Home , Haberler , Şengal katliamı ve Türk'e saldırı TİBT işi

Şengal katliamı ve Türk'e saldırı TİBT işi

AMED | 01 – 12 – 2010 |  Türk İntikam Birliği Teşkilatı (TİBT) üyeleri oldukları iddiasıyla emniyetin teknik takibine takılarak gözaltına alınan 14 kişinin Ankara Emniyeti’nde alınan ifadelerinde şok bilgiler ortaya çıktı. ANF’nin ele geçirdiği polis sorgusundaki ifadelere göre Şengal’de yüzlerce Kürdün katledildiği saldırının 4 TİBT komandosu tarafından düzenlendiği, Ahmet Türk’e saldırının da bu örgütün işi olduğu ifadelerde anlatıldı.

Yapılan sorguda, TİBT adlı kontrgerilla örgütlenmesinin şeflerinin Silivri’de yattığının belirtildiği ve Ergenekon davası sanıkları ile yüzlerce kez telefonda görüştükleri ayrıca Ergenekon sanığı Türk Metal İş Sendikası Başkanı Mustafa Özbek’in makamında yapılan aramalarda, kontrgerilla örgüt mensupları ile irtibatlı olduğu, TİBT üyelerinin Ankara’da Kürt işadamlarının toplandığı bir büro ile Antalya’da kapatılan DTP İl binası ve iki mahalleye saldırı planı  yaptıkları tespit edildi. Sanıklar hakkında hazırlanan fezlekede, Türk Telekom ve bazı GSM şirketlerinde örgütün tanıdıkları vasıtasıyla diledikleri kişinin IP numarası üzerinden adres, kimlik ve telefon bilgilerine de ulaştıkları kaydedildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 24-25 Kasım tarihlerinde Ankara, Antalya, Edirne, Karabük, Kütahya, İstanbul, İzmir, Muğla ve Uşak’ta yapılan operasyonlarda gözaltına alınan ve sorguları yapılan Erce Anıl Başıbüyük, Hakan Arıkan, Halil YIıldırım, Afşin Sevimli, Veli Can, Hurşit Canlı, Nebi Kutalmış Ocaklı, Abdurrahman Ozan İşleten, Sadi Saçak, Süleyman Aygün, Ramazan Kula, Doğan Kurt, Hakan Aktaş ve Gökhan Tekeli verdikleri ifadelerde kontrgerilla örgütlenmesi olan TİBT hakkında önemli bilgiler verdiler.

Teknik takipteki telefon görüşmeleri, elektronik posta yazışmaları, TİBT’in bildirileri ve polis ifadelerinde, Kürtlere yönelik birçok saldırı ve kampanyanın bu örgütlenme tarafından planlandığı ve Ergenekon sanıkları ile bağlantıları olduğu, bazı asker kişilerle irtibatlı oldukları ortaya çıktı.

‚ŞENGAL KATLİAMINI YAPTIK‘

Ağustos 2007’de en az 500 Ezidi Kürdün ölümüne yol açan Şengal’deki intihar saldırıları, Aralık 2008’de Kerkük’te Arap Aşiret mensupları ve YNK temsilciliklerine bombalı saldırılar, Peşmergelere yönelik saldırılar ile siyasi yasaklı Kürt milletvekili Ahmet Türk’e yönelik yumruklu saldırının da bu örgütün işi olduğu kaydediliyor.

S-HARDAL 68 ADLI KİMYASAL GAZ

Polis sorgusu sonrasında hazırlanan fezlekede, Şengal Katliamı ve peşmergelere yönelik saldırılara ilişkin şu ifadeler dikkat çekiyor: “Erman YILMAZ isimli şahıs Antalya Emniyet Müdürlüğünce 09.10.2009 tarihinde alınan ifadesinde; “5 ay kadar önce Türk İntikam Birliği Teşkilatını internet üzerinden tanıdığını, örgütün web sitesinde yazışmalar yaparak bu teşkilat içerisindeki kişilerle ilişkisini geliştirdiğini, facebook adlı sitede iletmencihakikat rumuzunu kullanan bir şahısla tanıştığını, bu kişinin TİBT’in Irak’ın kuzeyinde 250 peşmergenin 4 Türkçü intikam komandosunca, Irak’ın Kerkük şehrindeki 80 peşmergenin öldürülmesinin ise bir Türkçü intikam komandosunca gerçekleştirildiğini, S HARDAL 68 adlı kimyasal bir gaz ürettiklerini, TİBT’in kurucu ve finansörlerinin şu anda Silivri cezaevinde yattıklarını” ifade ettiğini beyan etmiştir.”

