Home , Haberler , ULUSLARARASI HAPİSHANELER SEMPOZYUMUNDA BULUŞALIM

ULUSLARARASI HAPİSHANELER SEMPOZYUMUNDA BULUŞALIM

İSTANBUL |18-04-2014 | Devrimci demokrat yurtsever tutsaklara  özgürlük“ tutsaksempozyumafis Burjuvazinin ezilenlere yönelik cezalandırma saldırısı ilk olarak 1596 yılında Amsterdam’da uygulanmıştır. Bu saldırı süreç içinde ‘’Flaman modeli’’ olarak adlandırılmıştır.

Emperyalistler ve işbirlikçileri emeğin ve doğanın sömürüsü üzerine kurdukları cennetlerini korumak için  devrimci ve yurtseverlere saldırmakta, tutuklamakta ve idama varan ağır cezalar vermektedir. Başta ABD emperyalizmi beraberinde batılı emperyalistler olmak üzere egemenler, kendileri açısından büyük bir tehlike arz eden sosyalizmin önünü kesmek için, tüm dünyadaki başta sınıfsal mücadele devamın da ulusal ve sosyal kurtuluş mücadelelerine karşı saldırılarını artırmış, gerçekleştirdikleri katliamların yanı sıra, işgal ettikleri yerlerdeki hapishanelerinde bulunan devrimci ve yurtsever tutsaklar üzerinde de bir dizi deneyler gerçekleştiriyorlar. ABD’nin Ira’daki Ebu Garip Hapishanesi ve Guantanamo hapishaneleri bu duruma örnektir. Öncelikle ABD emperyalizmi tarafından 1950 yılında Kore hapishanelerinde bulunan tutsaklar üzerinde uygulanan tecrit ve tredman politikaları, bugün daha da geliştirilerek dünyada yaygın bir biçimde uygulanmaktadır.  Almanya’da 1970’li yıllarda RAF militanlarına, İngiltere’de, 1980 yılarının başında İRA militanlarına yönelik katı bir biçimde uygulanırken, Türkiye’de tecrit saldırısı direnişler sonucu engellenmiş ancak. 2000 senesinde 19 Aralık Hapishaneler Katliamı ile F tipleri ülkemiz hapishanelerine uyarlanmıştır. Uygulamanın özü politik tutsakları birbirinden ve toplumdan izole etme, dirençlerinde zayıflama sağlama, itaate zorlama, kimliksizleştirme, kişiliksizleştirme ve sonunda teslim almayı hedefleyen çok geniş ve kapsamlı bir projeden ibarettir.

Ülkemiz hapishanelerinde uzun ve onurlu direnişlere çokça şahit olduk. Özellikle 12 Eylül Darbesi sonrası ülke açık bir hapishaneye dönüştürülürken başta Diyarbakır zindanları olmak üzere birçok hapishanede devrimci muhalefet ölümlerle, işkencelerle tekrardan sınandı.  Hapishanelerin en karanlık dönemi sayılabilecek bu dönemde tutsaklar açlık grevleri, ölüm oruçları ve fiili direnişlerle başkaldırı geleneğini sürdürerek coğrafyamızda hapishaneler tarihinin önemli mihenk taşlarından olmuştur.  1989 Eskişehir-Aydın,  19 Eylül  1995 Buca Katliamı, 1996 Diyarbakır katliamı, 4 Ocak 1996 Ümraniye Katliamı, 1996 Süresiz Açlık Grevi ve Ölüm Orucu direnişi, 26 Eylül 1999 Ulucanlar ve 19 aralık 2000 katliamı biçiminde ülke devrimci hareketi imha edilmek istenmiştir.  Bugün de, gazete dağıtmak, bir mayısa katılmak,  basın açıklamaların da yer almak  gibi en doğal ve yasal haklar suç olarak ele alınıp  yüzlerce yıllık hapis cezaları ile sonuçlandırılmakta.

Ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerine uygulanan ağır tecrit devam ediyor. Tutsakların kaldıkları hücrelerin içini de görecek biçimde havalandırmalara kameralar yerleştirilmekte, onur kırıcı yaptırımlara karşı her türlü direniş disiplin cezalarıyla ve infaz yakma uygulamalarıyla karşılanmakta ve tedavi hakları engellenen tutsaklar ölüme mahkum edilmektedir. Böylece uygulamada kaldırılan idam cezası sürece yayılarak uygulanmaktadır! Hapishanelerde  202’si ağır 620 hasta tutsak bulunmakta.  Adalet Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre 2000-2013 yılları arasında hapishanelerde toplam 2.304 kişi yaşamını yitirdi.            F tipi tecrit politikalarının genel etkilerinin yanı sıra kadın, LGBTİ ve çocuklar için tecrit gerçekliği bir dizi ekstra saldırıları da gündeme getirmektedir. Kadın, çocuk ve LGBTİ tutsaklar tacizden tecavüze, işkenceye kadar birçok saldırı biçimine maruz kalmaktadır.

İlk başta da söylediğimiz gibi, hapishanelere yönelik bu saldırılar sadece ülke özgülünde yaşanmamakta, tüm dünyada özellikle de muhalif, devrimci, komünist, ilerici tutsaklar benzer uygulamalara maruz kalmaktadır. Bu nedenle enternasyonal dayanışma, ortak mücadele hattı hapishaneler konusunda da vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Deneyimlerimizi paylaşabileceğimiz, ortak mücadeleyi örgütleyebileceğimiz bir zemine ihtiyacımız olduğu açıktır. Bu anlamda ulusalar arası delegelerin katılımı ile  26-27 Nisan tarihlerinde yapılacak olan sempozyuma tüm halkımızı davet  ediyoruz.

