Home , Avrupa , Hollanda kemer sıkıp göçmen akışını sınırlandıracak

Hollanda kemer sıkıp göçmen akışını sınırlandıracak

AMSTERDAM | 05 – 10 – 2010 | Hollanda’da yeni sağcı hükümet önceliği ekonomik kesintilere verecek. Aşırı sağcı Wilders destekli hükümet göçmen akışını sınırlandıracak, burkayı yasaklayacak, uyum kurslarına gitmeyenlerin oturmlarını iptal edecek. Ayrıca polis sayısı da arttırılıyor.

Hollanda’da aşırı sağcı İslam karşıtı Özgürlük Partisi’nin (PVV) dışarıdan destek vereceği Liberal Parti (VVD) ile Hıristiyan Demokrat (CDA) azınlık hükümetinin programı, üç parti liderinin katıldığı basın toplantısı ile duyuruldu.

Hollanda’nın yeni Başbakanı olacak VVD lideri Mark Rutte, “Özgürlük ve Sorumluluk” sloganı başlıklı hükümet programının tanıtımında, herkesin kararlaştırılan kısıtlamaları hissedeceğini söyledi.

18 milyar Euro kısıtlamaya gideceklerini kaydeden Rutte, hedeflerinin “ülkeyi çok çalışan Hollandalılara geri vermek istediğini” söyledi.

Sağcı koalisyon hükümetinin ikinci ortağı CDA lideri Maxime Verhagen ise hükümetlerinin özgürlüklerden yana olduğunu iddia ederek, hazırlanan programın “çok iyi bir anlaşma” olarak tanımladı.

Hükümete dışarıdan destek verecek olan aşırı sağcı İslam karşıtı PVV lideri Geert Wilders ise ülkeye ilticacı akışının azaltılacağını söyledi. Aile birleşimi gibi alanlarda gelişen göçmen akışının ise yüzde 30 oranında kısıtlanacağını kaydeden Wilders, ağır suç işleyen geçici oturma iznine sahip kişilerin ise oturma izinlerini kaybedeceklerini belirtti.

Konuşmasında Wilders, “Bundan dolayı Hollanda’ya yüzde 50 oranında daha az Batılı olmayan göçmen gelecek” diye konuştu.

Basın toplantısı gazetecilere verilen sağcı azınlık hükümetinin programı dağıtıldı. Ekonomik kısıtlamanın ağırlıkta olduğu hükümet programında öne çıkan konular şunlar:

UYUM VE İLTİCACILAR: Entegrasyon amacıyla önceki hükümet tarafından yasallaştırılan uyum kurslarına gitmeyen yabancılar oturma izinlerini kaybedecekler. Mevcut durumda Türkiyeliler için zorunlu olmayan uyum kurslarına katılımın zorunlu hale getirilmesi için çalışma yürütülecek. Bazı ülkelerden gelen ve otomatik olarak ülkede kabul edilen kategorik iltica politikası uygulamasına son verilecek.

BURKA: Burka ile yüzü kapatan diğer giysiler yasaklanacak. Polis ile yargıçların başörtüsü takması yasaktır. Davranış ve giyimlerinden ötürü daha az iş bulma şansları olan işsizlerin işsizlik ödenekleri kısmen veya tamamen kesilecek.

İSLAM OKULLARI: İslam okullarının araştırmalardan yönetim, eğitim kalitesi, vatandaşlık (hukuk devleti) ve imkanların doğru kullanımı konusunda yetersizlikler içinde oldukları belirtilen programda, bu durumda olan okulların daha hızlı kapatmakla karşı karşıya kalacakları ifade edildi.

KALKINMA YARDIMLARI: Çoğunluğu aşırı yoksul ülkelere yapılan kalkınma yardımları yaklaşık 1 milyar Euro azaltılacak. Sivil-askeri karşımı misyonlara katılım arttırılacak. Barış misyonlarına katılımın giderlerinin kalkınma işbirliği fonundan karşılanması hedeflenecek. Mevcut durumda uluslararası yasalara göre bu yasaktır. Ancak hükümet bu konudaki yasal düzenlemeyi değiştirmeye çalışacak.

SAĞLIK: Temel Sağlık sigortası paketi sınırlandırılarak, bazı rahatsızlıklar sigorta kapsamından çıkarılacak. Bireysel aylık sağlık sigorta ödemesi en az 10 Euro yükseltilerek, temel sigorta 95 Euro dolayına çıkarılacak. Bu önlemle 1.2 miyar Euro elde edilmesi hedefleniyor.

EMEKLİLİK YAŞI: Hükümet, sosyal partnerler tarafından önerilen emeklilik yaşının 2020 yılında 65’ten 66’ya çıkarılmasını destekliyor.

KAMU ALANI: Mevcut durumda 150 üyeden oluşan parlamento üçte bir küçültülerek 100 üyeye düşürülecek. Senato üye oranı ise 75’ten 50’ye düşürülecek. Bunun yanısıra Belediye Meclisleri ile Eyalet Meclisleri de küçültülecek. Ülkenin gelecek başbakanı Mark Rutte, “Biz kendimizden başlıyoruz. Çok daha az politikacı” ifadelerini kullandı.

Kamu alanında toplam olarak yılda 6,6 milyar Euro kısıtlama hedefleniyor. Kamu çalışanlarının azaltılması çerçevesinde bazı bakanlıklar kaldırılacak. Parlamento üye sayısının düşürülmesi için anayasa değişikliği gerekiyor. Partiler bunun için birden fazla hükümet sürecinin gerekli olacağını söylüyor.

