Home , Avrupa , Avrupa’da yeni bir gençlik hareketi kuruldu: La Revuelta!
La Revuelta

Avrupa’da yeni bir gençlik hareketi kuruldu: La Revuelta!

LaRevuelta_Logo

 

Bir süredir çeşitli Avrupa ülkelerinden Türkiyeli ve Kürdistanlı gençler, sürdürdükleri görüşme ve toplantılar sonucunda “La Revuelta” (İsyan) adı altında örgütlenme kararı aldılar.

31 Ekim – 1 Kasım 2015 tarhinde İsviçre Aarburg’ta gerçekleştirilen toplantı sonrası yayınladıkları bildiriyle kuruluşlarını açıklayan “La Revuelta” sömürüye, cinsiyetçiliği, ırkçılığa, homofobiye, doğa düşmalığına karşı Avrupa çapında örgütlenmeyi hedeflediklerini duyurdu.

Açıklamanın tam metni şöyle:

İsyanı olmayanın devrimi olmaz!
İsyanımızın parçası olun, La Revuelta’ya katılın!

Türkiye ve Kürdistanlı ailelerin Avrupa’da doğan/büyüyen çocukları olarak bir süredir devam ettirdiğimiz görüşmeler nihayet meyvesini verdi. “Gençlik bu düzene isyan ediyor” sloganıyla 31 Ekim – 1 Kasım 2015 tarihlerinde İsviçre Aarburg’da gerçekleştirdiğimiz toplantımızda kendi tarihimizi yazmak için önemli bir adım attık.

Temmuz ayında ilk yan yana gelişimizin ardından gerçekleştirdiğimiz bu toplantı bizler için bir kuruluş toplantısı oldu. İsviçre, Fransa ve Almanya’dan katılan arkadaşımızla birlikte, öncelikli olarak Avrupa çapında örgütlenmeyi hedefleyen enternasyonalist bir gençlik

hareketi kurmayı kararlaştırdık.

Yaptığımız uzun tartışmalar sonucunda, bize yaşanacak ve yaşanmak zorundaymışız gibi sunulan bu düzene, hayata isyan bayrağını kaldırma kararı aldık. Hareketimizin ismini İspanyolcada isyan anlamına gelen “La Revuelta” olarak belirledik.

La Revuelta, yani isyanımız sömürü düzeninedir!

La Revuelta, yani isyanımız cinsiyetçiliğedir, erkek egemenliğinedir, homofobiyedir!

La Revuelta, yani isyanımız kapitalist çıkar savaşlarınadır!

La Revuelta, yani isyanımız doğanın pervasızca tüketilmesine, doğa insan bütünlünün hiçe sayılmasınadır!

La Revuelta, yani isyanımız bizlere dayatılan popüler kültüredir!

La Revuelta, yani isyanımız rekabetçi, yarışçı yaşam anlayışınadır!

La Revuelta, yani isyanımız kendinden başkasını düşünmeyen b

ireyciliğedir!

La Revuelta, yani isyanımız kendi gücünün farkında olmadan kaderine razı olanlaradır!

La Revuelta, yani isyanımız geçmişin paslı prangalarını ayaklarımıza vurmaya çalışan muhafazakar anlayışlarıdır!

La Revuelta, yani isyanımız kapitalizmedir, emperyalizmedir!

La Revuelta, yani isyanımızın rengi sömürüye karşı kızıl, cinsiyetçiliğe karşı mor, doğa düşmanlığına karşı yeşil, savaşa karşı beyaz ve aynı anda hepsidir. Bu hassasiyetlerle kuşatılmış yıldızımız eşitlik ve özgürlük isyanımıza rehber olacaktır.

Bayrağımız ve logomuz beyaz zemin üzerinde kızıl, yeşil mor dalgalar içerisinde parıldayan beyaz yıldızdır.

  • Bizler her ne kadar Türkiyeli ve Kürdistanlı ailelerin çocukları da olsak buralarda doğduk, büyüdük, buranın sistemiyle eğitildik ve buranın sorunlarıyla yoğrulduk. Gözümüz kulağımız Türkiye’de olan bitenlere açık ama günlük yaşamımızda her an karşımıza dikilen yaşadığımız yerelin sorunları. Ve bu sorunların pek çoğu yerelimizdeki gençliğin sorunlarıyla aynı, onlarla birlikte eziliyor, onlarla birlikte sömürülüyoruz. Öyleyse onlarla birlikte direneceğiz.

Avrupa’da örgütlenecek bir gençlik hareketinden bahsediyorsak ayağımızı bastığımız yere isyanın tohumlarını atmak zorundayız. Eğitimden, işe, kültürel alandan siyasete pek çok alanda büyük sorunlar yaşıyoruz. Ve bu sorunları kendimize dert etmezsek diğerlerini uzun vadede dert etmeyeceğimizi biliyoruz. Bu yüzden ayağı yaşadığı yere basan, isyanı bu sorunlara karşı büyüten bir perspektifle hareket edeceğiz.

