<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ATİK &#124; Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu &#124;</title>
	<atom:link href="http://www.atik-online.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.atik-online.net</link>
	<description>Birlik-Mücadele-Zafer!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Feb 2010 10:00:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kongre: ATİK-YDG 20. Merkezi Kongre</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/13/kongre-atik-ydg-20-merkezi-kongre/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/13/kongre-atik-ydg-20-merkezi-kongre/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 10:00:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Takvim]]></category>
		<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[atİkydg]]></category>
		<category><![CDATA[kongre]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4128</guid>
		<description><![CDATA[ATİK-YDG 20. Merkezi Kongre
13-14 Şubat 2010
Haus der Jugend
Frankfurt-Almanya
Taslak Yazısını PDF olarak İndir
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ATİK-YDG 20. Merkezi Kongre</p>
<p>13-14 Şubat 2010</p>
<p>Haus der Jugend</p>
<p>Frankfurt-Almanya</p>
<p>Taslak Yazısını <a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/01/YDG20Perspektif.pdf">PDF</a> olarak İndir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/13/kongre-atik-ydg-20-merkezi-kongre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Karşı-saldırıya’ karşı saldırı</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/08/%e2%80%98karsi-saldiriya%e2%80%99-karsi-saldiri/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/08/%e2%80%98karsi-saldiriya%e2%80%99-karsi-saldiri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:45:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[karşısaldırıya]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4326</guid>
		<description><![CDATA[HONDURAS &#124; 08 &#8211; 02 &#8211; 2010 &#124; Karşı saldırı Honduras darbesi ile başladı, Kolombiya’da 7 yeni askeri üssün kurulması ve Obama’nın saldırgan narko-paramilitar Uribe rejimine verdiği tam destekle devam etti, Şili sağının zaferi ve Porfırio Lobi’nin ‘seçim galibiyeti’ üzerinden Honduras darbesinin ‘yasallaşması’ ile yeni bir sıçrama yaşadı. Bunlara bir de Panama’da üslerin tekrar kurulması, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HONDURAS | 08 &#8211; 02 &#8211; 2010 | Karşı saldırı Honduras darbesi ile başladı, Kolombiya’da 7 yeni askeri üssün kurulması ve Obama’nın saldırgan narko-paramilitar Uribe rejimine verdiği tam destekle devam etti, Şili sağının zaferi ve Porfırio Lobi’nin ‘seçim galibiyeti’ üzerinden Honduras darbesinin ‘yasallaşması’ ile yeni bir sıçrama yaşadı. Bunlara bir de Panama’da üslerin tekrar kurulması, Paraguay’daki darbeci gitgeller, Haiti’deki askeri işgalinin genişletilmesi ve Arjantin muhafazakar sağının ilerleyişini de eklememiz gerekiyor.<span id="more-4326"></span></p>
<p>Haiti’deki yanki askeri işgalini artırmak için deprem trajedisinin kullanılışı, Küba’ya yaklaşma ve Dominik topraklarına komşu olma noktasında, ABD’nin Karayipler’deki stratejik askeri konumlanışını güçlendirdi.</p>
<p>Chavez’in de dediği gibi Kolombiya-Honduras-Haiti, zayıflayan emperyalist karşı-saldırı politikasını güçlendirmek için ‘şeytan üçgeni’ni temsil ediyorlar.</p>
<p>Ancak şanslı olduğumuz nokta şudur ki, bütün bu değişim dalgasının ortasında, çürümüş- yolsuzluğa batmış ve insanlık-dışı hale gelmiş egemen sınıf yönetimi ve amansız emperyalizmin uygulamalarına karşı koyan ve yaşamak için direnen halklar var.</p>
<p>Emperyalizmin bu karşı-saldırısına özgürleştirici bir saldırı dalgasıyla karşılık verilmeli ve bunun için tüm güçleri biraraya toplamak ve mümkün olan en iyi şekilde ‘ bu sıcak noktalara’ ve ‘krizdeki zayıf halkalara’, bu ‘şeytan üçgeni’ni oluşturan ‘ucube’ politik-askeri planlara saldırmak gerekiyor.</p>
