Home , Haberler , PŞTA: BASINA VE KAMUOYUNA ZORUNLU AÇIKLAMA

PŞTA: BASINA VE KAMUOYUNA ZORUNLU AÇIKLAMA

indirÖlüm Orucu Gazisi Savaş Kör’ün durumuna ilişkin bir açıklama yayımlayan PŞTA’a Savaş Kör’ün durumunu ticari malzemeye çevirmeye çalışan güruhlar hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Savaş Kör  üzerinden maddi ve bir çıkar sağlamk için kitlelerin duyarlılığını istismar edenleri teşhir eden PŞTA’nın kamuoyuna yaptığı açıklama şu şekilde;

 

 

 

BASINA VE KAMUOYUNA ZORUNLU AÇIKLAMA

Bir süredir çeşitli sosyal medya hesaplarında ve internet sitelerinde eski tutsaklarımızdan ve Ölüm Orucu gazilerimizden Savaş Kör ile ilgili yanlış ve abartılı haberler paylaşılmaktadır. Savaş Kör’e sahip çıkılmadığı, maddi zorluklar içinde olduğu, tedavisi için acil şekilde paraya gereksinim bulunduğu vb. bir dizi haber paylaşılmakta, duyarlılık çağrısı yapılmaktadır. Bu paylaşımlarım kuşkusuz masum sayılamayacak bir amacı bulunmaktadır. Halkımızın, devrimci ve demokrat kesimlerin, kitlemizin duyarlılığını istismar etmeyi, maddi-manevi dayanışmalarını pervasızca sömürmeyi amaçlayanlar bahsini ettiğimiz duyarlılık zeminini kullanarak değerlerimizi geçim kapısı haline çevirmekte ve uyarılarımıza rağmen bunu sürdürmektedir.

Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri olarak konuya dair açıklamayı zorunlu ve gerekli görüyoruz. Örgütlülüğümüzün tavrında somutlanan kaygıların ve anlayışın devrimci değerlerin korunması ve savunulması zemininde anlaşılacağını ve hayata geçirileceğini umuyoruz.

Savaş Kör, İstanbul Sefaköy’ün emekçi mahallelerinde bir konfeksiyon isçisi olarak Proletarya Partisi ile tanıştığında evli ve bir kız çocuğu babasıydı. Örgütlü mücadele yürütürken her devrimci gibi tutsak düşmüş, çeşitli hapishanelerde kalmış ve kaldığı hapishanelerde devletin katletmeye yönelik saldırılarına karşı yoldaşlarıyla beraber direnmiştir. 2000 Ölüm Oruçları dönemine gelindiğinde, o da diğer tutsaklar gibi bedenini açlığa yatırmış, yüzlerce devrimci tutsağın kalıcı hastalıklara yakalandığı F Tipi saldırısı sonucu Kör de Wernice-Korsakof hastalığına yakalanmıştır.

Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri olarak Savaş’ın bu hastalığı boyunca tutsaklığının sona erdirilmesi ve dışarıda tedavi ettirilmesi için bir kampanya başlattık. Bu kampanya kapsamında devlet attığımız her adımı boşa çıkarmaya çalışsa da biz pes etmeden Savaş’ın serbest bırakılması için çalışmalarımızı sürdürdük. Oluşturduğumuz kamuoyunun bir ayağı olarak ördüğümüz Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF)  ile temasa geçerek Savaş’ın durumuna dikkat çekmek için Türkiye’ye gelmelerini sağladık. Sınır Tanımayan Doktorlar, Savaş Kör ile hapishane ve devlet yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirmiş, oluşan kamuoyunun da etkisiyle tahliye sağlanmıştır. Ardından Savaş önce Çapa Tıp Fakültesi’ne kaldırılmış TİHV’in tavsiyesi üzerine ise Balıklı Rum Hastanesi’ne yatırılmış ve tedavisine başlanmıştır. Yaşadığı psikolojik boyutlu sorunlar nedeniyle belli bir süre tedaviye cevap vermemiş ilerleyen zamanlarda dostlarımızın, yoldaşlarımızın desteğiyle kendini toparlamıştır. Hemen akabinde görme kaybı ilerlemeye başlamıştır. Uygulanan ilaç tedavisinin ardından doktorlar bir umut da olsa Savaş’ın tekrar görebileceğini söylediklerinde ameliyat hazırlıklarına başlanmıştır. Yine örgütlülüğümüz tarafından bu süre içerisinde çeşitli yardım kampanyaları başlatmış ve elde edilen gelirlerle Savaş’ın ameliyat masrafları karşılanarak kornea nakli yapılmıştır.  Kısa süreliğine de olsa çevresinde olup bitenleri ışık huzmesi yansıması olarak görmeye başlasa da bu da uzun süreli olmamıştır. Göz sinirlerinin tamamen işlevini kaybetmesi nedeniyle kornea bütünleşememiş ve sonuç çok üzücü de olsa görme kaybı kalıcı olmuştur. Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri olarak bu sürecin tümü Savaş’ın ailesi ile ortak yürütülmüştür.

Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri örgütlülüğünün maddi-manevi tüm olanakları, dayanışma gelirleri seferber edilerek tüm ihtiyaçlar örgütlü şekilde karşılanmıştır. Savaş Kör’ün tüm tedavileri sona erdiğinde Altı Nokta Körler Derneği’ne kaydı yapılarak eğitim alması, mevcut durumu nedeniyle engelli statüsünde rapor alması, ücretsiz seyahat kartı edinmesi, bir süreliğine düzenli şekilde prim ödenerek emekli olması sağlanmıştır.   TİHV’de her hafta psikolojik destek alarak, Savaş’ın sosyal hayata ve yeni durumuna adapte olabilmesi için yanında olunmuştur. Ancak Savaş’ın köyünde yaşamaya başlamasıyla birlikte bizlerle ilişkileri sınırlanmış, görüşmemiz güçleşmiştir. Savaş’ın tekrar eski haline döndüğünü ise Sosyal Medya üzerinden başlatılan yardım kampanyası vesilesi ile öğrenmiş bulunuyoruz.

Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri olarak hastaneye gittiğimizde hafızamızda henüz taze bulunan bir manzarayla karşılaşıyoruz. 2000 ÖO döneminde işlediği suçların unutulduğunu sanarak Kör ailesinin yanında boy gösteren Gazi Çıracıoğlu’nu ve aynı karede fotoğraf çektirecek simaları hummalı bir sahiplenme çabasına girmiş şekilde buluyoruz. Bu vesile ile işlediği suçlar nedeniyle örgütlülüğümüz tarafından uzaklaştırılan Gazi Çıracıoğlu’nun kirli geçmişi hakkında birkaç şey söylemekte fayda bulunuyor.

  • ÖO dönemin de Wernice-Korsakof hastalarının yaşam evinde tutsakların tedavisini gönüllü olarak üstlenen insanları dolandırmış, yaşam evinde kalan ailelerin cep telefonlarını ve cüzdanlarını çalmıştır.
  • Mamak Belediyesi’nde memur olarak çalışan bu zat, içlerinde çeşitli tutsak ailelerinin de olduğu insanları işe sokma yalanı adı altında rüşvet alarak dolandırmıştır.
  • Eşine şiddet uygulamıştır.
  • Bu kişinin hedefindeki insanlar genelde bir şekilde devletin mağdur ettiği ailelerdir. Yine Ölüm Orucundan çıkan insanların ailelerine gelen maddi yardımları çaldığı bilinmektedir.

Gazi Çıracıoğlu kendisini Bora ismiyle tanıtmakta ve Bora Ergündüz adına açtığı hesapla Savaş Kör adına para toplamaktadır. “Aile dostuyum” adı altında “krizi fırsata çevirmek” mantığıyla adeta Kör ailesinin çevresine bir çember örmüş, geçmiş dolandırıcılık deneyimlerini “sahiplenme” tavrıyla perdeleyerek çeşitli hesap ve iletişim numaraları vererek  “yardım kampanyası” başlatmıştır.

Gazi Çıracıoğlu denen zat özetle insanların sahiplenme ve dayanışma duygularını, iyi niyetlerini kullanarak aile adına para toplamakta ve kamuoyunda itibar görecek bir yüzü olmadığı için sahte isim ve sahte Facebook hesabı kullanmaktadır. Almanya, Fransa, İsviçre, Kocaeli Gebze, İstanbul, Ankara vb. ülke ve illerin bulunduğu çeşitli yerlerden para toplamakta, bizzat kendisi giderek yapılan yardımları elden almakta, değerlerimizi kullanarak dolandırıcılık yapmaktadır.

Hapishaneden tahliye olmak için ÖO’na başlayan ve eylem kırıcı tavırları nedeniyle araya mesafe konulan şimdi de Gazi Çıracıoğlu’nun Belediye’de iş ayarlayacağı “vaadine kanarak” yeni bir geçim kapısı arayan Sinan Rakip, bu dolandırıcılığa refakat ve suç ortaklığı yapmaktadır. Bu dolandırıcı şebeke, para toplarken Partizan’ı karalamakta, “sahip çıkmıyorlar”, “bir kenara attılar” vb. söylemlerde bulunmayı da ihmal etmemektedir. Yine aile örgütlülüğümüzün parçası olan Sarısülük ailesine mensup yoldaşlarımızı hedef alarak, müdahalelerimizi kişisel zemine çekmeye, dolandırıcılıklarını perdelemeye çalışmaktadırlar.

Bu dolandırıcı şebekeye başından beri aldığımız tavrın, gelinen aşamaya kadar yaptığımız uyarı ve sabrın kuşkusuz bir sınırı bulunmaktadır. Değerlerimiz kullanılarak şehit ve tutsak ailelerimizin, devrimci ve demokrat kesimlerin tutsak duyarlılığıyla sahiplenen insanların dayanışma duygularının istismar edilmesine izin vermeyeceğiz.

Tekrar söylemekte fayda var; Savaş Kör’ün maddi değil manevi olarak sahiplenmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Tedavi masrafları bir kampanya düzenlemeyi gerektirmeyecek kadar azdır ve örgütlülüğümüz tarafından karşılanacaktır. İhtiyaç duyulduğu anda örgütlü bir kampanya çalışmasına daha öncesinde başvurduğumuz şekilde ancak başvurulacaktır.

Tüm devrimci ve demokratik kamuoyunu, tutsak ailesi örgütlenmelerini bilgilendiriyor, başını Gazi Çıracıoğlu’nun çektiği bu dolandırıcı şebekeyi teşhir etmeye çağırıyoruz.

Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri

5 Temmuz 2015

scroll to top