STUTTGART | 19 – 07 – 2009 | Önceki gün yoğun baş ağrısı sonucu hastaneye kaldırılan Naciye Büyük bugün öğle saatlerinde hayata gözlerini yumdu. ATİF’e bağlı Tohum Kültür Merkezinde faaliyet yürüten ve aynı zamanda Yeni Kadın Almanya ülke komitesinde yer alan Büyük 59 yaşındaydı. Doktorlar tarafından yapılan açıklamada, ölüm sebebinin beyin kanaması olduğu belirtildi.
Sivas’ın Boğazören köyünde 5 çocuklu Kürt ulusuna mensup bir ailenin 4. çocuğu olarak dünyaya gelen Naciye Büyük, İstanbul’da tanıştığı PARTİZAN ile sınıf mücadelesine başladı. Emekçi, Kürt ve kadın olmanın tüm zorluklarını ve acılarını birebir yaşar mücadelesi boyunca. Ancak bu mücadele içerisinde daima en ön saflarda kalır.
Türkiye şartlarında mücadelenin kendisi açısından imkansız olduğu bir süreçte, 1991 de Almanya’ya iltica etmek durumunda kalır. Devrim ve demokrasi mücadelesinden bir an için geri adım atmaz, aksine tüm olanaklarını mücadele için kullanır. Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu çatısı altında faaliyet gösteren Stuttgart Tohum Kültür Merkezinde aktif faaliyet yürütür. Buradaki amacı, göçmenlerin hak ve taleplerini duyurmak ve özelde ise Türkiyeli göçmen kadınların sesi olmaktır. Almanya’nın Duisburg kentinde gerçekleştirilen 3. Yeni Kadın Almanya kurultayında ülke komitesine seçilir.
Naciye Büyük, ATİK ailesi içinde direngen bir kişiliği temsil ediyordu. Türkiye zindanlarında yürütülen 2000 ölüm orucu süresinde, Almanya’da yapılan dayanışma eylemlerinde yine en önde O vardı. Devrimci tutsakların kendi bedenleri ölüme yatırdığı bir süreçte, Onların seslerini Avrupa kamuoyuna duyurmak için yapılan eylemlere katıldı. Bundan kaynaklı olarak Ulrike Meinhof’ların yattığı o ünlü Stammheim cezaevinde 9 ay tutuklu olarak kalır.
2007 G8-Heiligendamm zirvesine karşı yapılan gösterilerde yine en ön saflarda O’nu gördü tüm dünya. Yine Nisan ayında yapılan bir haftalık Anti-NATO direniş kampında yer alarak ön saflarda cesareti ve direngenliği ile tüm gençliğe ilham kaynağı oldu. Yaşının ilerlemiş olmasına karşın gençlerle en ön saflarda yer alan Naciye Büyük, militan bir kişiliğe örnek nadir insanlardan biri olarak kaldı.
ATİK ailesi içinde gençliğe özel bir önem verirdi. Gençliğin Naciye Ablamıza olan saygısı çok derindi. Tüm sıcak çatışmaların içinde ön saflarda gençliğin yanında hem bir kadın olarak ve ilerlemiş yaşına bakmadan, adeta büyük bir ders verirdi tüm ‘yorgun demokratlara’.
Naciye Büyük için SalI günü öğlen saatlerinde Stuttgart’ta bir tören yapılması bekleniyor. Törenin ardından Türkiye’ye götürülecek olan naaşı Sivas’ta defnedilecek.
ATİK Haber Merkezi olarak Naciye Ablamızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor ve anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
‘Naciye Ana Partizancı kimliğini onurla taşımıştır’
TÜRKİYE | 20 – 07 – 2009 | 19 Temmuz’da beyin kanaması sonucu yaşamını yitiren Naciye Büyük için Partizan açıklama yaptı. Açıklamada mütevazi ve sevgi dolu olan Naciye Büyük’ün Partizan kimliğini onurlu bir şekilde taşıdığı belirtiliyor.
Elektronik posta yoluyla elimize ulaşan açıklamanın tümü ise şöyle:
Adına hayat denen sınırlı bir yaşamı anlamlı kılmaya çalışan ve bu uğurda emek veren çaba harcıyan kısacası yaşamı güzelleştirme kavgasında Kutup Yıldızı misali geride parlak bir ışık bırakan ve ani bir rahatsızlık sonucu günlerce yaşam mücadelesi veren ama bu mücadeleyi yeniden hayata dönme zaferi ile taclandıramıyan Naciye BÜYÜK yoldaşımız bedenen aramızdan ayrılmış bulunmaktadır.
