back <<<

Bern ‘de Önder Dolutaş’a Özgürlük Eylemi Yapıldı!

Frankfurt Hann Havaalanında Türkiye’ye gönderilmesi için tutuklanan ATİK
 
aktivisti Önder Dolutaş için Avrupa çapında düzenlenen protesto etkinliklerden biri de Bern’de gerçekleştirildi. İsviçre Demokratik Göçmenler Platformu (İDGP) tarafından düzenlenen protesto etkinliği 06 Haziran 2008 tarihinde Bern Alman Büyük Elçiliği önünde basın açıklaması yapılarak Elçilik yetkililerine toplanan imza kampanyası ve ATİK’in çıkarmış olduğu bildiri verildi.

Bir saatlik açıklama boyunca atılan almanca sloganlar ve yapılan Türkçe  konuşmalarda; Esasta emperyalist ülkelerde ve özelde alman devletinin demokratik kurumlar ve bireyler üzerinde estirdiği terörle ve devrimci insanları Türkiye’ye iade etme girişimleriyle Türk devletine yardım ettiği vurgulandı.

Ve Alman devletinin bir an önce bu hukuksuzluğa son vermesi gerektiği Önder Dolutaş’ı derhal serbest bırakılması gerektiği söylenilerek ve bu hukuksuzluğun devam etmesi halinde eylemliklere devam edileceği duyurularak son buldu.

AHM ATİK Haber merkezi  10.06.2008






Hamburg’da Önder Dolutaş’a Özgürlük Mitingi Yapıldı!

23 Mayıs günü Frankfurt Hann Havaalanında Türkiye’ye gönderilmesi için tutuklanan ATİK aktivisti Önder Dolutaş için Avrupa çapında düzenlenen mitinglerin biri de Hamburg’da gerçekleştirildi. ATİF Hamburg’un düzenlediği mitinge DEKÖP bileşenlerin yanı sıra SoL (Sosyalist Sol) gençlik örgütü de destek verdi.

Miting saat 13:00’de Hamburg – Altona şehir merkezinde gerçekleştirildi. Mitingde yoğun bir şekilde bildiri dağıtılarak Ö. Dolutaş’ın özgürlüğü için imza toplandı.

İki saatlik miting boyunca yapılan Almanca ve Türkçe konuşmalarda; alman devletinin demokratik kurumlar ve bireyler üzerinde estirdiği terörle ve devrimci komünist insanları Türkiye’ye iade etme girişimleriyle Türk devletine yardım ettiği vurgulandı.

Önder Dolutaş’ın Türkiye’ye iade edildiği takdirde onu işkence ve uzun yılar süren zindan yıları beklediği dile getirildi. Alman devletinin bir an önce bu hukuksuzluğa son vermesi gerektiği ve Ö. Dolutaş’ı derhal serbest bırakılması gerektiği sık sık vurgulandı.

Mitin hep bir ağızdan atılan; Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!, Bütün Politik Tutsaklara Özgürlük! sloganlarıyla sonuçlandırıldı.

AHM ATİK Haber Merkezi 07.06.2008


Önder Dolutaş'a özgürlük

Türkiye'nin iade talebiyle tutuklanan Önder Dolutaş'ın bırakılması için eylemler sürüyor. İngiliz vatandaşı olan Önder Dolutaş'ın Türkiye devletinin isteği üzerine Almanya'da tutuklanması İsviçre'de de yapılan bir eylemle protesto edildi.
23 Mayıs günü uluslararası bİr etkinliğe görevli olarak katılmak üzere Almanya'ya giden Önder Dolutaş, Frankfurt havalimanında, Türk devletinin İnterpol aracılığıyla ilettiği uluslararası iade talebi üzerine Alman polisi tarafından tutuklandı. Dolutaş şu anda cezaevinde tutulmaktadır.
Avrupalı emperyalist devletler, polis devleti uygulamalarını her geçen gün arttırıyorlar. Devrimci ve muhalif kimliğiyle tanınan kişiler sınır kapılarında, geçiş noktalarında gözaltına alınıyor ya da tutuklanıyor. Önder Dolutaş'ın tutuklanması da son yıllarda artış eğilimi gösteren bu tür olayların sadece son örneği.

Alman Konsolosluğu önündeydik

İlerici ve muhalif kimliğiyle tanınan Önder Dolutaş'ın Alman devleti tarafından tutuklanmasını protesto etmek ve derhal salıverilmesini talep etmek üzere İsviçre'nin Bern kentinde 6 Haziran günü bir gösteri gerçekleştirildi. Avrupa Türkiyeli İşçiler Federasyonu'nun organize ettiği, İsviçreli devrimci kurumların destek verdiği eyleme biz de Yaşanacak Dünya Gazetesi okurları olarak katıldık.
Eylem, Alman Konsolosluğu önüne doğru "Önder Dolutaş'a özgürlük" pankartının arkasında yürüyüşe geçilmesiyle başladı. Konsolosluk önünde "Bütün Politik Tutsaklara Özgürlük", "Önder Dolutaş'a Özgürlük" sloganları atıldı ve Dolutaş özgür bırakılana kadar eylemliliklerin sürdürüleceği kararlılığı ortaya konuldu.
Emperyalist merkezlerde polis devleti tahkimatı, birbiri ardına çıkan yasalarla yürürlüğe giriyor. Neonazilerin ev yakma eylemleri toplumsal belleği yıkıma uğratılan Avrupalı toplumlarda sıradanlaşma eğilimi gösteriyor. Bize ise o çok sevdiğimiz fırtınalı havalara, göçmeni yerlisi ile tüm işçi ve emekçileri örgütleyerek hazırlanmak düşüyor.

alınteri 07.06.2008

Gerçek bir insanlık dramı

İngiliz vatandaşı Önder Dolutaş, Almanya tarafından Türkiye'ye iade edilmek isteniyor!


