Home , Dünya , Gazze Ablukası: Temel İhtiyaçlar İçin Bir Özet

Gazze Ablukası: Temel İhtiyaçlar İçin Bir Özet

FİLİSTİN | 27 – 12 – 2010 | Gazze’de yaşayan Filistinlilerin çoğu buraya kendi iradi seçimleriyle gelmediler. Bu 40 km2‚lik açık hava hapishanesine sıkıştırılan Filistinliler, Askelan (şimdiki Aşkelon), Birşeba, el-Mecdel gibi Gazze dışındaki kasaba ve köylerde yaşıyorlardı. 1948 yılında İsrail ordusu tarafından Gazze’ye sürdüldüler. 1,5 milyon Filistinlinin 1,1 milyonu 1948 mültecisidir ve 500 bini halen UNRWA’nın mülteci kamplarında yaşıyor. 1967’den beri İsrail işgali altındaki Gazze son dört yıldır karadan, havadan ve denizden İsrail’in ablukası altındadır. Abluka, ABD ve AB emperyalistlerinin ve işbirlikçi Mısır rejiminin desteği ile sürüyor. Bu toplu cezalandırma artık “ağır çekim soykırım” olarak nitelendiriliyor.

Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi

GAZZE ABLUKASI: TEMEL İHTİYAÇLAR İÇİN BİR ÖZET

Yusuf Munayyer, Palestine Center, 3 Haziran 2010

Geçtiğimiz günlerde Gazze’ye insani yardım götüren filonun uğradığı saldırıyla ilgili haberlerde belli insani ihtiyaçlara yönelik ürünlerin bulunmayışı üzerinde duruluyordu. Aşağıdaki bilgiler ablukanın Gazze nüfusu üzerindeki etkileri konusunda uluslararası yardım kuruluşlarının ve insan hakları gruplarının raporlarına dayalı bir özettir.

ELEKTRİK: Abluka, Gazze Şeridi’nde büyük bir enerji açığına yol açtı. 2006 yılında İsrail Gazze’nin tek enerji santraline saldırı düzenledi ve santralin saldırı öncesi kapasitesine geri döndürülmesine asla izin vermedi (140 MW’tan maksimum 80 MW’a düştü) (Kaynak: İsrailli insan hakları grubu B’Tselem).  BM İnsani Yardım Koordinasyonu Ofisi (BM OCHA) verilerine göre, günlük elektrik açığı, santralin 2009 yılında 60-65 MW’lik önceki ortalamasına kıyaslandığında sadece 30 MW üretebilen bir türbininin çalışması nedeniyle 2010 yılının Ocak ayından beri arttı. Evlerin çoğuna günde en az 8 saat elektrik verilemiyor. Bazı yerlere günde 12 saat elektrik verilemiyor. Elektriğin olmaması jeneratörlere bel bağlanmasına yol açtı. Fazla çalışmadan dolayı patlayan birçok jeneratör, sivillerin ölümüne ve sakatlanmasına neden oldu. Oxfam’ın raporuna göre “[2009 yılında] 75 Filistinli karbon monoksit zehirlenmesinden ya da jeneratör yangınından dolayı hayatını kaybetti ve bu yılın ilk iki ayında 15 kişi öldü ve 27 kişi yaralandı.”

SU: İsrail, arıtma sisteminin yeniden inşası için gerekli malzemelerin Gazze Şeridi’ne sokulmasına izin vermiyor. Uluslararası Af Örgütü, Gazze’deki içme suyunun %90-95’inin kirli olduğunu ve sağlık açısından uygun olmadığını bildiriyor. Hatta BM, muhtemelen yetersiz fabrikalarda geri dönüşümü yapılan plastik şişelerden dolayı Gazze’de şişe sularının bile kirli olduğunu saptadı. Tuzsuzlaştırma ve arıtım tesisleri için yeterli enerjinin olmaması, önemli miktarda lağım suyunun Gazze halkının ana su kaynağı olan Gazze’nin kıyı akiferine sızması ile sonuçlanıyor.