Adı kalleş olan ölüm Naciye yoldaşımızı beklemediğimiz bir dönemde bizlerden aldı.Adı kalleş olan ölüm sınırsız bir dünya yaratma kavgasında daha çok şeyler katabilecek olan yoldaşımızı ansızen aramızdan aldı.Evet adı kalleş olan ölüm acıları yüreğimizde hala dinmemiş yoldaşlarımızın acılarına bir yenisini daha yani Naciye yoldaşı ekleyerek adeletsizliğini göstermiştir.
Yoldaşlar, Emekçiler
Naciye BÜYÜK yoldaşımız 28.11.1958 yılında Sivasın Boğazören köyünde yoksul Kürt emekçisi bir ailenin Alevi inancına mensup beş kardeşinden dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelir.Yaşamın bütün acılarının ne anlama geldiğini mensup olduğu ulus,dahil olduğu inanç taraf olduğu sınıf ve bir kadın olması yaşamı ve acıları fazlasıyla yaşamasına yetmiştir.Bu acıları ve adaletsizlikleri yaşamasıyla beraber gelişen bilinç öğesi onu Devrimcilerin bir parçası haline getirmiştir.Yoldaş Partizancılarla İstanbul kartalda ekmek fabrikasında çalıştığı yıllarda tanışmış ve bu tanışıklık yaşamının noktalandığı ana kadar farklı basamaklarda devam edegelmiştir.Yoldaş 1991 yılında ekonomik ve çeşitli nedenlerden dolayı küçük oğluyla beraber yurt dışına gelerek mülteci olarak yerleşmiştir.Almanyaya geldiğinden buyana mücadeleden kopmamış ve bütün gücüyle devrimci mücadeleye omuz vermeyi kendisine rehber edinen ve devrimin hamalı olmayı kendisine görev bilen sayılı insanlardan biri olarak bulunduğu alanda tanınmıştır.ilerleyen yaşına rağmen devrimcilere ve yoldaşlarına karşı özverisi ve mücadeleye sarılması ve inatçılığı düşmanına karşı tuttuğu kin onu Almanyanın göbeğinde Steinhaim hapisanesinde dokuz ay tutmasına rağmen hapisaneden çıkar çıkmaz yine soluğu yoldaşlarının yanında yer almasına engel olamamıştır.Bulunduğu alanda Dernek çalışması içinde bilfiil yer alarak alanda kurulan kitle derneğinin en önemli parçası olmuştur.Evet yoldaş bulunduğu alanda PARTİZANCI kimliğini onurla korumuş gururla taşımış ve emekle devretmiştir.Yoldaşımız bulunduğu alanda uzun dönemden beri örgütlü kimliğini taşımış ve hayata gözlerini yumduğu ana kadarda kendi bulunduğu alanda örgütlü bir yoldaş olarak kalmıştır
Sonuç olarak kavgada kaçmanın yarışçılarının sırada koşmaya hazırlandığı bir dönemde nadide ve alçak gönüllü ama öğretici ama örgütlülüğü esas alan tutumu dostlarına olan sevgisi ile mütavazi bir yaşamın paylaşımcılığın karşılıksız güzel insanı Naciye yoldaşı Naciye Anamızı kaybetmenin derin acısını daha uzun yıllar hissedeceğiz. Tek tesselimiz verdiği emeklerin ve savunduğu ideallerin yaşatılacağına olan derin inancımız olduğudur.
Yoldaşlar,Devrimciler
Dört bir yandan kuşatılmışlık altında verilen sınıf mücadelesi zor koşullar altında da olsa onurlu yürüyüşünü onurlu ve emek verenlerin alın teri ile harmanlanarak yavaş ama emin adımlarla ilerlemesini sürdürüyor.Bu ilerleyişe onlarca isimsiz kahramanın omuzlarında taşınan harcın katkısı elbetteki unutulamaz.İşte böylesi sancılı günlerde bu omuzlarda taşınan harcın anlamı ve bu anlamı taşıyanların acısı daha bir anlamlı oluyor.Bu hafta içinde güzel insan kutsiye BOZOKLARI kaybetmenin üzüntüsünün üstüne Naciye BÜYÜK yoldaşımızı kaybetmenin acısını derinden his ediyor ve onların bıraktığı kavgayı ileriye taşıma sözünü bir kez daha yeniliyerek ölümsüzlüğe uğurluyoruz.
Parti ve Devrim Şehitleri ölümsüzdür
Naciye Yoldaş ölümsüzdür seni kavgamızda yaşatacağız.
Güzel İnsan, Yeni Kadın Üyemiz, Can Yoldaşımız Naciye Arkadışımızı Güneşe Uğurluyoruz!
