Home , Tutsaklar , FARC-EP gerillası Simon Trinidad için adalet!
FARC-EP gerillası Simon Trinidad için adalet!

FARC-EP gerillası Simon Trinidad için adalet!

simon-trinidad_002Gerçek adı Juvenal Ovidio Ricardo Palmera Pineda olan Simon Trinidad’ın hikayesi film senaryosu gibi. Aslen iktisat profesörü olan Simon, 80’li yıllarda üniversitede dersler verdiği sırada Marxist-Leninist geleneğe yakınlaşarak politize olmuş. Aynı dönemde yöneticilik yaptığı bankadan 30 milyon peso alıp dağlara çıkarak 1987 yılında FARC-EP (Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri-Halk Ordusu) saflarına katılmış.

1998-2002 yılları arasında Kolombiya hükümeti ile barış görüşmelerinde FARC-EP’nin sözcülüğünü yapan Simon Trinidad, 2004 yılında Ekvador’da BM yetkilisi James Lemoyne ile görüşmesinden önce CIA ajanlarının direktifleriyle yakalanıp Kolombiya’ya götürülmüştü. Bush ile arası çok iyi olan Uribe hükümeti de Simon Trinidad’ı uyuşturucu ticareti ve adam kaçırma suçlarından yargılanması için 2005 yılında Amerika’ya gönderdi. Olaylı geçen yargılama sürecinde Simon’un savunmasını dinleyen ilk jüri grubu Simon’u haklı bulduğu için jüri hukuksuzca değiştirildi. Yenilenen jüri üyeleriyle birlikte müthiş bir tezgah kuruldu ve hiçbir somut delil olmamasına rağmen Simon Trinidad 60 yıl hapis ile cezalandırıldı.

Simon, şu anda Amerika’nın en azılı suçlularının bulunduğu ADX Florence (Colorado) hapishanesinde 10 yılını doldurdu. ADX Florence, ‘‘supermax’’ dedikleri süper maksimum güvenlikli, Amerika’nın “en kötü” hapishanesi. Colorado’nun Guantanamo’su olarak da bilinen ADX Florence’de yatan mahkumlar arasında 8 kez müebbet cezası yatan Ted Kaczynski (Unabomber) dahil pek çok seri katil var. İşin trajikomik tarafı ise siyasi suçluların da burada seri katillerle (ki en azından Ted’in bir davası vardı) aynı hapishaneye konması. ‘‘Özgürlükler’’ ülkesi böyle bir yer işte.

Havana ‘çözüm süreci’nde Simon Trinidad’ın önemi

simon-2

FARC-EP ve Kolombiya 2012 yılında Norveç ve Küba’nın garantör ülke olduğu yeni bir barış sürecine girdiler. Havana ve Oslo’da 3 yıldır süren görüşmelerde 50 yıllık tarihte belki ilk defa bir uzlaşıya varılmak üzere. Gördüğünüz gibi “çözüm süreci” iki garantör ülke ve gözlemciler eşliğinde yüzde yüz şeffaflık ile yürütülüyor, gizli kapaklı görüşmeler ya da parmakla seçilen akil adamlar heyeti ile değil (!).

20 Eylül’de Trinidad’ın avukatı Mark Burton ile Denver, Colorado’da yaptığımız görüşmede Mark bize Simon Trinidad’ın FARC-EP ve Kolombiya hükümeti arasındaki müzakerelerde çok önemli bir arabulucu olduğunu söyledi. Öyle ki vaktiyle Trinidad’ı Amerika’ya teslim eden Kolombiya devleti bile gelinen şu aşamada Trinidad’ı geri istiyor. Mark’ın demesi Trinidad aynı zamanda çok becerikli bir diplomat. Bu yüzden adaletsiz bir yargıyla hapsedilen Trinidad’ın serbest bırakılıp barış görüşmelerine katılması çözüm sürecinin tamamlanması açısından büyük önem taşıyor.

FARC-EP’nin bu görüşmelerde masaya koyduğu diğer talepler şöyle sıralanabilir:

  • Genel af ilan edilerek yüzlerce diğer gerillanın serbest bırakılması
  • FARC-EP’nin siyasi sisteme bir parti ile entegre olması
  • Çatışmaların sonlandırılması
  • Toprak reformu ve adaletli bir tarım politikası

FARC-EP hareketi etnik temelli ve ayrılıkçı bir hareket olmadığı için otonomi talebinde bulunmuyor. Davaları, devleti kontrol edip uyuşturucu ticareti ve savaştan rant elde eden oligarklardan kurtularak adaletli bir ekonomik üretim ve bölüşüm yapısına ulaşmak. Çoğu konularda anlaşılmış durumda. Yeter ki Simon serbest bırakılsın.