YUMRUĞU ATANLARI SAVAŞAN ATSIZ YETİŞTİRDİ

Fezlekeye göre Erce Anıl Başıbüyük ile Mutlu Erdoğan adlı 10 Mayıs 2010 tarihinde yaptığı görüşmede, Savaşan Atsız isimli şahsın, Ahmet Türk ile Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın yumruklanması olaylarını gerçekleştiren şahısları yetiştirdiği ve bunların örgüt mensupları olduğu şeklinde bir e-postanın emniyete gönderildiği ve gazetelerde yayınlandığı ifade ediliyor.

Fezlekede Ramazan Kula adlı zanlının telefon görüşmesinde, kendisinin Hurşit Tolon, Kuvai Milliye Derneği ve Şener Eruygur’dan emir aldığını söylediği; Erman Yılmaz’ın Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne verdiği ifadede ise TİBT örgütünün Sakarya’da kurulduğunu, kurucularının ve finansörlerinin şu anda Silivri cezaevinde yattıklarını beyan ettiği aktarılıyor.

Dosya kapsamında takibi yapılan Sezgin Aşkın isimli şahsın, Ankara Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü’ne ait 155 Polis İmdat Hattı’nı arayarak iki ayrı ihbarda bulunduğu belirtilirken; bu ihbarların içeriğinde, „Türkçü Toplumcu Budun Derneği ve İlteriş Türkçüler Derneği isimli derneklerin, Ergenekon terör örgütünün illegal askeri kanadı olduklarını, kendisinin de onların arasında olduğunu ancak ayrıldığını, bu şahısların Şener Eruygur, Ergün Poyraz gibi Ergenekon operasyonları kapsamında gözaltına alınan şahıslarla toplantılar yaptıklarını, Elbirliği Derneği’nin de bunların uzantısı olduğunu, gerekli teçhizat ve silahlarının olduğunu beyan ettiği ifade ediliyor.

Hazırlanan fezlekede, ülkücü teorisyenlerden Nihat Atsız’ın kitap ve eserlerinin TİBT örgütünün ideolojik yapısını oluşturduğu, Atsız’ın yanısıra Van’da 33 Kürdün ölüm emrini veren general Mustafa Muğlalı, Mahmut Esat, Fevzi Çakmak ve Fehmi Kubilay’ı örgütün tarihsel önderleri olarak kabul ettiği belirtildi.

KÜRT DÜŞMANLIĞI

Hazırlanan fezlekede, örgütün Türk İntikam Tugayı adlı örgüt ile ideolojik anlamda hiçbir irtibatının olmadığı, örgütün kurduğu internet sitelerde, ‘Türk Irkına yıllarca kambur olan Kürtlerin bulunduğu, bu etnik özürlü lümpen lağım farelerinin ve ümmetçi yobaz eniklerinin kanları alınmadan Türk ırkının ve devletlerinin menfaatlerinin korunamayacağı, savaşlarının Turan coğrafyasında yaşayan yabancı azınlıkları ve etnik unsurları bertaraf edip Türk birliğini yeniden kurmak için sonsuza kadar süreceği’ ifadelerine yer verildiği, örgütün ‘Aşağılık Ermeniler ve Kürtler Sürülsün’ adı altında bir kampanya yürütüldüğü, ‘Silahlanmaya Evet Kürt Eniklerine Hayır’ kampanyasında ‘Köylü Millet Elele Kürtsüz Bir Türkiye’ ibarelerini kullandığı ve sitelerinde ateşli silahlar ile kimyasal ve biyolojik silahlarla ilgili ayrıntılı bilgilere yer verildiği, örgütün siteler aracılığı ile  üye veya sempatizanlarına eğitimler verdiği belirtildi.

ÖRGÜTÜN KURUCU VE FİNANSÖRLERİ SİLİVRİ CEZAEVİ’NDE

TİBT’in kurucu ve finansörlerinin şu anda Silivri cezaevinde yattıklarınının ifade edildiği fezlekede, zanlıların Şener Eruygur, Ergün Poyraz, gibi Ergenekon operasyonları kapsamında gözaltına alınan şahıslarla toplantılar yaptıkları, Elbirliği Derneği, Türkçü Toplumcu Budur Derneği ve İlteriş Derneği ile İlteriş Dergisi’nin bu örgütün uzantısı olduğu, Ergün Poyraz, Muammer Karabulut, Sevgi Erenerol, Şener Eruygur gibi Ergenekon sanıklarının bu dergiye yazı yazdıkları, Ergenekon sanıklarından Türk Metal İş Sendikası Başkanı Mustafa Özbek, Muammer Karabulut, Sevgi Erenerol, Ergun Poyraz, Ünal İnanç, Kemal Aydın, Muhterem Bağcı, Mustafa Hüseyin Buzoğlu, Kemal Kerinçsiz, Neriman Aydın, gibi kişilerle yüzlerce kez telefonla görüştüklerinin teknik takip sonucu tespit edildiği belirtildi.

