Home , Haberler , Taksim'de 1 Mayıs

Taksim'de 1 Mayıs

İSTANBUL | 02 – 05 – 2010 | İstanbul Taksim Meydanı’nda yüzbinlerin katılımıyla karnaval havasında kutlanmaya devam eden 1 Mayıs kutlamalarına KESK Genel Başkanı Sami Evren’in radikal konuşması damgasını vurdu. Evren, Mazlum Doğan, İbrahim Kaypakkaya, Deniz, Hüseyin, Yusuf ve daha birçok devrimciyi anarak başladığı konuşmasında, operasyonların durdurulmasını ve tutuklu belediye başkanları ve sendikacıların bırakılmasını talep etti.

BDP Milletvekilleri, Hasip Kaplan, Akın Birdal, Ufuk Uras ve Gültan Kışanak ile çok sayıda BDP Genel Merkez yöneticisinin yanı sıra, CHP’li milletvekilleri ile onlarca tiyatrocu, sinemacı, yazar, yönetmen, akademisyen ve müzisyenin platformda kileyi selamlamasıyla başlayan kutlama, “olağan dışı” polisiye tedbirler altında devam ediyor. „Biji 1 Gulan“, „Yaşasın 1 Mayıs“, „Kürt sorununda demokratik çözüm“,“Barışalım yeter“ yazılı pankartların açıldığı ve 77 kutlamalarında hayatını kaybedenlerin resimlerinin taşındığı eylem, alkış ve sloganlarla devam ediyor.

KAYPAKKAYA’DAN AHMET KAYA VE HRANT DİNKE….

İlk konuşmayı ise KESK Genel Başkanı Evren yaptı. Alanda bulunanları, adalet için, barış için, özgürlük için yürek ve sabırla yıllar sonra bir kez daha bu alanda bulunmalarından dolayı söyleyerek konuşmasına başlayan Evren, şöyle dedi: „Bugün burada bizlerle olamayan ancak yaşamlarını hatırlamak hepimizin boynunun borcudur. Ser verip sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya’yı saygıyla anıyorum. İdam sehpasına gülümseyerek çıkan Denizi, Yusuf’u, Hüseyin’i selamlıyorum. Kendilerini Türkiye halklarının kurtuluşuna adayan Hüseyin Cevahir’i, Ulaş’ı yiğit devrimci Mahir çayan’ı saygıyla selamlıyorum. Kürt halkının özgürlük mücadelesine kendini adayan Mazlum doğan’ı saygıyla anıyorum. Kemal Türkler’i saygıyla anıyorum. 77’de katledilen 37 emekçiye selam olsun. Faşizme hayır diyen demokrasiyi savunan Musa Anterlere, Uğur Kaymazlara selam olsun. Halk iktidarını taçlandıran Belediye Başkanı Fikri Sönmez’e selam olsun.

Hiçbir zaman unutmayacağımız, belleğimizde bizi isyana çağıran Ahmet Kaya’yı ve arkasında bakmadan giden Yılmaz Güney’i, faşizme inat yüreğimizde yaşayacak olan Hrant’a selam olsun“ diyerek konuşmasına devam etti.

‘IRKÇI, ASİMİLASYONCU, ŞOVENİST DEVLET İSTEMİYORUZ’

Başka bir dünya, başka bir Türkiye istediklerini dile getiren Evren, sözlerini şöyle sürdürdü: „İşçi sınıfı mücadelesine, halkların kardeşliğine, başkab bir dünya başka bir Türkiye‘ mümkün diyen ve ismini söyleyemediğimiz binlerce devrimciye, faşizme inat, selam olsun. 1 Mayıs küresel sermaye ve siyasi iktidara itiraz günümüzdür. Yoksulların tüm dünyada eş zamanlı olarak mücadelelerini birleştirdikleri bir gündür. Kürsel Şirketlere ve onların hükümetlerine söyleyecek sözümüz var. Bir kez daha milyonların önünde tekrar ediyoruz. Irkçı, asimilasyoncu, dışlayıcı, şovenist devlet istemiyoruz.

Herkese ortak koşullarda iş aş istiyoruz. Güvencesiz çalışma istemiyoruz. Sözleşmeli çalışmak istemiyoruz. Taşeron şirketleri istemiyoruz. Parasız eğitim ve parasız sağlık hakkı istiyoruz. Kürt sorununun barışçıl çözümü için demokrasi istiyoruz. Tutuklu bulunan belediye başkanlarının, sendikacıların serbest bırakılmasını istiyoruz. Tutuklu bulunan çocukların özgür bırakılmasını istiyoruz. Operasyonların durmasını istiyoruz ve insanlarımızın ölmesini istemiyoruz. Temsilde adalet istiyoruz. Yüzde 10 seçim barajı kaldırılmalıdır.” Evren, konuşmasından dolayı dakikalarca alkışlandı.

ALANIN ADI “1 MAYIS” OLSUN

Evren’in ardından söz alan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de alandakilerin bayramını kutlayarak başladığı konuşmasını, 77’de hayatını kaybedenleri anarak sürdürdü.

1980 yılında katledilen Disk Genel Başkanı Kemal Türkler, demokrasi uğruna hayatını kaybeden diğer emekçiler adına konuştuğunu kaydeden Çelebi, „Yıllarca bu ülke emekçilere bu alanı kapattı. Bu gün yeniden su alanda yan yana duruyorsak, hep birlikte 1 Mayıs marşını söylüyorsak bu hepimizin, Türkiye işçi sınıfının eseridir. Bununla övünmelisiniz, gurur duymalısınız“ dedi.

1977 yılında Türklerin, „Bu alanın adı 1 Mayıs alanı olarak değiştirilsin” talebini ifade eden Çelebi, „Bu alanın adı şimdi değiştirilsin mi? Evet bu alan 1 Mayıs alanı olmalıdır. Yasaklara rağmen işçi sınıfı 1 Mayıs alanını unutmadı, unutmadık“ şeklinde konuştu.

Musa Anter ve Uğur Kaymaz cinayetlerinin ardındaki sır perdesi aralanmadan demokrasinin gelemeyeceğinin altını çizen Çelebi, „Siyasete, çalışma hakkına konan angajman kalkmadan demokrasi olmaz. Yargının siyasetin aracı haline getirildiği bir ülkede demokrasi yaşayamaz. İşçi sınıfının örgütlü gücü olmadan demokrasi kavranamaz. Kürt sorunu demokratik ve barışçıl bir şekilde çözülmeden demokrasi olamaz“ diyerek konuşmasına nokta koydu.

scroll to top