SANAYİ: Ablukadan önce sanayi sektörü Gazze’nin emek gücünün %20’sini istihdam ediyordu. Filistin Sanayi Federasyonu’nun raporuna göre, ablukanın başlamasından bir yıl sonra “fabrikaların %61‚i tamamen kapandı. %1‚i yaşam giderlerini karşılamak için iş sahasını değiştirdi, %38‚i kısmen kapandı (bazı zamanlar kapasitelerinin %15 altında çalışıyorlar).” Bu yılki bir Dünya Sağlık Örgütü raporu şöyle diyor: “Gazze Şeridi’nde özel işletmeler abluka nedeniyle durma noktasındadır. Neredeyse tüm endüstriyel faaliyetler (%98) durdu. 2000 yılının Eylül ayından önce istihdamın %15’ini sağlayan inşaat sektörü tamamen durdu. 2006 yılında 2.400 sanayi işletmesi ile kıyaslandığında 2009 yılında Gazze’de sadece 258 işletme faaliyetteydi. Sonuç olarak işsizlik oranı, ablukadan önceki %32 düzeyinden %42‚ye fırladı.”

SAĞLIK: Kapasitesi oldukça zorlanan Gazze’nin sağlık sektörü, Dökme Kurşun Operasyonu’nda ciddi şekilde zarar gördü. BM OCHA’ya göre Gazze’nin 27 hastanesinin 15‚inin altyapısı, 110 sağlık ocağının 43‚ünün ve 148 ambulansının 29‚u savaş sırasında ya zarar gördü ya da yıkıldı. İsrail kısıtlamalarından dolayı çimento ve cam gibi inşaat malzemeleri olmadığından, hasar gören sağlık altyapısının büyük çoğunluğu yeniden inşa edilemedi. İleri derecedeki hastalıklar için gereken birçok tıbbi işlemin yapılamadığı Gazze’de 1.103 kişi 2009 yılında tıbbi tedavi için İsrail kontrolü altındaki Erez kapısından çıkış izni başvurusu yaptı. Bu izinlerin %21‚i ya reddedildi ya da hastane randevularının kaçırılmasına neden olarak geciktirildi ve tedavi için Gazze’den çıkmayı beklerken ölenler oldu.

GIDA: Dünya Sağlık Örgütü’nün 2010 tarihli bir raporuna göre “Gazze Şeridi’nde kronik beslenme yetersizliği son birkaç yılda yükselişe geçti ve şimdilerde %10,2‚ye vardı. Çocuklarda ve kadınlarda mikrobesin yetersizliği kaygı verici düzeye ulaştı.” BM OCHA’ya görehanelerin %60’ı gıda güvencesinden yoksun; bu durum çocukların, kadınların ve erkeklerin sağlığını ve gönencini tehdit ediyor. Bu bağlamda, tarım bu insani soruna bazı pratik çözümler sunuyor. Ancak İsrail’in ithalat ve erişim kısıtlamaları, tarım sektörünü boğmayı sürdürüyor ve gıda güvencesizliğinin artışına doğrudan etki ediyor. Özellikle üzerinde durulması gereken bir nokta, çiftçi ve balıkçıların yaşamlarının İsrail’in erişim kısıtlamaları nedeniyle risk altında olmasıdır. Nitekim bu kıyı halkının şimdilerde balığı İsrail’den ve Gazze-Mısır sınırı altındaki tünellerden ithal etmesi bu durumun saçmalığını gösterir.” Gazze’nin balık kazancının %72’si üç deniz mili çizgisinin ötesinden elde edilir, fakat İsrail’in deniz ablukasının kısıtlamaları Gazzelilerin bu çizginin ötesinde avlanmalarını engelliyor. 2008 ile 2009 yılları arasında balık avı %47 düştü.