Home , Haberler , Avukatlar Cizîrê için Taksim’deydi

Avukatlar Cizîrê için Taksim’deydi

IMG_0162İstanbul: Avukat örgütleri, geçtiğimiz hafta sonu Cizîrê’de yaptıkları incelemelerin ardından dün Taksim Tünel’de Cizîrê için bir araya geldi; Tünel’den Galatasaray Lisesi önüne gerçekleştirecekleri yürüyüş polis tarafından engellendi.

Birleşik Haziran Hareketi HukukçularıÇağdaş Hukukçular DerneğiDemokrasi İçin HukukçularÖzgürlükçü Demokrat AvukatlarÖzgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, Cizîrê’de yaşananları protesto etmek için bir araya geldikleri Tünel’de „Savaşı, katliamları, diktatörlüğü durduracağız. Yaşasın halkların kardeşliği“ pankartı açtılar.

Avukatlar cüppeleriyle katıldıkları eylemde sık sık „Biji berxwedana Cizîrê„, „Savaşı katliamları, diktatörlüğü durduracağız„, „Yaşasın halkların kardeşliği“ sloganları attılar; Tünel’den Galatasaray Lisesi önüne yürümek isteyen avukatların önü TOMA ve çevik kuvvet polislerince kapatıldı. Polis, İstanbul Valiliği’nin talimatı ile yürüyüşün yasaklandığını belirterek, izin vermedi.

Engellemeyi protesto eden avukatlar, polis barikatının önünde oturma eylemi yaptı. Oturma eylemi boyunca marşlar ve türküler söyleyen avukatlar alkışlar ve sloganlarla eylemlerini sürdüler.

“Kürt halkı büyük bir örgütlülük içerisinde”

Eylemde Cizîrê’ye heyet olarak giden avukatlarda izlenimlerini aktardı. Avukat Murat Çelik, „Her türlü işkenceye karşı Kürt halkı dimdik ayakta. Kürt halkı büyük bir örgütlülük içerisinde. Saldırılara rağmen dağılmıyor“ dedi. Cizre’nin birçok yerinde barikatların olduğunu söyleyen Çelik, „Bir çocuğun yanında bomba patladı. Parmaklarının kopmasına tanık olduk“ diye konuştu.

IMG 0206“Orada bir halk imha edilmek istendi”

Avukat Banu Güveren ise Cizîrê’de sokağa kim çıkmışsa katledildiğini kaydetti. İnsanların keskin nişancıların hedefi olduğunu ifade eden Güveren, Cizîrê halkının günlerce susuz kaldığını da söyledi. Güveren, „Cizre’de evlerin su depoları taranarak patlatılmış. Şehir şebekesi tahrip edildiği için ilçeye günlerce su verilememiş“ dedi. Güveren, „Orada bir halk imha edilmek istendi“ diye konuştu.

Yapılan konuşmaların ardından oturma eylemine devam eden avukatlar adına Avukat Züleyha Gülüm basın açıklamasını okudu. Varto, Gever, Silopi, Cizîrê ve son olarak da Amed’in Sur ve Silvan ilçelerinde sürmekte olan ablukanın savaş politikasının bir görüntüsü olduğunu ifade eden Gülüm, savaşın en ağır yaşayan yerin Cizîrê olduğunu kaydetti. Cizîrê’de 21 kişinin katledildiğini belirten Gülüm, Cizîrê halkına karşı işlene suçların avukatlar tarafından raporlaştırıldığını kaydetti.

“Kürt halkının ve tüm ezilenlerin yanındayız”

Türkiye Barolar Birliği’nin yaşanan hak ihlallerine karşı duyarsız kalmasını eleştiren Gülüm, „Fiili OHAL uygulamalarına itiraz etmek bir yana bu uygulamalara destek açıklamaları yapmaları kabul edilemez“ dedi. Gülüm, açıklamasının devamda şu ifadelere yer verdi: „Halka karşı yürütülen bu savaşın son bulması için çalışacağız. Adı konmamış bir şekilde yürütülen sıkıyönetim politikalarına, darbe rejimine ve diktatörlüğe karşı Kürt halkının ve tüm ezilenlerin yanında olacağımızı açıklıyoruz.

scroll to top