Adı: Önder Dolutaş... İstanbul'da, ayn kentin adını taşıyan üniversitenin Deniz Mühendisliği bölümünde okuyan ve okulunu bitirmesine çok az süre kalan bir öğrenciydi... Her duyarlı genç gibi, O da, okulunun Öğrenci Birliği'nde aktifti... Ne demek aktif olmak? Tutuklanmalı, ve "daha çok özgürlük, daha çok demokrasi" istediği için de 12 buçuk yıl hapse mahkum edilmeliydi. Öyle de oldu. Ancak Dolutaş, kendisine savunma hakkı tanınmadığı ve haksızlık yapıldığından emin bir haldeydi ve anavatanından kaçmak dışında seçeneği yoktu.

Önder Dolutaş, 2001 yılında İngiltere'den sığınma talep etti. 2003 yılında mülteci statüsünü aldı. 2006 yılında Türkiye, Dolutaş'ı İngiltere'den talep etti. Dolutaş bu ülkede yani İngiltere'de yargılandı, ancak iade edilmedi ve suçsuz bulundu... Önder Dolutaş 2007 yılında İngiliz vatandaşı oldu, yeni bir hayat kurdu...

22 Mayıs 2008 yılında Almanya'ya gezi amaçlı olarak giden Dolutaş, Alman makamlarınca tutuklandı. Dolutaş hala Almanya'da tutukludur ve Türkiye'ye iadesi gündemdedir.

Dolutaş'ın arkadaşları ile aralarında çok sayıda örgütün de bulunduğu bşir grup kampanya başlattı. Kampanya çerçevesinde Dolutaş'ın Türkiye'ye iade edilmemesi talep ediliyor. Bu amaçla, 5 Haziran Perşembe günü saat 14.00'te 23 Belgrave Square, London  SW1X 8PZ adresindeki Almanya Büyükelçiliği önünde bir eylem düzenlenecek.

Kampanyayı organize edengrup, bu eyleme duyarlı herkesi davet etti ve şu açıklamayı yaptı:

"Irkçılık, işkence, hapis cezası ve ölüm korkusuyla evlerini terkedip Avrupa ülkelerine sığınan göçmenlere ve mültecilere kaşrı yapılan bu tarz muameleler, insan haklarına ciddi saldırılardır. Yapılan bu haksız ve anti - demokratik uygulamalara dur demek isteyen tüm kamuoyunu Önder Dolutaş ile dayanışma için başlatılan kampanyaya destek vermeye çağırıyoruz... Almanya, İngilter eve Türkiye hükümetlerine, Önder Dolutaş'ın yalınız olmadığını ve O'na yapılmış saldırının hepimize yapılmış olduğunu bildirmek için buluşuyoruz."

Londra Toplum Postası  06.06.2008


Almanya'dan Servise Devam

İngiltere vatandaşı olan Türkiyeli Önder Dolutaş gezi amacıyla gittiği Frankfurt’ta Alman makamlarınca gözaltına alındı.

Dolutaş’ın Türkiye’ye iade edilmek üzere gözaltına alındığı bildirildi. İstanbul Üniversitesi Deniz Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Önder Dolutaş, Öğrenci Birliği içerisinde gerçekleştirdiği demokratik aktiviteler nedeniyle Türk devleti tarafından 12,5 yıl hüküm giydikten sonra 2001 yılında İngiltere’ye sığınmıştı. Londra’da iki sene önce gözaltına alınan Önder Dolutaş, İngiltere ve Türkiye arasında yapılan “The new Extradition Act” olarak bilinen ve suçluların iadesini öngören bir anlaşma gereğince yargılanmış ve Türkiye’ye iade edilmesi söz konusu olmuştu. Yargılandığı dönemde İngiltere’de siyasi sığınma hakkını elde eden Dolutaş, dava sonrasında beraat etmişti. Dolutaş, 2007 yılında ise İngiltere vatandaşlığına geçmişti.

22 Mayıs tarihinde Frankfurt havaalanında gözaltına alındığı öğrenilen Dolutaş’ın iki haftadan bu yana mahkemeye çıkarılmak üzere tutuklu olduğu öğrenildi. Dolutaş’ın iadesini engellemek üzere çalışmalar yürüten Önder Dolutaş ile Dayanışma Kampanyası, bugün saat 14:00’da Londra’daki Almanya Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenleyecek. Kampanyayı, İngiltere’de faaliyet yürüten Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK), Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER), Avrupa Türkiye İşçiler Konfederasyonu(ATİK), Anadolu Halk Kültür Merkezi, Uluslararas Halklarn Mücadele Ligi (ILPS), İngiltere Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-BİR), Halkevi, Kürt Toplum Merkezi (KCC) ve Devrimci Hareket gibi çevreler destekliyor.

HALİL GAM/ LONDRA
Yeni Özgür Politika
05.06.2008

Ve birgün sesini çıkaracak kimse kalmayacak

"Önce Sosyalistleri topladılar

Sesimi çıkarmadım,

Çünkü ben sosyalist değildim.

Sonra sendikacıları topladılar,

Sesimi çıkarmadım,

Çünkü sendikacı değildim.

