktatörlüğün zulmüne karşı siyasal özgürlüğünü kazanmak için fikirleri daha fazla devrimcileşiyor. Bugün Kürt ulusu bu özgürlüğü koparıp almak için diş ile tırnak ile dağbaşlarında, şehirlerde büyük bir enerji ile direniyor. Onu bağlamaya çalışan faşist zincirlere de, kırıntılarla yetinmesi gereken telkinlere de kulaklarını tıkıyor. Kadın-erkek, yaşlı-genç bir bütün faşizme karşı direniş sergiliyor. Bu direniş tüm ezilenlere ilham verdiği gibi, faşist diktatörlüğün anladığı dilin ne olduğunu bilinçlere kazıyor.

Kuşkusuz devrimci ve komünistlerde faşist diktatörlüğün zulmüne, baskısına karşı gücü oranında mücadelesini sürdürüyor, boyun eğmeden devrimci çizgisini örgütlemeye çalışıyor. Partimiz bu sürecin etkin bir öznesi olarak mücadelede yerini almış durumda. Dersim’de partimize bağlı TİKKO gerillaları ezilen halka umut olma, Halk Demokrasisi, Sosyalizm ve Komünizm mücadelesinin şanlı bayrağını dalgalandırmaktan geri durmuyor. Silah elde toprağa düşmeyi kavganın töresi olarak sürdürüyor. 2015 sonbaharında Şahverdi’de Cengiz, Özgüç ve Hakan parti bayrağını dalgalandırarak şehitler kervanına katıldı. Onlar bayrağı düşürmedi ardıllarına devretti. O bayrağı 6 Mayıs 2016’da Haydar ve Murat yoldaşlar devraldı. Onur ve şerefle, silahların eleştirel gücünü faşist diktatörlüğe yönelterek toprağa düştüler. Şehitlerimiz devrimin enerjisi, mücadelenin bilinci ve kavgamızın yeni gerekçeleri olarak bayrağı ardıllarına devretmeye devam ediyor. Onların Kaypakkaya çizgisine sadakatla sürdürdüğü mücadele zafere kadar devam edecek.

Kaypakkaya bize durmaksızın, yılmaksızın mücadele etmeyi miras bıraktı. Onun bıraktığı mirasın sıradanlaşmasına, alalade bir devrim programı olarak ele alınmasına müsaade etmeyeceğiz. Onun mirası yalın kat büyük komünizm idealinin kendisidir. O’nun mirası proletaryanın önderliğinde Türk, Kürt ulusları ve çeşitli milliyetlerden halk katmanlarının gerçek kurtuluş hattıdır. Sınıf mücadelesinin içine daha fazla girdikçe, önümüze çıkan sorunları yarına bırakmadan çözerek ilerleyeceğiz, siyasal-ideolojik olarak böyle gürbüzleşip, örgütsel olarak güçleneceğiz. Bu eksende devrimin üç silahı olan Partimizi güçlendireceğiz, Halk Ordusu’nu örgütleyeceğiz ve Halkın Birleşik Cephesi’ni partimiz önderliğinde inşa ederek zaferi kazanacağız.

KOMÜNİST ÖNDER İBRAHİM KAYPAKKAYA ÖLÜMSÜZDÜR!

YAŞASIN KAYPAKKAYA’NIN İHTİLALCİ KOMÜNİST ÇİZGİSİ!

YAŞASIN MARKSİZM-LENİNİZM-MAOİZM!

YAŞASIN HALK SAVAŞI!

HAYDAR ARĞAL VE MURAT TEKGÖZ YOLDAŞLAR YAŞIYOR, SAVAŞIYOR!

ŞEHİT NAMIRIN!

YAŞASIN PARTİMİZ TKP/ML, HALK ORDUSU TİKKO, GENÇLİK ÖRGÜTÜ TMLGB!

 

MAYIS 2016

 

TKP/ML-MK

scroll to top