Fezlekede ayrıca Ergenekon operasyonu kapsamında Türk Metal İş Sendikası Başkanı Mustafa Özbek’in bürosunda yapılan aramada, Özbek’in sanıklarla ilişki halinde bulunduğu, görüştüğü ve bilgisayar kayıtlarında onlara ilişkin bilgilerin kayıtlı olduğu ifade edildi.

EN İYİ KÜRT ÖLÜ KÜRTTÜR

Hazırlanan fezlekede, örgüt mensuplarının kendi aralarında internet üzerinden yaptıkları yazışmalarda Kürt işadamları hakkında dosya hazırladıkları ve hedeflerinde olduğu, „En iyi Kürt ölü Kürttür“ ifadelerinin kullanıldığı, 16 Ekim 2010 tarihinde Volkan Güneş’in kullandığı msn den, Ankara’da Kürt işadamlarının kaldığı büroyu bombalamayı planladıkları tespit edildi.

Fezleke’de ayrıca kapatılan DTP’nin Antalya İl Binası’na geçen yıl 15 Şubat tarihinde eylem yapma kararı alındığı, aynı şekilde Antalya’da Kürtlerin yoğun yaşadığı Barış ve Güneş mahallelerinde kalabalığın ortasına çivili ve benzinli ses bombası atmayı planladıkları, örgüt üyelerinin Ankara Telekom ile bazı GSM şirketlerinde çalışan sempatizanları vasıtasıyla diledikleri kişilerin IP numarası aracılığı ile adres, kimlik ve telefonlarının tespit edildiği kaydedildi.

Örgütün kendi yazışmalarında Türkiye’de 4 ayrı yerde ve birde Irak Kürt bölgesinde komando kamplarının bulunduğunu belirttikleri, ayrıca örgütün Mersin ve Kıbrıs’ta da örgütlendiği ifade edildi.

Fezlekede, örgütün Nihal Atsız’ın ölüm yıldönümü olan 3 Mayıs 2009 tarihinde yemin ederek eylem kararı aldıkları, yazar Baskın Oran, BDP milletvekili Ufuk Uras, Şamil Tayyar, Cengiz Algan, Ahmet İnsel, Mebuse Tekay, Oya Baydar, Aydın Engin, Mithat Sancar, Diyarbakır eski Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, Ergenekon davası savcılarından Zekeriya Öz, Mehmet ali Pekgüzel, Mahkeme Başkanı Köksan Şengün ile bazı emniyet müdürleri ve AKP’li bürokratlara yönelik suikast yapma kararı aldıkları, Taraf, Star, Yeni Şafaz ve Zaman gazetesi yazarlarına yönelik silahlı eylem haklarını saklı tuttuklarını ifade ettikleri belirtildi.

EYLEM İÇİN DİYARBAKIR PLANI

Fezlekede ayrıca, Hakan Aktaş isimli şahsın yanlarında Ertan isimli şahsın da bulunduğu dört arkadaşı ile birlikte Diyarbakır’a Jitem’e bağlı derin bir yapı için gideceklerini, Kürt kanına susadıklarını, ne yapıp edip Kürt kanı dökmek istediklerini, üniversitede okuyan Türkçü bir arkadaşının evine iki kişi taşınacaklarını, bu sayede ev işini halledebileceklerini, yapılanma için önce bütçe oluşturacaklarını, daha sonra faaliyete geçeceklerini, bu işlerin acelesinin olmadığını, kendisinin Tunceli’li olduğunu cezaevinde Kürtler ile birlikte yattığını ifade ettiği belirtilerek şu değerlendirmede bulunuldu:

„Bu da şahısların askeriye içerisinde bazı rütbeli askerlerle irtibatlı olduklarını, yaptıkları işlerden ve faaliyetlerden dolayı bu kişilere bilgi ve izine dayalı ilişkilerinin olduğu anlaşılmaktadır.“ (ANF)

scroll to top