Home , Avrupa , Londra'da Demokratik Kitle Örgütlerinden Basın Açıklaması

Londra'da Demokratik Kitle Örgütlerinden Basın Açıklaması

LONDRA | 11 – 08 – 2011 | 4 Ağustos Perşembe günü Met Polis Teşkilatına bağlı Afrikalı ve Karayipliler tarafından işlenen silah suçlarına karşı kurulan Trident birimi güpegündüz sokak ortasında sıkıştırdığı 29 yaşında 4 çocuk babası siyah bir genci sözde önceden planlanmış bir tutuklama operasyonunda kurşunlayarak öldürdü. Bunun üzerine ailesine herhangi bir bilgi verilmediği gibi soruları ise yanıtsız kaldı. 6 Ağustos’da aile sorularına cevap arayışında ve çocuklarına yapılan yargısız infaza karşı 200 kişilik bir grupla sorumlu polis karakolu önünde adalet isteyen bir protesto gerçekleştirdi. Protesto esnasında polisin provokasyonu ve bir genç kadının polis tarafından copla dövülmesinden sonra ortalık kısa bir sürede mahşer yerine döndü. Gençlerin zaten adaletsizliğe ve polisin şiddetine karşı var olan öfkeleri çok kısa bir sürede sokaklara taştı ve zincir etkisiyle bütün İngiltere’ye yayıldı. İşsizliğin, yoksulluğun ve özellikle sosyal kesintilerin en çok yaşandığı kentlerde bu isyanın patlak vermesi kesinlikle şaşırtıcı değildir. Her ne kadar burjuva medyası tarafından özellikle sokaklara çıkan bu gençler ‘yağmacı hırsızlar’ ‘fırsatçılar’ ve ‘haydutlar’ olarak dillendirilse de, yapılan röportajların hemen hemen hepsi İngilizlerle yapılıyor olsa da, bu gençlerin hiçbir sosyal ya da ekonomik sorunu yokmuş da zevk ve kaos için yağma yaptıkları empoze edilmeye çalışılsa da, bilinmelidir ki bu sorun can sıkıntısından değil bu sorun biriken bir öfkenin sonucu siyasi bir sorundur ve bu sorun bir sistem sorunudur.

Tüm bu olaylar yaşandığı Kuzey Londra’nın Tottenham bölgesi de olmak üzere Hackney, Haringey vb Türkiyeli göçmenlerinde yoğun bulunduğu bölgelerde etkilendi. Bu noktada, Dalston bölgesindeki Türkiyeli esnaf mallarını koruma amaçlı gençlere karşı saldırıya geçti.

Londra’daki demokratik Kitle Örgütleri bu noktada acil bir basın açıklaması yapılması gerektiği ve Türkiyeli esnafın polisin provokasyonuna gelmemesi gerektiğini ve sorunun gerçek çıkış nedenleri noktasında bilinçlenmek gerektiği gerçeğiyle 10 Ağustos Çarşamba günü Stoke Newington Polis Karakolu önünde Türkçe ve İngilizce gerçekleşen bir basın açıklaması yaptı.

Türkiyeli kitlenin olduğu kadar siyah, İngiliz, Asyalı vs kitlenin de ilgisini çeken Basın açıklaması sık sık alkışlanarak onaylandı. Polisi rahatsız eden açıklama kitlenin ilgisini ve desteğini aldı.

Yapılan Basın Açıklamasının tümü şöyle:

Londra’da Yaşayan Türkiyeli ve Kürdistanlı Esnaflara ve Emekçilere

Bildiğimiz gibi 4 Ağustos Perşembe günü, Tottenham Hale’de polis tarafından öldürülen dört çocuk babası olan Mark Duggan’ınö niye ve nasıl öldürüldüğünün açıklanması talebiyle geçtiğimiz Cumartesi günü, Tottenham karakolunun önünde ailesinin de yer aldığı bir protesto gösterisi düzenlenmişti. Protestocuların ‘adalet istiyoruz’ ve Duggan’ın neden ve niçin öldürüldüğüne dair talepleri, 4-5 saat beklemenin ardından cevaplanmamış ve 16 yaşındaki bir genç kızın Tottenham karakoluna girerek açıklama beklediklerini söylemesine karşılık polislerin fiziki saldırısına maruz kalması olayların patlamasına neden olmuştur.

