Home , Haberler , ATİK FRANSA KOMİTESİ : PANDEMİ GÖLGESİNDE; FRANSA’DA YENİ GÜVENLİK YASA TASARISI, YOKSULLAŞAN İNSANLAR…

ATİK FRANSA KOMİTESİ : PANDEMİ GÖLGESİNDE; FRANSA’DA YENİ GÜVENLİK YASA TASARISI, YOKSULLAŞAN İNSANLAR…

ATİK FRANSA KOMİTESİ | 07.03.2021 | PANDEMİ GÖLGESİNDE; FRANSA’DA YENİ GÜVENLİK YASA TASARISI, YOKSULLAŞAN İNSANLAR…

Tüm emperyalist burjuvazinin yönelimi gibi Fransız burjuvazisi de var olan koşulları, ortaya çıkan olguları kendi çıkarına kullanmada ve sonuçlarının insanlara verdiği zararları umursamamaktadır. 2019 yılı ile birlikte Koronavirüs salgının ortaya çıkarttığı tüm sonuçlar, emperyalizmin “kağıttan kaplan” olduğu gerçekliğini bir kez daha insanlığa göstermiştir. Yaşadıkları çaresizlik, yaygın salgına çözüm üretememeleri, sağlık sektöründe kâra dayalı politikalar, ekonomik anlamda kırılganlık ve süreğen kriz gerçekliği bu süreçte tüm insanlığın gördüğü gerçeklikler olmuştur. Yoğun bakım ünitelerinin gelirlerine bakılarak birçoğunun kapatılması, yatak sayılarının düşürülmesi, çalışanların işten çıkarılması, hali hazırda çalışanların uzun saatler çalıştırılması koronavirüs pandemilerinin uygulandığı dönemlerde ortaya çıkan yetersizliklerin emperyalist politikaların sonucu olarak yaşanmasına neden olmuştur.

KISITLAMA FIRSATÇILIĞI

Kısıtlamaların uygulanmaya başladığı ilk tarih olan Şubat 2020’den bu yana, koronavirüs ile mücadele adına uygulanan her karar, toplumsal muhalefetinde eve hapsedilmesi fırsata çevrilerek yasa tasarılarının meclise gönderilmesine sebep oldu. İlk kısıtlama sürecinde meydanları dolduran işçi, emekçi, memur ve öğrenciler emeklilik yasasını protesto ediyorlardı. Hükümet Fransa Anayasası’nın 49-3 maddesi sayesinde, reformun özel yetki kullanarak mecliste oylanmadan geçirileceğini açıklamıştı. Bununla birlikte iş saatlerinin düzenlenmesi, hafta sonu ve mesai çalışmalarının ücretsiz hale getirilmesi kısıtlama dönemlerine denk getirilen diğer düzenlemeler olmuşlardı.

İşçi ve memur sendikaları, istihdam ve kamu hizmetlerinin korunması ve geliştirilmesi için Ocak ayından, Şubat ayı başına kadar eylem süreci başlatmıştı. 21 Ocak’ta sağlık, 26 Ocak’ta eğitim, 28 Ocak’ta enerji sektörlerinde çalışanlar ülke genelinde meydanlarda ve iş yerlerinde grev yaparak eylemler gerçekleştirmişlerdi.

Kısıtlamaların olduğu dönemde Fransa’da artan işsizliğe bir de önümüzdeki dönem çalışanlarının işine son vereceğini açıklayan firmalar oldu. Total Rafineri, Michelin Lastik, Poitou Döküm, Sanofi İlaç, Accorinvest Hoteller, L’Equipe Gazetesi, Norwegian Air Fransa Şubeleri binlerce işçinin işine son vereceğini şimdiden açıkladı.

Şimdilerde ise “yeni güvenlik yasa” tasarısı nedeniyle sokaklar isyana devam ediyor. Sınırlı bir süre ve katılım sayısının zorunluluklarına rağmen, sendikalar, Sarı Yelekliler, öğrenciler, göçmenler hep birlikte bu yasa tasarına karşı protestolarına devam ediyorlar. Kamuoyuna yansıyan biçimi ile özellikle 24. madde üzerinden yürütülen tartışmalar devam ediyor. 24. maddenin ilk hali  „Polis veya jandarmalara fiziki veya psikolojik zarar verme amacı veya niyeti taşıyan video veya fotoğrafları yayınlayanlara bir yıl hapis ve 45 bin euro para cezası öngörülüyor“ şeklindeydi. Bu yasa tasarısının bilgi özgürlüğünü ortadan kaldırması ile birlikte ev ve büro baskınlarının “gerekçesi” olarak kullanılacağı bilinmektedir.

Yine son günlerde “İslamcı Ayrımcılıkla Mücadele” adı altında ülkede bulunan tüm göçmenler ve kurumları hedefe konmuş durumda. Yüksek Öğrenim Bakanı Frederique Vidal yaptığı açıklama ile bu yasayla esasta kimlerin hedefe konacağını açıklamış oldu. Bakan Vidal, „Solcu İslam toplumumuzu bir kangren gibi tüketiyor ve üniversiteler de bu durumdan payını alıyor“ şeklinde bir açıklama ile “esas tehlikenin” “sol” olduğunu ilan etti.

ATİK Fransa komitesi olarak; çıkartılan, çıkartılmak istenen tüm gerici yasalara ve işten çıkartılmalara, alım gücünün düşmesine, yoksullaşmaya, özgürlüklerimizin kısıtlanmasına karşı devam eden tüm eylemelerde yerli kurumlarla birlikte sokakta sesimizi yükseltmeye çağırıyoruz. Özellikle göçmenler olarak bu yaşananlara bakıldığında daha da zor günlerin bizleri beklediği bilerek daha güçlü bir şekilde sokak eylemlerine katılarak; ırkçı ve ayrımcı politikalara karşı ortak mücadeleyi geliştirmeliyiz!

Yaşasın Fransa İşçilerinin Direnişi!

Ortak Sorunlarımıza Karşı, Ortak Mücadeleyi Büyütelim!

Birlik-­‐Mücadele-­‐Zafer!

scroll to top