Home , Avrupa , Almanya NRW’de Hapishane Sempozyumu tanıtım toplantısı yapıldı.

Almanya NRW’de Hapishane Sempozyumu tanıtım toplantısı yapıldı.

k1KÖLN | 04-02-2014 | Daha önceden karar altına alınan ve 1-2 Şubat 2014 tarihleri arasında 9 alanda olmak üzere, hapishaneler sempozyumun, tanıtım toplantıları çerçevesinde, 2 Şubat tarihinde de, Köln şehrinde, 60’aşkın kitle katılımıyla Hapishaneler sempozyumun tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.

Saat 14 00’de, tüm devrim ve komünizm şehitleri için, yapılan saygı duruşuyla, başlayan sempozyumun tanıtım toplantısında, konuşmacılar olarak, ATİK-UPOTUDAK, ve toplantının ikinci bölümünde ise, MLPD katıldı. Divan moderatörlüğü ise, AÖTDK (Avrupa özgür tutsaklarla dayanışma komitesi) tarafından yapıldı. Moderatörün yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye-İstanbul’da yapılacak olan, Hapishaneler sempozyumun günümüz açısında önemine dair, açıklamalar yaptı. Ayrıca, Türkiye hapishanelerinde bulunan politik tutsakları sahiplenme ve onların sorunlarını gündeme taşımı noktasında çağrıda bulundu. Yine 25 26 27 Nisan 2014 tarihinde, İstanbul’da yapılacak olan sempozyuma katılım çağrısı yaptıktan sonra, İlk söz hakkını  ATİK-UPOTUDAK temsilcisine verildi.

ATİK-UPOTUDAK temsilcisi konuşmasında; sınıfların ortaya çıkmasıyla beraber, Dünyadan ve ülkemizde Hapishaneler tarihini kısaca anlatarak, Hapishane ve mevcut sistemin ilişkisini ortaya koydu. Ayrıca, Hapishaneler, sistem tarafından ucuz iş gücü olarak önemli bir işleve sahip olduğunu belirtti. Devamla konuşmasında, geçmişten günümüze kadar, Hapishaneler birer işkence merkezi olarak, politik tutsakları teslim alma ve boyun eğdirme girişimi biçiminde, her koşulda uygulandı. Yine hapishanelerde hak gasplarına karşı mücadeleler gerçekleşti. bu mücadeleler sonucu önemli oranda bedeller verildi. Ve ülkemizde inşa edilen F-TİPİ hücre sistemi daha önceden, ABD ve Avrupa emperyalist ülkelerinde var olan, sistemin ülkemizde ki, uyum politikaları çerçevesindeki uygulamasıdır. Hücre sistemiyle yapılmak istenen, politik tutsakları kimliksizleştirmek, teslim almak, insanı insandan koparmak, kolektif içinde gelişen insan yeteneğini yok etmek ve politik tutsakların beyinlerini yıkamak ve benliklerini teslim alma girişimidir.

12 eylül AFC ile birlikte Hapishanelerde saldırılar yoğunlaştı. Ve 12 Eylül AFC uygulamalarıyla, ülkemizde en iyi çalışan sektörler olarak, yeni Hapishaneler, Camiler ve İmam Hatip okulların yapımı ve çoğalması olmuştur. Ve konuşmasının son bölümünde ise, bu gün hasta tutsaklar ve ölümcül tutsakların durumu üzerine verilen istatistiği bilgiler verildi. Ve tutsakların tedavi beklediği, bunun için her alanda sahiplenilmesi gerektiği noktasında çağrıda bulunarak, konuşmasını bitirdi.

