Home , Köşe Yazıları , Yeni bir devşirme adayı, Burkay

Yeni bir devşirme adayı, Burkay

İSMAİL GÖKSU | 09 – 08 – 2011 | Aslında formül gayet basit. Bir yanda oldukça yorgun eski bir mücadeleci. Diğer yanda, dinamik, rahatsız edici ve sonuç almaya doğru ilerleyen bir hareket. Bu dinamizme karşı denenenlere ilaveten yeni bir araçtan başka bir şey ifade edemeyen bir BURKAY

Diğer yönlerine değinmeyeceğim ama; ömürlük bir mücadele / 31 yıllık sürgün sonrasında bu yeni pozisyona değer miydi?

Bir yanda, üzerine çok şeyler yazılıp çizilmesine rağmen, hala tam olarak sebebini bilemediğimiz vatan hasreti, artı, „Yeraltının sersemletici havasından“ kurtulup püfür, püfür rüzgara doğru gizlenmeye gerek duymadan yürüyebilmek özlemi. 40 yıllık mücadelenin semeresi yerine konulmaya çalışılan, ki sisellesmiş kırıntılar, hani boşuna değil di, bütün bu çabalar deme arzusu. İlave eşantiyonlar; Vali yardımcısı tarafından karşılanma, bakanla görüşmeler, Bülent Arınç´ların Twittlerine mahzar olma…. ve henüz bilmediğimiz belki de bilemeyeceğimiz diğerleri.

Bir şeyler kaybediyormu/muyuz, bilemiyorum, bireydeki değişimin seviyesine bağlı olarak değerlendirilmesi gereken bir şey.

Ne  düşünülüp,“artık“, ne istenildiği ile ilgili bir şey. Sonuçta GERÇEKTEN ama GERÇEKTEN  Kürt ulusu ile ilişkin beklentiler ve istemler:

TRT 6, özel alanda dili kullanma özgürlüğü vb. ile sınırlandı ise, dünkü taleplerimiz, yanlışlığı ile malul  ise.

Elbette ki şu anda ki pozisyon, bırakın tatmin etmeyi, bir zafer kutlamasına varmasa da, başarı kutlamasını gerektirir.

Peki ya değilse,

Dünkü taleplerimizin haklılığı hala geçerli ise, değişimimizin ana gövdesini oluşturan şey eski taleplerimizin haksızlığını  kavramak değil de, başka bir şeyse. Bağımsızlığına-özgürlüğüne bir „ömür harcadığımız“ Kürt ulusu bu ısrarlıyken ve bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde bir bilinçli iradeyi sergiliyorken.

Biz Türk bayraklı Atatürk posterli toplantılarda, aniden şair ya da yazar oluyorsak, sekreterlikle süslenmiş Siyasetçiliğimiz buharlaşıyorsa birden, uzun söze gerek yok, hatırlamalıyız ki, önceli Osmanlı gibi, en iyi bildiği şey, DEVŞİRMEKtir Türk devletinin.

Bir kez bu yola girildimi nerede durulacağı da pek belli olmaz. Sarayın soytarısı olmak riski de var bu süreçte. Ya da ne bileyim lütuf çok zor gözükse de Terörle (Kürtle) mücadele kurulunun sonuncu üyesi olmakta.

Çok da takdir etmem Burkay`ı, mücadele yöntemleri ve ideolojik duruşu eskiden de sorunluydu, ama gene de gönlüm razı olmuyor bu duruma. Koca Burkay´in „saf“ olabileceğine de pek ihtimal vermiyorum. Kişisel ikbal arayışlarının seviyesinin çok da düşmüş olabileceğine de.

Değmez di be Burkay, 31 yıllık özlem de, diğerleri de, hiçbir şey de  zalime hizmet etmeye, hem de görev ve rütbe ne olursa olsun.

02.08 2011,

İ. Göksu

scroll to top