Home , Köşe Yazıları , „Milli Kimlik“ İnşasında Halk Müziği

„Milli Kimlik“ İnşasında Halk Müziği

ÖZDEN ÇİÇEK |08-04-2016| Özgür Balkılıç, Tarih Vakfı Yurt Yayınları`ndan çıkan Temiz Ve Soylu Türküler Söyleyelim`in alt başlığında Türkiye`de Milli Kimlik İnşasında Halk Müziği adlı kitabıyla oldukça verimli bir çalışmaya imza atmış.

Müziğin bu ve benzeri konularında çeşitli araştırma ve incelemelerin olduğunu biliyoruz. Ancak ‘Milli Kimlik İnşası’ dendiğinde  1923`den  günümüze değin  “milli kültür”  yaratma ya da oluşturma adı altında bir çabanın ısrarla devam ettiğini söylersek  yanılmış olmayız. Ancak yazar Erken Cumhuriyet Dönemi tanımıyla 1923-1952 yıllarını ele alıp  inceliyor.

Herhangi bilimsel bir  alanda kendimize sorun olarak belirlediğimiz özgün bir konu, bize  yerli yerinde sorular sormayı ve cevap bulabilme zorunluluğunu  beraberinde getiriyor.Bu bağlamda gerekçemiz ne olmalı ki, geleneksel kültür yeni bir form içine sokulmaya çalışılsın. Ya da başka bir forma giren geleneksel kültür, halk müziği geleneğine nasıl bir etkide bulunabilir?

’Kültür, Erken Cumhuriyet Dönemi ulus inşasının en önemli ayaklarından biridir. Devlet, vatandaşlarının ulusal ve aynı zamanda modern bir vizyonla donanması ve buna uygun davranması, bunun için de modern olduğu kadar ulusal bir kültürle doktrine edilmeleri gerektiği düşünülür. Sporda, edebiyatta, tiyatroda, müzikte, dansta vs. Batı`yı hedef alan ama bu hedefe de ‘ulusal kökenlere sahip çıkarak…’

  1. ve 20.yüzyılda ulus devlet inşası sürecinde ‘ulusal köken’lere sahip çıkma adı altında yürütülen kültürel müdahaleler sadece Türkiye`ye özgü olmayıp, Almanya, Rusya, Macaristan, Bulgaristan, Lübnan vb. ülkeler, birçok kültürel müdahaleri yaşamıştır. Yazar bu konuya ilişkin örnekler vererek konuyu anlaşılır kılmaktadır.

Özgür Balkılıç kitabının birinci bölümünde Milliyetçilik ve Halkçılık söylemini açıklayarak konuyu derinleştirmeye başlıyor.Milli kimlik inşası dendiği zaman bu çalışmanın anahtar kelimleri Milliyetçilik ve Halkçılık olarak yer alır. Bu bağlamıyla Ziya Gökalp, Türk Tarih Tezi gibi bilinen kaynaklar da irdeleniyor yerli yerince. Halkçılık ilkesiyle de halk şarkıları bir taraftan Türk`ün gerçek müziği olarak kutsanırken, diğer taraftan da derlemelerde ‘Türk`ün yüksek seciyesi`ne uymadığı düşünülen örneklerin dışarıda bırakıldığı da bilinmektedir. Kitapta adı geçen Sherlock Holmes`in de şu değerlendirmesi oldukça yerindedir:’ İnsanlar teoriyi olgulara uydurmaya çalışacakları yerde, gerçekliği teori uğruna çarpıtmaya başlarlar’. Bu konuda diğer bölümlerde de yer aldığı üzere derlemeler önemlidir ve dikkate değerdir.

Ulus devletler, vatandaşlarıyla ilişkilerini çeşitli kurumlar sayesinde inşa etmişlerdir. Bu anlamıyla Erken Cumhuriyet Dönemi`nde de Halkevleri önemli bir köprü vazifesindeydi. Halklevlerinde dokuz şube faaliyet yürüttü, bunlardan bazıları şöyledir: Dil, Tarih, Edebiyat, Temsil, Sanat, Sosyal Yardım, Müze ve Sergi vb. başlıklarla milli terbiyeyi halka öğretmekti.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde Erken Cumhuriyet Dönemi`ne ait müzik politikaları irdeleniyor.  Öyle ki, sadece dönemin önde gelen müzisyenleri değil meclisin gündeminde hatta bütçe görüşmelerinde de müzik vardır. M. Kemal`in 1934 yılında yaptığı bir konuşmadan sonra radyoda Türk Müziği yayını yasaklanır. Daha sonra M. Kemal kendisinin yanlış anlaşıldığını söylese de bu yasak tam iki yıl sürmüştür.’ Bu dönemde önde gelen müzik reformcuları arasındaki çelişkileri ve tartışmaları gözardı etmeden, müzik reformunun üç ayağı olduğu söylenebilir. Yok sayılacak olan Geleneksel Osmanlı müziği, kaynak olarak Halk Müziği ve bu müzikile sentezlenecek olan Kalsik Batı Müziği ve sonuçta ortaya çıkacak olan ulusal ve modern Türk Müziği’.

