Home , Köşe Yazıları , Avrupa’da Kriz ve Sosyal Yıkım Politikaları

Avrupa’da Kriz ve Sosyal Yıkım Politikaları

volkan-yarasir-100x1001VOLKAN YARAŞIR | 20-04-2015 | Küresel kriz yayılarak, derinleşiyor. 2008 sonrası krizin odak coğrafyasına dönüşen Avrupa, kamu borç krizi ve bankacılık kriziyle sarsıldı. Özellikle kıtanın Akdeniz havzası yıkıcı kriz sarmalı içine girdi. Yunanistan’ın iflası, havzayı saran krizin başlangıcı oldu. Ardından İrlanda, İzlanda, Portekiz, İspanya ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni krizin anaforu sardı.

Kısa zamanda AB’nin merkez ülkeleri olan Belçika, İtalya, Fransa krizden etkilendi. Almanya ekonomik daralma içine girdi. İhracaatında ciddi problemler yaşadı. Uzak Doğu ve özellikle Çin pazarı Almanya’ya soluk aldırdı. Berlin-Pekin demiryolu hattı bu dönemde işlev kazandı. Uzak Doğu pazarı Almanya’nın ihracat sorununa yanıt verdi.

İtalya, Yunanistan, Portekiz ve İspanya’da proto-faşist ve teknokrat hükümetler kuruldu. Sosyal yıkım programları gündeme alındı. Finans kapitalin stratejik saldırılarına karşın, Yunanistan, Portekiz ve İspanya kıtanın zayıf halkaları olarak öne çıktı. Ciddi siyasal gel gitler yaşandı.

Kıtadaki bu çoklu zayıf halka olma hali halen devam ediyor. Bu süreç aynı zamanda, sınıfsal antagonizmanın yaratacağı bir çok devrimci imkanı doğuruyor.

ALMANYA VE DAHA HOMOJEN BİR AB

Krizin Avrupa’da iki yansıması oldu. AB, Almanya merkezli yeniden yapılanma içine girdi. Daha homejen bir AB’nin yaratılması yönünde adımlar atıldı.

Almanya, emperyal özneler arasında hegemonya „savaşına“ uygun yeniden konumlandı ve dominant bir rol almak için agresyon politikaları izledi. Özellikle Doğu Avrupa’yı hinderlandına ve yeni nüfuz ve ekonomik alanına dönüştürdü. Bügün Almanya’nın Ukrayna hamleleri ve ABD emperyalizmiyle yaptığı TAFTA anlaşması bu sürecin diğer yansıması oldu.

Ayrıca AB’nin yeniden yapılanmasının bir başka dışavurumu olan neo-liberal restorasyon politikaları şiddetle sürdürüldü. Avrupa Merkez Bankası, IMF ve Avrupa Birliği’den oluşan Troyka, özellikle Akdeniz havzasında yer alan, kamu borç krizi ve bankacılık kriziyle sarsılan ülkelere sosyal yıkım programları dayattı.

Bir karşı devrim içeriğindeki bu programla post-kolonyal operasyonlar gerçekleştirildi. Sınıfın tarihsel kazanımlarına, halkalara açık bir savaş içeriğindeki bu karşı devrimci programa kıta düzeyinde sert reaksiyonlar verildi. Aynı dönem Avrupa çapında sınıf ve kitle hareketinin yükseleşine sahne oldu.

Kıta genel grev, grev, büyük kitle gösterileri, farklı blokaj eylemleri, sokak savaşlarıyla sarsıldı.

Dalgasal bir biçimde gelişen hareket, krizin yıkıcı etkilerinin sert biçimde bir biçimde hissedilmesi ve yeni kemer sıkma politikalarına karşı, 2015 yılının başından itibaren ivme kazandı.

 

Volkan Yaraşır

scroll to top