Home , Avrupa , Londra’da ırkçılık karşıtı protesto

Londra’da ırkçılık karşıtı protesto

Son 3 yıldır düzenlenen ve İngiltere’nin bir çok kurum kuruluş, sendika, sivil toplum örgütü ve aktivistlerin desteklediği yürüyüşe bu yıl 40 Bine yakın vatandaş katıldı.

 

Londra’nın en kalabalık caddesi olan Oxford Street’teki BBC binası önünde toplanan binlerce kişi, isteyen tüm mültecilerin ülkeye alınmasını talep etti. Türkiye ile AB arasında yapılan mülteci anlaşmasının insanlık adına utanç verici olduğu belirtilen birçok pankart ve döviz taşındı.

Göstericiler burada ırkçılık ve faşizm karşıtı slogan atarak ellerinde „sığınmacılara kapımız açık“ „savaşı durdur“ „İslam karşıtlığına son ver“ ırkçılığa ve faşizm son ver“ yazılı pankartlar taşıdı

Protesto gösterisinde ayrıca aralarında Oscar ödüllü oyuncu Vanessa Redgrave, İşçi Partisi milletvekili Diane Abbott, milletvekilleri Claude Moraes, Jean Lambert, komedyen Jeremy Hardy, Yeşiller Partisi’nde Yusuf Hassan’ın da bulunduğu çok sayıda siyasetçi, akademisyen ve gazeteci konuşma yaparak göçmen karşıtı ırkçı bir politika izleyen hükümetleri ve liderleri eleştirdiler.

United Nations Anti-Racism Day yürüyüşünün kökeni, Güney Afrika’da bulunan Sharpeville’de 21 Mart 1960 tarihinde düzenlenen bir protesto sırasında 69 göstericinin polis tarafından öldürülmesine dayanıyor. Irkçılık ve ayrımcılık karşıtı değerli lider Nelson Mandela’nın 5 Aralık 2013 günü hayatını kaybetmesinin ardından United Nations Anti-Racism Day yürüyüşü, hem Mandela’nın anısına hem de dünyada artan ırkçılığa dikkat çekmek üzere ilk kez gerçekleştirildi.

Yürüyüş güzergahında bulunan ünlü Picadilly Circus’a gelindiğinde ise bir grup ırkçının toplanmış olması kısa süreli  gerginliğe neden oldu ve yaklaşık yüz polis toplanan 25 kişilik ırkçı grubu kordon altına alarak, anti-faşistlerden korudu.

Irkçılığa, faşizme, islamofobiye ve antisemitizme karşı çıkın kalabalık, ünlü Trafalgar Meydanı’nda toplandı. Burada yapılan konuşmalarda, hükümetin mülteci politikasının ırkçılığı körüklediğine vurgu yapılarak, “Her insanın hayatı önemlidir” dendi.

Sanatçı, yazar, sendikacı, politikacıların da destek verdiği yürüyüş sonrası gazetemize konuşan ünlü yazar Michael Rosen, Türkiye ile AB arasında varılan anlaşmanın utanç verici bir durum olduğunu ve savaşların sebebi olan batılıların mülteciler üzerinde pazarlıklar yapmasının kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi.

Yürüyüş başlangıç yerinde toplanan binlerce kişiye hitap eden Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) Sekreteri Oktay Şahbaz, sendikaların ve kitle örgütlerinin yoğun katılımının umut verici olduğunu belirterek, Türkiye ile AB arasında yapılan anlaşmanın ikiyüzlüce olduğunu söyledi. Şahbaz, İngiltere’nin bir yandan kendi vatandaşlarına, “Türkiye güvenli ülke değil” çağrıları yaparken, mültecilerin Türkiye’de kalması doğrultusunda Türkiye ile anlaşmaya varmaya çalışmasının, kendi sorumluluğunu atmaya çalışmak anlamına geldiğini söyledi. DAY-MER’in Fransa’nın Calais kentindeki 7 bin mülteciye yaptığı yardımlardan da bahseden Şahbaz, İngiltere hükümetinin tasarruf politikalarını hayata geçirmek için mülteci sorununu da bu şekilde gündeme getirdiğini belirtti.

Haber-Footo:Erem Kansoy

scroll to top