Home , Haberler , Yaşamını yitirişinin 40.gününde Ethem’i binler andı

Yaşamını yitirişinin 40.gününde Ethem’i binler andı

2c25223ad6bda715e9e43a377cdd5e67ANKARA | 27 – 07 – 2013 | Ankara’da Gezi Parkı eylemlerinde polis kurşunuyla katledilen Ethem Sarısülük, yaşamını yitirişinin 40. gününde binlerce kişi tarafından anıldı. Anmaya Gezi direnişine saldırılarda yaşamlarını yitiren Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Lice’de asker kurşunuyla katledilen Medeni Yıldırım’ın aileleri de katıldı.

Gezi parkı direnişi olayları sırasında Ankara’da polis kurşunu ile katledilen Ethem Sarısülük katledilişinin 40. günü dolayısıyla Ankara’da anıldı. Anmaya Gezi direnişi sırasında yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz ve Lice’de kalekol yapımını protesto ederken asker kurşunu ile katledilen Medeni Yıldırım’ın aileleri de katıldı. Ethem’in vurulduğu yerde bir araya gelen binlerce kişi, önce devrim şarkıları ve şiirleri eşliğinde Ethem’i ve Gezi eylemlerinde yaşamlarını yitirenleri andı. Anma etkinliğinde sık sık „devrim şehitleri ölümsüzdür“, „bu daha başlangıç mücadeleye devam“, „yaşasın halkların kardeşliği“ sloganlarını atan kitle, Ethem’in vurulduğu yere ailelerin gelmesiyle birlikte oldukça duygusal anlar yaşadı. Ethem’in büyük boy posteri ile hayatını kaybeden diğer isimlerin büyük boy resimlerinin açıldığı anma etkinliğinde, anneler siyah giyimleri ve ellerinde çocuklarının fotoğraflarıyla Ethem’in vurulduğu yere geldiğinde büyük bir izdiham yaşandı. Ethem’in vurulduğu yere karanfiller bırakan anneler, daha sonra kol kola girerek Güven parka geçti.

Burada sırasıyla Ethem’in, Ali İsmail’in, Mehmet’in, Medeni’nin, Abdullah’ın isimleri tek tek okundu. Kitle ise, her defasında hep bir ağızdan „burada“ karşılığını verdi. Ardından Gezi direnişinde yaşamını yitirenler başta olmak üzere tüm devrim ve demokrasi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından Emek ve Demokrasi Güçleri adına İsmail Kaygusuz açıklama yaptı. Kaygusuz, İstanbul Gezi parkında çakan direniş kıvılcımını Türkiye’nin dört bir yanında özgürlük ve demokrasi mücadelesine dönüştüren halkların onurlu direnişini selamlayarak konuşmasına başladı. Acılarının artıp, yaralarının kanamaya devam ettiğini dile getiren Kaygusuz, „Kimliği belli olan katilin ellerini kollarını sallayarak dolaşmaya devam etmesi acılarımız arttırıyor. Çünkü Ethem’in, Mehmet’in, Medeni’nin, Ali İsmail’in, Abdullah’ın katilleri aramızda dolaşmaya devam ediyor“ dedi.

‚MAĞDURLARIN SUÇLU İLAN EDİLDİĞİ BİR ÜLKE‘

En demokratik haklarını kullandıkları için her tür baskıya, şiddete, tutuklamaya uğrayan emekçilerin, devrimcilerin çapulcu, katillerin kahraman ilan edildiğini belirten Kaygusuz, öfkelerinin kabardığını ifade ederek, „Bu açıklamalar Madımak’ta yaşanan vahşetten sonra dönemin Başbakan’ının ‚Şükür dışarıdakilere bir şey olmamış‘ sözlerini çağrıştırıyor“ dedi. Mağdurların suçlu ilan edildiği bir ülkede yaşadıklarını belirten Kaygusuz, en küçük demokratik bir talebe tahammülü olmayan bir iktidarın barış iddiasının ne kadar inandırıcı olduğunu sorguladıklarını kaydetti. Kaygusuz, „Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta yakılan, işkencelerde katledilen, darağacında idam edilen, 12 Mart’lara, 12 Eylül’lere direnen ve kimseye boyun eğmeyen biziz. Ama her ne hikmetse, devletin bütün kurumlarını ele geçirenler hiç sıkılmadan hala mağdur olduklarını söylemeye devam ediyorlar“ dedi.

