Home , Avrupa , NRW’de Partizan ‘’Gezi Direnişi Ve Halk Ayaklanmaları’’ konulu bir Panel düzenledi.

NRW’de Partizan ‘’Gezi Direnişi Ve Halk Ayaklanmaları’’ konulu bir Panel düzenledi.

duisDUISBURG | 01-02-2014 |  SINIRLI BİR YAŞAMI SINIRSIZ BİR DAVAYA ADAYANLARA BİN SELAM!

 

‘’Devrim için her zaman ölecekler bulunur.

Gider gider nice koçyiğitler gider,

Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir.

Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki;

Yüreğimiz kabına sığmamakta,

örsle çekiç arasında yoğrulduk,

hıncımız derya gibi kabarmakta’’

İbrahim Kaypakkaya

 

Proletarya Partisi’nin 1978 1. Konferansında alınan karar ile birlikte, günümüze dek gelenekselleşen, ocak ayı son haftası; Parti ve Devrim şehitlerini Anma etkinlikleri ışığında, geçtiğimiz Pazar günü NRW’de Partizan olarak bir anma gerçekleştirildi. ve sürecin günceliğine dair, ‘’Gezi Direnişi Ve Halk Ayaklanmaları’’ konulu bir Panel düzenlendi. düzenlenen Panele, Partizan, Sınıf Teorisi ve Kızıl Bayrak temsilcileri panelist olarak katıldı. yaklaşık olarak, 100’e yakın bir kitle katılımı sağlandı.

Panel saygı duruşuyla başladı. Ardından açılış konuşması için hazırlanan metinin okunmasından sonra, moderatörün yaptığı açıklamada; Emperyalist-Kapitalist krizin hala sürmek de olduğu, sosyal hak gasplarının devam ettiğini ve buna karşı ülkemiz ve Dünya’da Emperyalizme ve onun yerli uşaklarına karşı irili-ufaklı Halk ayaklanmaları devam ettiğinden dolayı, Panelin konusu ‘’Gezi Direnişi ve Halk Ayaklanmaları’’ olarak belirlendiğini açıkladı.

Ardından Duisburg Derneği Müzik Grubu, dört parçadan oluşan, marş ve ağıtlarla bir müzik dinletisi sundular. Müzik dinletisinin ardından Panele geçilerek, ilk konuşmacı olarak Partizan temsilcisine söz verildi. Partizan temsilcisi konuşmasına katılımcıları selamlaması ile başlayarak, halk ayaklanmaları ve halk hareketlerinin kısa  tarihçesine değinildi. Ve devamla halk hareketlerinin Özünde Emperyalizme ve yerli uşaklarına karşı bir mücadele olduğunu vurgulayarak. Halk Hareketlerinin, Emperyalizme ve yerli uşaklarına karşı korku duvarlarını yıkarak taze  bir rüzgar estirdiğine işaret etti. Halk Hareketleri ve Ayaklanmaları kitlelerde bir politik sıçrayış her daimi yaratarak ilerletmiştir.

Yine konuşmasında, Yeni modalara sarılan kimilerinin güncel halk hareketlerini post modern çağın, yada yeni dönemin kendine özgü “yeni toplumsal hareketi” olarak, adlandırarak, sınıf mücadelesinin bir biçimi değil, bunları Hartd, Negri, yada Foucault’ın teorileri üzerinden açıklamaya kalkışması; Negri ve Hardt’ın İmparatorluk ve Çokluk’ ta dile getirdikleri “çokluk” gibi sınıf dışı kavramların içinde şekilsizleştirmeye çalışıyor olması, ne onların sınıf niteliklerini değiştirebilir ve ne de tarihin sınıf mücadelesi tarihi, devrimlerin de onun lokomotifi olduğu gerçeğini örtbas edebilir. Dolayısıyla, Marksist klasiklerin teorisiyle çizilmiş yolu izleyen Kaypakkaya’nın tespiti gerçekliğinden hiçbir şey yitirmez. Ve şu alıntılarla halk hareketlerinin muhtevasını altı çizilmeye çalıştı. En önemlisi de, bu hareketlerin devrim ve sosyalizme olan gereksinimi işaret etmeleri bakımından taşıdığı “tarihsel anlam” dır. Lenin, “1905 Devrimi Üzerine Bir Konferans” başlıklı makalesinde, 1905 devriminin tarihsel anlamını; “muazzam halk kitlelerinin politik bilince ve devrimci mücadeleye uyanmalarında” görmüştü. Pek tabii ki, halk hareketleri bir anda ortaya çıkmadı ve çıkamazdı da. Bu dalganın ortaya çıkışını sağlayan tarihsel arka plan vardı. Bu arka planın açığa çıkartılması, halk hareketleri ve sonuçlarından çıkartacağımız “dersler” bakımından son derece önemli ve öğreticidir. Halk hareketlerinin ortaya çıkması bir sonuçtur. Eğer kişi devrimci Marksizm’in penceresinden açık ve doğru bir değerlendirme ve ondan teorik sonuçlar çıkarmaya çalışmak istiyorsa, görünürdeki nedenlere değil, işin özüne, ayaklanmanın fitilini ateşleyen olayların özüne, “suyun kaynağına” inmek zorundadır. Toplumsal dalga dipte mayalanır ve uygun zamanda yüzeye vurur. Halk hareketleri/ayaklanmaların salt günümüze özgü olmadığını, tarihte buna benzer yüzlerce örneğin yaşandığını, hepsinde de paydaların ortak olduğuna işaret etti.

