Anasayfa , ATİK , AKIN BİRDAL şahsında BOYKOT CEPHESİNE yönelik provakatif saldırıları nefretle kınıyoruz!

AKIN BİRDAL şahsında BOYKOT CEPHESİNE yönelik provakatif saldırıları nefretle kınıyoruz!

 ATİK | 11 – 09 – 2010 | BDP Diyarbakır milletvekili, halk için demokrasi mücadelesinin onurlu bir aydını, direngen Kürt ulusunun dostu sayın Akın Birdal’a Bursa’da yapılan ırkçı, faşist provakasyonu lanetliyoruz… Biliyoruzki, son haftalarda tırmandırılan bütün provakatif saldırganlıklar, referandum sürecinde ‘’Evet’’ ve/veya ‘’Hayır’’ seçenekli dayatılan ‘iki ucu boklu değnek’ ikilemine karşı, halk güçlerinin geliştirdiği birleşik, devrimci BOYKOT seçeneğini zayıf düşürmek içindir.

9 Kürt gerillasının şehit edilmesi,  BDP’nin Van’daki mitingine polis saldırısı, İşçi-Köylü Gazetesi’nin 1 aylık kapatılması, ESP aktivistlerine yönelik 12 Eylül günlerini hatırlatan operasyon gibi örnekler sistemli bir provakasyonun kanıtlarıdır. Başbakan R.T. Erdoğan başta olmak üzere, AKP’li Hükümet yetkililerinin,  CHP ve MHP gibi burjuva muhalefet partilerinden politikacıların, güvenlik güçlerinin, devlet bürokratlarının son günlerdeki  ırkçı, şöven ve kışkırtıcı açıklamaları bu provakasyonları ve linç kültürünü boyutlandırmaktadır.  ‘Değiştik, demokratlaştık’ teraneleri eşliğinde, ‘türk-islam sentezli’ faşist ‘status quo’nun çürüyen çivilerini, ‘12 Eylül Referandumu’ adlı bir aldatmacayla, yeniden pekiştirme girişimiyle yüzyüzeyiz. Bu oyunun senaryosunun ‘çözülen eski düzeni, yıkılışını önlemek amaçlı, yeni biçimler altında muhafaza etmek’ üzerine kurulduğu, 12 Eylül 2010 ertesi süreçlerde çok daha iyi anlaşılacaktır…

TC usulü faşizmin, sömürücülüğün, darbeciliğin, işkenceciliğin, despotizmin, uşaklığın, inkar ve imhacılığın ‘eski kanlı çehresini yeni pelerinlerle gizlemek’ suretiyle, tüm dünyayı aldatmaya kalktığı gerçeğini, boykot cephesi dışında kalanlar, ne yazık ki, 13 Eylül 2010 sonrasında yanılgıları sayesinde anlayacaklar. Değişimin, ilerlemenin, geçmişin suçlarıyla hesaplaşmanın göz boyamalarla olamayacağı,  bilakis ‘geçmişteki suçlar ve haksızlıkların nedenleri ortadan kalktığında gerçek ve adil bir hesaplaşmanın olabileceği’ toplumsal diyalektiğin akışınca ispatlanacaktır!

TC devleti, ‘1980 askeri faşist cuntası’ sayesinde, kapsamlı neo-liberal yeni bağımlılıklar üzerinden emperyalizmle daha sistemli ilişkilendirilmekte ve kuruluşundan beri anayasanın sömürücü, baskıcı ve gerici  özü korunmaktaydı. Daha önce 20 denemede yaklaşık 80 küsür maddesi zaten değiştirilen ve referandum ertesinde 26 maddesi muhtemelen değiştirilmek istenen mevcut ‘1982-TC Anayasası’, referandum öncesi ve sonrası haliyle faşist ve ırkçı nitelikte olacaktır. Sahip olduğu bu nitelik referandum ile muhafaza edilerek, halkın en geniş kesimlerinin ve uluslararası ilerici kamuoyunun istediği tümden değiştirme ve gerçek bir demokratik anayasa oluşturma talebi, bu sayede, sinsice engellenmiş olmaktadır.

Bu nedenle, Akın Birdal  şahsında ve son günlerde  benzer bir dizi başka örneklerle somutlanan  BOYKOT CEPHESİ’ne yönelik provakatif saldırılar, AKP Hükümetinin ve bütün sistem bekçilerinin sinsi, sahtekar ve kirli emellerini açığa vurmaktadır.

ATİK olarak bu provakasyonları ve insanlığı ayaklar altına alan hiç bir suçu affetmeyeceğimizi yeniden deklare ediyoruz. Bilinsin ki; demokratik, eşit ve  özgür (bir) gelecek yolunda, hesap sorma UMUD’umuzu asla yitirmeyeceğiz.  Çünkü biliyoruz ki, ‘’UMUT’un harika iki kızı var. Birinin adı var olan şeylere karşı ÖFKE, diğerinin adı bu şeyleri değiştirme CESARET’idir.’’ Umudumuzu, sınıfsal öfkemizi ve cesaretemizi asla yitirmeyeceğiz. Nihai barış ve zafer, eninde sonunda davası haklı ve meşru olan çeşitli milliyetlerden halkımızın tarafında olacaktır!