KADINLAR KOMİSYONU | 20 – 07 – 2009 | Adın kalleş olsun ölüm! İnsanca yaşamdan, insanlıktan yana olanlarımız, insan tadında yaşanabilecek bir dünya yaratma mücadelesinde hesapsızca kendini sunanlarımız, aramızdan teker teker ayrılırken hiç şüphe yok ki geride kalıp bayrağı devr almak zorunda kalan bizlerde derin izler bırakmaktalar. Can yoldaşımız, sevgili arkadaşımız Naciye de bunlardan birisiydi.
O, mücadelesinde hesapsız, sınıf mücadelesi ile tanıştığı günden, yaşamının son anına kadar militan bir ruha sahip, hiçbir zaman kendisini düşünmeyen, sahip olduğu her şeyini yoldaşlarıyla paylaşmakta zerrece tereddüt etmeyen, yılgınlığın / yorgunluğun kol gezdiği günümüz koşullarında gözünü budaktan esirgemeyen, mücadelesini verdiği / inandığı doğrularda fedakârlıkta sınır tanımayan ender insanlardan birisiydi.
O’nu ve onun gibilerini anlatmak çok zor..Kelimeler böyle güzel insanları anlatmakta kifayetsiz kalıyor. Naciye yoldaşımız, mazlum kürt halkına ve alevi toplumuna ait olmanın, yoksulluğun yarattığı zorlukları yaşamış olmasının yanı sıra, daha çocuk denilecek yaşlarda bu sistemde kadın olarak var olmanın her türlü bedelini ödemiş ama başlarda sınıf bilincinden uzak, yaşadıklarına duyduğu öfkeden kaynaklı olsa da mücadeleyi her zaman esas almış, karşılaştığı sorunlar yaşamında derin izler bıraksa da, boyun eğip, sistemin yarattığı kadın tipi olmayı hiçbir zaman kabul etmemiştir.
Daha 14 yaşındayken zorla evlendirilmesine karşı direnmiş, 16 yaşında gördüğü her türlü şiddete ve karşılaştığı tepkilere rağmen eşinden ayrılmış, 2 yıl ayrı kaldığı eşiyle tekrar ikinci kez zorla evlendirilmiş ve yine her türlü zorluğa rağmen ayrılarak yaşam kavgasını tek başına vermeye karar vermiştir.. Küçük oğluyla birlikte yaşam kavgasının içinde bir kadın olarak ayakta durabilmek elbet kolay değildi ama O, bunu da başardı. Çalıştığı Kartal ekmek fabrikasında tanıştığı sosyalist düşünceler, yolunu giderek şekillendirmiş, yaşadıklarının nedenlerini niçinlerini anladıkça mücadelesine daha bir sıkı sarılmıştı. Artık mücadelesi sadece kendisi için ve kendi yaşadıklarına karşı değil, bu sistemde ezilenlerin mücadelesi olmaya başlıyordu.. İçinde bulunduğu koşullar onu doğup – büyüdüğü yerlerden kopartıp oğluyla birlikte Avrupa topraklarına savurduğunda da; emperyalist bir ülkede yaşamaya başlamış olmanın rehavetine kapılmamış, ılk fırsatta kendisi gibi düşünenleri aramış ve bulmuştur.
Naciye yoldaş, büyük ATİK ailesinin içindeki direngen bir kişilikti artık. ATİK saflarında demokrasi ve insan hakları mücadelesinin her alanında, her kitlesel etkinlikte, her yürüyüşte ilerleyen yaşına rağmen genç yüreği ile genç yoldaşlarıyla birlikte en ön saflarında yerini alırdı. Türkiye zindanlarında, siyasi tutsakların 2000 ÖO sürecinde, Almanya’da gerçekleştirilen dayanışma eylemlerinin en önlerinde gördük onu. Devrimci tutsakların Avrupa’daki sesi olma çabası içindeyken tutuklanıp meşhur Stammheim cezaevinde 9 ay tutsak kalmayı da yaşadı. Tekrar hürriyetine kavuştuğunda yılgınlığa yer vermedi ve yine demokrasi ve insanca yaşam mücadelesinin en ön saflarında yerini aldı.
