Home , Haberler , KCK: Saldırı Türk Gladyosunun işi

KCK: Saldırı Türk Gladyosunun işi

BEHDİNAN | 10-01-2013 |kck - karayilan Fransa’nın başkenti Paris’te Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in katledilmesinin ardından bir açıklama yayınlayan KCK, olaydan uluslararası arka planı olan Türk Gladyosunu sorumlu tuttu. KCK açıklamasında Kürt sorununun demokratik çözümü önünde engel olan sömürgeci-faşist odaklara karşı mücadele çağrısında bulundu.

PKK kurucu kadrolarından Sakine Cansız, KNK Paris temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Söylemez’in katledilmelerinin ardından KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı bir açıklama yayınladı. Kürdistan’da Kürt hareketinin lider kadrosuna yönelik saldırıların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Avrupa’da Sakine Cansız’ın hedef seçildiğinin ifade edildiği açıklamada saldırının Kürt halkı üzerindeki sömürgeciliğin sürdürülmesinden yana olan ve Kürt halkına dönük kirli amaçlar taşıyan çevrelerin tertipleyip uyguladığı bir katliam olduğu kaydedildi.

KCK saldırıdan uluslararası arka planı olan Türk Gladyosunu sorumlu tutarken AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in ve Türk basının, “iç hesaplaşma” söylemlerini “hedef şaşırtmak” olarak nitelendirdi.

KCK’nin katliama ilişkin yaptığı açıklama şöyle:

“Partimiz PKK’nin kurucularından olan, hareketimizin seçkin öncü militanı, onurun ve direnişin sembolü, Kürt kadınının iradeleşmiş sarsılmaz önder kadrosu Sakine Cansız (Sara) yoldaşımız ile KNK Paris Temsilcisi, Kürt halkının değerli diplomatı ve Özgürlük Hareketi’nin yılmaz militanı Fidan Doğan (Rojbîn) ve Gençlik Hareketi’nin fedakar-değerli militanı Leyla Söylemez (Ronahî) yoldaşlarımızın dün hunharca katledilmesini nefretle kınıyoruz. Bu kayıp, Hareketimiz, halkımız ve tüm Kürdistan kadınları açısından büyük bir acı ve büyük bir kayıptır. Hemen her dönemde Hareketimizin değişik yönetim görevlerini gerçekleştirmiş, Kürdistan halkının ve kadın özgürlük mücadelesinin yılmaz-öncü militanı, PKK Meclis Üyesi ve PAJK Koordinasyonu Üyesi Sakine Cansız yoldaşın, Fidan Doğan’ın ve Leyla Söylemez’in şahadeti karşısında saygıyla eğiliyor, her şehide karşı vazifemizin, onların yollarında yürümek ve kanımızın son damlasına kadar anılarına bağlı olmak olduğunu belirtiyoruz.

SAKİNE CANSIZ BİLİNÇLİ OLARAK HEDEFLENDİ

Sakine yoldaşımız bilinçli olarak hedeflenmiş, bu katliam örgütlü, planlı ve çok ustaca gerçekleştirilmiştir. Olayın gerçekleşme biçiminden, bu katliamın uluslararası düzeyde yetkinleşmiş profesyonel güçler tarafından gerçekleşmiş bir katliam olduğu anlaşılmaktadır. Açık ki bu katliamı gerçekleştirenler, Önderliğimiz tarafından gerçekleştirilen yeni sürecin gelişmesini ve Kürt sorununun çözüme kavuşmasını istemeyen kesimlerdir. Kürt halkı üzerindeki sömürgeciliğin sürdürülmesinden yana olan ve Kürt halkına dönük kirli amaçlar taşıyan çevrelerin tertipleyip uyguladığı bir katliamdır.