Sonra Yahudileri topladılar,

Sesimi çıkarmadım,

Çünkü Yahudi değildim...

Sonra beni almaya geldiler...

BENİM İÇİN SESİNİ ÇIKARACAK

KİMSE KALMAMISTI!...”

Nazilerin 

Almanya'da iktidara gelişiyle ilgili 

papaz Martin Niemoller böyle söylemişti...


Barış aktivisti olan Maya Evans geçen yıl Ekim ayında tutuklanmıştı. Suçu İngiltere Meclisi’nin karşısında yer alan Parlamento Meydanı'na giderek, basın huzurunda ölen askerlerin tek tek isimlerini okumasıydı. Çünkü aynı yıl Ağustos ayında çıkartılan Organize suçlar ve Polis Yasası’nın 132. maddesi Parlamentoya 1km mesafe içinde izinsiz eylem yapılmasını yasaklıyordu. Evans çıkarıldığı mahkemede uyarı cezası aldıktan sonra şartlı olarak serbest bırakıldı. Parlamento tarafından kendisine verilen yetkiyi kullanan polis bu güne kadar benzeri nedenlerle 32 kişiyi daha gözaltına aldı. 

Bir zamanlar ‘demokrasinin beşiği' olarak bilinen İngiltere’de artık savaş karşıtları izinsiz olarak, parlamentoya 1km mesafede gösteri bile yapamıyor. Bu İngiltere’de en önemli haklardan biri olan “protesto ve gösteri yapma özgürlügü”ne vurulmuş büyük bir darbe idi. Yasa muhalefetin yeterince sesini çıkaramamasi üzerine rahat bir şekilde parlamento da geçti…

Tabii haklar ve özgürlüklere yönelik gasplar bununla  sınırlı değildi. "The new Extradition Act" olarak bilinen ve 2003 yılında David Blunkett tarafından hazırlanarak Ağustos ayında mecliste kabul edilen yasa 1 Ocak 2004 tarihinde yürürlüğe girdi. Yasanın amacı ‘terör suçlularının suç işledikleri ülkeye iadesini ve başka ülkelerde İngiltere'ye yönelik suç işleyenlerin de buraya getirilmesini’ sağlamak olarak açıklanıyor. Bu yasa kullanılarak açılan davalardan en önemlisi Babar Ahmad isimli kişinin Amerika'ya iade edilmesiyle ilgili. Babar Ahmad'in İngiltere doğumlu olması ve bu ülkede herhangi bir suça karışmamış olması bu davayı daha da popüler yapmış ve dava İngiliz medyasının da büyük ilgisini çekmisti.  İngiltere hukuk tarihinde bir ilk olan dava, ABD'nin iade isteği üzerine Ahmad'in  5 Ağustos 2004 tarihinde tutuklanmasıyla başladı ve halen devam ediyor. Babar Ahmed’in ailesi ve arkadaşları iade kararına karşı büyük bir kampanya başlattı ve duruşmanın görüldüğü her mahkeme günü salonun önünde protesto gösterileri yaptılar. Bu gösteriler ülkede kamuoyu oluşmasına neden oldu. Babar Ahmad, şu anda HM Woodhill hapishanesinde tutuluyor ve hala ABD‘ye gönderilmedi. 

The new Extradition Act’in en son  kurbanı ise İngiltere'de oturma izni bulunduğu halde Türkiye'ye iade edilmek istenen siyasi sığınmacı Önder Dolutaş. Türkiye'nin isteği üzerine 30 Ocak günü Harrow'daki evinde gözaltına alınan ve geceyi gözaltında geçiren Dolutaş, ertesi günü çıkarıldığı Bow Street'deki Kraliyet Mahkemesi'nde 6 bin Sterlin kefaletle serbest bırakıldı. Türkiye'nin iade dosyasını hazırladıktan sonra 14 Mart tarihinde ikinci kez hakim karşısına çıkarılacak Dolutaş, bu arada haftada iki gün polis karakolunda zorunlu imzaya gidiyor. 2001 yılının Mayıs ayında İngiltere'ye gelen ve o tarihten bu yana İngiltere'de yaşayan Dolutaş'a, 2003 Ocak ayında, mülteci statüsü verildi. İngiltere'de sığınma hakkı kabul edilmiş  olduğu halde Türkiye'ye iade edilmek istenen siyasi sığınmacı Önder Dolutaş'ın ülkede kalması için arkadaşları tarafından büyük bir kampanya başlatıldı. Geçtiğimiz Cumartesi günü Wood Green Kütüphanesi önünde toplanan ve kendilerini "Önder Dolutaş'a Destek Kampanyası olarak tanıtan grup, Dolutaş'ın "tutuklama  ve olası iadesinin hukuka aykırı olduğunu" belirterek, "bu gerçekleşirse, Dolutaş davası emsal olacak ve oturumu olduğu halde bu ülkede yaşayan birçok sığınmacı Türkiye'ye iade edilebilecek" şeklinde açıklama yaptılar.

 1951 Cenevre anlaşması uyarınca süresiz oturum izni ile BM güvencesi altına alınan birinin aynı nedenle suçlu kategorisinde tutularak geldiği ülkeye gönderilmek istenmesi, yaşadığımız ülkede insan haklarına yönelik tehditlerin geldiği boyutu göstermesi bakımından önemli.  Bu iade gerçekleşirse İngiltere, 1951 Cenevre Anlaşması’nı sessiz sedasız ihlal etmiş olacaktır.  Yani iltica hakkına büyük bir darbe indirilmiş olacak.

