Home , Haberler , Görünmeyen, Değersizleştirilen Emeğimize Sahip Çıkıyoruz!

Görünmeyen, Değersizleştirilen Emeğimize Sahip Çıkıyoruz!

Yeni Kadin Kamp haberi 4AVRUPA |17 – 06 – 2014 | Yeni Kadın Merkezi 12. Kongremizin bize sunduğu perspektif doğrultusunda; “Görünmeyen/ Değersizleştirilen Emeğimize Sahip Çıkıyoruz” şiarıyla birbuçuk yıldır  sürdürdüğümüz kampanyamızın ikinci etabının startını 8 Mart’ta vermiştik. Her iki etabın birbiriyle bağını, iç içe geçmişliğini ve emekçi kadın için bu durumun yıkıcılığını, kadın emeğinin kapitalizm için ne ifade ettiğini, ne yapmamız gerektiğini vb. hep birlikte tartışmak, görünmeyenleri birlikte görmek, nedenlerini, niçinlerini birlikte anlamak için merkezi bir eğitim kampı örgütledik.

Kampımızı 14 – 15 Haziran’da Frankfurt’ta gerçekleştirdik. Konuyu en ince detaylarına kadar anlayabilmek için kampımıza eğitmen olarak araştırmacı – yazar Volkan Yaraşır ve Hollanda Kadın Sendikası çalışanı Anya Wiersma’yı davet ettik. Kamp programının açıklanması ve açılış konuşmasının akabinde Yeni Kadın başkanı arkadaşımız sunumunu gerçekleştirdi.

10Örgütlü ortak bir bilinç, haksızlıklara ve eşitsizliklere karşı en güçlü dirençtir!

Zeynep arkadaş sunumuna görünmeyen emeğin tarihsel arka planının anlaşılması için ilkel komünal toplumda kadının toplumdaki yerini, özel mülkiyetin ortaya çıkışı ile birlikte kadının toplumdaki yerinin uğradığı değişim ve sanayii devrimleriyle birlikte emekçi kadının çifte sömürüye ve baskıya nasıl maruz kalışını anlattı. Kadın emeğinin görünmezliğinin /değersizleştirilmesinin kapitalizm ile ilişkilerini ve kapitalizmin kadın emeği üzerinden kendisini nasıl tekrar tekrar yenilediğini açıkladı ve Yeni Kadın’ın bu konudaki politakalarına vurgu yaptı. “Kısacası görünmeyen emek; kadınlar için bir kısır döngü, bir mahkümiyet, yetenek yitimi, özgüven kaybı, kadın erkek arasında bir çıkar çatışması anlamına gelirken, sermaye sahibi için kârlarını katlamanın görünmeyen zeminini oluşturmaktadır. Sistem ise kadının görünmeyen emeği üzerinden sürekli kendisini yenilemektedir. Bu nedenle bu çalışma özgülünde;  Yeni Kadın olarak kadın kitlesine taşıyacağımız politikalar önem taşımaktadır.” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü. “Buradan yola çıktığımızda “Görünmeyen emeğin görünür kılınması talebi”, ev içinde karşılıksız emek harcayan milyonlarca kadının yaptıkları işlerin, bir emek harcama ve sömürü mekanizması üzerine kurulu olduğunu onlara göstermek, farkındalık yaratmak için önemli bir taleptir. Hak aramayı, hakkını almak için sokağa çıkmayı, mücadele etmeyi öğrenmek kadın için önemli bir yerde durmaktadır.” diyerek bu konu özgülünde Yeni Kadın’ın politikalarını  ve demokratik hak taleplerini dile getirdikten sonra Unutmayalım ki; Örgütlü ortak bir bilinç, yaşamdaki haksızlıklara ve eşitsizliklere karşı en güçlü dirençtir!” diyerek sunumunu bitirdi.

6Çin’de kelebeğin kanat çırpması, Amerika’da kasırgalar yaratmaktadır.