Yaşadığı Stuttgart alanındaki gerçekleştirilen her eylemde olduğu gibi, 2007 G8-Heiligendamm zirvesinde, 2008’de Strasbourg’ta gerçekleştirilen NATO 60. yıl direniş kampında en ön saflarda yer alarak cesareti ve direngenliği ile genç yoldaşlarına ilham olurken gördük onu her daim…
O demokrasi mücadelesinin her alanına önem verir, elinden geleni yapmaya çalışırdı fakat gençliğin ve kadınların örgütlenmesi onun için ayrıca bir öneme sahipti. ‚Gençlik bizim geleceğimiz!’ der, etrafındaki gençlerin herbirinin sorunu ile ayrı ayrı ilgilenmeye çalışır, onların sınıf mücadelesi içindeki anaları olurdu. Kadınlar cephesinden ise, „ezilenlerin ezilenleri, kendilerini ezenlere karşı bilinçli başkaldırmadığı sürece bu toplumun değişmesi mümkün değil!“ diye düşündüğünden, ATİF Kadınlar 3. Kurultayı’nda ATİF Kadın Komitesi’nde, Güney Bölgesi Kadın Komitesi’nde ve Stuttgart Kadın Komitesi’nde yerini almıştır..
Kaybımızdan doğan acımız büyük. Böylesine direngen, mücadelesindeki samimiyeti ile etrafında saygınlık yaratan bir kadın yoldaşımızın kaybının yarattığı acıyı anlatmaya kelimeler yetmiyor. Ama acımızın büyüklüğüne rağmen, onun boşluğunu doldurmak, onun görevlerini de üstlenmek zorunda olduğumuzun bilinciyle, tohum olup toprağa düşen her yoldaşımıza verdiğimiz sözümüzü bir kez daha yineliyoruz.
„Seni ölümsüzler kervanına uğurlarken andımız olsun ki mücadelen, mücadelemiz olacaktır. Kadın yoldaşların, senin yaşamından ve mücadelenden örnek alıp kadının eşitlik ve özgürlük mücadelesine daha sıkı sarılırken, genç yoldaşların, senin direngenliğinden ilham almaya devam edecekler ve sana olan sevgilerini daha güçlü bir gençlik ve kadın çalışmasıyla mücadeleyi büyüterek gösterecektirler..
RAHAT UYU SEVGİLİ YOLDAŞIMIZ! O BÜYÜK GÜN GELDİĞİNDE KAVUŞMAK ÜZERE AYRILIYORUZ! SENİ MÜCADELEMİZDE YAŞATACAĞIZ!
ATİK KADINLAR KOMİSYONU
NOT : 21 Temmuz’da Stuttgart Eğitim Kültür Derneği’nde yoldaşımız NACİYE BÜYÜK için, saat 12.00’de gerçekleştireceğimiz veda törenine tüm dostlarımızı davet ediyoruz.
400 Yürek Naciye Ablayı uğurladı
STUTTGART | 22 – 07 – 2009 | Ani bir beyin kanaması sonucunda aramızdan ayrılan, ATİK ve ATİF’e bağlı Yeni Kadın Almanya Ülke Komitesi üyesi, emektar, güzel insanı aniden kaybetmenin ardından, doğduğu Sivas-İmranlı/Boğazören köyünde toprağa verilmek üzere ülkeye yolculuk etmeden, Stuttgart Nord mezarlığında bir uğurlama ve anma merasimi düzenlendi.
Düzenlenen anma merasimine yoldaşları, dostaları, ailesi ve sevenleri katıldı. Anmada yaklaşık Avrupa’nın ve Almanya’nın çeşitli yerlerinden gelen yoldaşlarının yanısıra Stuttgart Eğitim Kültür Merkezi üyelerinden 400 insan hazır bulundu.
Naciye Büyük yoldaşın naaşı tabutla salona geldiğinde, merasimi koordine eden yoldaşları öncelikle, Naciye Büyük şahsında ülkemizde ve dünyada şehit düşen aramızdan ayrılan tüm devrimciler için 1 dakikalık saygı duruşuna çağırdı. Saygı duruşunun ardından, Naciye Büyük yoldaşı uğurlama konuşmaları yapmaları için sırasıyla TKP/ML YDK, Mezopotamya Kültür Derneği, İBS, Demokratik Kadın Hareketi, BİR-KAR, AGİF, Yaşanacak Dünya, ATİK Genel Konseyi, ATİK Yeni Kadın, YDG, Tohum Kültür Merkezi adına konuşmacılar Naciye Büyük yoldaşın mücadeleci ve fedakar bir devrimci olarak daima yaşatılacağına ilişkin mesajlar sundular. Ayrıca Güney Dergisi ve SOL Parti Bölge Başkanı Ulrike Küstler anmaya başsağlığı ve dayanışma mesajı yolladılar.
Aile fertlerinden bir yakınının katılımcılara teşekkürü ardından ailenin isteği doğrultusunda AABF’ye bağlı bir bayanın dua okumasının ardından Partizan yoldaşları Parti marşları eşliğinde Naciye Büyük yoldaşı Türkiye’ye uğurladılar.















