Home , Haberler , Erdoğan paketini açıkladı

Erdoğan paketini açıkladı

balon-baloncular-baloncu-42ANKARA |30-09-2013 | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, haftalardır propagandası yapılan „demokratikleşme paketi“ni açıkladı. Paket süpriz olmadı: Demokrasinin önündeki en büyük engel olan Terörle Mücadele Yasası’nda değişiklik, KCK tutuklularına ilişkin düzenleme yok. Anadilde eğitim talebi özel okullara bırakıldı. Seçim barajı da sürece kaldı.AKP den demokratikleşme beklentisi içinde olanların   hayalleri böylellikle suya düştü. Yani,Takke düştü kel göründü..! (AHM)

Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması şöyle:

-Gazi Mustafa Kemal’den bir demokrasi gönüllerimizde silinmez yer edinen merhum Adnan Menderes’e değişim sevdalısı merhum Turgut Özal’dan bütün ömrünü değişime vermiş Erbakan’a kadar Türkiye’nin büyümesi kalkınması demokratikleşmesi özgürleşmesi için mücadele vermiş herkese minnettarlığımı ifade ediyorum.

-Açıklayacağımız paket 11 yıllık uzun soluklu sürecin sadece bir safhasıdır.

-İç barışımızı güçlendirecek, huzurumuzu tahkim edecek her adım milletimizin temennisidir. Bu paketle Türkiye’nin özgürlük alanını daha da genişletiyor, umudunu daha da çoğaltıyoruz. En önemlisi de bu paketle şehitlerimizi uğruna can verdikleri milletimizin birliğini, kardeşliğini, dayanışmasını daha da pekiştiriyoruz.

-Bugün ülkemiz açısından tarihi bir anı yaşıyor, çok önemli bir aşamaya geçiyor, Türkiye’yi daha da büyütmek için önemli adımları atıyoruz. Bugün açıklayacağımız demokratikleşme paketi bir ilk değildir, bir son da olmayacaktır. 1950’de başlayan demokratikleşme tarihi boyunca da nice adımlar atılmış, nice cesur reformlar gerçekleştirilmiştir. Hükümetimiz 11 yıllık süreç içinde çok önemli reformlar gerçekleştirmiş demokratikleşme yolunda çok cesur adımlar atmıştır.

Bu paket bir son da değildir. Zira insan oğlu var oldukça değişim devam edecek, şartlar değiştikçe

Açıklayacağımız paket elbette Türkiye’nin bütün ağırlıklarından kurtaracak bütün tortulardan temizleyecek bir paket değildir ama nihai hedefe ulaşmak için çok önemli bir eşiktir. 11 yıldır yaptığımız paketleri son nokta olarak görmediysek bugün açıklayacağımız paketi de son nokta olarak görmüyoruz. Siyaset bir hak arama yöntemi sorun çözme yöntemi olarak daha fazla güç kazandıkça yeni reformlar yeni hak ve özgürlükler yerini alacak.

-Gönül isterdi ki 11 yıl önce hükümet görevini devraldığımız gün tek bir paketle tüm yasakları kaldıralım.. Ama Türkiye siyasetinin buna müsait olmadığını aziz milletim görüyor. Demokrasi barış kavramlarını dillerinden düşürmeyen partilerin bu değişim karşısında nasıl bir direnç içinde olduklarını milletim görüyor. Biz 11 yıl boyunca bu zora dirence rağmen reformlar yaptık. Siyaset sadece muhalefet değildir. Karşımıza çıkan çok büyük dirençlere rağmen cesaretle reform süreçlerine sahibiz. Darbe senaryolarına tertiplerine rağmen partimizi kapatma tehditlerine rağmen yolumuzdan dönmedik, değişim irademizden geri adım atmadık.

-Milli iradeye, sandığa, demokrasiye yönelik her türlü saldırıya kışkırtmaya rağmen milli iradeden, sandıktan ve demokrasiden taviz vermedik.

-Demokratikleşme paketleri milletimizin yüzünü güldürdü, darbecilerin ise uykusunu kaçırdı. Reformlar özgürlüğe susayan toplum kesimlerini sevindirir.

-Bundan sonrada hak ve özgürlük talepleri olacaktır. Esas olan hak ve özgürlük taleplerinin altını çiziyorum, burada demokratik bir kültürle siyasi zeminde getirilebiliyor ve muhatap olabiliyor mu? Hak ve özgürlük taleplerinin şiddetin silahın dışlandığı bir ortamda mücadelenin siyasi zeminde verilmesidir. Hiçbir silah hiçbir şiddet gösterisi meşru demokratik hak talebinin yerini tutamaz. Yumruklar sıkılıysa tokalaşmak ellerin birleşmesi mümkün değildir.

