Home , Avrupa , GÖÇMENLERE YÖNELİK AYRIMCILIĞA VE HUKUKSUZLUĞA HAYIR!

GÖÇMENLERE YÖNELİK AYRIMCILIĞA VE HUKUKSUZLUĞA HAYIR!

atik_logokucukATİK | 16-12-2014 | Birleşmiş Miletler 18 Aralık 1990’da gerçekleştirdiği kurultayda kararlaştırdığı bir bildirge ile göçmen işçi ve ailelerinin haklarını korumaya aldığını uluslararası kamuoyuna ilan etmiştir. Bu karar“Uluslararası Göçmen İşçi ve Ailelerin Haklarını Koruma Bildirgesi” olarak adlandırılarak resmileştirilmiştir.  Bu kararın ilanında tam on yıl sonra 2000 yılında gerçekleştirilen bir oturumda Birleşmiş Milletler tarafından 18 Aralık Dünya Göçmenler Günü olarak ilan edilmiştir. Bildirgenin imzalandığı tarihten sonra birkaç yıl göçmen haklarında belli iyileşmeler devam ettirilse de, son on yıla baktığımızda göçmen hakları her geçen gün daha fazla ortadan kaldırılmıştır. Bugün yürürlüğe konulan yeni yasalar ile birlikte göçmen işçi ve emekçilere yönelik uygulamalarda bu ırkçı ve ayrımcı yasalar başat rol oynamaktadır. Bu yasalara bağlı olarak göçmenlere yönelik haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler ayyuka çıkmış durumda. Bugün Avrupa Birliği göçmen akımını önlemek için uygulamaya koyduğu güvenlik yasası ile bu baskıların başını çekmektedir. Birleşmiş Miletler içinde zengin ve etkili konumda olan devletler, geri kalmış ülkelerden gelen göçmenlerin emeğini ve değerlerini sömürürken, onlar üzerindeki baskıları çıkardıkları yeni yasalar ile artırmaya ve ayrımcılığa tabi tutmaya daha etkili bir şekilde devam ediyorlar.

2008’de başlayıp tüm dünya’yı sararak derinleşen ekonomik ve mali krizin yaygınlığını devam ettirdiği günümüz koşularında, bölgesel savaşların yaygınlaştığına tanık olmaktayız. Emperyalist pazar paylaşımının bir ürünü olarak yaygınlaşan bölgesel savaşlar ile göçmen akımı da yaygınlaşmaktadır. Göçmen emekçiler ve aileleri, yaşanan bu bunalımlarda en fazla etkilenen kesimi oluşturmaktadır. Krizin faturasını en ağır bir şekilde yaşayan göçmenler daha fazla sömürülürken; sermaye sahipleri, kriz süreçlerinde düşük ücretli göçmen emeğini hem bir rekabet gücü, hem de işçi sınıfını bölme ve parçalama aracı olarak kullanmaktalar. Bütün bunlar uluslararası sermayenin aşırı meta üretimi ve aşırı sermaye birikimi krizlerine bağlı olarak yaşanmaktadır.

Bugün Uluslararası Göç Örgütü aktarımlarına göre, 7 milyarı geçen dünya nüfusu içinde her yedi insandan biri doğduğu ülkeden göç ederek başka bir ülkede yaşamını idame etmektedir. Dünya çapında göçmen sayısı 2013 verilerine göre 250 milyona yaklaşmış durumda. Son iki yıl içinde gerek Ortadoğu’da gerekse Afrika kıtasında yaşanan emperyalist savaş ve dalaşlar neticesinde on milyona yakın insan yerinde yurdunda edilerek göç etmek zorunda bıraktırılmıştır. Göç etmek zorunda bıraktırılan bu insanlar en zor şartlar altında yaşamaya çalışmaktadırlar. Emperyalizmin saldırganlığı sonucunda göçmenlerin, mültecilerin ve dokümansız insanların sayısı çığ gibi çoğalırken; egemen güçlerin baskı, sömürü ve sosyal yıkım politikaları insanları yığınlar halinde göçe zorlamaya devam etmektedir.

Her geçen gün göçmenlere yönelik artan baskı yetmiyormuş gibi son bir yıl içinde göç yolunda iken Akdeniz açıklarında batırılan tekneler sonucunda binlerce insan diri diri Akdeniz sularına gömülmüştür. Suriye’deki savaşta DAİŞ çetelerinin zulmünde kaçan çok sayıda göçmen Yunanistan’a, oradan da diğer Avrupa ülkelerine geçmek üzere çıktıkları bu yolda hayatlarını kaybetmeleri, bir kader değil emperyalist haksız savaş ve talan politikalarının bir sonucudur. Bunlar yetmiyormuş gibi Avrupa Birliği sınır güvenlik kurumu Frontex, sınır güvenliği bahanesi ile militarist uygulamalarıyla insanlık suçu işlemeyi sürdürürken uluslararası kamuoyu bunları seyretmekle yetiniyor.

‘Uluslar arası göçmenler Gününü’ kutladığımız bu günde, göçmenler en ağır bir şekilde ırkçı ve ayrımcılığa uğramaktalar. Göçmen karşıtlığı üzerinde Irkçılık hortlatılarak bir devlet politikası haline getirilerek kurumsallaştırılmıştır. Dünya Göçmenler Gününü kutlarken, gelecekte ırkçı ve ayrımcı politikaların boşa çıkarılması için bizlere önemli görevler düşmektedir. Bunların başında; yaşadığımız ülkelerde işçi ve emekçiler ile birlikte bu saldırılara karşı ortak hareket ederek dayanışmayı daha fazla güçlendirerek cevap olmaktır.

Göçmen Hakları da İnsan Hakkıdır!

Irkçı ve Ayrımcı Politikalara Son!

18 aralık 2014 göçmenler günü doc

18 aralık 2014 Göçmenler Günü pdf

 

scroll to top