Home , Haberler , Partizan İstanbul 1 Mayıs’ında Bakırköy’e Çağrı Yaptı

Partizan İstanbul 1 Mayıs’ında Bakırköy’e Çağrı Yaptı

kadıköy 8 şubat partizan İstanbul’da 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin bir açıklama yapan DİSK, KESK, TMMOB, TTB 1 Mayısta Bakırköy’de olacaklarını duyurmuştu.

Konuya ilişkin bir açıklama yapan Partizan’da İstanbul 1Mayısı için “ Faşizme Karşı Direniş, Serhildan! 1 Mayıs’ta Bakırköy’deyiz!” dedi.

Faşist Kemalist Diktatörlük başta Kürt ulusu olmak üzere parolası mücadele ve direniş olan tüm halk kesimlerine azgınca saldırmaya devam ediyor. Hâkim sınıf kliği AKP sistemli baskı ve sömürü politikasına, katliam, gözaltı ve tutuklama terörüne geride bıraktığımız iki seçimle (7 Haziran-1 Kasım) birlikte hız kazandırmış, Kürt ulusuna, işçi ve emekçilere, kadınlara, çocuklara, LGBTİ’lere, doğaya ve yaşama karşı teyakkuza geçerek yeni bir saldırı dalgası başlatmıştır. Halkımız, mücadele ve direniş geleneğini Gezi İsyanıyla, Kobanê serhıldanıyla, fabrika işgalleriyle sürdürmüş, meydanlarda ve sokaklarda gün gün devam eden mücadelesiyle korku imparatorluğu yaratmak isteyen egemenlerin korkularını büyütmüştür. 

Kanlı devlet terörüne sarılan, halkımıza kan banyosu yaptırmaya yeminli Türk hâkim sınıflarının saldırıları karşısında Kürt halkının direnişi, Cizre’de, Silopi’de, Amed Sur’da, İdil’de başlattığı direniş bugün deŞırnak’ta, Nusaybin’de, Hakkari Yüksekova’da sokak sokak, mevzi mevzi sürmektedir. T. Kürdistanı’nda halkın mücadelesini bodrum katlarında boğmak isteyen faşist devlet tüm ülkede geliştirdiği abluka,kuşatma ve yasaklarla devrimci demokratik,ilerici ve yurtsever kesimlerin hak alma mücadelesini, baskı, gözaltı ve tutuklamalarla terörize ederek, ezmek istemektedir.” denilen açıklamada devletin baskı ve katliamlarına dikkat çekildi.

“Abluka Ve Kuşatma Duvarını Direnişle Yıkalım!” denilen açıklamada

Hâkim sınıf kliği AKP sistemli baskı ve zor politikasını içine yuvalandığı ekonomik ve siyasi krizi aşmanın yolu olarak kanlı devlet terörüne çevirmiş, önündeki dikenleri temizlemek için halka yönelik katliam politikasına sarılmıştır. 

Faşist devlet Kürt ulusunun tarihsel haksızlığa, ayrımcılığa ve inkâra karşı süren mücadelesine eşine az rastlanır bir katliama saldırmıştır.

Kürt halkının demokratik taleplerini ve siyaset yapma hakkını kitlesel gözaltı ve tutuklama terörüyle ezmek isteyen faşist devlet saldırısını tüm halk kesimlerine yönelterek vites büyütmüştür. Katliamlarla, devlet terörüyle korku imparatorluğu yaratarak halkı suskunluğa ve sessizliğe boğmak isteyenler, halkın mücadelesini ablukaya almaya, kuşatmaya çalışanlar direniş duvarına çarpmış durumdadır. Kürt halkı Şırnak’ta, Nusaybin’de, Yüksekova’da yükselttiği direnişle, katliamlara, devlet terörüne karşı geliştirdiği öz savunma-öz yönetim mücadelesiyle ezilen ve yok sayılan tüm kesimlerin hak alma ve demokratik kazanımları savunma mücadelesiyle birleşmiş, ortaklaşmıştır. Türkiye Kürdistanı’nda katliamlarla birlikte devreye sokulan kentsel dönüşüm saldırısının hedefindeki milyonlarca işçi emekçinin mücadelesi, gecekondu mahallelerinde yaşayan halkın direnişi ve öfkesi buluşmuştur. 

