Home , Avrupa , Hessen’de Volkan Yaraşır ile Paneller Gerçekleştirildi

Hessen’de Volkan Yaraşır ile Paneller Gerçekleştirildi

panelffmHESSEN |14-12-2015| ATİF Hessen tarafından düzenlenen ve Frankfurt, Ober Ramstadt ve Mannheim’da düzenlenen panellerde Volkan Yaraşır ve ATİF temsilcileri yer aldı. 11, 12 ve 13 Aralık tarihlerinde gerçekleşen panellerin konusu politik sürecin analizi ve görevlerimiz üzerineydi.

Yapılan panellerde ATİF adına yapılan sunumda, ATİF’in kuruluş gerekçelerine ve tarihçesine kısa vurgular yapıldı. 40 yıla yakın biz zaman dilimi içerisinde Almanya’da örgütlenen Türkiyeli işçi ve emekçilerin kuruduğu ATİF’in günümüze dek gelen mücadelesi hakkında kısa kesitlere yer verildi. Mücadelenin çok boyutlu yürütüldüğüne dikkat çeken ATİF temsilcisi, Almanya, Türkiye ve enternasyonal düzeyde yürütülen aktif mücadele ve dayanışmalara değindi. Alman devletinin yürütülen antifaşist ve antiemperyalist mücadeleye karşı tutuklama furyasını geliştirdiğini ve 10 ATİK aktivisti ile Türkiyeli devrimcilerin tutuklamalarının tessadüfü olmadığını, arka planda Avrupa’da yürütülen mücadele ile Alman-Türk devletilerinin kirli ittifakı ve ATİK’in Rojava konusundaki tavrının belirleyici noktada olduğu vurgulandı. Alman devletinin 129 a/b yasası bağlamında geliştirdiği baskı mekanizmalarına boyun eğmeyeceklerini vurgulayan ATİF temsilcisi, uluslararası boyutta gelişen emperyal savaş stratejilerine karşı mücadelelerine devam edeceklerini, Rojava’da ki direnişe ortak olacaklarını ve TC faşizmini her alanda teşhir etmeye devam edeceklerini dile getirdi. Alman devletinin baskıları karşısında geri adım atmayacaklarını dile getiren temsilci, 129 a/b yasasının kaldırılması için yürütülen kampanyalarda yeralmaya devam edeceklerini dile getirdi. Son olarak mülteci meselesine değinen ATİF temsilcisi, bu bağlamda 40 öncesine atıfta bulunarak, yapılacak görevlerinin olduğunu, diğer konularda olduğu gibi geniş demokrasi cephesi ile birlikte mültecileri sahiplenmeye devam edeceklerini vurguladı.

Yapılan panellerin konuğu olan Volkan Yaraşır, dünya genelinde gelişen emperyal dalaşlara vurgu yaptı. ABD-AB eksenli gelişen Ortadoğu müdahalesine karşı Rusya-Çin eksenli bir müdahalenin olduğunu ve Ortadoğu’nun bu dalaşların merkezi konumunda yer aldığını dile getirdi. ABD’in uzun vaadede Çin’i pasifikten kuşatmak istediğini ve Çin’in yükselen değerine karşı hamleleri yapmak istediğini dile getiren Yaraşır, Uçak krizi ile gündeme gelen TC’nin NATO üzerinden ABD-AB tarafından kumanda edildiğini vurguladı. Sürecin 2007 krizi ile birlikte 3. aşamaya geldiğini dile getiren Yaraşır, gğçlerin birbirlerini sınadıklarını ve hamlelerini buna göre yaptıklarını ve yaşanan düşük seviyelli gerilimin tüm dünyayı etkilediğini dile getirdi.

Emek cephesindeki gelişmeleri de değerlendiren Yaraşır, Rojava’da bir devrimin yaşandığını ve bu devrimin tüm ezilenlere bir umut ışığı olduğunu, devrimci ve komünist hareketlerin bu coğrafyada yer almasınında doğru bir moment olduğunu dile getirdi. AB coğrafyasında ki gelişmeleri emperyalist politikaların bir sonucu olduğunu dile getiren Araştırmacı-Yazar, Akdeniz’in savaşın ve direnişin merkezüssü durumuna geldiğini, Yunanistan, İtalya ve İspanya’da yaşanan gelişmelerle, Arap halklarının isyanının açığa vurulduğu Kuzey Afrikada ve Ortadoğu isyanlarının bu coğrafyada geliştiğini, süreç içinde Arap halklarının isyanlarının gerici bir karaktere büründüğünü dile getirdi. Avrupalı emperyalist merkezlerde ise faşimin geliştiğine değinen Volkan Yaraşır, bu süreçte devrimci bir öznenin eksikliğinin yaşandığını söyledi. Bir soru üzerine İbrahim Kaypakkaya’ya atıfta bulunan Yaraşır, Türkiye’de sınıf hareketlerinin zayıf kaldığını ancak Kürt Özgürlük hareketinin yürüttüğü mücadele ile dört parçada farklı ilerlemelerin ve gelişmelerin yaşandığına vurgu yaptı ve Kaypakkaya’nın öngörülerinin doğruluğunu dile getirdi. TC ekonomisinin kırılgan özelliğine vurgu yapan Yaraşır, süreçte krizlerin çıkabileceğini ve TC’nin savaşa göre dizayn edilmeye çalışıldığını, görevlerinin ise daha da arttığını dile getirdi. Sınıf içinde çalışmanın önemini anlatan Yaraşır, yükselecek direnişlerin sınıfla bağının oluşması gerektiğini söyledi. Türkiye’de yaşanan seçim sürecine de vurgu yapan  Yaraşır, KCK’nin yoksullara dayandığını ancak HDP’de farklı kesimlerinde bulunduğunu, özellikle sol liberal kesimin öne çıkma gayretlerinin olduğunu, özyönetim meselesinde bu kesimin durumu kavrayamadığını dile getirdi. Özyönetim sorunu üzerine araştımaları olduğunu dile getiren Yaraşır, Uluslararası İşçi Hareketlerinin Deneyimleri adlı eserinde işçi konseylerini ve meclisleri araştırdığını ve bu meselelerin esasında devrimci ve komünistlerin geliştirdikleri yönetimler olduğunu vurguladı.

Son olarak ATİK’e yönelik tutuklamalara değinen Yaraşır, yaşanan tutklamaların uluslararası bir çalışmanın sonucu olduğunu, emperyalist güçlerin devirimciler ile Rojava’da yaşanan devrim ve direniş arasındaki bağı koparmak istediklerini vurguladı. Örgütlüğün önemini dile getiren Yaraşır, ATİF ve ATİK gibi örgütlemelere sahip çıkılması gerektiğini, sürecin bir ihtiyacı olarak bu kurumların geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Son olarak ATİF adına yapılan konuşmada, sürecin yoğun olduğu vurgulanırken tüm devrimci-demokrat göçmenleri ATİF saflarında örgütlemeye çağırdı. Yaklaşık üçer saat süren paneller, soru ve cevap sonrasında yapılan son konuşmalarla son buldu.

scroll to top