Yaşadığımız ülkede eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal haklar teker teker özellestiriliyor.  İşsizlik yardımları, kira yardımları, özürlü hakları elden gidiyor. İlticacılar ve göçmenlere yönelik  ırkçılık, ayrımcılık her geçen gün büyüyor…

Tüm bunlara sessiz kalmaya devam etmek önümüzde bizleri bekleyen daha karanlık günleri de onaylamak anlamına geliyor.

Ali KESKİN - Londra Toplum Postası - 09.02.2006
ali@toplumpostasi.net

İngiltere'de "sınırdışı" saldırıları artıyor

İngiltere Hükümetinin göçmen ve sığınmacılara yönelik hazırladığı ırkçı saldırı politikaları devreye sokulmaya hazırlanılıyor.

Son süreçte, İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın iltica talebi reddedilen sığınmacıları baskı altına alarak geri göndermek için, gözaltında tutma, elektronik kelepçe ile izleme ve hızlı bir şekilde geri yollama yöntemlerine ağırlık vereceği açıklandı.

İngiltere'de bir televizyon programında, İçişleri Bakanlığı adına konuşan Mc Nulty, son aylarda sınırdışı edilen sığınmacı sayısının hızla arttığını ve sığınma başvurularının daha çabuk sonuçlandırıldığını söyledi. 2006 yılının ilk iki ayında 770 sığınmacının gönüllü olarak ülkeyi terkettiğini, gözaltı ve elektronik kelepçenin daha fazla kullanılacağını söyledi.

İngiltere İçişleri Bakanlığı, Göçmenlik ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamaya göre ise; 2005 Eylül ayı itibarıyla ayda, 1350 sığınmacı sınırdışı edildi. Halen sınırdışı edilecek durumda olan sığınmacıların sayısı ise yaklaşık 200 bin olarak açıklandı. Göçmenlik ve Vatandaşlık Müdürlüğü, bu uygulamaların devam edeceğini de açıkladı.

Avrupa çapında benzer uygulamaların arttığı dikkate alındığında, göçmen dernekleri ve örgütlerinin sürece müdahale edecek pratik politikalarla devreye girmeleri bekleniyor.

Konuya ilişkin olarak görüşlerine başvurduğumuz Londra GİK-DER Yönetim Kurulu İngiltere Hükümetinin göçmen ve sığınmacılara yönelik hazırladığı ırkçı saldırı politikaları devreye sokulmaya hazırlanılıyor.

Son süreçte, İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın iltica talebi reddedilen sığınmacıları baskı altına alarak geri göndermek için, gözaltında tutma, elektronik kelepçe ile izleme ve hızlı bir şekilde geri yollama yöntemlerine ağırlık vereceği açıklandı.

İngiltere'de bir televizyon programında, İçişleri Bakanlığı adına konuşan Mc Nulty, son aylarda sınırdışı edilen sığınmacı sayısının hızla arttığını ve sığınma başvurularının daha çabuk sonuçlandırıldığını söyledi. 2006 yılının ilk iki ayında 770 sığınmacının gönüllü olarak ülkeyi terkettiğini, gözaltı ve elektronik kelepçenin daha fazla kullanılacağını söyledi.

İngiltere İçişleri Bakanlığı, Göçmenlik ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamaya göre ise; 2005 Eylül ayı itibarıyla ayda, 1350 sığınmacı sınırdışı edildi. Halen sınırdışı edilecek durumda olan sığınmacıların sayısı ise yaklaşık 200 bin olarak açıklandı. Göçmenlik ve Vatandaşlık Müdürlüğü, bu uygulamaların devam edeceğini de açıkladı.

Avrupa çapında benzer uygulamaların arttığı dikkate alındığında, göçmen dernekleri ve örgütlerinin sürece müdahale edecek pratik politikalarla devreye girmeleri bekleniyor.

Konuya ilişkin olarak görüşlerine başvurduğumuz Londra GİK-DER Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Güden şu açıklamaları yaptı: "Bütün Avrupa topraklarında sığınmacı ve göçmenlere yönelik saldırılar hızla artıyor. Son yıllarda İngiltere de çıkarılan adı konmuş, konmamış onlarca yasa ve uygulamaların hedef tahtasında göçmenler bulunuyor. Yerli-göçmen tüm işçi ve emekçileri baskı altına alacak, konuşma ve örgütlenme özgürlüklerini ortadan kaldıracak antidemokratik yasalar çıkarıldı. İşçi ve emekçiler, ezilen halklar olarak; çıkarılan antidemokratik yasalara ve göç hakkına yönelik saldırılara sessiz kalmayacak. Bizler bu suça ortak olmayacağız!.. Bu amaçla, her ulustan ilerici, devrimci, demokrat kurum ve örgütlerle Şubat ayından bu yana 'AntiDemokratik Yasa ve Uygulamalara Karşı Mücadele Koordinasyonu' oluşturmuş bulunmaktayız. Kampanyamızın bazı talepleri şunlar; Göçmen karşıtı yasaların iptal edilmesi, sınırdışıların durdurulması, siyasi sığınmacılara yönelik potansiyel suçlu muameleleri ve "iade anlaşmaları"nın iptal edilmesi, yapılacak düzenlemelerde mültecilerin haklarını korumak amacıyla kurulan örgütlerin, taraf olarak tanınması".