Hapishane önünde ‘Simon için adalet’ eylemi

Biz de Utah’tan Ariel Paz, Jacob Jensen ve Gregory Lucero ile birlikte, FRSO (Freedom Road Socialist Organization) tarafından desteklenerek kurulan bir ulusal komiteye (the National Committee to Free Ricardo Palmera) katılarak Florence’deki ADX hapishanesine gittik (21 Eylül). Eyleme Illinois, New York, Arizona, Michigan, California, Kentucky ve Utah’tan pek çok aktivist geldi. Yürüyüşü fark eden Federal polisler hemen pozisyonlarını almışlardı. Ardından otoban devriyesi (Highway Patrol) ve ilçe şerifi de hapishaneye geldi. Komite sözcüsü Tom Burke grup adına bir basın açıklaması yaptıktan sonra Simon’un avukatı Mark Burton eyleme gelemeyen örgüt ve partilerin gönderdiği mesajları okudu.

Bizim öncelikli talebimiz Simon Trinidad’ın salınarak barış sürecine müzakereci olarak katılması. Diğer taleplerimiz arasında Amerika’daki hapishanelerde insanlık dışı koşullar (F-tipi hücreler) sunan ‘super-max’ uygulamasının kaldırılması vardı. Mesela, Simon Trinidad supermax hücrede diğer mahkumlardan izole bir şekilde günde 23 saat kalıyor. 7 metrekarede beton bir yatak, sabit bir tuvalet ve oturak, 10 santimlik bir pencere. Avukatı, destekçileri, ailesi dahil hiç kimseyle görüşmesine veya mektuplaşmasına izin verilmiyor. Hatta Tom’un gönderdiği doğum günü kartına hapishane yönetimi ‘‘Yukarıdaki mahkum ile yazışmanız iade edildi. Yazışmanız mahkuma iletilmedi çünkü bu bireyle yazışma yapmak için onayınız yok.’’ diye yanıt vermiş:

simon-3

Çözüm sürecinin çözümü..

Mark Burton aktivistlerle (özellikle Chicano’larla) çalışan yerel bir avukat fakat mesele hukuk ötesi olduğu için Simon Trinidad’ın serbest kalıp kalmayacağını siyasi ve ekonomik dinamikler belirleyecek. Amerikan ordusu Kolombiya Planı (Plan Colombia) dahilinde aslında ABD-Kolombiya arasındaki uyuşturucu ticaretinden nemalanıyor. Bundan 10-15 yıl evvel üst düzey bir Amerikan askerinin eşi New York City’ye uyuşturucu gönderirken yakalanmıştı. FARC-EP, sosyalist prensipler gereği, hiçbir şekilde uyuşturucu ticaretine bulaşmadıklarını söylüyor.

Amerika her sene Kolombiya ordusuna 1 milyar dolar destek sağlıyor, FARC-EP ile mücadele için. FBI, Simon Trinidad’ın serbest bırakılmasına için yapılan her türlü organizasyonu sabote ediyor(du). Açılan Facebook grupları Facebook tarafından kapatılıyordu. Fakat Tom Burke, FRSO ve Fight Back News bu konu üzerine ısrarla gidip mevzuyu daha görünür hale getirince FBI haber alma ve örgütlenme üzerindeki baskısını azaltmak zorunda kaldı.

Kolombiya’da çatışmalardan usanan halk artık istikrarlı bir barış zemini yaratılmasını istiyor. Devlet, FARC-EP’nin silah bırakmasını istiyor. Ancak Amerika’nın emperyalist çıkarları işi yokuşa sürüyor. Zaten işin başında Simon Trinidad’ın Amerika’ya kaçırılarak mahkum edilme sebebi barış görüşmelerini sekteye uğratmaktı. Gerçi bunlar Bush hükümeti zamanında olmuştu. Obama döneminde Küba Beşlisi’nin tamamının salıverildiğini düşünecek olursak mevcut hükümetin Simon Trinidad konusunda da ılımlı davranabileceği beklenebilir.

Enternasyonalizm?!

Türkiye solunun enternasyonalizm konusunda biraz yetersiz ve duyarsız olduğu bir gerçek. Mark Burton eylemde Avustralya Komünist Partisi’nin (CPA), Kolombiya Genç Komünistleri (JUCO) ve diğer ülkelerden başka bir kaç örgütün gönderdiği destek mesajlarını okudu. Gönül isterdi ki Türkiye’den de bir parti veya örgüt benzer bir mesaj göndermiş olsun. Mesela bir sonraki etkinlikte ABD başkonsolosluğu önünde yapılacak sıkı bir gösteri ile Simon Trinidad’a destek verilebilir. (Anil Baba-Sendika org)

Libertad para Simon!!!

anil.aba@economics.utah.edu

FARC-EP gerillası Simon Trinidad için adalet!
scroll to top