Home , Avrupa , Duisburg’ta Ortadoğu politikaları üzerine panel

Duisburg’ta Ortadoğu politikaları üzerine panel

panelduDUISBURG |27.10.2016| Duisburg`ta Partizan tarafindan Ortadoğu üzerine bir panel düzenlendi. Partizan, Atılım ve Nav-Dem temsilcilerinin katıldığı panelde, emperyalistlerin Ortadoğu politikaları,  savaş, işgal, askeri darbe ve olağanüstü hal gibi konular tartışıldı.

Panelde ilk sözü alan Partizan temsilcisi;  ABD emperyalizmi kendi hegemonyasını  sağlamak için, Avrupa, Rusya, Çin ve Japonya’yı Petrol rezervlerinden uzak tutmayı amaçladığını, özellikle Ortadoğu ve Afrika kıtası üzerinde ekonomik ve politik etkinliği olan Çin’in, önünü kesmek amacıyla işgal ve saldırı planlarını gerçekleştirdiğini söyledi. Çin, Avrupa ve ABD’nin 2020’lerde enerji ihtiyacının daha da artacağını, bu yüzden Ortadoğu’da savaşların eksik olmayacağını vurguladı. 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin başarısını hazmedemeyen burjuvazinin, seçimi tanımamasıyla halkın iradesine daha önceden bir darbe yaptığını; 15 Temmuz darbesini, Fethullah Gülen ile Kemalistlerin ortak gerçekleştirdiği bir darbe olduğunu belirtti. Rojava devrimi üzerine ise;  her devrimin bir proleter devrim olmadığını bunun bir ulusal devrim olduğunu, Suriye’nin kuzeyinde doğan boşluğu iyi değerlendiren Rojava halkının, ulusal devrimi gerçekleştirdiğini ve bu devrimin aynı zamanda, demokratik devrimin bazı görevlerini yerine getirdiğini belirtti.

Atılım temsilcisi;  AKP’nin 7 Haziran sonrası çöktürme planı ile katliamlar yaparak halkı teslim almak istediğini, Srilanka modeli ile 10-15 bin kişiyi katletmeyi hedeflediğini, tek tek tutuklayarak devrimcileri tasfiye etmeyi planladığını söyledi. Fakat devrimci bir patlamadan çekindiği için buna cesaret edemediğini, çöktürme planına karşı gösterilen direnişlerin, bu katliamı uygulamasına engel olduğunu ifade eden Atılım temsilcisi, Türkiye’nin Rojava işgali 2012´de gerçekleşen Rojava devrimi ile suya düştüğünü, Cerablus işgali ve Türkiye’nin yürüttüğü tüm savaş politikaları, iç şovenizmi tetiklemeyi amaçladığını, böylece büyük devlet şovenizmini kullanarak halklara ve devrimcilere karşı saldırıları arttırdığını vurguladı. HBDH’nin kuruluşunun ise geniş kitlelerin sessizliğini bozmasında önemli bir rol oynayacağını belirtti.

Nav-Dem temsilcisi Sykes-Pikot anlaşmasına ilk defa Mahmud Barzani’nin karşı çıktığını, Rojava devrimi ve  Kobanê direnişinin tüm dünyada saygı uyandırdığını, ulusal hareketin Kürt halkını uyandırdığını, verilen mücadele sayesinde bugün Kürtlerin Newroz’u kutlayabildiğini, kendi dilini  ve kültürünü yaşayabildiğini söyledi. Türk devletinin bugün Rojava’da işgal konumunda olduğunu ve kantonların birleşmesini engellemek için Cerablus`a girdiğini belirten temsilci DAİŞ-TC işbirliği üzerine vurgu yaptı. Soru ve cevap bölümünün ardından panel sonlandırıldı.

scroll to top