Home , Haberler , AKP Hükümetinde 4 bakan değişti

AKP Hükümetinde 4 bakan değişti

gülerANKARA|25-01-2013 | Gül ve  Erdoğan’ın Görüşmesi sonrası Başbakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, kabinedeki revizyon bildirildi.

İçişleri, Kültür ve Turizm, Milli Eğitim ve Sağlık bakanları değişti. İçişleri Bakanlığı’na Muammer Güler getirildi.

Açıklamada, „Mevcut hükümette bugün yapılan kabine değişikliği ile İçişleri Bakanlığı görevine Mardin Milletvekili Muammer Güler, Kültür ve Turizm Bakanlığı görevine Adana Milletvekili Ömer Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı görevine Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı, Sağlık Bakanlığı görevine ise Edirne Milletvekili Dr. Mehmet Müezzinoğlu atanmış bulunmaktadır“ denildi.

Muammer Güler, İçişleri Bakanı oldu. Güler’in bakanlığa kadar adım adım terfisi, Dink suikastından, toplumsal gösterilere yönelik müdahalelerine kadar pek çok olay üzerinden yükseldi.

1972 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Muammer Güler, ilk kamu görevine 14 Mart 1973 tarihinde Balıkesir’de kaymakam adayı olarak başladı. Ardından çeşitli ilçelerde kaymakamlık yapan Güler, İçişleri Bakanlığı Personel Şube Müdürlüğü’ne atandı. İçişleri Bakanlığı’nda şube müdürü, daire başkanı, personel genel müdür yardımcılığı ve personel genel müdürlüğü yaptı. 1992-2000 yılları arasında, Niğde, Kayseri, Antep ve Samsun’da valilik yapan Güler, 2003 yılında İstanbul Valiliği’ne atandı.

Güler’in ismi en çok 7 yıl boyunca yürüttüğü İstanbul Valiliği görevinde duyuldu.

HRANT DİNK SUİKASTI

Bunlardan en çok akıllarda kalanı ise Hrant Dink’in tehdit edilmesi. Hrant Dink, 6 Şubat 2004 tarihinde Agos Gazetesi’nde Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğunu yazmasından sonra, 24 Şubat 2004 tarihinde İstanbul Valiliği’ne çağrıldı. Bu görüşmeyi köşesinde kaleme alan Dink, bir vali yardımcısının yanında bulunan iki kişi tarafından tehdit edilmişti. „Agos’ta bu yayına devam edersen, sen televizyonlarda, açık oturumlarda bu konuşmalara devam edersen, başına bir şey gelecek. Biz seni uyarmak istiyoruz“ diyen kişinin, MİT mensubu olduğu, Dink’in ölümünden sonra ortaya çıktı.

Valilikteki görüşmeden bir gün sonra, 25 Şubat 2004’de Mehmet Soykan tarafından verilen şikayet dilekçesi üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı tarafından Hrant Dink’in başka bir yazısı için „Türklüğü aşağılamak“ suçlamasıyla TCK’nın 301. maddesinden dava açıldı. Sonraki gün ise Agos Gazetesi önünde toplanan ırkçı bir grup tehdit içeren pankartlar açarak gösteri yaptı.

İstanbul Valisi Muammer Güler, Dink’in Valiliğe çağrıldığını, ancak tehdit edilmediğini iddia etti. Güler, „24 Şubat 2004 tarihinde böyle bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Asla bir tehdit ve uyarı söz konusu değildir“ dese de, 19 Ocak 2007’ye, yani Hrant Dink öldürülene kadar Dink’e yönelik linç saldırıları bitmedi. Ve Hrant Dink’in öldürüleceği bilindiği halde, katiller durdurulmadı.

YASAKLI TAKSİM

Muammer Güler’in terfilerine en önemli dayanaklardan birisi de işçi ve emekçilere, ezilenlere yönelik saldırıları oldu.

1 Mayıs 1977’de Taksim’deki katliamdan 30 yıl sonra, 2007’de 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak isteyen işçi ve emekçiler, dönemin İstanbul Valisi Güler’in talimatıyla gaza boğuldu.

Güler, 1 Mayıs kutlamalarını engellemek için İstanbul’da adeta sıkıyönetim ilan etti. Taksim civarında toplu ulaşım araçları çalışmadı, sokaklar trafiğe kapatıldı, her yere polisler konumlandırıldı, Taksim civarında sürekli helikopterler uçtu. Pek çok kişi, bulunduğu ilçeden çıkarılmadı. Dolmabahçe’de toplanmaya başlayan emekçilere polisler gaz bombaları ve tazyikli su ile saldırdı. Gruplar halinde gözaltılarla emekçileri durdurmaya çalışan polis, günün sonunda yaklaşık 700 kişiyi gözaltına aldı. O gün bir kişi gaz bombasından etkilenerek hayatını kaybetti, 100 kişi de yaralandı.

2007’de başlayan Taksim muharebesi, 3 yıl boyunca, yani Güler’in İstanbul’dan ayrılmasına kadar devam etti.

2009 IMF PROTESTOSU

Güler’in İstanbul’u gaza boğduğu bir diğer gündem IMF protestoları oldu. Ekim 2009’da Kongre Vadisi’nde yapılan IMF toplantılarını protesto etmek isteyen antiemperyalistler, engellenmeye çalışıldı.

IMF’yi protesto etmek isteyen binlerce kişi, Taksim’de toplanarak, Kongre Vadisi’ne yürümek isteyince polis yoğun gaz bombalarıyla saldırdı. Taksim Meydanı savaş alanına dönerken, polis ile antiemperyalistler arasındaki çatışmalar iki gün boyunca sürdü. Vali Güler, polisi „Herkesin düşündüğünü ifade etme özgürlüğü vardır, ancak dünyanın hiçbir yerinde şiddet hoşgörüyle karşılanmaz. Dağılırken polise saldırdılar, biz de cevap verdik“ sözleriyle savundu.

NATO EYLEMLERİ

Vali Güler’in fiili sıkıyönetim ilan ettiği bir diğer gün 28-29 Haziran 2004’tü. Güler, İstanbul’da yapılan NATO Zirvesi’ne yönelik protestoları önlemek için yine yoğun önlemler aldı. İstanbul’un pek çok noktası iki gün boyunca savaş alanına dönerken, çok sayıda kişi gözaltına alındı. NATO Zirvesi protestoları, o gün kullanılan yoğun ve çeşitli gaz bombalarıyla hatırlanıyor.

FESTUS OKEY

Güler’in İstanbul Valisi olduğu dönemde en çok tartışılan konulardan birisi de polis işkencesi ve gözaltında ölüm oldu. Onlardan birisi de Nijeryalı göçmen Festus Okey’in ölümü. Okey, 20 Ağustos 2007’de gözaltına alındığı Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde bir polisin silahından çıkan kurşunla öldürüldü.

ADIM ADIM TERFİ

Güler, İstanbul’da daha pek çok demokratik gösterilere yönelik müdahale, polislerin sokağa taşan işkenceleri, işçilerin hak talepli eylemlerine yönelik saldırılarıyla geçirdiği 7 yılın ardından, 12 Mayıs 2010 Valiler Kararnamesiyle Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’na atandı. Bu görevinden 7 Mart 2011 tarihinde AKP’den milletvekili olmak için istifa eden Güler, 12 Haziran 2011 seçimlerinde 24. Dönem Mardin Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.

Ve bugün yapılan kabine revizyonu ile İçişleri Bakanlığı’na getirildi.(AHM/ETHA)