 

            Türkiye/İstanbul’da gerçekleştirilecek olan sempozyumun gündemleri

  1. 1.      Gün: Ülke hapishaneleri raporları / Tecrit ve izolasyonun tutsaklar üzerindeki etkileri
  2. 2.      Gün: Kadın, LGBTİ ve çocuk hapishaneleri  / Ulusal ve uluslararası ortak bir çalışma grubunun oluşturulması

Yer: Petrol-İş     /   Tarih: 26-27 Nisan 2014

1.Gün Saat:10:3o

  • Organizasyon “sinevizyonu”
  • Organizasyonun açılış konuşması (DHF)

1. oturum: Ülke hapishaneleri raporları / Tecrit ve izolasyonun tutsaklar üzerindeki etkileri Saat: 11:00

  • Maderatör: Akın Birdal
  • (DHF-ESP-Partizan) Ortak temsilcinin sunumu
  • Hasan Gülbahar
  • Uluslar arası katılımcılar
  • Soru cevap ve serbest kürsü

Yemek arası Saat:13:00-14:00

1.Gün 2. Oturum: Ülke hapishaneleri raporları / Tecrit ve izolasyonun tutsaklar üzerindeki etkileri Saat:14:00

  • Moderatör: Ümit EFE(İHD İstanbul şube başkanı)
  • Latin Amerika ve Asya ülkelerinin temsilcileri
  • Av.Özlem Gümüştaş
  • Soru cevap

2.Gün 1. Oturum: Kadın,LGBTİ, çocuk ve  hapishaneler.   Saat:10:00-12:00

  • Moderatör: Ayşe Berktay
  • Elif Avcı (LGBTİ Temsilcisi)
  • Çiçek Otlu
  • Av. Hasan Erdoğan (İHD çocuk hapishaneleri kapatılsın temsilcisi)
  • Soru cevap ve serbest bölüm

2.Gün 2. Oturum Uluslararası İnfaz Sistemleri ve Hukuk. Saat: 12:15-14:00

  • İranlı Hukukçu; İran Hapishanelerine ilişkin sunum yapacaktır.
  • Avusturalya Hukukçu; Avusturalya göçmen yasası üzerine sunum yapacaktır.
  • Hollandalı Hukukçu; Hollanda hapishaneleri ve anti-törör yasaları üzerine sunum yapacaktır.
  • Hollandalı Hukukçu; Avrupa anti-terör yasaları üzerine sunum yapacaktır.
  • MLPD Hukukçu; Almanya 129a 129b anti-terör yasaları üzerine sunum yapacaktır.
  • Brezilya Hukukçu; Brezilya köylü ceza yasaları üzerine sunum yapacaktır.
  • Türkiye hukukçu; Türkiye’de İnfaz sistemi ve terörle mücadele yasası
  • Serbest bölüm

Yemek arası: 14:00-15:30

         2.Gün 3. Oturum: Ulusal ve uluslararası ortak bir çalışma grubunun oluşturulması Saat:15:30-

  • Moderatör (Partizan)
  • Ülkelerin sunumları
  • Kurumlarım önerileri ve sunumları Serbest kürsü

 

Sonuç bildirgesi.

Örgütleyici kurumlar: ESP(Ezilenlerin Sosyalist Partisi), DHF (Demokratik Haklar federasyonu), Partizan, SKM(Sosyalsit Kadın Meclisi), SGDF(Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu), YDK(Yeni Demokrat Kadın), DDSB(Devrimci Demokrat Sendikal Birlik) PŞTA(Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri),DGH(Demokratik Gençlik Hareketi,YDAB(Yeni Demokrasi Aileleri Birliği), DKH(Demokratik Kadın Hareekti),ATİK (Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu), UPOTUDAK, ATİF, ATİGF, HTİF, İTİF,  YDG(Yeni Demokratik Geçlik)Yeni-Kadın,ADHK(Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu), ADHF (Almanya), İDHF, FDHF, Londra-YÇKM, ADHF (Avusturya), ADKH (Avrupa Demokratik Kadın Hareketi), ADGH (Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi), Aveg-Kon (Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu),AÖTDK (Avrupa Özgür Tutsaklarla Dayanışma Komitesi) AGIF (Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu),ACTIT (Paris Türkiyeli Göçmen İşçiler Kültür Derneği),IGIF (İsviçre Göçmen İşçiler Federasyonu),GİK-DER (Londra Göçmen İşçiler Kültür Derneği), VEK-SAV (Hollanda Vardiya Enternasyonal Kültür ve Sanat Vakfı)VARDIYA, Avusturya Göçmen İşçiler İnisiyatifi,EGA-BİR (Edinburg Göçmen Aileler Birliği),BGK (Belçika Göçmenler Kolektifi),SKB (Sosyalist Kadın Birliği), YS (Young Struggie),

Destekleyenler:

FEKAR (Kürt Kültür Dernekleri Federasyonu), Bir- Kar İsviçre,Proleter Devrimci Duruş İsviçre,(Türkiye) Siyaset Gazetesi İsviçre, ADDBF(Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu) TUAD(Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Derneği),  DİSK limter-iş, CİS,Ceza infaz sisteminde sivil toplum Derneği

 

 

scroll to top