Home , Avrupa , Thyssenkrupp Krizinin Faturasını İşçilerin Sırtına Yükledi

Thyssenkrupp Krizinin Faturasını İşçilerin Sırtına Yükledi

Haber Merkezi | 28.03.2020 | Almanya’nın büyük demir çelik üreticileri arasında yer alan Thyssenkrupp, 25 Mart 2020 tarihinde IG Metall ile sürdürdüğü pazarlığı, gece yarısı sonuçlandırdı. Uzun zamandır kriz yaşayan şirket, aktüel olan Korona krizini fırsata çevirerek yeni bir kriz paketi kararı aldı. Bu kriz paketine göre Thyssenkrupp önderliği binlerce işçiyi işten çıkartarak sorununu çözmek istemektedir. Bunu da işçi temsilcileri ve sendikayla el ele vererek yapmaktadırlar.

Krizi Paketinde Neler Var?

3000 İşçi İşten Çıkartılacak:

Bochum’daki bölüm ve Duisburg’un güneyindeki bölümler kapatılacak. Toplam 3000 işçinin işine son verilecek. Bunu da erken emeklilik ve sosyal planla gerçekleştirmek istiyorlar. Buna göre emeklilik yaşına yaklaşan işçileri zorunlu emekliliğe ayıracaklar. Buna ilişkin bir de sosyal plan hazırlanmış. Bu sosyal plan ve zorunlu emeklilikte işçilerin önemli bir kısmı mali olarak etkileneceklerdir.

Kısa süreli çalışma uygulanacak:

Nisan ortası veya Mayıs’tan itibaren kısa süreli çalışma uygulanacaktır. Kısa süreli çalışma uygulanmasında etkilenen işçilerin ücretlerine ek yapılacak ve yüzde 80’e kadar üstü tamamlanacak. Yani işçiler iş ve işçi bulma kurumundan; çocukları olanlar yüzde 67, çocuksuz olanlar ise yüzde 60 ücret alacak. Bu ücret Thyssenkrupp tarafından yüzde 80’e kadar tamamlanacak. Yani işçiler kısa süre çalışması döneminde yüzde 20 daha az ücret alacaklardır. Yüzde 80’in tamamlanmasını da federal hükümetin sosyal giderlerdeki ek kesintilerini yapmamasından alacaklardır. Kısacası Thyssenkrupp’un mali bir gideri olmayacak, halktan kesilen vergilerden bu karşılanacaktır. Bundan önceki dönemlerde kısa çalışma sürecinde işçilerin ücretlerinin üstü yüzde 90’a kadar tamamlanmıştı.

İşçilerin 1000 Euro izin parası kesilecek:

Geçen yıl yapılan toplu sözleşmede bu yıldan itibaren işçilere yılda 1000 Euro ek izin parası verilecekti. Yeni pakete göre bu para verilmeyecek, bunun yerine işçilerin 5 gün fazla izin hakları olacaktır. Buradaki amaç kriz sürecinde işçilerin kendi izinleriyle evde kalmaları ve 1000 Euro izin parasına el koymaktır.

Karşılığında 2026 yılına kadar sözde çıkış verilmeyecek:

Buna karşın 2026 yılına kadar sözde işyerinden kaynaklı çıkış verilmeyecek. Daha önceden de bu tür anlaşmalar vardı ve aynı şekilde bu yıldan itibaren her işçiye 1000 Euro izin parası vereceklerdi. Ama sorun yaşadıklarında nasıl hemen geri alındığı örnekte görülüyor. Daha önce de defalarca iş yerinden kaynaklı çıkış verilmeyecek deniyordu, fakat binlerce işçi bu süreçte işten çıkartıldı.

Alınan diğer önemli karar ise 2030 yılına kadar iş yerine mali yatırım yapılacak ve üretim makinaları yenilenecektir. Ekolojik üretime yatırım yapılacak ve buna uygun yeni üretim fırınları yapılacak. Tüm bünlar da şirketin denetim kurulu eğer mali olarak bütçe ayıracaksa olacaktır.

Korona Virüsüne İlişken Tedbir; İşçiler Maske Taksın!

Dünyayı kasıp kavuran ve Almanya’da da etkinisini her gün arttıran Korona Virüsü’ne karşı aldıkları tedbir ise işçilerin şirket içinde maske takmalarıdır. Bununla birlikte risk grubunda olan işçiler virüs kapmayacakları alanlarda çalıştırılacaktır. Bir de işçiler çalışma ve dinlenme alanlarında kendi aralarında 2 metre mesafe bırakacaklardır.

Üretimin durdurulması, sadece hayati öneme sahip bölümlerin (örneğin konserve kutuları için saç üretimi vs) çalışması ve fırınların ısı derecesinde tutulması için nöbetleşe işçilerin çalışması dışına üretimin durdurulması konusunda işçilerin tüm talepleri geri çevrildi. Araba sanayisinin üretimi durdurmasından kaynaklı talebin olmamasına takriben sadece fırınların üretim tonajı düşürülecektir, diğer tüm alanlarda üretime devam edilecektir.

Thyssenkrupp Krizi Fırsata Çevirdi!

Krizi fırsata çeviren şirket, devletten aldığı mali desteklerle kendisinin uluslararası tekellerdeki rekabet gücünü arttıracaktır. Bunun için de daha az işçiyle ve daha düşük ücretle üretim yapacaktır. Zaten geçen yıl enflasyon oranın altında toplu sözleşme yapılmıştı, gelecek dönemde aynı şekilde enflasyon oranının çok altında ve hatta sıfır zamla toplu sözleşme yapmaları söz konusu olacaktır.

Federal parlamentonun 700 milyarlık kriz bütçesinin bir kuruşu bile işçilere, emekçilere, hayıtını riske koyarak çalışan sağlık işçilerine, küçük esnaflara gelmeyeceğini, bunun tümünün büyük tekellere aktarılacağının göstergesidir bu. Kısacası; işçi ve emekçilerden kestikleri vergileri büyük tekellere peşkeş çekmektedirler. Buna karşılık işçilere de sadece kendilerini korumak için maske ve de iki metre aralıklarla çalışma düşmektedir.

scroll to top