Home , Köşe Yazıları , Taksim’de Direnen İstanbul Halkı ile Dayanışmamızı Büyütelim!

Taksim’de Direnen İstanbul Halkı ile Dayanışmamızı Büyütelim!

atik_logokucukATİK | 01 – 06 – 2013 | İstanbul Taksim’de, yıkımlara ve doğa katliamlarına karşı direnenlerin sesi dalga dalga yayılıyor. Faşist uygulamalarını ayyuka çıkaran TC devletinin son zamanlarda Taksim’i halka yasaklaması ile direnişler artarak devam ederken, son olarak Taksim Gezi Parkının, sermayenin çıkarlarına peşkeş çekilerek talan edilmesine dur diyen binlerce insan eylemlerine devam ediyor. Buna karşın faşist TC’nin  kolluk güçleri  yaşadığı kenti, doğasını korumak isteyen İstanbul halkına en faşizan saldırıları düzenlemektedir.

Gezi Parkı’nın yıkılarak Alışveriş Merkezi yapılmak istenmesine sessiz kalmayan İstanbul halkı, en meşru ve demokratik hakkı olan yaşadığı doğayı koruma girişimi, faşist TC tarafından en acımasız bir biçimde bastırılmaktadır. Kitlenin kararlı direnişi karşısında aciz duruma düşen TC devleti direnişçilerin üzerine gaz bombaları yağdırmaktadır, yaralananlardan da anlaşılacağı üzere bombalar özellikle kişilerin kafaları ve yüzlerine hedeflenmiştir. Yaralıları taşıyacak ambulansların geçişini engellemekte, sağlıkçıların kurduğu seyyar hastane ve sağlık birimlerine saldırmaktadır. Devlet önemli  gücünü Taksime yığmış, halkın direnişini bastırma pahasına İstanbul’u savaş alanına çevirmektedir.

Direniş, büyük bir kesim tarafından sahiplenilmektedir. Faşist AKP hükümeti, saldırıların dozajını günden güne arttırırken, direniş de saldırılara inat büyümektedir. İstanbul’un Anadolu yakasından tüm engellelemelere karşın halk yürüyerek Taksime akın etmektedir. Süren çatışmalarda ağır yaralıların olduğu bilgisi gelmekte, bazı ajanslarca ölümlerin olduğu söylentileri dillendirilmektedir. Direniş, diğer illerde ve enternasyonal anlamda yankısını bulmuş durumdadır. Çatışmalar tüm ülkeye yayılırken, başta devrimci demokratlar olmak üzere bazı Milletvekilleri, kamu emekçileri, işçi-emekçiler, sanatçılar ile halk topyekün bir biçimde direnişe destek vermektedir. Faşist TC devletinin maskesi bir kez daha düşmüştür.

Bu politika bize yabancı gelmemektedir. TC Devleti AKP döneminde Anadolu ve Mezapotamya coğrafyasının her karesini sermayeye peşkeş çekmektedir. Emperyalist sermayenin yeminli uşağı AKP’nin Nükleer Santralleri kurma hayalleri, HES’ler ile Karadeniz’in her metrekaresinde katledilen doğa, Dersim ve Hasankeyf’deki barajlarla katledilmek istenen Mezapotamya tarihi, AKP iktidarının uygulamaları olarak belleklerimizdedir. Halkın yaşam alanlarına saldıran TC devleti, TOKİ ve Kentsel dönüşüm projeleri ile yoksul halkın en temel hakkı olan barınma hakkını ortadan kaldırmak istemektedir. Halkın direniş geleneği bir kez daha İstanbul’da da TC egemenlerinin suratına bir şamar gibi inmiştir. Taksim Gezi Parkı direnişi göstermektedir ki, devlet kendinden asla ödün vermemekte, her fırsatta azgınca saldırmakta, insanları katletmektedir. Ondan reform ve hak bekleyenlerin ise yine hayal kırıklığına uğradığını bir kez daha göstermiştir.

Faşist TC devleti, Taksim meydanını işçi ve emekçilere yasaklarken, işçi ve emekçilerin direnişine şahit olan dünya kamuoyu,1 Mayıs, 6 Mayıs ve 18 Mayıs anmalarında da yine başta devrimci demokratlar olmak üzere binlerce insanın direnişini yakından görmüştür. Son Gezi Parkı ile vücut bulan direnişin tarihsel arka planı 1977, 1 Mayıs katliamına uzanmaktadır. Tarih bir kez daha katledenlerle, katliama uğrayan ezilenleri Taksim’de buluşturmuştur. Mücadele bu eksende günümüzde güncelleğini korumaktadır.

Yapılan direniş, TC egemenlerinin kapsamlı saldırılarının bir anlamda boşa çıkarıldığını göstermiştir. Gerici, muhafazakar bir nesil peşine düşen AKP, bir yandan gelecekte biat eden kuşak yaratmanın adımlarını atarken, diğer yandan sermayenin dizginsiz talan ve sömürüsü önündeki engelleri olabildiğince ortadan kaldırma niyetindedir. Gerçekleştirmek istediği, halkın yaşam alanlarının ortadan kaldırılması, barınma hakkının yok edilmesi, halkın sermayeye iyiden iyiye muhtaç edilmesidir. HES’lerden, Munzur’a, Hasankeyf’ten, Taksim’e direnen halkın isyanı, yaşam hakkının sahiplenilmesine yöneliktir.

ATİK olarak, başta İstanbul olmak üzere, Türkiye halkının birçok ilde doğayı ve yaşama alanlarının katledilmesine karşı giriştikleri direnişleri selamlıyoruz ve tüm gücümüzle direnişe destek vereceğimizi duyuruyor, demokratik kamuoyunu direnişe ortak olmaya çağırıyoruz.

Direnişler Öğretmeye Devam Ediyor!

Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!

Kahrolsun Emperyalizm, Faşizim ve Her Türden Gericilik!

Taksim Bizim, İstanbul Bizimdir!

scroll to top