Kampanya çalışmalarının somut bir adımı olarak İngiltere de süresiz oturum sahibi olan ve "Suçluların iadesi" kapsamında Türkiye'ye iade edilmek istenen Önder Dolutaş davası etrafında çalışmalar yürüttüklerini belirten Güden, "bu davanın, emsal bir dava olarak tüm ilticacıları ilgilendirdiği, kazanımı veya kaybının ilticacıların ve insan haklarının hanesine yazılacağından hareketle, başta göçmen örgütler ve bireyler olmak üzere tüm insan hakları savunucularını kampanya çalışmalarına katılmaya, görev üstlenmeye davet ediyoruz" dedi.

aşkanı Hatice Güden şu açıklamaları yaptı: "Bütün Avrupa topraklarında sığınmacı ve göçmenlere yönelik saldırılar hızla artıyor. Son yıllarda İngiltere de çıkarılan adı konmuş, konmamış onlarca yasa ve uygulamaların hedef tahtasında göçmenler bulunuyor. Yerli-göçmen tüm işçi ve emekçileri baskı altına alacak, konuşma ve örgütlenme özgürlüklerini ortadan kaldıracak antidemokratik yasalar çıkarıldı. İşçi ve emekçiler, ezilen halklar olarak; çıkarılan antidemokratik yasalara ve göç hakkına yönelik saldırılara sessiz kalmayacak. Bizler bu suça ortak olmayacağız!.. Bu amaçla, her ulustan ilerici, devrimci, demokrat kurum ve örgütlerle Şubat ayından bu yana 'AntiDemokratik Yasa ve Uygulamalara Karşı Mücadele Koordinasyonu' oluşturmuş bulunmaktayız. Kampanyamızın bazı talepleri şunlar; Göçmen karşıtı yasaların iptal edilmesi, sınırdışıların durdurulması, siyasi sığınmacılara yönelik potansiyel suçlu muameleleri ve "iade anlaşmaları"nın iptal edilmesi, yapılacak düzenlemelerde mültecilerin haklarını korumak amacıyla kurulan örgütlerin, taraf olarak tanınması".

Kampanya çalışmalarının somut bir adımı olarak İngiltere de süresiz oturum sahibi olan ve "Suçluların iadesi" kapsamında Türkiye'ye iade edilmek istenen Önder Dolutaş davası etrafında çalışmalar yürüttüklerini belirten Güden, "bu davanın, emsal bir dava olarak tüm ilticacıları ilgilendirdiği, kazanımı veya kaybının ilticacıların ve insan haklarının hanesine yazılacağından hareketle, başta göçmen örgütler ve bireyler olmak üzere tüm insan hakları savunucularını kampanya çalışmalarına katılmaya, görev üstlenmeye davet ediyoruz" dedi.

Atılım 23.03.2006


Stoppt die Auslieferung von Önder Dolutas in die Foltergefängnisse der Türkei!

Seit etwa einem Jahr mehren sich in der BRD die Fälle von Auslieferungshaft von Menschen, die in der Türkei als  Marxisten-Leninisten oder Aktivisten des kurdischen Befreiungskampfs und der PKK vor Gericht gestellt werden sollen. In vielen Fällen drohen neben Folter zur Erpressung von „Geständnissen“ im anschließenden Gerichtsverfahren bis zu 30 Jahre Haft. Die in den internationalen Haftbefehlen der Türkei erhobenen Vorwürfe reichen dabei zum Teil bis in die Zeit vor dem ersten Militärputsch von 1980 zurück.

Die deutschen Oberverwaltungsgerichte haben im Asylrecht eindeutig festgestellt, dass trotz aller angeblichen  „Reformen“ in der Türkei in politischen Fällen nach wie vor gefoltert wird. Dennoch nehmen die -  für die in der BRD für die Auslieferung zuständigen Oberlandesgerichte  - die Betroffenen in Auslieferungshaft, die oft bis zu einem Jahr dauert. In zwei Fällen wurden im Herbst 2007 zwei angebliche PKK-Aktivisten mit ausdrücklicher Zustimmung der Bundesregierung an die Türkei ausgeliefert. Durch die Organisierung einer breiten Solidarität konnten in anderen Fällen Auslieferungen verhindert werden und die deutschen Gerichte mussten feststellen, dass die Anschuldigungen aus der Türkei an den Haaren herbeigezogen oder gar manipuliert waren.
 

Der jüngste Fall ist die Verhaftung des ATIK-Aktivisten Önder Dolutas am 23.05.2008. Er ist aus der Türkei geflohen und inzwischen britischer Staatsbürger. Ein türkisches Gericht hat ihn unter dem Vorwurf von Aktivitäten für die TKP/ML zu 12 ½ Jahren Haft verurteilt. Obwohl inzwischen gerichtlich festgestellt wurde, dass dieses Urteil auf unter Folter erpressten Geständnissen beruht und obwohl die britischen Gerichte es bereits abgelehnt haben, ihn auf dieser Grundlage an die Türkei auszuliefern, hat die deutsche Justiz ihn bei der Einreise in die BRD verhaften lassen und will erneut über seine Auslieferung an die Türkei entscheiden.

Diese Kumpanei zwischen der deutschen Justiz und der Regierung mit der türkischen Regierung und ihren Folterknechten gegen ein Mitglied der TKP/ML zeigt, dass sich die so genannte Anti-Terrorismus-Kampagne in Wahrheit gegen Befreiungskämpfe, vor allem Marxisten-Leninisten, richtet.

Wir fordern die sofortige Freilassung von Önder Dolutas und aller anderen in Auslieferungshaft sitzenden fortschrittlichen türkischen und kurdischen Oppositionellen!

Unterstützt die Protestaktionen und die Unterschriftensammlung für die Freilassung von Önder Dolutas!

