Home , Avrupa , İTİF merkezi pikniği başarıyla sonuçlandı

İTİF merkezi pikniği başarıyla sonuçlandı

İSVİÇRE | 06 – 07 – 2011 | İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonunun (İTİF), 2 Temmuz tarihinde gerçekleştirdiği merkezi pikniğe 100’ün üzerinde katılım ile gerçekleştirdi. Dersim şehitleri için yapılan saygı duruşu ile başlayan piknikte gelecek dönem faaliyetleri için de ön hazırlık amacı taşıdığı belirtildi.

İTİF tarafından pikniğe ilişkin bir değerlendirme yapıldı. Değerlendirmenin tümü şöyle:

İsviçre Türkiyeli İşçiler Federasyonu (İTİF) olarak, Irkçı ve Ayrımcı Politikalara Karşı Göçmen Emekçilerin Dayanışma Pikniği 02 Temmuz 2011 tarihinde 100 ün  üzerinde bir kitle katılımıyla, özellikle dostluklarımızı ve yoldaşlıklarımızı pekiştirmeyi, yani yaşamı paylaşmayı ve mücadeleyi yükseltmeyi amaçlayan ve bununla birlikte önümüzdeki dönem yürüteceğimiz faaliyetlerimize bir ön hazırlık niteliğini de taşıyan merkezi pikniğimizi bir dizi eksikliklerimize rağmen  başarıyla sonuçlandırdık.

Öncelikle davetimizi kabul ederek katılma duyarlılığı gösteren göçmen emekçilere teşekkür edilerek, Son dönem faşist TC devletin özellikle Dersime top yekun yığınak yaparak oradaki devletin korkulu rüyası olan gerillaya yönelik saldırıları kapsamında MKP – TKP/ML ve HPG  den şehit düşen halk savaşçıları ve 02 Temmuz 1993 yılında Sivas ta yakılarak hunharca katledilen Aydın ve Sanatçılar şahsında tüm devrim şehitleri için saygı duruşu yapılarak başlattık pikniğimizi, ardından pikniğimizin anlamı ve önemi üzerine ATİK Genel Konsey Üyesi ve Federasyon başkanımız kitleyi selamlayarak,

Dünyamızda Emperyalist sistemin, Kapitalizmin mali ve ekonomik krizinden kaynaklanan bunalımına dikkat çekerek, Emperyalizm ve Kapitalizm  daha çok kâr hırsıyla aşırı – üretim anarşisinden kaynaklı rekabetten dolayı sürekli bir açmaz içinde olduğunu ve kendi aralarındaki rekabetten dolayı güçlü olanlar yağma ve talana devam ederken, yeni pazar alanları yaratmak için enerji ve zenginlik kaynaklarını istila etmek için atom rektörleri çoğaltarak doğayı yaşanamaz hale getirmeye ve diğer taraftan terör-İslam. Vb. Argümanlarla işgal ve talana devam ettiğini ve bugün Afganistan, Irak,  Libya da olanlar gözler önünde olduğunu bu ülkelere adeta bomba yağmuru altında binlerce sivil yoksul mazlum halk katledildiği ve insanlığı büyük felaketlere sürükleyecek olan bu sistemin mücadele yoluyla alt edilmesi ertelenemez bir görev olduğunu çünkü; Dünyada susuzluktan, açlıktan, ilaçsızlıktan ölen insan soyunun kurtarılmasına için ancak ve ancak emperyalizmin ve kapitalizmin tarihin çöplüğüne gömülmesi, insanlığın özgür ve paylaşımcı eşitlik dünyasını yaratma mücadelesi ile yani sosyalizm ile olanaklı olduğunu, Yaşadığımız Avrupa kıtasında ise göçmenlere yönelik hak gaspları boyutlanarak devam ettiğini, iç faşistleşme ve ırkçılık devletler eliyle pompalandığını, göçmenler her türlü ayrımcılığa maruz kalmaktadır diyerek, İsviçre’de eşit haklar mücadelesini yükseltmemiz, yerli emekçilerle ve demokratik-devrimci parti ve kurumlarla eylem birliklerine önem vermemiz ve birlikte mücadele yürütmemiz mutlaka gereklidir. Ekonomik ve politik nedenlerle kopmak zorunda bırakıldığımız ülkemiz Türkiye ve T. Kürdistan’ı coğrafyasında, olan her gelişme bizleri yakinen etkiliyor ve ilgilendiriyor diyerek bu gün dağlarda elde mavzer dolaşan halk savaşçıları mevzi kazandıkça seviniyor, umudumuz büyüyor. Bilindiği üzere Türkiye de 12 Haziran genel seçimleri yapıldı. Eşit ve demokratik olmayan bu seçimlerde Kürt ulusal dinamiği BDP nin esas bileşeni olduğu Bloktan 17 ilde 36 vekil seçildi.  İçinden geçtiğimiz bu özgün momentte Kürt halkının yanında olmak, şovenizme ve ezen ulus milliyetçiliğine karşı tavır almak ve halkların kardeşliği ve birlikte mücadelesini dillendirmek önemliydi. Bu yaklaşım tarihe Kürt-Türk ve tüm milliyetlerden emekçi halkımızın birlikte mücadelesinde ortak davranma bilincini geliştirmeye yönelik önemli bir adım olmuştur.