NÜKLEER ENERJİ: Ülkedeki nükleer enerji üreten santral sayısı arttırılacak. CO2 sera gazı emisyonunun yer altında depolanması ise sıkı güvenlik koşulları ile denetim altında, yeni nükleer santral lisansı tanınması ardından yapılmasına izin verilecek.

GÜVENLİK: 3 bin yeni polis alınacak. Sokaklarda her hangi bir suça karışmamış olan insanlar bile üst aramasından geçirilecek. Polis, itfaiye, ambulans personeli ile diğer kamu hizmetçilerine karşı şiddet uygulayanlara daha ağır cezalar verilecek. Sokaklara daha fazla kamera takılacak.

Ayrıca Hollanda hayvan polisine sahip olacak. Yeni işe alınacak 3 bin polisten 500’u hayvanlara kötü muamele ile mücadelede görev alacak. Yargıç ile savcı sayıları da artırılacak.

UYUŞTURUCU SATILAN KAHVELER: Belirli miktarlarda uyuşturucu satışının serbest olduğu Coffeeshops’lara girişler kartlarla olacak. Bu özel kulüp kartları 18 yaşından büyüklere verilecek. Bunun yanında uyuşturucu ticareti yapanlara karşı cezalar arttırılacak.

KAMU YAYINLARI: Kamu yayınlarında 200 milyon Euro kısıtlama yapılacak. Bu durum kalitede düşüşe yol açar ise kamu TV kanallarından biri kapatılacak.

SAVUNMA: Savunma alanında 600 milyon Euro kısıtlama yapılacak. Hava kuvvetleri için alınması düşünülen JSF savaş uçaklarının sayısı düşürülecek.

AB’YE KATKI: Hollanda’nın AB’ye katkı oranı 1 milyar Euro düşürülmesi hedefleniyor. AB’ye net bazda en fazla katkıda bulunan ülkelerin başında gelen Hollanda birkaç yıl önce de 1 milyar Euro düşürmüştü.

HÜKÜMET YOKSULLARA DOKUNUYOR

Bu arada, muhalefet ile toplumun çeşitli kesimlerinden sağcı hükümetin programına ilişkin ilk tepkiler de gelmeye başladı. İşçi Partisi (PVDA) Lideri Job Cohen, hükümet programından en fazla dar gelirlilerin etkileneceğini söyledi. “Durumu iyi olan insanlara dokunmamaktadır” diyen Cohen, özellikle çok sayıda insanın sağlık sigortası ile çocuk bakım alanındaki kısıtlamalardan etkileneceğini belirtti.

Sosyalist Parti (SP) lideri Emile Roemer ile Demokrat 66 (D66) lideri Alexander Pechtold, yeni kabinenin toplumun ikiye bölünmesine yol açacak olmasından endişe duyduklarını söyledi. Roemer, “Sağlık permisi yükseliyor, zengin ile fakir, sağlıklı ile sağlıksız arasındaki farklar daha da büyüyor” dedi.

Yeşiller Partisi lideri Femke Halsema ise, programın baskı ve göçü azalmaya yönelen bir hükümet gösterdiğini söyledi.

GERGİNLİKLER ARTACAK

Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği (HTİB) Başkanı Mustafa Ayrancı, azınlıklar açısından durumun çokta iyi olmayacağını söyledi. Volkskrant gazetesine konuşan Ayrancı, “Bu toplumda ayrışmaya yol açıyor. Gerçekten toplumsal kesimlerin birbirlerine karşı kullanılmasından endişe duyuyorum. Toplumumuzda gerginlikler artacak. Biz buna alışık değiliz. Ülkemizde herkese yer vardı. Bu şimdi sona erdi” dedi.

Hollanda’daki Faslı örgütler birliği direktörü Farid Azarkan, yeni hükümetten aldığı ilk izlenimin Hollanda’da çok fazla Faslı’nın olduğu, daha fazlasına yer olmadığını şeklinde olduğunu belirterek, “Bana göre hükümetin sloganı şöyle olmalı: Dıştalama ve bölme” dedi.

Doğa Savunma Örgütü, hükümetin mali ve iklim krizine yol açan eski ekonomiye sarıldığını belirterek, VVD, CDA ve PVV’nin geleceğe dönük, uzun vadeli sürdürülebilir bilgi ekonomisine yönelik tüm fırsatları gözardı ettiğini belirtti.

‘BAŞTAN SONA KİRLİ’

Greenpeace ise hükümetin çevre politikasını ‘baştan sona kirli’ bir politika olarak yorumladı. Greenpeace kampanya direktörü Jorijs Thijssen, mevcut programla partilerin sera gazı salımının azaltılması hedefini yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürdüğünü söyledi.

İnsani yardım kuruluşu Oxfam Novib, hayal kırıklığı yaşadıklarını ancak programı şaşırtıcı bulmadıklarını söyledi. Gelişmekte olan ülkeler için bunun, finansal kriz ile Hollanda’nın geçtiğimiz yıl 600 milyon Euro yardımlarda kesinti yapmasından sonra üçüncü bir darbe olduğunu belirten örgüt, şimdi yardım oranından 1 milyar Euro daha kesintiye gidildiğine dikkat çekti.

scroll to top