Rote Fahne 08.06.2008

Freiheit für Önder Dolutas | The Caravan
Am 23. Mai 2008 wurde Önder Dolutas am Flughafen Frankfurt-Hahn wegen „eines Auslieferungsgesuches des türkischen Staates über Interpol“ verhaftet. Am 24. wurde er dem Haftrichter vorgeführt, verhaftet und anschließend in JVA-Rohbach nach Wöllstein (Reinland-Pfalz) gebracht. Nun soll er, in Auslieferungshaft bleiben, bis der Sachverhalt durch das Oberlandesgericht in Koblenz entschieden wird.
Sein Urteil in der Türkei basiert auf „unter Folter aufgenommenen Aussagen“, Unrechtmäßigkeiten, die mittlerweile durch höhere Instanzen bestätigt wurden

yigg.de 08.06.2008

Den Haag'da Önder Dolutaş İçin Basın Açıklaması Yapıldı

Önder Dolutaş'ın tutuklamasına karşı başlatılan kampanya çerçevesinde HTIF taraftarları olarak Hollandanın Den haag şehrindeki Alman büyükelçiliği önünde 6-6-2008 tarihinde bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Basın açıklamasında Önder Dolutaşa yapılan gayri-meşru/hukuki tutumu protesto edip derhal serbest bırakılmasi gerektiği talebimizi ilettik.

Ayrıca büyükelçilik temsilciliğine taleplerimizi içeren bir dosya verdik. Genel anlamda insanlığın geleceği ve demokrasi mücadelesi veren kurum ve kişilere yönelik baskı ve insan hakları ihlallerini de içeren davranışlar 'demokrasinin beşiği'(!) Avrupa'da da artmıştır. Bu baskılar direkt devlet makamlarınca gerçekleştirilmektedir. Bu baskı ve ihlallere karşı tüm devrimci/yurtsever/ilerici kurumlar seslerini yükseltmeli ve dayanışmayı geliştirmelidirler. Baskılara karşı verilecek olan en güzel cevap geniş kitlelere hitap eden kurumların ortak sesidir.

Önder Dolutaş derhal serbest bırakılmalıdır!
Göçmen emekçilere yönelik anti-demokratik uygulamalara son!
Susmayalım sıra bize gelmesin!

Bildiren: HTİF Taraftarları

AHM ATİK Haber Merkezi  07.06.2008


Strazburg'dan Önder Dolutaş'a özgürlük talebi

23 Mayıs gününden bu yana tutukluluğu "interpol düzeyinde aranıyor" gerekçesiyle süren Önder Dolutaş için, derhal serbest bırakılması talebini içeren bir mektup, Fransa'nın Strasbourg kentinde bulunan
Almanya Konsolosluğu'na ve Avrupa Parlamentosu'ndaki Almanya Bürosu'na iletildi.

Avrupa Birliği düzeyinde kendi imzaladıkları anlaşmaları çiğnercesine tutukluluğunu sürdürdükleri Önder Dolutaş'ın yalnız olmadığının ifadesi olarak Alman yetkililerinden bir an önce Dolutaş'ın tutukluluğuna son vermeleri talep edildi. 

Keza Tohum Gençlik Evi'nin her iki kuruma ulaştırdıkları mektupta, Önder Dolutaş'ın tutukluluğu vesilesiyle bir kez daha 'tutukluları talep eden ülkeye iade etme' politikasını ve devletler arası işbirliği kınadıklarını vurguladılar.

AHM ATİK Haber Merkezi - 06.06.2008


Londra'da Alman Elçiliği Önünde Gösteri

Almanya’nın Frankfurt -Hahn Havaalanında 23 Mayıs Günü Interpol araması nedeni ile alınan ve iki haftadır Almanya'da tutuklu bulunan Önder Dolutaş için bu gün Londra'da Almanya Elçiliği önünde bir protesto gösterisi düzenlendi.
 

Önder Dolutaş’la Dayanışma Komitesi tarafından elçilik yetkililerine Önder’in bir an önce serbest bırakılması talebiyle bir dosya ve mektup sunuldu.

2001 tarihinden bu yana İngiltere'de siyasi sığınmacı olarak bulunan Önder aynı zamanda bir İngiliz vatandaşı. Ayrıca aynı nedenle İngiltere de açılan dava 2006 yılında Önder lehine sonuçlanmıştı.

Gösteri sırasından sık sık ‘ Önder Dolutaşa Özgürlük!’, ‘Önder Dolutaş’ın Türkiyeye iadesi durdurulsun!’, ‘Faşist Türk Rejimi ile işbirliği durdurulsun’ sloganları atıldı.

Bildiren: Önder Dolutaş’la Dayanışma Komitesi

AHM - ATİK Haber Merkezi  05.06.2008


Rottenburg: Ein Gefangener unter mehreren steht zur Auslieferung an NATO-Staat Türkei an

Mitte der Woche musste ein in Rottenburg in Abschiebehaft sitzender Kurde nach einem vierwöchigen Hungerstreik in ein Gefängniskrankenhaus verlegt werden. Bei einer Abschiebung in die Türkei drohe Abdurrahman Adigüzel ein Strafverfahren wegen Unterstützung der PKK, warnt sein Rechtsanwalt.