Londra’da Türk ve Kürt göçmen emekçilerin de yoğun yaşadığı Tottenham’da başlayan ve aslında ezilen toplumun özellikle de ona mensup gençlerin sosyal ve ekonomik koşullarının bir patlama noktasına gelmesini içeren olaylar, daha sonra Enfield, Hackney, Edmonton, Islington başta olmak üzere Londra ve daha sonra da Londra dışında bir çok şehre yayılmıştır. Sorulması gereken soru gençlerin öfke patlamasına yol açan bu olayların gerçekte neden çıktığıdır.

Tüm dünyada etkili olan kriz ve krizin ardından gerçekleşen kesintilerden en fazla etkilenen kesimlerden biri de gençliktir. Haringey’deki kesintilerden dolayı 13 gençlik evinden 8i kapanmıştır. Gençlik evlerinin kapanması sadece Haringey bölgesine özgü değildir. Kolejlerde gençlere verilen eğitime katkı parası EMA’in kaldırılması veya alınmasının çok zorlaşması, üniversite harçlarının 9 bine çıkarılması, yoksul semtlerdeki eğitim seviyesinin düşüklüğü, ortaokullarda ‘sorun çıkaran çocukların’ ekstra yardım edilerek geliştirilmesinden çok okuldan atılması veya ‘sorunlu olanların’ yer aldığı bölümlere gönderilmesi, gençlerin yaşadığı sorunlardan bazılarıdır. Resmi rakama göre 1 milyona yakın işsiz genç bulunmaktadır. Haringey, Hackney gibi Londra’daki yoksul semtlerde genç işsiz oranı daha fazladır. Kesintilerden dolayı işten atılmaların yaşandığı, işsizliğin arttığı bir dönemde yoksulluk daha da artmıştır. Polisin durdur ve ara (stop and search) uygulamaları özellikle yoksul semtlerde ve göçmen gençlere yönelik daha fazladır. Siyah ve etnik kökenli bir genç beyaz bir gence göre 8 kat daha fazla durdurulmaktadır. Gençlere devamlı tüketme, sadece kendini düşünme, zengin olma ve bencil bir yaşantı tarzı dayatılmaktadır. İşsizliğin ve yoksulluğun arttığı, okuma hayallerinin yok olduğu, sosyal ve kültürel olarak kendini ifade edecek gençlik evlerinin kapandığı, polis baskısının arttığı yoksulluğun arttığı bir ortamda, geleceğe dair umudu olmayan gençlerin bu öfke patlaması aslında bir sosyal patlamadır. Umutmayalım ki bu çocukların içinde biz Türk ve Kürt toplumunun da çocukları ve gençleri de bulunmakta, bu koşullar bizim gençlerimizi, çocuklarımızı yani geleceğimizi de etkilemektedir.

Türkiyeli ve Kürdistanlı emekçiler ve esnaflar siyahlara karşı kışkırtılıyor

Kendi ülkelerini ekonomik ve siyasi sebeplerden ötürü terk etmek mecburiyetinde bırakılıp yurt dışında yaşamını idame ettirmeye çalışan emekçi ve esnaf halkımız, yaşanan bu isyan dalgası karşısında isyan edenlerin yanında değil ama onların karşısında bir tutum almaya teşvik ediliyor. Küçük dükkanların yağmalanma eylemine karşı, dükkanını koruma içgüdüsüyle hareket eden ve yer yer gençlere saldırma eğilimine girildiğini görmekteyiz. Elbette ki esnafın kendi dükkanını koruması en doğal hakkıdır. Ancak bu tür eğilimler siyah ve Kürt ve Türkleri karşı karşıya getirmemelidir. Bu tür eğilimler ezilen ve göçmen olan bizlerin birbirine karşı önyargıların artmasına neden olmaktadır. Bizler Türkiyeli ve Kürdistanlılar olarak bu konuda duyarlı olmalı ve sistemin göçmenleri birbirine düşürmesi oyununa gelmemeliyiz. Ayrıca bizler polis tarafından öldürülen Mark Duggan’ın ölümünden sorumlu olanların bulunması, soruşturmaların bir an önce sonuçlandırılarak cezalandırılmalarını talep ediyoruz.

 

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Britanya Halk Meclisi

Fed Bir

KNK

Halk Evi

Roj Women

Kurdish

Day-Mer

Tohum Kültür Merkezi

GİKDER

Komkar

Yüz Çicek açsın Kültür merkezi

Britanya Barış Meclisi

scroll to top