Kısa bir aradan sonra Volkan Yaraşır; “kapitalizmin işleyiş yasalarının arka planı” ile sunumuna başladı. Volkan hoca; Kapitalizmi, çelişkilerini, kavramlarını, kâr kurgusunu herkesin anlayabileceği bir dille anlattıktan sonra “kapitalizmde herşey kâr üzerine kuruludur. Bu nedenle kapitalizmde değişim değeri taşıyan meta önem taşımaktadır ama unutmamamak gerekir ki, değişim değeri olan meta kullanım değerini de içerir.” dedi ve sermayenin organik bileşeni olarak “sabit ve değişken sermayelere”  vurgu yaptı. “Sermaye sahibi, sermaye ile sermaye arasındaki rekâbetten dolayı teknolojiyi sürekli yenilemek zorunda olduğundan sabit sermaye olarak isimlendirilen fabrika, makinalar, teknolojinin yenilenmesi  vb. yatırım yapar. Diğer taraftan değişken sermaye olan işgücünden sürekli kısmaya çalışır. Oysa kâr değişken sermayeden elde edilir ama işçi, hiç eksiltmediği işsizler ordusu olarak elinin altında sürekli hazırdır zaten.” dedikten sonra emperyalist savaşların nedenlerini, kapitalizmin savaşlardan nasıl kâr sağladığını, Kapitalistin bu politikayı esnek üretim sistemi ile nasıl güçlendirdiğini ve bu yöntemle hedeflediklerini anlattıktan sonra; “işçi sınıfının kimliği, eylem gücü, sınıf bilinci ve örgütlenme kapasitesi olduğundan, fabrikalar toplumsal isyan merkezleridir. Bu nedenle devrimciler fabrikalarda olmak olmak ve emekçinin gücünü örgütlemek zorundadır. Günümüzde dünya fabrikalaşmış, ülkeler atölyeleşmiştir. Dolayısıyla Çin’de kelebeğin kanat çırpması, Amerika’da kasırgalar yaratıyor.” dedi.

Volkan Hoca, buradan, “Esnek Çalışma Sisteminde Kadınların Yeri” ve “Görünmeyen Emek” dersine geçti.

Mücadele Bir Özgürleşme Pratiğidir!

Günümüzde işçiliğin kadınlaştığını ve gençleştiğini, ama yanı sıra yoksulluğun ve mülksüzlüğün de kadınlaştığını ve gençleştiğini, yoksulların ve mülksüzlerin en büyük kesitini de emekçi kadınların oluşturduğunu anlattı

Kapitalist sistemin, emekçinin 24 saatini nasıl örgütlediğini, kadının ev içinde yeniden üretimi nasıl gerçekleştirdiğini, erkeğin ve sistemin bu üretimden nasıl yararlandığını, ama kadının bu emeği değişim değeri değil kullanım değeri taşıdığından görünmez emek olduğunu anlattı.”Ayrıca kadın, çocuk doğurup, büyüterek sermayeye yeni işçi sınıfını yetiştirir. Böylece kapitalistin elinin altındaki değişken sermayenin sürekliliğini sağlamasıyla, sistem kendisini sürekli yenilerken, emekçinin 24 saati de sistem tarafından örgütlenmiş olmaktadır. Ev içersindeki bütün işlerin kadınların omuzlarına yüklenmesi kapitalizmin bilinçli politikasıdır. Sorun evdeki işlerin ortaklaştırılması ile çözüleceğini düşünmek kadar basit bir olgu olarak ele alınamaz. Ev içerisinde olması gereken bu iş bölümü bir erdem değil zorunluluktur. Bizim esas olarak üzerinde yoğunlaşmamız gereken olay, yukarıda anlattığımız döngüdür. Biz esas olarak bu döngüyü nasıl parçalayacağımızı tartışmalı, buraya kafa yormalıyız.” dedi

Volkan hoca kadınların örgütlenmesinin önemini anlatırken, Kürt Kadın Örgütlenmesi örneğini vererek; “Kürt kadını yıllarca süren esaretini parçalamanın formülü olarak mücadele, örgüt, dağ = özgürlük denklemini kurmaktadır. Kürt kadını yüzlerce yıldır yaşadığı esaretin öfkesini açığa çıkartarak gerçekleştirdi bu örgütlenmeyi. Yeni Kadın olarak siz de yüzyıllardır kadının çifte baskı ve sömürü altında kalışının sınıfsal öfkesini açığa çıkartmalısınız. Kadının evdeki görünmeyen emeğinin, üretimdeki emeğinin ise; ucuz ve yedek emek olarak görülmesinin öfkesini bu kampanya ile açığa çıkartıp, emekçi kadının sınıf öfkesini büyütmelisiniz. Unutmamalıyız ki; bir işçi kadın kendi özgürlüğü için ayağa kalktığında, tüm işçi kadınların özgürlüğü için ayağa kalkmıştır ve Marks’ın dediği gibi Mücadele Bir Özgürleşme Pratiğidir!” diyerek sözlerini sonlandırdı. 6 saat süren eğitim çalışması interaktif sürdürüldüğünden hiç kimse sıkılmamış, aksine herkes heyecanla çalışmaya katılmıştı.