Er ist nicht der einzige, den die Bundesrepublik unterwürfig der Weiterbehandlung bei NATO-Partner Türkei auszuliefern gedenkt,

So ist ein türkischer Kommunist in Deutschland in Auslieferungshaft genommen worden. Das teilte die Konföderation der Arbeiter aus der Türkei ATIK am Donnerstag mit. Önder Dolutas, der in Großbritannien als Flüchtling anerkannt wurde und seit 2006 die britische Staatsbürgerschaft besitzt, ist am 23. Mai am Flughafen Frankfurt-Hahn aufgrund eines »Auslieferungsgesuches des türkischen Staates über Interpol« inhaftiert worden. Er sitzt nun in der Justizvollzugsanstalt Rohrbach in Rheinland-Pfalz. In der Türkei ist Dolutas in Abwesenheit zu zwölfeinhalb Jahren Gefängnis verurteilt worden. Da durch Folter erzwungene Aussagen zu dem Urteil geführt haben, muß es neu verhandelt werden. Über das Auslieferungsgesuch muß das Oberlandesgericht Koblenz entscheiden.

. Weiterhin verlangt die Türkei die Ausweisung des Mitte April in Frankfurt am Main aufgrund des Paragraphen 129 (StGB) zu einer dreieinhalbjährigen Freiheitsstrafe wegen angeblicher PKK-Tätigkeit verurteilten Politikers Muzaffer Ayata.

Dagegen ist die vor drei Monaten in Bayerin in Auslieferungshaft genommene ehemalige Übersetzerin des PKK-Vorsitzenden Abdullah Öcalan, Ayfer Kaya,vor einigen Tagen freigelassen worden. Die Türkei hatte ihre Auslieferung gefordert. Das zuständige Münchner Gericht hob den Haftbefehl auf, weil die Begründung des Auslieferungsgesuchs der Türkei unzureichend war.

Junge Welt - 06.06.2008

Dolutaş için büyükelçilik önünde eylem

Göçmen örgütleri, Almanya’da Türkiye’ye iade edilmek amacıyla gözaltına alınan Önder Dolutaş için dün Londra'da bulunan Almanya Büyükelçiliği önünde bir protesto eylemi gerçekleştirdi.

Önder Dolutaş’la Dayanışma Kampanyası’nın çağrısıyla elçilik binası önünde toplanan göçmenler Dolutaş'ın serbest bırakılmasını istedi. Eylemde “Önder Dolutaş serbest bırakılsın”, “Türkiye’ye iade edilmeler son bulsun”, “Faşist Türkiye rejimiyle işbirliğine son” sloganları atıldı. Kampanya çalışmalarını Londra’da yürüten kurumların isimleri şöyle; ADHK, GİK-DER, ATİK, AHKM, ILPS, Halkevi, FEDBİR, KCC ve Devrimci Hareket.

Kampanya Londra’daki eylemden sonra bugün ise İsviçre Bern, Hollanda Denhaag, Fransa Paris ve Strasburg Almanya Büyükelçilikleri önünde eylem gerçekleştirirdi.

Uluslararası anlaşmalar ihlal ediliyor

2001 yılında yaptığı başvuru sonucu iki yıl sonra kendisine ilticacı statüsü verilen Dolutaş'ın gözaltına alınması kınandı. Dolutaş'ın iki yıl öncede gözaltına alınması Cenevre Anlaşması'nın ilk ihlali anlamına geliyordu. Mahkeme iade kararını bozmuştu. Dolutaş 2007 yılında ise İngiliz vatandaşı oldu.

Dolutaş'ın 23 Mayıs günü Frankfurt Hahn Havaalanı'nın Almanya tarafında gözaltına alınması ise Türk devleti ile ilişkilerinde çıkarları olan emperyalist devletler açısında uluslararası anlaşmaların bir anlamı olmadığını gösterdi.

Atılım 06.06.2008


İngiltere'deki sığınmacıyı Almanya tuttu

İngiltere'de yaşayan sığınmacı Önder Dolutaş, Almanya'daki yakınlarını ziyarete gittiğinde sınırda Türkiye'nin aradığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Dolutaş'ın TKP-ML Davası'nda 12.5 yıl hapis cezası aldığı için iadesi isteniyor.

İngiltere'nin Fehriye Erdal Davası diye bilinen Önder Dolutaş Davası, TKP-ML'nin terör listesinde olmadığı gerekçesiyle Mayıs 2006'da düşmüştü. Dava, diğer sığınmacıların iadesine de emsal teşkil edeceğinden çok önemli sayılmıştı.

Almanya Koblenz bölgesinde 23 Mayıs'tan bu yana tutulan 30 yaşındaki Dolutaş'ın aynı zamanda İngiliz vatandaşı olduğu açıklandı.

Türkiye'nin avukatları, Dolutaş'ın Türkiye'de yasadışı örgüt TKP-ML'ye üye olmak ve askeri eylemlere katılmak"tan yargılayıp gıyabında 12, 5yıl hapis cezasına çarptırdığı gerekcesiyle ülkeye iadesini talep ediyor.

"Dolutaş'a Özgürlük" kampanyası başlatan siyasi arkadaşları 5 Haziran günü saat 14-16 arasında Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenleyeceklerini açıkladılar.

Açık Gazete 04.06.2008


Türkiye istedi, Almanya Önder Dolutaş’ı gözaltına aldı

İngiltere vatandaşı Önder Dolutaş’ın gezi amacıyla gittiği Frankfurt’ta Alman polisi tarafından gözaltına alındı. 22 Mayıs tarihinde Frankfurt havalimanında gözaltına alındığı öğrenilen Dolutaş’ın iki haftadan bu yana mahkemeye çıkarılmak üzere tutuklu olduğu bildirildi. Dolutaş’ın Alman makamları tarafından Türkiye’ye iade edilmek üzere gözaltına alındığı edinilen bilgiler arasında.

