Home , Haberler , Önlü’den TİKKO Gerillaları Hakan ve Özgüç İçin Soru Önergesi

Önlü’den TİKKO Gerillaları Hakan ve Özgüç İçin Soru Önergesi

ANKARA |26.01.2017| 2015’in 21 Ekim’i 22 Ekim’e bağlayan gece Dersim Ovacık Şahverdi’de üç TKP/ML TİKKO gerillası TC ordusu ile çıkan çatışmada şehit düşmüştü. Şahverdi’de çıkan çatışmada katledilen TKP/ML TİKKOgerillalarından Özgüç Yalçın ve Hakan Çakır’ın yaralı ele geçirildiği ve işkence ile katledildiği Fırat Üniversitesi Adli Tıp Birimi’nin ön otopsi raporuyla doğrulandıktan sonra Yalçın’ın ailesi Ovacık savcılığına suç duyurusu için Ankara Adliyesi’nden dilekçe gönderdi. Yalçın Ailesinin suç duyurusuna rağmen herhangi bir ilerlemenin gerçekleşmemesi üzerine Halkların Demokratik Partisi(HDP) Dersim Milletvekili Alican Önlü İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması üzerine soru önergesi verdi.

Önlü verdiği soru önergesinde “Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi’nce incelenmiş ve Şube 49240963-101.02-2015/93266/10589 sayılı raporunda ifade ettiği üzere Hakan ÇAKIR ve Özgüç YALÇIN’ın vücutları üzerindeki öldürücü yara izlerinin “bitişik ya da bitişiğe yakın mesafeden oluşmuş” olduğunu tespit etmiştir. Bu durumun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları sözleşmelerdeki karşılığı nedir?” diye sordu.

 

Süleyman soylu’nun yanıtlaması üzre verilen soru önergesi şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU tarafından Anayasa’nın 98. ve İçtüzüğün 99. maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

21.10.2015 tarihi gece vaktinde Dersim’in, Ovacık ilçesi, Şahverdi köyü kırsalında TKP/ML TİKKO örgütü mensuplarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı askeri güçler arasında silahlı çatışma çıkmıştır. Çatışmada üç örgüt mensubu yaşamını yitirmiş, örgüt mensuplarının cenazeleri 22.10.2015 tarihinde sağlık görevlilerine teslim edilmiş ve aynı gün cenazeler Fırat Ünivesitesi – Fırat Tıp Merkezi – Adli Tıp Birimi’ne teslim edilmiştir.

Çatışmada yaşamını yitirenlerin Cengiz İÇLİ, Hakan ÇAKIR, Özgüç YALÇIN olduğuna dair haber alan aile mensupları 24.10.2015 tarihinde sabah saatlerinde “ölenin kimliğini belirleme” işlemleri için adli tıp birimine başvuruda bulunmuşlardır. İki kez gerçekleştirilen ve kesin teşhisle sonuçlanan işlemlere rağmen cenazelere ilişkin moleküler inceleme yapılmış ve sonrasında cenazeler ailelerine teslim edilmiştir.

Adli Tıp Kurumu – Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi’nin soruşturma dosyasına sunmuş bulunduğu 49240963-101.02-2015/93266/10589 sayılı raporunda Hakan ÇAKIR ve Özgüç YALÇIN’ın vücutları üzerindeki öldürücü yara izlerinin “bitişik ya da bitişiğe yakın mesafeden oluşmuş” olduğu tespit edilmiştir.

Yine köylülerin vermiş olduğu bilgiye göre 21.10.2015 tarihinde gece vaktinde başlayan silahlı çatışma birkaç saat sürmüş, silah seslerinin yerini slogan ve bağırmalar almış, sabaha doğru ise iki silah sesi duyulmuştur. Olaya ilişkin ulaşılan bütün bilgiler silahlı çatışma bittikten sonra operasyona katılmış bulunan güvenlik gücü mensuplarının çatışma alanında kontrolü sağladıklarını, Hakan ÇAKIR ve Özgüç YALÇIN’ı yaralı bir şekilde yakalamış bulundukları, yaralı bir şekilde beklettiklerini, köylülerin anlatımlarına bakılırsa yakalananların fizikî işkenceye maruz kaldıklarını, otopsi tutanağı ve adli tıp raporu dikkate alındığında kemik kırıkları ve vücutta oluşan çeşitli morlukların yakalamadan sonra fizikî saldırı altında bulundukları şüphesini uyandırmıştır.

Çatışma ardından operasyonda görevli kolluk güçlerince olay tespiti kapsamında fotoğraflama işlemi yapılmıştır. Bu fotoğraflarda Özgüç YALÇIN’ın sırt üstü yatar pozisyonda olduğu ve kolunda saat olduğu çıplak gözle dahi rahatça görülmektedir. Olay esnasında YALÇIN’ın kolunda takılı olduğu anlaşılan saat, Elazığ Adli Tıp Kurumunda YALÇIN’ın üzerinden çıkan eşyalar içinde sayılmamıştır. Yine, Ovacık Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından YALÇIN’ın ailesine teslim edilen eşyalar arasında da bulunmamaktadır. 

Bu bağlamda;

21.10.2015’i 22.10.2015’e bağlayan gece TSK ile girdikleri silahlı çatışmada yaşamını kaybeden Özgüç YALÇIN ve Hakan ÇAKIR’ın yaralı bir şekilde yakalanıp, infaz edildikleri iddiasıyla 23.12.2016 tarihinde yapılan suç duyurusu ile ilgili işlem yapılmış mıdır? 

İlgili suç duyurusu kapsamında TSK tarafından yapılan operasyona katılan kolluk kuvvetleri tespit edilmiş midir? 

Söz konusu kolluk kuvvetleri tespit edilmiş ise olaya ilişkin ifadeleri alınmış mıdır?

Söz konusu olayla ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun maktülllere yakın mesafeden ateş edildiğinin tespitini içerir rapor Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na geldikten sonra, savcılık harekete geçerek soruşturma başlatmış mıdır?

Özgüç YALÇIN’ın kaybolduğu iddia edilen kol saati Ovacık Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanet bürosunda mıdır? Burada değil ise nerededir?

Adli Tıp Kurumu’na ulaşan cilt ve alt kas doku örnekleri son olarak Adli Tıp Kurumu – Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şubesi’nce incelenmiş ve Şube 49240963-101.02-2015/93266/10589 sayılı raporunda ifade ettiği üzere Hakan ÇAKIR ve Özgüç YALÇIN’ın vücutları üzerindeki öldürücü yara izlerinin “bitişik ya da bitişiğe yakın mesafeden oluşmuş” olduğunu tespit etmiştir. Bu durumun Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları sözleşmelerdeki karşılığı nedir?

Sağ olarak yakalanıp, infaz edildiği tespit edilen vakalarda kaç asker ya da kamu görevlisine cezai ya da idari yaptırım uygulanmıştır?(Kaynak: Özgür Gelecek)

scroll to top