FRANSA’DA GERÇEKLEŞMESİ DİKKAT ÇEKİCİ

Bu olayın özellikle bir süreden beri Kürt siyasetçilerini takip altına alan, onları haksız yere tutuklayan ve cezalar veren Fransa’da gerçekleşmiş olması dikkat çekicidir. Fransa’da en son, tanınan bir Kürt siyasetçisi olan KNK Yürütme Konseyi Üyesi Adem Uzun’u bir komployla tutuklayanlar ile bu hunharca katliamı yapanlar arasında bir bağın olmadığı düşünülemez. Adem Uzun’un bir komployla tutuklanmasının perde arkasının açığa çıkarılması, bu katliamı da aydınlatmada önemli bir veri olacaktır. Bu konuda Fransa hükümeti töhmet altından çıkmak istiyorsa, mutlaka ve mutlaka bu katliamı açığa çıkarmalıdır. Fransa Devleti’nin, çağımızın gelişen teknolojik ortamında, Paris ortasında gerçekleşen bu olayı açığa çıkarma olanakları vardır. Fransa’daki bazı derin güçlerin bu olayla bir suç ortaklığı yoksa Fransa hükümetinin bu olayı açığa çıkartması gerekmektedir. Açığa çıkarılmadığı müddetçe Fransa hükümeti Kürt halkı karşısında sorumlu tutulacaktır.

AKP HEDEF ŞAŞIRTMAYA ÇALIŞIYOR

Katliamın duyulmasıyla birlikte ülke içinde ve ülke dışında halkımız büyük bir acı içinde sokaklara dökülmüştür. Halkımız başta Sakine yoldaş olmak üzere kendi önder militanlarının Avrupa ortasında hunharca katledilmesinin acısı içerisindeyken olayın ilk duyulmasıyla birlikte henüz bir verinin ortada olmadığı ilk saatlerde AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in ve yandaş basının, haberi “iç hesaplaşma” olarak servis etmesi oldukça dikkat çekici bir durumdur. Türk devlet ve hükümet yetkililerinin, yine yandaş basın-yayın çevrelerinin ilk saatten itibaren büyük bir panik içerisinde, arsızca ve çirkince bir üslupla katliamı hareketimize, yani Kürtlere yıkma alçaklığını göstermesi, hedef şaşırtmaktan başka bir şey değildir.

Bu çevrelerin sürekli bir biçimde “provokatif girişimlerin olabileceği”ni dillendirmesi, dikkat çekici diğer bir yan olmaktadır. Yürüttükleri bu psikolojik savaş hamlesi, hem suçlu hem güçlü pozisyonda olan Türk devleti ve hükümetini bu vahşi terör eylemi karşısındaki sorumluluktan kurtaramayacaktır. Açık ki Türk tarafı suçluluk psikolojisiyle yapılmış bu alçakça katliamın üstünü örtme, maniple etme ve saptırma çabası içerisindedir.

KÜRT HALKININ DÜŞMANLARI SÜRECİ SABOTE ETMEK İSTİYOR

Ülke içerisinde hareketimizin lider kadrosunu katletmek isteyenler başarısız kalınca, Avrupa’da Sakine Cansız yoldaşı şehit ederek amaçlarına ulaşmak istemişlerdir. Özellikle bu dönemde Sakine yoldaşı ve özgür kadın militanları hedefleyenlerin Apocu hareketten ve Kürt halkından intikam almak istediği açıktır. Çünkü Önder Apo öncülüğündeki Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin bugün kazanmış olduğu bu düzeyde, Sakine yoldaşların, Zîlanların, Bêrîtanların, Şîlanların ve Nudaların kahramanlığında yükselen Kürt Kadın Hareketi’nin yeri belirgindir. Özgürlük mücadelemizin yükselişinde ve Önder Apo’nun güç kazanmasında Kürt kadınının yeri tartışılmazdır. Bu rolün oynanmasında da Sakine yoldaşın dürüstlüğü, sadeliği, kararlılığı ve kahramanca bir yaşama sahip olmasının yeri belirgindir. Kürt halkının düşmanları, önder kadın militanları hedefleyerek Apocu hareketten intikam almak ve gelişen çözüm sürecini sabote etmek istemişlerdir.

Bu olsa olsa, uluslararası arka planı da olan Türk Gladiosu’nun işi olabilir. Bu kadar alçak ve hunharca bir saldırıyı ancak ve ancak Türk sömürgeciliğinin yetiştirdiği, sadist, derin devlet güçlerinin ırkçı ve şoven duygularını yaşayan güçleri yapabilir. Bu olayın bu denli ustaca yapılmış olması, Türk derin devlet güçlerinin uluslararası güçlere dayanarak yapmış olduğunu göstermektedir.

