Home , Köşe Yazıları , Ekstralegal infaz

Ekstralegal infaz

MURAT ÇAKIR | 07 – 05 – 2011 | Afganistan ve Irak Savaslarinin, kuresel çaptaki askerî mudahalelerin ve rejim degisikligi zorlamalarinin, »terorizmle savas« disindaki bir diger gerekçesinin »Bati demokrasilerinin ve medeniyetin evrensel degerlerini korumak« olarak vurgulandigini animsiyorsunuzdur. Yani hukukun ustunlugu, demokratik ve sosyal hukuk devleti, insan haklari ve ifade ozgurlugu gibi degerlerin savunulmasiydi savaslarin gerekçeleri.

Iste, bu gerekçelerle gerçeklestirilen mudahalelerin, demokrasinin goturulecegi (!) ulkelerde nelere yol açtigini gormek için Afganistan ve Irak’in bugunku durumuna bakmak yeterli: kan, gozyasi, baski, olum… Kisacasi Ortaçag kosullari. Amma velakin tum bu savaslar, demokrasinin besigini (!) de dogrudan etkiliyor ve korunmak istenilen degerlerin kendilerini erozyana ugratiyor. Xavier Solana’nin deyimiyle »iyi huylu emperyalizm« demokrasiyi ve insan haklarini koruma gerekçesiyle dunyanin her yerinde orman kanunlarini uygulayarak, Bati demokrasilerinin içini daha çok oyuyor.

Boyle olunca da, hukuk yolunu garanti etmesi gereken, hukukun ustunlugunu korumasi gereken hukumetler, »kana kan, dise dis« gericiligiyle hukuku ayaklar altina aliyorlar. Usama bin Ladin’in infazi, bunun en yakin ornegidir. Ama sadece hukuk disi infaz degil, infaza Angela Merkel gibi onde gelen politikacilarin sevinerek, infazi selamlamalari, burjuva demokrasilerinde artik guçlunun hakkinin geçerli oldugunu gostermektedir.

Hukukun islersiz kilinmasinin demokratik toplumlar için ne anlama gelecegini en iyi hukukçular bilir. Sansolye Merkel’in televizyon kameralarina yansiyan sevinci, Almanya Yeni Hakimler Birligi’ni bir açiklama yapmaya zorladi. Birligin 3 Mayis 2011 tarihli açiklamasi soyle: »Usama bin Ladin’in sahiden tutuklanma çabalarina siddetle karsi mi koydugu, yoksa hedefli bir ekstralegal (hukukdisi) infazin kurbani mi oldugu tespit edilmelidir. Ama oyle ya da boyle – Yeni Hakimler Birligi, onun oldurulmesine Federal Sansolye’nin, Federal Cumhurbaskani’nin ve Federal Içisleri Bakani’nin utanç verici bir biçimde, altini çizerek ve kamu onunde sevinmelerini kinamaktadir.

Usama bin Ladin, Dunya Savaslari sonrasindaki en siddetli suçlulardan birisiydi. Ancak teror orgutleri tarafindan ilân edilen kirli bir savas dahi, ayni seviyede hareket etmeyi mesru kilamaz. Tum diger suçlular gibi, o da mahkemeye çikartilmaliydi – bu medeniyetin temel taslarindandir. Bin Ladin’in hukuk devletine uygun bir davada eylemlerinin yol açtigi cezaya çarptirilmasi, hukuk devleti anlayisi için buyuk bir gun olurdu. Ama eger ABD hedefli bir ekstralegal infazin barbarca yolunu seçtilerse, bu da medeniyet için buyuk bir yenilgi anlamina gelir.

Uluslararasi alanda hor gorulen idam cezasi, Anayasa’mizin sundugu degerler çerçevesi etrafinda ne verilebilir, ne de infaz edilebilir. ABD’nde bile bir idam cezasi ancak bir ceza davasinin sonunda verilmektedir. Ama bin Ladin basitce kursuna dizildiyse, bu, Alman politikacilar tarafindan kinanmasi gereken ekstralegal ve barbarca bir eylemdir. Boyle olmasina ragmen, her kim ki bayan Merkel, bay Wulff ve bay Friedrich gibi, devletin ust duzey temsilcileri olarak bin Ladin’in oldurulmesinden duydugu sevinci açikliyorsa, o sadece etik davranmamakla kalmiyor, ayni zamanda en basta kendisinin savunmasi gereken çagdas hukuk devletinin temel ilkelerine ihanet ediyordur.

Bir insanin olumu her zaman bir faciadir. Politikacilarimiz, bir insanin olumune sevinecekleri ve barbarligin yerlesmesine kayitsiz kalacaklari yerde, bir medeniyetin medenîliginin, kendi dusmanlarina hangi muameleyi gostermesiyle belli olacagini animsamalidirlar.«

Hakimler hakli: Bin Ladin’in infaz edilmesi, ayni zamanda demokratik hukuk devletinin infaz edilmesidir. Çunku demokratik hukuk devleti, demokrasiyi yok etmek isteyen ve hatta bunun için teror eylemlerini dahi kullanan kisiler için de her yonuyle geçerli oldugu takdirde var olabilir.

***

Geçen haftaki kose yazima bir elestiri geldi. Aslinda elestiri de degil, Suriye’yi savunan, Suriye devletinin »antiemperyalist biricik ulke« oldugunu iddia eden bir yazi. Yaziyi kaleme alan sahsi tanimiyorum. Ancak bir mailgrubunda, ayni diksiyondaki yazilar nedeniyle bir kaç farkli isimle yazilar yazdigini tahmin ediyorum. Bu elestiri yazisi konusunda soyleyecek tek bir sozum var: kendi sinirlari içerisinde yasayan Kurtleri vatansiz goren, en temel yurttaslik haklarindan mahrum birakan, »ozgurlugu« sadece kendi taraftarlarina taniyan despotik bir yonetimin, demokratik ve bu nedenle savunulacak – Muhabberat gibi gizli servislerin diliyle kaleme alinan yazilarin da ciddiye alinacak tek bir yani yoktur.