Home , Avrupa , İsveç’te Haftalık Gündem

İsveç’te Haftalık Gündem

İSVEÇ|26.09.2022| Geçtiğimiz hafta halkın gündemi yoğun geçti denilebilir. İktisadî, siyasî ve toplumsal konuların ön plana çıktığı ve tartışıldığı bir haftayı geride bırakmış oluyoruz.

 

Ekonomi, hayat pahalılığı, yoksulluk

Gıda ürünlerinde, elektrikte, yakıtta, odunda ve kiralarda başta gelmek üzre artan hayat pahalılığı halkın gündeminde yerini arttırdı.

Enflasyonun son verîlerine göre geçtiğimiz ayda 10%’a dayandığı ve artmaya devam edeceği merkez bankası başkanının yaptığı açıklamaya göre anlaşıldı. Enflasyonun artışı yalnızca elektrikte söz konusu olan zamlardan kaynaklanmadığı, SEK’in Dolar ve Euro karşısında gittikçe değer kaybettiği ve durumun dünyadaki genel enflasyon artışından etkilendiği tartışılıyor. Artan hayat pahalılığı her pazarda görülürken yapılan son açıklamaya göre su ve altyapı faturalarında da 25% zam yapıldı. Devletin resmî maaş araştırmaları komisyonuna göre yılın ilk altı ayında 5.5% oranında bir değer kaybının söz konusu olduğu Ağustos ayında açıklandı ve bu oranın bugün 6–7% civarında olduğu düşünülüyor. Merkez bankası faizleri 21 Eylül’de yaptığı açıklamada bir puan birden arttırdıklarını belirterek 0.75’ten 1.75’e çıkardı. Merkez bankası başkanının yaptığı açıklamaya göre faizin hâla oldukça düşük olduğu ve artmaya devam edeceği, enflasyonun duracak gibi olmadığı ve SEK’in değer kaybının devam edeceği anlaşıldı. Vergi artışının da söz konusu olduğu gidişatta 8% oranında işsizlik artışının ön görüldüğü açıklandı. Tüm olumsuz gelişmelere rağmen henüz sendikalardan toplu sözleşme anlaşmalarında maaşların arttırılmasına dair bir açıklama gelmiş değil. 3 yıllık maaş zammı görüşmeleri için önümüzdeki yıl Mart ayında gerçekleşecek olan toplu sözleşme görüşmeleri bekleniyor. İşten çıkarılmaların beklenildiği bir durumda işverenlerin bunu tehdit olarak kullanacağı ve enflasyon durumunda anlaşmayı 3 yıllık yaparak zam görüşmelerini engelleyerek kendini güvence altına alacağı tartışma getirmez bir durum.

 

Hükümeti kim kuruyor? Irkçıların konumu ne olacak?

21 Eylül’de gerçekleşen seçimlerde sağ blokta yer alan partiler birkaç sandalye üstünlükle galip geldi. Sosyaldemokratlar birinci parti olarak seçimlerden çıkarken, ırkçılar ikinci ve sağ blokun yöneticisi konumunda olan Moderatlar üçüncü büyük parti olarak meclistek, yerini alacak.

Yapılan seçimlerin ardından henüz hükümet kurulmuş değil. Hükümeti kurmak için meclis başkanı tarafından bu görev üçüncü sırada yer alan liberal-muhafazakar parti olan Moderatlar’ın başkanı Ulf Kristersson’a verildi. Sağ blokun kazanması üzerine görüşmelere başlayan Kristersson, ırkçılarla nasıl bir anlaşma sağlayacağı merak konusu. Çünkü ikinci sırada yer alan ırkçı İsveçdemokratları kilit bakanlık görevlerini talep ederken, Liberaller partisi ırkçıların hükümette yer almasına kesin olarak karşı çıkacaklarını ilân etti. Sadece Moderatlar ve Hıristiyandemokratları tarafından kabul edilen ırkçıların durumu henüz somutlaşmış değil. Hiçbir tarafın çoğunluğu elde edemeyişi ve bloklar arası görüşmelerin henüz uzak bir seçenek olduğu bu günlerde ırkçıların elde ettikleri güçten faydalandığı ve sekter bir tavır sergilediği, kendini partilere dayattığı görülüyor. Görüşmelerin yakın zamanda sonuç vereceği ve hükümetin kısa zamanda kurulabileceği öngörülüyor.

Türkiye’deki faşist faaliyetleri nedeniyle ceza alan ve bundan dolayı Merkez Partisi’nden kovulan Bozkurtlar üyesi Kululu Mikail Yılmaz’ın göçmen yobaz müslümanlarla kurduğu Partiet Nyans’ın solun oylarını bölmesi ve il meclislerine küçük puanlarla da olsa girebilmiş olması da halkın gündemindeki yerini aldı. Partilerin çoğunluğu Nyans ile görüşmeyeceklerini belirterek aslında kutuplaşmanın durumunu ifâde etmiş oluyorlar. Nyans, ırkçılık ve ayrımcılık karşıtı açıklamalarıyla öne çıkarken parti başkanlarının azılı halk düşmanı bir faşist olması trajikomik bir çelişki. Parti, tüzüğündeki ifadesiyle yurtdışından kendi ifadeleriyle ‘’destek üye’’ ve bağış alımlarının alınabileceğini belirterek arkasında hangi güçlerin olabileceğine de işaret ediyor.

 

Seçimlerin yanısıra, Rus-Ukrayna savaşı, NATO üyeliği ve Türkiye hükümetinin baskıları da halkın gündemindeki yerini aldı.

 

Svenska Freds’ten tüm parti ve kurumlara çağrı

Barış çalışmalarıyla köklü bir yapıya sahip olan Svenska Freds, nükleer silahlanma ve NATO üyeliğine karşı tüm partileri ve kurumları meclis önünde gerçekleşecek olan eyleme çağrıda bulundu.

 

Stockholm Husby’de devlet destekli Eritliler’in hükümet yanlısı eğlencesine karşı muhalif Eritreliler’in miting yapması polisin saldırısı ve gözaltılarıyla sonuçlandı. Ulusal basında yer alan bu haberlerde yalan ve çarpıtmaların olduğu görüldü.

scroll to top