Milli Musikinin İzinde ‘Temiz Ve Soylu’ Türküler bölümünde Halk Müziği bu konuda çeşitli araştırma ve incelemeler yapmış kişilerin bilgi ve birikimlerinden yararlanıyor. Yazar,  Erken Cumhuriyet Dönemi`nde halk müziği geleneğinin halkın gündelik yaşantısının ürünlerini değerlendirmek yerine, modern ulusun yüksek sanatının kaynağı halk müziği olarak görüldüğünü hemen hemen her bölümde yineliyor. Hatta bu dönemde halk müziği betimlenirken ’icat’ edildiğini ileri sürülüyor.

Özgür Balkılıç kitabının ilerleyen bölümlerinde Halkevleri`nin yanı sıra Radyo ve Konservatuvar`ın öneminden de söz ediyor. Radyo,  dönemi itibariyle tıpkı dil, fabrika, yol ve siyaset gibi bir işleve sahiptir. Çünkü radyo, halkın tek bir ses haline getirilmesinde önemli bir araç olduğu gibi halkın tebiyesinde de çok önemlidir. Bu dönemde Muzaffer Sarısözen tarafından  kurulan Yurttan Sesler Korosu`nun amacının ise ‘ulusal duygu birliği yaratmak’ ve ‘memleket sesleriyle kulaklarımızı doldurma’ isteğidir. Diğer bir adıyla Halk ezgileri,  milliyetçi ve halkçı söylem doğrultusunda toplum mühendisliğine tabi tutulduğu gibi, ulusal bir dil de yaratmak istenmiştir. Derlemelerin yapılışıyla ilgili olarak  karmaşıklıktan, yöntemsizlikten ve bilimsel olmayıştan da ayrıca söz edilir. Bu mühendislik çabası içersinde homojen ve temiz bir dil yaratılması uğruna yerel lehçeler veya farklı diller de restore edilmiştir. Hatta kimi derleme çalışmalarının raporlarında da örneklendirildiği gibi, ‘Dersim bölgesindeki halkın tamamen Türk olduğu ve bu halkın temiz Türkçe’ kullandığı iddia edilmiştir.

Yazar Sonsöz`de Erken Cumhuriyet Dönemi`nin kültürel siyasetini, halk müziği politikalarını anlamak, dahası Cumhuriyet`in toplum ile kurduğu ilişkinin…temellerini incelemek  sadece o momenti değil, bugüne devrettiği mirası anlamak için de toplumsal tramvalarımızın temellerini kavramak için de önemlidir,diyor.

Tarih okumaları kaçamayacağımız tek  gerçeğimiz ise, gerçeğe en yakın eserleri okumak ve incelemek de bizlerin ödevi olmalıdır. Ayrıca böylesi bir konuda bizlere kaynak oluşturduğu için Özgür Balkılıç önemli bir görevi yerine getirmiş bulunuyor. İyi okumalar!

ÖZDEN ÇİÇEK

Müzik Öğretmeni/ Müzisyen

03.04.2016 / Hannover

*Özgür Balkılıç: 1980 Ankara’da doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrenimi gördü. Sonra yine aynı üniversitede Medya ve Kültürel Çalışmalar Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans tezini Erken Cumhuriyet Dönemi’nde müzik reformu üzerine yazdığı tez ile tamamladı. Doktorasını Kanada’da bulunan Wilfrid Laurier University’de Türkiye’de işçi sınıfı oluşumu üzerine yaptı. Halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü’nde, Prof. Dr. Ferdan Ergut ile birlikte Türkiye’ye modern işletme düşüncesinin girişi üzerine doktora sonrası araştırmalarını sürdürmektedir.

*Özgür Balkılıç, Temiz Ve Soylu Türküler Söyleyelim, Türkiye`de Milli Kimlik İnşasında Halk Müziği, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2015, İstanbul  / İlk Baskı, Tan Yayınları, 2009

scroll to top