Elbette bir Fransız işçinin çocuğuyla eğitim alanında, bir İsviçreli gencin iş arayışında, bir Alman’ın popüler kültürle sarmalanışında aynı sorunları yaşıyoruz. Ancak bizler ek olarak, Adımız Cangül, soyadımız Ünlü, tenimiz esmer, kafamız kara olduğu için bu arkadaşlarımızdan ayrıca da sorunlar yaşıyoruz. Ne kadar gizleseler de göçmenliğimizden dolayı uyguladıkları ırkçı politikalar her an sırıtıyor. Hayatın her alanında zengin çocuğu olmadığımız için yaşadığımız ülkenin gençleriyle birlikte yaşadığımız zorlukların yanı sıra, göçmen çocuğu olduğumuz için ekstra sıkıntılar yaşıyoruz. Madem özgün bir derdimiz var o zaman özgün de bir isyanımız olacaktır. Hareketimiz göçmen gençlerin sorunlarına özel olarak eğilecektir.

  • Hindistan’da kanat çırpan bir kelebeğin etkisinin Amerika’da bir fırtınaya yol açması gibi Eritre’de, Sri Lanka’da, Tibet’te, Somali’de yaşanan her zulüm, her direniş yüreklerimizde ve bilinçlerimizde bir kasırgaya yol açıyor. Zulümün ve sömürünün küreselliğine karşı ancak direnişimizi de küreselleştirerek karşı koyabileceğimizi iliklerimize kadar hissediyoruz. Bir ezber olarak değil, tam da bu yüzden enternasyonalistiz. Nasıl ki dünyanın sömürücü, tahakkümcü kapitalistleri emperyalist bloklar, birlikler kuruyorsa, dünyanın ezilenleri ve emekçileri, geleceğine sahip çıkan gençleri de enternasyonalist bir mücadele sürdürmelidir.
  • Enternasyonalist bilincimiz ve duyarlılığımızın özgünlüklerimizi görünmez kılan bir ilizyona dönüşmesine izin veremeyiz. Ayağı yaşadığı yere basmayan, bilinci kimliğini belirleyen etkilere kör bir enternasyonalizm ideolojik mastürbasyondan başka bir anlam taşımayacaktır. O yüzden enternasyonalist duruşumuzun içerisinde köklerimizin, bağlarımızın, siyasal bağlantılarımızın özgün bir yer tuttuğu Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu coğrafyasında yaşananlara karşı özel bir hassasiyetimiz olacaktır.

Kapitalist, emperyalist sistemin sürekli olarak savaş, baskı ve zulüm kustuğu bu coğrafyada her gün bir parçamız ölmekte, yaralanmakta, esir düşmekte ya da baskı ve şiddete maruz

kalmakta. Bunlara duyarsız kalmamız, aramızdaki tarihsel, kültürel, insai, siyasi bağı yok saymamız aslında kendimiz olamamamız anlamına gelecektir. Kendisi olamayan nasıl enternasyonalist bir biz olabilir ki!

  • Kurucularının yarısından fazlası kadın olan bir gençlik hareketinin nüfusun yarısı olan kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesine kayıtsız kalması düşünülemezdi elbette. Bizim isyanımız aynı zamanda her türden cinsiyetçiliğe, erkek egemenliğine ve homofobiye karşıdır.
  • Ekoloji penceresinden baktığımızda 30 yıl sonrasına kurtarılacak bir dünya dahi kalmayacağını görüyorsak eğer doğa insan bütünlüğünü hiçe sayan, dağa, taşa, suya, ormana, kente tarihe sadece rant ve kar gözüyle bakan pervasızlığa isyanı nasıl devrimden sonraya bırakabilirdik ki? Biz doğaya, doğa insan bütünlüğüne sahip çıkarak kendimize sahip çıkıyoruz. İsyanımız aynı zamanda bu bütünlüğün hiçe sayılmasınadır!

Adımızı La Revuelta, yani isyan koyduk.

Çünkü biliyoruz ki isyanı olmayanın devrimi olmaz.

Çünkü biliyoruz ki örgütlü bir mücadeleye dönüşmüş isyan durdurulamaz.

Çünkü biliyoruz ki milyonlarca ezilen ve emekçinin birleştiği örgütlü bir isyan yenilmez!

Tıpkı Şili’nin sosyalist rejimine karşı Faşist Pinochet’in 1973’te gerçekleştirdiği darbe sonrasında Sergio Ortega’nın bestelediği ve Victor Jara’nın devrimci yüreklere düşürdüğü özgürlük marşındaki gibi sesleniyoruz sizlere;

El Pueblo unido, jamás será vencido! / Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!

Avrupa’da yaşayan tüm gençliği isyanımızın, La Revuelta’nın parçası olmaya ve isyan ateşini büyütmeye çağırıyoruz.

İsyan, Devrim, Özgürlük!

Viva La Revuelta!

@: larevueltaeu@gmail.com

T: @LaRevueltaeu

F: /La Revuelta

kapak1

12105927_10206652270418580_7302355510837501867_n

larevuelta

scroll to top