-Bu paket Türkiye’nin ulaştığı seviyenin aslında bir tezahürüdür artık Türkiye’de kimlik dayatan makbul vatandaşı tanımlayan vatandaşların kökeni ile inancı ile dünya görüşü ile uğrayan bir devlet yoktur.

-İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.

-Son 11 yılda hukuk ve demokrasi alanında yaşadığımız sessiz devrimle yukarıdan dayatmacı ceberut devlet anlayışı artık tarihin çöp sepetinde yer aldı.

-Söz, yetki ve karar artık milletindir.

-Türkiye’de değişimin önündeki en büyük engel 27 Mayıs’ın o karanlık gölgesidir.

-Bu paketin açıklandığı şu anda itibaren aynı zihniyetin 27 Mayıs’a canlandırmaya çalışacağına hiç kuşku yok.

-11 yıl boyunca her reformdan sonra milleti korkuttular. Göreceksiniz bugünden itibaren de korkutmaya çalışacaklar. 11 yıl boyunca değişimin karşısında duvar oldular. Bugünden itibaren de değişimin karşısında duvar olmayı sürdürecekler.

-11 yıldır yaptığımız hiçbir reforma destek olmayan bu zihniyetin bugünkü reforma destek olmasını beklemiyoruz.

-Bu paket acıların tedavisi özellikle ölümlerin son bulması akan kanın durması, akan gözyaşlarının dinmesi noktasında son derece önemli bir adımdır. Bu paket bir istikamet çizmektir bir kapı aralamaktır.

-Bu bir aşamadır, bir basamaktır, büyük Türkiye istikametinde bir ….

-Bu paket bir müzakerenin, bir pazarlığın eseri asla değildir. Demokratik hak ve özgürlükler pazarlığın dayatmaların konusu olamaz. Hiçbir reformu baskılarla, dayatmalarla açıklamadık. Milletimiz için hayırlı olan neyse onu yapıyoruz.

-Paket sürprizlerden ibaret ama sorunların hiçbiri sürpriz değil. Pakette yer alan sorunlar çoğunluğu son 30 yılı olmak üzere sürekli konuşulan sorunlar.

-Görüş öneri tavsiyeler dikkate aldık.

-Gönül isterdi ki bütün bu sorunların kaynağı olan anayasa yeniden yapılabilseydi, sorunlar kökten çözülebilmiş olsaydı.

-Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye’yiz.

-Birbirlerinin özgürlük alanlarına müdahale etmediği sürece her türlü özgürlüğü savunduk. İnsanın insan olmaktan kaynaklı her hakkını savunmak bizim mesuliyetimiz.

-Bu paketin, on yılların korkusunu kaldırdığı, on yılların sorunlarına çözüm ürettiği görülecektir.

-Demokratikleşme paketimizdeki reformların bir kısmı yasal düzenleme gerektiriyor, diğer bir kısmı ise idari düzenlemelerle hayata geçebilir.

-Bazı kanunlarda siyasi hakları daha da genişletiyor, on yıllardır devam eden tartışmalara artık son veriyoruz, Seçim sistemini değiştirmek için önemli bir adım atıyor, seçim sistemini tartışmaya açıyoruz. Türkiye’deki mevcut seçim sisteminin özellikle 12 Eylül müdahalesinin ardından her zaman tartışma konusu olduğunu biliyoruz. Hemen tüm siyasi partiler de seçim sisteminin değişmesi gerektiğini ifade ettiler, yüzde 10 barajı AK Parti’nin getirdiği bir sistem değildir. Biz 2002 seçimlerine girerken bu sistem uygulanıyordu. 63 maddelik siyaset vizyon belgemizde de seçim sistemimizi değiştireceğimizi bir hedef olarak ortaya koymuştuk. Bu sorunları çözmek için bir adım atıyoruz. Yeni seçim sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda 3 farklı alternatifi tartışmaya açıyoruz. Mevcut sistem yani yüzde 10 ile devam edebiliriz. Yüzde 5’e çekip 5’li gruplandırma ile daraltılmış bölge sistemine gidebiliriz. 3. seneçek ise ülke barajını tamamen kaldırarak, dar bölge seçim sistemini getirebiliriz.

Bu üç seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak, Türkiye için en isabetli hangisiyle düzenlemeyi Meclis’e getireceğiz. Siyasi partilere devlet yardımının kapsamını genişletiyoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nun ek birinci maddesini değiştiriyor, devlet yardımı için yüzde 7 olan mevcut oranı yüzde 3’e çekiyoruz yani seçime katılan siyasi partilere de yüzde 3’ü aşan oranda oy alanlara devlet yardımı yapılacak.