Bu sürecin aynı zamanda AKP’nin 11 yıllık emek karşıtı iktidarına karşı bir uyanışın ve ayağa kalkışın adı olduğunu da belirten Kaygusuz, „Artık bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Umudumuz artıyor. Biz bugüne kadar ortaya koyduğumuz tavrımızı, bedeli neye mal olursa olsun devam ettireceğimizi bir kez daha hatırlatırız“ ifadesini kullandı.

ANNE SARISÜLÜK: KATİL ERDOĞAN’DIR

Kaygusuz’un konuşmasının ardından anneler konuştu. Ethem Sarısülük’ün Annesi Sayfi Sarısülük, bağrının yakan „katilin“ kim olduğunu bildiğini belirterek, „Katil Başbakan Erdoğan’dır. Allahtan tek bir dileğim var. Umarım onun da bağrı yanar. Ve bu ateş onun da içine düşer. Böyle bir Başbakan’ımız olduğu için utanç duyuyorum“ dedi. Abdullah Cömert’in Ağabeyi Zafer Cömert de, „Direnişimizi devam ettiriyoruz. Bitirmedik, bitirmeyeceğiz. Katiller yargılanıncaya kadar bitirmeyeceğiz. Şimdi Armutlu’da hala direniş devam ediyor. Armutlu abluka altında. Neden korkuyorlar? Biz sadece talana, hırsızlığa, tecavüze karşı çıkıyoruz. Ama onlar bizde kendi sonlarını görüyorlar. Onun için korkuyorlar“ dedi. Ethem için burada olduklarını belirten Cömert, „Mağdur durumundayken suçlu durumuna getiriliyoruz. Katil devlet hesap verinceye kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz“ dedi.

MEHMET’İN ANNESİ: ARTIK BİNLERCE MEHMET VAR

Eskişehir’de dövülerek katledilen Ali İsmail Korkmaz’ın Annesi Emel Korkmaz ise, „Zalimlerin zulmüne karşı direndiğimiz için bu acıları çekiyoruz. Bir daha dünyaya gelsek bir daha direneceğiz. Onlara benzemeyeceğiz. Onların mücadelesine sonsuza kadar sahip çıkacağız“ dedi. Mehmet Ayvalıtaş’ın Annesi Fadime Ayvalıtaş da, „Mehmet gittiğinden beri içeri girmiyorum. Onun gelmesini bekliyorum. Ama o gelmedi. Ve şimdi görüyorum ki, Mehmet’in yerine binlerce Mehmet var. Hepinize teşekkür ediyorum. Artık gözüm arkada kalmayacak“ dedi. Baba Ali Ayvalıtaş ise, Mehmet ailenin en emekçi çocuğu olduğunu ve kendisiyle çalıştığını belirterek, onunla her zaman gurur duyduğunu ve duymaya devam edeceğini belirtti. Ali İsmail’in Babası Gürkan Korkmaz, „Acımız çok büyük. Allah hiç kimseye yaşatmasın. Bunun hesabını nasıl verecekler? Davalar çok yavaş ilerliyor. 40 gün komada kaldı Ali. Dosyada 40 gün boyunca hiç ilerleme olmadı. Kamera kayıtları var. Maalesef 18 dakikalık kısım yok. Delillerin karartıldığı şüphesi içerisindeyiz“ dedi.

MEDENİ’NİN ANNESİ KÜRTÇE SESLENDİ

Medeni Yıldırım’ın Annesi Fehriye Yıldırım ise, konuşmasını Kürtçe yaptı. Anne Yıldırım, „18’i bitmiş, 19’unun ilk günüydü. Medeni’min katili bellidir. Başbakan insan olsaydı, biraz vicdanı onu tartardı. Vicdansızdır. Gencecik çocuklara kıyıyor. Medeni’nin katilini getirsin elimize versin. Oğlum eline taş bile almamış. İnşallah rüyasına girer Başbakan’ın“ dedi. Yıldırım’ın Ağabeyi Mehmet Yıldırım da yine, „Lice’de kardeşim kolluk kuvvetleri tarafından katledildi. O karambolun içinde ben de vardım. Karakollardan çapraz ateş açıldı. Yaralıları toplamaya çalışırken sürekli gaz bombası atılıyordu. Dokuz yaralı denildi; ama 21 yaralı vardı. Tamamı ateşli silahla yaralandı. Bu insanlar sırtlarından vuruldu. 4 dakikalık kamera görüntülerinde ses yok. Sınava girdi Medeni, üç gün sonra sonucunu öğrenmek için Diyarbakır’a gidecekti. Ama dönemedi“ dedi.

Açıklamaların ardından, „Bu daha başlangıç mücadeleye selam“ sloganları eşliğinde anma sona erdi.

(anf)
scroll to top