Bu ortak paydayı çok doğru biçimde Kaypakkaya kırk yılı aşkın bir süre önce şöyle ifade ediyordu: “Halk hareketi, her tarihi dönemde, ezilen kitlelerin, kendilerini ezen … sınıflara karşı, hem kısmi talepler uğruna, hem de bizzat yönetici sınıfları devirmek için giriştikleri mücadelenin adıdır. Halk hareketi, ezilen kitlelerin sınıf hareketidir.” Yine sınıfların ortaya çıkış tarihi, halk hareketlerinin tarihidir de. Bu demektir ki, halk hareketlerinin tarihi sınıfların tarihi kadar eskidir.  Kısaca tarihideki Halk Ayaklanmalarını anlatarak tüm bu Halk Ayaklanmalarından dersler çıkartılarak öğrenilmesi işaret etti.

Ardından, Kuzey Afrika hattında gelişen Ayaklanmalarda sebep olan, zayidin kendisini yakarak feda etmesi, biriken barutun aleve dönüşmesi meselesidir. Diyerek, özünde Emperyalizm’e ve Kapitalizm’e karşı biriken bir öfke patlamasıdır’’ açıklamasının ardından, ‘’Emperyalizm bir krizler tarihidir’’ açıklamasını yaptı. Taksime geldiğimize ise, 11,5 yıldır AKP hükümetinin ülkeyi Emperyalizm’e peşkeş çekerek, HES’ler kurarak çevreyi yok etmesi, yoksul-emekçi semtlerinde Kentsel Dönüşüm adı altında kendilerine rant sağlaması ve özel yaşama müdahale etmesine karşı son olarak; Taksim Meydan Okuması ile meydan okuduğunu açıklayarak sunumunu bitirdi.

Daha sonra Sınıf Teorisi söz alarak panele devam edildi. ‘’Gezi’ye gelmeden önce T.C.’nin tekci-faşist bir diktatörlük olarak ve kuruluşuna kadar irili-ufaklı ayaklanmaların süre geldiğini söyleyerek 2008’de patlak veren kriz’in  ardından ayaklanmaları dile getirdi.

Gezi öncesi HES’lere karşı eylemlerin gerçekleştiğini, Kentsel Dönüşüm adı altında yürütülen rantın ‘’400 milyar’lık bir rant’’ olduğunu söyleyerek sunumuna devam etti.

Son olarak söz alan Kızıl Bayrak temsilcisi sunumuna başlamadan önce bir anısını anlattı Anısında, Vartinik Operasyonu ve Ali Haydar Yıldız yoldaş’ın şehit düştüğünde Dersim’de gözaltında olduğunu söyleyerek ‘’ (düşmanın) onların gözünde korku vardı’’ ve o günkü  anısını anlatırken duygu dolu anlar yaşandı. Ardından sunumuna geçerek Gezi Direnişini ve Halk ayaklanmalarını anlattı.

Kısa bir aranın ardından 2.Bölüm’e geçilerek, katılımcıların Panelistlere yönelik sorularının cevaplanmasının ardından Panel sonlandırıldı. Ayrıca panelist olarak davetli olan,  Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya) ve Atılım temsilcileri son anda bazı mazeretlerinden kaynaklı katılamayacaklarını bildirerek gelemediler. ( NRW Partizan )duisb

 

scroll to top