Siyasi partilerin teşkilatlandırmalarına da kolaylık getiriliyor. Siyasi partiler kanunun 20. maddesini değiştiriyor, ilçede teşkilatlanma için beldede teşkilat kurma zorunluluğunu kaldırıyoruz.

Siyasi partiler de eş genel başkanlığın önünü açıyoruz.. Uluslararası örnekleri inceledik, ilgili yasa maddesini değiştirmeyi uygun gördük. Seçim Kanunu’nun 15. maddesine ek yapıyor, iki kişiden fazla olmamak kaydıyla partilere eş genel başkan sistemi uygulama imkanı getiriyoruz. Siyasi partilere üyelikte engelleri kaldırıyoruz, 11. maddede yapacağımız değişiklikle siyasi partilere üye olmayı kısıtlayan bazı maddeleri kaldırıyor, oy verme hakkına sahip olan herkesin siyasi partilere de üye olabilmesinin önünü açıyoruz. 6 kısıtlayıcı engeli ortadan kaldırıyoruz. Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda imkanını getiriyoruz.

-Aynı şekilde ön seçimlerde farklı dil ve lehçelerde propaganda imkanını tüm partilere sağlıyoruz.

-Nefret saikiyle işlenmesi durumunda belirli suçların cezalandırılmasını daha da arttırıyor, dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, siyasi düşüncesi, felsefi inancı dini ya da mezhebi ile işlenirse cezası artar. 1 yıldan 3 yıla kadar arttırıyoruz. Ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu kuruyoruz. Ayrımcılık yasağının ihlali halinde kamu makamları ihlali sona erdirmek üzere gerekli tedbirleri almakla görevlendiriliyor. TCK’da yapacağımız değişiklikle dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin engellenmesi de ceza kapsamına alıyor.

-Belirli harflerin kullanılmasından dolayı var olan cezai müeyyideyi kaldırıyoruz. Bir nevi klavyelere özgürlük getiriyoruz.

-2911 sayılı yasada önemli değişiklikler yapıyoruz. Öncelikle toplantı yer ve güzergahının belirlenmesinde katılımcılığı sağlıyoruz, mülki amir ilgili STK’nın görüşünü almak suretiyle nihai kararını verecek.

-Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde hükümet komiseri uygulamasına son veriyoruz. Bunun yükümlülükleri artık düzenleme kurulları tarafından yerine getirilecek.

-Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesini mümkün hale getiriyoruz.

-Köylerin tarihi isimlerini yeniden almasını mümkün hale getiriyoruz. Köy isimlerini değiştirilmesi İçişleri Bakanlığı tarafından il ve ilçe isimlerinin değiştirilmesi için yasal düzenleme gerekiyor.

-Nevşehir Üniversitesi’nin ismini Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi olarak değiştiriyoruz.

-Kişisel verilerin korunmasına yasal güvence getiriyoruz .12 Eylül 2010’da yaptığımız anayasa değişikliği ile kişisel verilere anayasal güvence getiriyoruz. Bunun hayata geçirilmesi için taslağı hazır kanun tasarısını meclise getiriyoruz.

-Yardım toplamada kısıtlamaları kaldırıyoruz. Zaman zaman özgürlükler sınırlama altına alınıyor. Kurban derisi fitre ve zekat konusunda THK’ye yetki verilmiş, insan hak ve hürriyetlerine ters bir durum oluşmuştur. Yasal olarak bu yanlış uygulamaya son veriyoruz.

-Şu ana kadar açıkladığımız reformlar yasal düzenleme gerektiriyoruz, belli bir takvim içinde bu yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz.

-Sadece idari düzenleme gerektiren yani bakanlar kurul kararı genelge ya da yönetmelik değişikliği ile gerçekleştirmek mümkün.

-Kılık kıyafet yönetmeliğini değiştirerek kamu kurumlarındaki başörtüsü yasağını kaldırıyoruz. Kadın çalışanların giyimleri üzerindeki ayrımcı ihlalleri kaldırıyoruz. Resmi elbise giymek zorunda olan TSK, emniyet, hakim ve savcıları bunun dışında tutuyoruz.

-İlkokullardaki öğrenci andı uygulamasını kaldırıyoruz.

-Mor Gabriel Manastırı arazisini manastır vakfına iade ediyoruz. Böylece bir haksızlığı gideriyor, Süryani vatandaşlarımıza bir hakkını iade ediyoruz.

– Roman vatandaşlarımızın dil ve kültürü ile karşılaştıkları sorunlarla ilgili bir ilimiz üniversitesi bünyesinde Roman Enstitüsü kurulacak. Özelikle barınma noktasında Roman vatandaşlarımız için çok önemli bir adım attık, TOKİ eliyle Roman konutları ürettik. Onların kültürlerine yönelik projeler hazırlanıyor inşaatlar bu şekilde gerçekleştiriliyor.

scroll to top