Kürt halkının, İşçilerin emekçilerin, kadınların, gençlerin, LGBTİ’lerin, çocukların talepleri, hak alma mücadelesi faşizmin katliamlarına, abluka ve kuşatmasına, devlet törörüne karşı direniş kulvarında yolculuğunu sürdürmektedir. İşçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs bir kez daha faşist saldırılara, baskı ve sömürüye karşı direnişe, mücadeleye tanıklık edecektir.”  sözlerine yer verildi.

Açıklamada 26 Nisan günü yapılan operasyona da değinilerek şöyle denildi:

Gazetecileri, avukatları, akademisyenleri gözaltı ve tutuklamalarla susturmaya, baskı altında tutmaya çalışan faşist devlet devimcilere, yurtseverlere yönelik katliamlara vardırdığı devlet terörünü sistemli olarak sürdürmektedir. 

Onlarca Partizan okurunun, YDG’li ve Özgür Gelecek çalışanlarının 1 Mayıs öncesi gözaltına alınması, devlet terörünün hedefi haline getirilmesi faşist devletin yaratmak istediği korku imparatorluğunun, süren korkusunun bir ispatıdır. Gözaltı ve tutuklamalar ne devrimci çalışmaların engellenmesini, kitlelerle buluşmasını engelleyebilir, nede yılgınlık ve korkuya yol açabilir. 

Faşizme, katliamlara ve baskıya karşı biriken öfkeden, devrimci faaliyetin kitlelere taşıdığı bilinç ve kararlılıktan korkan hâkim sınıflar çareyi saldırmakta, gözaltı ve tutuklama teröründe görmektedir. Faşist devlet yabancısı olmadığımız bu saldırısıyla kararlılığımızı arttırmış, 1 Mayıs’a daha güçlü bir iradeyle hazırlanmamızı, alana çıkmamızı kamçılamıştır.”

Açıklama İstanbul 1Mayısına yönelik yer tartışmalarına ilişkin dile getirilen şu sözlerle sona eriyor:

Tüm ülkede kurulan abluka ve kuşatmaya; işçi sınıfının, emekçi halk kesimlerinin, kadınların, Kürtlerin ve Alevilerin talepleriyle birlikte mücadelesini ve direnişini Taksim’e taşıması ve kutlaması son olarak 24 Nisan günü gerçekleştirdiğimiz örgütlenme toplantısında da öne çıkan vurgumuzdu.

77 1 Mayıs’ında yaşanan katliam nedeniyle tarihsel bir anlam kazanan ve 1 Mayıs mitinglerinin adresi olan Taksim, işçi ve emekçilerin, halkın mücadelesiyle 2010 yılında yeniden kazanılmış, 2013 yılında 1 Mayıs mitinglerine bir kez daha kapatılmıştır. 1 Mayıs’ın Taksim’de gerçekleştirilmesi 2010 yılı öncesinde ve sonrasında da Türkiye Devrimci Hareketi’nin gündemleştirdiği ısrarlı bir direnişin konusu olmuştur.

Yaratılan bu ısrar ve direniş hattında Taksim’in kazanılması mücadelesinin ana halkaları içerisinde yer alarak ortak mücadelenin büyütülmesi hareket noktamız olmuştur. Bugünde Taksim işçi sınıfının 1 Mayıs alanıdır ve mutlaka işçi sınıfının, emekçi kesimlerin, halkın ortak mücadelesiyle kazanılacaktır. 

2016 1 Mayıs’ını Taksim fikrinde vazgeçmeden Bakırköy’de karşılamayı ortaklaştıran konfederasyonların, meslek örgütlerinin, siyasi parti ve HDK bileşenlerinin kitlesel bir miting gerçekleştirme ve AKP karşısında ezilen kesimlerin iradesini açığa çıkarma yaklaşımıyla eleştirel bir tutum içerisinde olarak bizlerde „ortaklaşıyor 1 Mayıs’ta Bakırköy’de olacağımızı duyuruyoruz.

İşçi ve emekçileri, kadınları, LGBTİ’leri, ezilen ulus ve inançları isyan ve direnişleriyle, talepleriyle birlikte 1 Mayıs’ta Bakırköy’de olmayaPARTİZAN saflarında buluşmaya çağırıyoruz!”

scroll to top