Eğitim çalışmaları periyodik aralıklarla süreklileştirilecektir;

Programımıza göre akşam yemeğinden sonra birbuçuk saat grup çalışmaları, akabinde de kültürel etkinlik gerçekleştirilecekti. Ancak programımızı gecikmeli başlattığımızdan ve Volkan Hoca’nın anlatımları ihtiyacımıza yanıt olduğundan, dolayı, eğitim çalışmamızdan kesmemek için grup çalışması ve kültürel etkinlikten feragat ettik. Böylece ilk gün dolu dolu eğitim çalışması ile geçmiş oldu. Aynı akşam, birkaç arkadaş ile biraraya gelerek dört ay sonra gerçekleştirilecek kampta anlatmak üzere okuyacakları kitapları ve gruplarını belirlediler. Yani bu kampta dinleyici olan bazı arkadaşlar, bir sonraki kampta sunum yapacaklar.

“Biz Erkekler Tarafından Yönetilecek Kadınlar Değiliz!”

Ertesi gün kahvaltıdan sonra; Hollanda Kadın Sendikası çalışanı Anya Wiersma, öncelikle Hollanda’daki  sendikal örgütlenmenin ve içinde çalıştığı sendikanın tarihsel sürecini anlattıktan sonra, Hollanda özgülünde kraliyetin sendikalar üzerindeki hakimiyetini, işçi sınıfının durumunu ve kadın işçileri anlattı. Anya konuşmasında “Hollanda’da 1800’lerin sonları, 1900’lerin başlarında  ilk kez “Özgür Kadınlar Derneği”nin kurulduğunu ve “Biz; Erkekler Tarafından Yönetilecek Kadınlar Değiliz” başlığıyla çıkartılan ilk gazetenin  Binde (Bağ) ismini taşıdığını söylrdi.

Herkesin Söyleyecek Bir Sözü Vardı

Daha sonra tartışma bölümüne geçildiğinde her arkadaşın söyleyecek sözlerinin olduğunu gördük. Bu çok önemli bir durumdu. Ve kadın arkadaşlar 2.5 saat boyunca sorular yönelttiler, tartıştılar, düşünce belirttiler.

Tartışmaların bitiminde kamp katılımcılarının talebi üzerine Volkan hoca yaklaşık yarım saat kadar IŞİD ve Ortadoğu’daki durum üzerine bir sunum yaptı. Bu noktadaki ilgi de oldukça iyi idi. Son olarak kısa bir değerlendirme yaptık. Değerlendirmeden çıkan ortak sonuç; oldukça verimli ve başarılı bir kamp gerçekleştirildiği, bu kampların devamının sağlanması gerektiği, özellikle kampanya özgülünde kafalardaki soru işaretlerine, önemli yanıtlar alabildiklerini anlattılar. Volkan Hoca ise kampı “iyi değil, mükemmel bir kamptı” diye değerlendirirken,  Anya; “Burada olmak, sosyalist yüreğime çok iyi geldi. Bu heyecanı ben de sendikama taşıyacağım ve orada bu çalışmanın benzerini gerçekleştirmeye çalışacağım. Beni buraya davet ettiğiniz ve böyle bir ortamı tanımama fırsat verdiğiniz için hepinize teşekkür ederim. Umarım ki tekrar görüşürüz” dedi. Bundan böyle bu kampları Volkan hoca ile birlikte periyodik olarak gerçekleştirme kararı aldık. Ekim sonunda gerçekleştireceğimiz kampın konusunu “yabancılaşma” olarak belirledik.

 

scroll to top