Eğer AKP hükümeti gerçekten Kürt sorununun çözümünde samimi olsaydı, bu olay karşısında hemen psikolojik savaşa başvurup kara propaganda yapacağına, olayın açığa çıkarılmasını isteyebilir ve sonucu bekleyebilirdi. Ancak telaş içinde fırsatçı bir tutum sergilemeleri dikkat çekici olmuştur.

BU SÜRECİ SABOTE ETMEK İSTEYENLER BELLİ

Şunu tüm kamuoyuna açıkça belirtiyoruz; bu süreci sabote etmek isteyen, Çukurca eylemini yapanlar değil, 31 Aralık 2012’de Lice’de, içinde Amed Eyalet Komutanı Numan arkadaşın da bulunduğu 10 militanı katledenlerdir. Çukurca eylemi ise, onun misillemesi olarak HPG’nin bölgedeki güçleri tarafından pratikleştirilmiştir. Hareketimizde, asla ve asla Türk basınının ve Türk devletinin çokça ifade ettiği gibi “çok başlılık ve iç çelişki” yoktur. Bu sadece ve sadece Türk psikolojik savaş dairesinin ortaya attığı içi boş bir çarpıtmadır. Türk tarafının, özellikle de bazı arkadaşlarımızın ismini vererek, bunun bir iç hesaplaşma sonucu gerçekleşmiş olduğu varsayımı büyük bir çarpıtma ve yalan olduğu gibi, halkımıza ve hareketimize karşı yapılan büyük bir saygısızlıktır.

OLAY HER YÖNÜYLE AÇIĞA ÇIKARILMALI

Tüm ulusal ve uluslararası, demokratik, vicdan sahibi ve barıştan yana olan kesimleri Türk devletinin ve Türk basınının bu hunharca katliamın üstünü örtmek için geliştirdiği büyük çarpıtma ve saygısızlığa karşı sessiz kalmamaya ve gerçeklerin açığa çıkması için ağırlığını ortaya koymaya çağırıyoruz. Fransa Devleti’ni Paris’in orta yerinde işlenen bu alçakça cinayeti hiçbir tereddüde kapılmadan açığa çıkarmaya çağırıyoruz. Bu olayın açığa çıkarılmamasının, Fransa hükümetini ve Avrupa hukukunu gölge ve töhmet altında bırakacağını özellikle vurgulamak istiyoruz.

Bu olay, halkımıza ve hareketimize karşı şimdiye kadar işlenen cinayetlerin uluslararası boyuta taşınmasıdır. Bu olayın bütün boyutlarıyla kınanması ve katliamcıların açığa çıkartılması, aynı zamanda demokratik çözümün yolunu da açacaktır. Önder Apo’nun başlattığı sürecin başarısı ve Kürt halkının meşru haklarına kavuşarak Kürt sorununun çözülmesi için bu alçakça saldırının açığa çıkarılması önemli olacaktır. Türk devlet sistemi içerisinde çözümün önünde engel olanların açığa çıkarılması, aynı zamanda demokratik çözümün de gelişmesi anlamına gelecektir.

Bu nedenle ülke içerisinde ve ülke dışında tüm halkımız ve demokratik-yurtsever çevreler Sakine, Fidan ve Leyla arkadaşlara sahip çıkmalıdır. Öncelikle Avrupa’daki yurtsever halkımızın ve dostlarımızın Paris’e yürümesi, arkadaşlarımıza sahip çıkması ve olayın açığa çıkarılması için ağırlığını koyması büyük bir önem taşıyacaktır. Yine, ülke içerisinde ve ülke dışında tüm Kürdistanlıların ve çözümden yana olan tüm kesimlerin sokağa dökülerek Kürt sorununun demokratik çözümü önünde engel olan sömürgeci-faşist odaklara karşı mücadeleyi yükseltmesi temel bir görev haline gelmiştir. Bu temelde tüm halkımızı değerli şehitlerimize sahip çıkmaya, bu alçakça katliamı protesto etmeye ve olayın peşini bırakmamaya, açığa çıkarılması için kitlesel gücünü ortaya koymaya çağırıyoruz.

scroll to top