Türk Yargısı ve YSK eliyle seçilmiş olan milletvekilleri serbest bırakılmayarak Kürt ulusunun iradesi kırılmaya ve gasp edilmeye çalışılmaktadır. Hatip Dicle şahsında ortaya çıkan bu tutuma karşı halkımız birlikte mücadeleyi yükseltmeli ve Türk hâkim sınıflarına geri adım attıracak olan direniş çizgisindeki Kürt halkının mücadelesine her türlü desteği sunmalıyız diyerek, Türkiye İşçi Sınıfının mücadelesiyle dayanışmayı da mutlaka büyütmeli ve desteğimizi artırmalıyız. Bu nedenle özgür ve yaşanılabilir bir dünyanın, elbet bir gün yaratılacağına olan inancımızla hepinizi saflarımızı sıklaştırmaya, Dar ve kazanıcı olmayan yaklaşımları terk etmeye, Birlik – Mücadele ve Zafer şiarıyla kurumlarımızı sahiplenmeye çağırıyoruz!

Gün bütünleşerek, davamıza ve yoldaşlarımıza sahip çıkarak, kucaklaşma günüdür diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Ardından Sivas ta yakılarak katledilen aydın ve sanatçılar için bir sunum gerçekleştirildi. Pikniğimizin kültürel bölümünde ise sanatçı dostumuz Hasan Sağlam güzel ezgileriyle bir dinleti verdi. UNİA sendikası yöneticilerinden olan Mehmet Akyol İsviçre de gelişen yabancı düşmanlığı ve sendikal mücadelenin önemi üzerine söyleşi gerçekleştirildi. Bu bölümde Federasyonumuz unda desteklediği ve kampanyalar halinde yürüttüğü İsviçre de asgari ücretin en az 4000 frank olması ayrıca yüzlerce özel sigorta firmaları yerine tek sigorta ve devletin denetiminde olacak şekilde sigorta sistemini oluştura bilmek için 100.000 imza toplanarak referanduma götürülüp oradan yasanın değiştirilmesine hizmet edecek olan bu çalışmanın  içinde göçmen kurumların olması ise ayrı bir yer tuttuğunu ve ciddi anlamda önemsediği ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

Ardından Psikiyatirst Dr Ayşe Aydın göçmenlerin psikolojik ve sosyal sorunları üzerine kısa bir söyleşiden sonra İsviçre Demokratik Halklar Federasyonu İDHF li devrimci dostlarımız pikniğimize katılarak mesajlarını sundular.

Daha sonra kitle kendi arasında saz ve gitar eşliğinde türküler söyleyerek hoşça bir vakit geçirdi.

Pikniğimizin en olumsuz yönleri ise genel anlamda organizasyondaki boşluklar ve gelen kitleyle yeteri kadar ilgilenilememesi olarak söyleyebiliriz.

scroll to top