Anasayfa , Haberler , Cemevi'ne saldırı Maraş, Gazi'nin benzeri

Cemevi'ne saldırı Maraş, Gazi'nin benzeri

İSTANBUL | 02 – 01 – 2011 | İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 26 Aralık 2010 tarihinde Başakşehir ilçesine bağlı Şahintepe Mahallesi’nde bulunan Karacaören Veli Baba Cemevi’ne yönelik saldırıyla ilgili yaptığı inceleme ve görüşmelerden oluşan raporunu açıkladı.

Şube binasında yapılan açıklamaya İHD MYK üyesi Rıza Dalkılıç, İHD İstanbul Şubesi Başkanı Abdülbaki Boğa ve Yönetim Kurulu üyesi Hulusi Zeybek katıldı.

KÜRT-ALEVİ ÇATIŞMASI ORTAYA ÇIKARILMAK İSTENDİ

Şube Başkanı Abdülbaki Boğa, Cemevine yönelik saldırının 3 dakika içinde gerçekleştiğini kaydetti, olayın hemen ardından bir komisyon oluşturarak olayın geçtiği yere gidp incelemeler yaptıklarını, esnaf, dernek görüştüklerini ifade etti.

İncelemeler sonucu yaşanan olayın basında yansıdığı gibi olmadığını, bir provokasyon olduğunu belirten Boğa, şöyle konuştu: “2011 Haziran ayından sonra, yani seçimlerden sonra yeni bir anayasa hazırlanması söz konusu Türkiye’de. Bu ülkede farklılıkları yüzünden anayasada kendini ve haklarını bulamayan iki tane kesim var; Kürtler ve aleviler. 2010 yılı Kürt sorunu ve Alevi sorunu konusunda tartışmaların en yoğun geçtiği yıl oldu. Aynı zamanda Kürtlerin ve Alevilerin hakları için en kararlı oldukları yıl da oldu. Anayasada yapılacak değişiklere Kürtlerin ve Alevilerin taleplerinin ve haklarının ifade bulmaması için 2011 yılında bunun önünün alınması istendi. Bir Kürt ve Alevi çatışması ortaya çıkarılmak istendi. Yeni bir anayasa oluşturulurken Kürtlerin ve Alevilerin birbirleriyle uğraşması sistemle olan kavgalarından vazgeçirmek istendi.”

Boğa, ilgili mercilere suç duyurusunda bulunacaklarını sözlerine ekledi.

BAYRAK OLAYI DEĞİL

İHD MYK üyesi Rıza Dalkılıç, yaşanan provokasyon girişimiyle ilgili bilgi verdi. Oluşturdukları heyetin incelemeleri hakkında izlenimlerini anlattı.

Cemevi’nin birinci katta bulunan ve caddeye bakan camların tamamen kırıldığı, çevçevelerinin kullanılmayacak kadar zarar gördüğünü söyledi. Karacaören Veli Baba Cem ve kütlür Derneği Başkanı Kadir Savaş’ın meydana gelen olayda ilgili tahmini 50-100 kişilik bir grubun sokaktan geçerken ellerinde bulunan taşları cemevinin camlarına atarak hızlı bir şekilde kaçtığını ifade ettiğini ve olayın maksimum 3 dakika içinde gerçekleştiğini dile kaydetti. Dalkılıç, “Edindiğimiz izlenim kesinlikle basında yer alan biçim ile çok farklı olduğunu gördük. Somut olarak bayrak olayı kesinlikle yok. Neden ve niçin böyle birşey yapıldığını kimse anlamış değil” dedi.

YENİ 6-7 EYLÜL YARATILMAK MI İSTENDİ?

Mahallede Aleviler ile Kürtlerin iç içe yaşadığını dile getiren Dalkılıç, şimdiye kadar bu iki kesim arasında herhangi bir sürtürşme, çatışma, kavga yaşanmadığını ifade etti.

Heyet olarak görüşmeler ve izlenimlerinin ardından akıllarına başta 6-7 Eylül olayının geldiğini kaydetti.

6-7 Eylül olayları öncesi gazete manşetlerine “Rumlar Atatürk’ün evini yaktı” manşetleri atıldığını hatırlatan Dalkılıç, Maraş’ta 32 yıl sonra katliamı lanetlemek ve sorumluların yargılanması için yapılmak istenen eylemin de provoke edilmeye çalışıldığını belirtti.

Dalkılıç, “Biz 30 yıl sonra olayın bir kontrgerilla olayı olduğunu öğreniyoruz. Aynı olaylar yöntemler Maraşt’a, Çorum’da, Gazi’de yaşandı. Zaten Alevi kanaat önderlerinin ve derneğin yaptığı açıklamalarda Maraşta’ki provokatif girişime dikkat çektiler” diye belirtti.

BASINA ELEŞTİRİ

Cemevine yönelik saldırıda bazı basın örgütlerinin olayın üzerine hemen Alevi-Kürt çatışması olarak yansıtma çabasının bunu güçlendirdiğini dile getiren Dalkılınç şöyle konuştu: “Acaba yeni bir senaryonun ayak izlemi mi diye bir soru aklımıza geliyor. Farklı toplumsal muhalif kesimleri iki kesim Kürtler ve aleviler. Hakları olmayan öteki sayılan kesimler mağdur kesimler ve bunlar birbirine düşürülüyor. Medyanın bir kısmı da olayı, ‘Kürtler cemevine saldırdı, bayrağı indirmek istedi’ biçiminde yalan ve yanlış haber yaparak, denenmek istenen oyunda rol mamış gibibir görüntü vermesi düşündürücüdür.” (Etha)