Home , Haberler , Dersim Soykırımı’nın 79’uncu yıldönümünde yaşamını yitirenler anıldı

Dersim Soykırımı’nın 79’uncu yıldönümünde yaşamını yitirenler anıldı

IMG_3758

Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenler, İstanbul, İzmir ve Mersin’de anıldı.

İSTANBUL | 05-05-2016|Dersim Soykırımı’nı Anma Platformu, Dersim Soykırımı’nın 79. yıl dönümünde yaşamını yitirenleri Galatasaray Meydanı’nda andı. HDP eski milletvekilli Edibe Şahin, HDP İstanbul İl Eşbaşkanları Aysel Güzel ile Doğan Erbaş, sanatçılar Pınar Aydınlar ve Gürsel Coşkun hazır bulunduğu anmada, Türk devletine, “Dersim soykırımıyla yüzleş” çağrısı yapıldı.

Dersim Soykırımı’nın 79. yıldönümünde Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Dersim Soykırımı’nı Anma Platformu üyeleri, soykırımda yaşamını yitirenleri için anma etkinliği düzenledi. „Soykırımın 79’uncu yıldönümü“ pankartının açıldığı anmada, soykırımda yaşamını yitirenlerin fotoğrafı taşındı, yere mumlar yakılıp karanfiller bırakıldı. Dersim’de katledilenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından, soykırımının tanıklıkları okundu. Zazaki “Daye” türküsünün hep bir ağızdan söylediği anmada Dersim Soykırımı’nı Anma Platformu adına açıklamayı Hozat Derneği’nden Serpil Kahraman okudu.

“Bundan tam 79 yıl önce Dersim’de insanlık tarihinin en vahşi, en barbar katliamlarından biri olan 1937-1938 Dersim Soykırımı’nın yaşadı” diyerek sözlerine başlayan Kahraman, çocuk, yaşlı, kadın demeden on binlerce Dersimli hunharca boğazlanarak, bombalanarak ve kimyasal gazlarla zehirlenerek katledildiğini hatırlattı. Kahraman, Tek millet, tek din, tek mezhep, faşist zihniyetinin hayata geçirilmesi için önce Ermenilerin, Gayri-Müslümlerin ve Kürtleri, daha sonra Alevi Kızılbaşlar ve yine Kürtlerin kendi yaşadıkları topraklarda kıyımdan geçirildiğini vurguladı.

‘DERSİM CİZRE, SUR, GEVER’DE SÜRÜYOR’

4 Mayıs 1937-38 Dersim Soykırımı fiziki imha sürecinin ve inkar imha asimilasyon politikalarının bugün AKP temsiliyeti ile devam ettiğini vurgulayan Kahraman, 1930’ların ‚genç Türkiyesi’nden‘, iki binlerin ‚Yeni Türkiyesi’ne‘ soykırım ve katliam zihniyeti Kobanê, Efrin, Cizîr, Sûr’daki katliamlar Gurgum ve Sewas’ta DAİŞ kamplarının kurulmasıyla devam ediyor” dedi.

Kahraman genel talepleri şöyle sıraladı: “Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklansın. Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınanların listesi açıklansın. Dersim halkından özür dilensin. Dersim ismi geri iade edilsin. Munzur barajlar projesi iptal edilsin. Dillerimize ve inançlarımıza saygı ve özgürlük istiyoruz.

İZMİR

İzmir Dersimliler Derneği de, Karşıyaka Vapur İskelesi önünde basın açıklaması yapmak istedi. Çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, kitle kısa bir süre polis engeli ile karşılaştı. Valilik talimatı ile polisin etkinliğe izin vermemesi üzerine dernek yöneticileri Eğitim Sen 2 Nolu Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Dernek Başkanı Hüseyin Ozan, 1937-38 sürecinde mazlum dersim halkının „isyan var“ yalanı ile sınırsız bir katliama tabi tutulduğunu belirterek, inanç kimliği nedeniyle yüz yıllardır kuşatma altında olan ve sayısız seferlere maruz kalan Dersim’in bir kez daha hedefe konulduğunu söyledi.

Açıklamanın ardından yurttaşlara yaşamını yitirenler anısına lokma dağıtıldı.

MERSİN

Dersimliler Derneği ve Demokratik Alevi Derneği, Dersim katliamının 79’uncu yıldönümünde yaşamını yitirenleri Mersin’deki Özgür Çocuk Parkı’nda yaptıkları basın açıklaması ile andı. Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu ve HDP yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı anmada, „Dersim 38 katliamdır“ ve „Dersim’den Tero’lara boyun eğmeyeceğiz“ ve „Dersim 38 unutma unutturma“ pankartları açıldı.

Sık sık „Dersim onurdur, onuruna sahip çık“ ve „Arşivler açılsın hesap sorulsun“ sloganları atıldığı anmada, basın açıklamasını Dersimliler Derneği Başkanı Hasan Tanrıkut yaptı. On binlerce Dersimli’nin hunharca boğazlanarak, yakılarak, bombalanarak katledildiğini belirten Tanrıkut, „Tek dil, tek millet, tek din, tek mezhep, faşist zihniyetin hayata geçirilmesi için Ermeniler, Gayrimüslimler ve Kürtler daha sonra Alevi Kızılbaşlar kendi yaşadığı topraklarda kıyımdan geçirildiler“ dedi. Cumhuriyetin kendisine Osmanlıdan miras kalan katliamcı geleneği devam ettirdiğini söyleyen Tanrıkut, Dersim’de teslim olanların bile bir kısmının kurşuna dizildiğinin altını çizdi. Göç ettikleri her yerde Alevilerin baskıyla karşılaştıklarını dile getiren Tanrıkut, soykırım sürecinin hala devam ettiğini vurguladı. 1930’ların Genç Türkiye’sinden 2 binlerin Yeni Türkiye’sine soykırım ve katliam zihniyetinin sürdüğünü belirten Tanrıkut, „Bu zihniyet, Silopi, Nusaybin, Cizre ve Sur’daki katliamlar, Maraş ve Sivas’ta DAİŞ kamplarının kurulması girişimiyle olduğu gibi devam etmektedir“ dedi.

scroll to top