İkinci konuşmacı olan, PERU HALK HAREKETİ ise; yaptığı konuşmada, öncellikle, günümüzde, Hapishaneler ve politik tutsakların içinde bulunduğu kötü koşulların, gündemde olduğu, bir süreçte ve bugün bu meseleyi gündeme taşıyan, tüm kurumlara teşekkür ederek konuşmasına başladı. Ve Peru hapishaneleri ve uygulamaları üzerine bilgiler verdi. Ve buradan ABİMEAL GUZMAN (GONZALO)’nun durumuna değinerek, PKP 1980 yılında mücadeleye başladı. Bu mücadele Peru halkı için bir dönüm noktasıydı. PKP’nin verdiği mücadele sonucu, Hapishanedeki tutsaklar, politik tutsak ve savaş esiri statüsüne kavuştular. Bu mücadele zorlu bir mücadeleydi. Bunun için ağır bedeller ödendi. Bu anlaşma daha sonra Faşist Peru yönetimi tarafından, ayaklar altına alınarak bozuldu. Yine barbar emperyalistlerin saldırıları neticesinde, GONZALO yoldaş tutuklandı. Ve çok uzun yıllar hiç kimseyle görüştürülmedi. Tam bir tecrit ve izolasyon uygulamasına tabi tutuldu. Bu süre zarfında Peru Hapishanelerinde tutuklu bulunan PKP tutsaklarının önemli bir kesimi, sağ ve revizyonist bir çizginin etkisinde kaldılar. Bu revizyonist çizgi temsilcileri GONZALO’NUN andın kullanarak, dışarıya çeşitli mektuplar gönderdiler. Ve bizi barışa davet ettiler. Gelinen aşamada GONZALO ile tüm irtibatlar, revizyonist çizgi taraftarları olan Avukatlar tarafından kesildi. Ve GONZALO’NUN söylemediği şeyler söylenmiş gibi, dışarıya yansıtıldı. GONZALO yoldaş, bugün ağır bir tecrit ve izolasyon altındadır. 1992 ile 2004 yılları arasında, nerede tutulduğu dahi bilinmiyordu ve hiçbir irtibat yoktu. Daha sonra açık bir mahkemede duruşması yapılırken görüldü. Özel seçilen bir kısım medyanın izleyebildiği, gizli bir biçimde mahkemesi görüldü. Bu mahkemede de GONZALO yoldaş, yaşasın Marksizm Leninizm Maoizm sloganını bir kez daha atarak, kurulan komployu boşa çıkardı. Bu durumla birlikte, mahkeme değişiklik yaparak, medyadan uzak ve arkasına bakmamak koşuluyla, tam tecrit altında duruşmaları yapılmaktadır. Zaten ömür boyu cezası verilmiş durumadır.

Ve tüm bu gelişmeler ile birlikte iki hafta önce GONZALO’YA yeni bir dava daha açıldı. Ve şimdide Peru Faşist rejimi GONZALO için, yeni bir tecrit ve izolasyon, Hapishanesi inşa etme girişimleri var. Evet biz biliyoruz ki, bu anlattıklarım sadece Peru’da GONZALO’YA uygulanmıyor. Tüm dünyada politik tutsaklara uygulanan yöntemlerdir. Ve dünya politik tutsaklara dönük olan saldırılardır. Ve şimdi, GONZALO yoldaş ağır tecrit ve izolasyon altında olduğu için, bu tarih karanlık olarak kalacaktır. Ve hiçbir zaman açığa çıkmayacaktır. Diyerek konuşmasının birinci bölümünü sonlandırdı.

Verilen aradan sonra ilk konuşmayı MLPD temsilcisi aldı. konuşmasında, emperyalist sistemin baskısı ve çıkan anti-terör yasalarıyla, devrimci mücadele yok edilmek isteniyor. Egemen güçler, daha çok küçük saldırılarla hak gaspları yapıyor. Bundan sonuç alınamayınca, büyük saldırı ve katliamlara girişiyorlar. Türkiye olduğu gibi. Uzun yıllardır, anti-terör yasaları devrede bu yetmiyormuş gibi, yeni yasalarla Askeri devreye sokma girişimleri var. yine anti-terör yasaları diğer ülke devrimcileri için, etkin bir biçimde devreye girmiş durumdadır. Ve devrimcileri sınır dışı etmenin kolay yolu olarak, uygulanmaktadır. Bu gerici politikalar neticesinde mültecilik eskiye oranla bugün Almanya’da çok zorlaştırıldı. Bu baskıların anlamı, komünizme karşı tecrit politikasıdır. Geçmiş dönemde, Avrupa parlamentosunda, Komünizmin itibarını düşürmek için, tüm kötülüklerin kaynağı olarak gösterildi. Ve komünizme karşı, anti-propaganda her cephede ve tüm medya devreye girerek yapıldı. Bu durum egemenlerin güçlülüğünden değil, onların zayıflılıklarındandır. Bu anlamda, yürütülen Hapishaneler kampanyasını tüm gücümüzle destekliyoruz. Ve 22 Şubat yürüyüşüne tüm kitlemizle katılacağız. Ve herkesi bu yürüyüşe katılmaya davet ediyoruz. Diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Ardından, temsilcilere toparlamaları için 10 dakikalık konuşma hakkı tanınarak sırasıyla gelen sorulara, verilen yanıtlarla birlikte, toparlama bölümü yapılarak, toplantı bitirildi.

k

scroll to top