Önder Dolutaş’ın iadesini engellemek üzere çalışmalar yürüten Önder Dolutaş ile Dayanışma Kampanyası’nın 5 Haziran Perşembe günü saat 14.00’da Londra’daki Almanya Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenleyeceği öğrenilirken söz konusu kampanyayı İngiltere’de faaliyet yürüten ADHK, GİK-DER, ATİK, Anadolu Halk Kültür Merkezi, ILPS, FED-BİR, HALKEVİ, KCC ve Devrimci Hareket gibi çevrelerin destekliyor.

Kampanyaya destek olma çağrısı yapan kampanya üyelerinin Dolutaş’a yönelik Alman devletinin yaklaşımının kabul edilemez olduğunu belirttikleri açıklamalarında, “O na yapılan saldırı hepimize yapılmıştır. Herkezi Önder Dolutaş ile dayanışmaya çağırıyoruz” denildi.

2006 yılında Londra’da gözaltına alınan Önder Dolutaş, İngıltere ve Türkiye arasında yapılan ve "The new Extradition Act" olarak bilinen ve suçluların iadesini öngören bir anlaşma gereğince yargılanmış ve bu muhakeme esnasında Türkiye’ye iade edilmesi söz konusu olmuştu.

Yargılandığı dönemde İngiltere’de siyasi sığınma hakkını elde etmiş olan Önder Dolutaş dava sonrasında beraat etmişti. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Deniz Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Önder Dolutaş, Öğrenci Birliği içerisinde gerçekleştirdiği demokratik aktiviteler nedeniyle tutuklanmış ve 12,5 yıl hüküm giydikten sonra 2001 yılında İngiltere’ye sığınmıştı. 2003 yılında oturum hakkını elde eden Önder Dolutaş, 2007 yılında ise İngiltere vatandaşlığını elde etmişti.

ANF NEWS AGENCY 04.06.2008

Dolutaş davası düştü

İNGİLTERE'nin Fehriye Erdal Davası diye bilinen Önder Dolutaş davası, davalının üyesi olduğu TKP-ML örgütünün İngiltere'de terör listesinde olmadığı gerekçesiyle düştü. İngiltere polisi Türkiye'nin isteği üzerine Dolutaş'ı 30 Ocak günü Harrow'daki evinden gözaltına almış ve mahkeme sürecini başlatmıştı. Avukatlara göre; Dolutaş, İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı aldığı halde gözaltına alınan ilk Türk vatandaşı olmuştu.

AKŞAM 10.05.2006


STRASBURG: AİHM TÜRKİYE'Yİ MAHKUM ETTİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Yıl Önce İstanbul'da İzinsiz Gösteri Yapan Gruba Yapılan Müdahalede 5 Kişiye Zarar Verildiği Gerekçesiyle Türkiye'yi Mahkum Etti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 yıl önce İstanbul'da izinsiz gösteri yapan gruba yapılan müdahalede 5 kişiye zarar verildiği gerekçesiyle Türkiye'yi mahkum etti.

AİHM'de görülen davada, 1998 yılında 1 Mayıs gösterileri sırasında polisin müdahalesi sonucu 5 kişinin insanlık dışı muamele gördüğüne karar verildi. Mahkeme, Türkiye'nin Seza Horoz ve Güzel Şahin'e 12'şer bin Euro, Önder Dolutaş, Birsen Gülünay ve Gülizar Şahin'e ise 5'er bin Euro tazminat verilmesini kararlaştırdı.

1 Mayıs gösterileri sırasında 36 polis memuru yaralanmış, 261 gösterici de tutuklanmıştı. Tutuklanan 261 göstericinin vücutlarında ezik, şişme ve iltihaplanma teşhis edilmişti. Türkiye'de 1999 ve 2000 yıllarında görülen mahkemede, davacıların polis tarafından kötü muameleye maruz kaldıkları iddiaları reddedilmişti.

İhlas Haber Ajansı 21.12.2006 


Dispersion violente d'une manifestation le 1er mai: la Turquie condamnée

La Turquie a été condamnée jeudi par la Cour des droits de l'homme pour des mauvais traitements infligés à cinq personnes lors de la dispersion d'une manifestation le 1er mai 1998 à Istanbul.

Les juges de Strasbourg ont estimé qu'il y avait eu violation de l'article 3 (interdiction des traitements inhumains) de la Convention européenne. Ils ont alloué pour dommage corporel et moral, 12.000 euros à Seza Horoz et Güzel Sahin et 5.000 euros à Önder Dolutas, Birsen Gülünay et Gülizar Sahin.

Le 1er mai 1998, lors d'une manifestation organisée pour la Fête du travail, des heurts s'étaient produits à Istanbul où 36 policiers avaient été blessés et 261 personnes arrêtées et placées en garde à vue, dont les requérants.

Le jour même de leur interpellation, ces derniers firent l'objet d'un examen médical qui révéla des ecchymoses, enflures ou érythème.

En juin 1999, le procureur avait rendu un non-lieu concernant leurs plaintes pour mauvais traitements, estimant que le recours à la force avait été rendu nécessaire pour disperser cette manifestation. Une cour d'assises avait rejeté leur recours un an plus tard.

La CEDH a jugé jeudi dans son arrêt qu'il n'était pas établi que l'usage de la force "était absolument nécessaire" à la dispersion d'un rassemblement considéré comme illégal.

(AFP, 21 déc 2006)