<p>Bunu ancak, Honduras Direnişi’ne güçlü bir şekilde sahip çıkarak ve bu direnişin uluslarası zeminde ‘savaşçı güç’ olarak tanınmasını sağlayacak iyi bir kampanya ile gerçekleştirebiliriz. Aynı şekilde Kolombiya meselesinde silahlı halk direnişine ve sivil ayaklanmaya destek olarak ve Haiti’nin askeri olarak işgaline son verilmesi için harekete geçerek ve yardımın ilaç, yeniden inşa, kaynak yaratma, gıdayı kapsayan ve halkın kendi kaderini tayin etme ilkesinin gözetilmesini sağlayacak bir kampanya örgütleyerek gerçekleştirebiliriz.</p>
<p>Aynı zamanda vakit kaybetmeden, kıtadaki tüm ilerici politik ve sosyal güçleri  büyük bir latin-karayip devrimci güç birliği oluşturmak için harekete geçirmeli ve karşı-saldırılara devrimci saldırıyla karşılık vererek onları bozguna uğratmalıyız.</p>
<p>Narciso Isa Conde: Kıtasal Bolivarcı Hareket Kolektif Başkanlık üyesi Dominikli devrimci lider.</p>
<p>İspanyolcasından çeviren: Canan Ateş</p>
<p>ABP, 07/02/2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/08/%e2%80%98karsi-saldiriya%e2%80%99-karsi-saldiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıtasal Bolivarcı Hareket’ten kamuoyuna duyuru</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/08/kitasal-bolivarci-hareket%e2%80%99ten-kamuoyuna-duyuru/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/08/kitasal-bolivarci-hareket%e2%80%99ten-kamuoyuna-duyuru/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:43:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[bolivarcı]]></category>
		<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[hareketten]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyuna]]></category>
		<category><![CDATA[kıtasal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4325</guid>
		<description><![CDATA[
 
Kıtasal Bolivarcı Hareket olarak, Venezüela Komunist Partisi (VKP) tarafından, aralarında Hareketimizin üyelerinin de bulunduğu Venezüellalı devrimci liderleri ve enternasyonalist devrimcileri öldürmek ve kaçırmak için ülkede iki yıldır CIA ve MOSAD tarafından eğitilen Kolombiyalı özel bir komando birliğinin açığa çıkarılması ile ilgili yapılan deklarasyon üzerine kamuoyuna bir basın açıklaması yapmak istedik.
Yakın dönemde yaşananları özetlemek gerekirse:

7,8,9 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
</strong><strong> </strong></p>
<p>Kıtasal Bolivarcı Hareket olarak, Venezüela Komunist Partisi (VKP) tarafından, aralarında Hareketimizin üyelerinin de bulunduğu Venezüellalı devrimci liderleri ve enternasyonalist devrimcileri öldürmek ve kaçırmak için ülkede iki yıldır CIA ve MOSAD tarafından eğitilen Kolombiyalı özel bir komando birliğinin açığa çıkarılması ile ilgili yapılan deklarasyon üzerine kamuoyuna bir basın açıklaması yapmak istedik.<span id="more-4325"></span></p>
<p>Yakın dönemde yaşananları özetlemek gerekirse:</p>
<ol>
<li>7,8,9 Aralık 2009 tarihlerinde Caracas’ta      dünyanın 30 ülkesinden çeşitli politik, sosyal ve kültürel      organizasyonların temsilcilerinden oluşan 1200 civarı delegenin      katılımıyla anti-emperyalist, bolivarcı, enternasyonalist bir oluşum      olarak MCB kuruldu.</li>
<li>Kongremizin açılışından günler      öncesinden itibaren, Kolombiya Hükümeti tarafından hareketimizin kolektif      başkanlık üyeleri arasında FARC-EP lideri Alfonso Cano’nun varlığı bahane      gösterilerek hareketin üyelerine yönelik hukuki baskı ve tehditleri de      içeren bir kriminalizasyon kampanyası başlatıldı.</li>
<li>Bir ay sonra Ocak 2010’da Uribe      dışişleri bakanlığı üzerinden Kolombiya halkının mücadelesiyle dayanışan      devrimci örgütlenmeleri ve şahsiyetleri, ‘politik büro suç şebekeleri’ ve      Kolombiya isyan hareketinin uluslararası çalışanları olarak suçladı ve      akabinde İsveç başta olmak üzere Avrupa’da yaşayan Kolombiyalı mültecileri      RCN adlı Kolombiya radyosunda yaptığı bir açıklamada ‘İsveç’te ve      Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşayan bu profesyonel suç çetelerini ve      psikopatları hepsini ama hepsini halletmeliyiz, onları bitirmeliyiz’      diyerek açık tehditlerde bulundu.</li>
<li>Ocak ayının aynı günlerinde      İspanyol gazetesi El Pais ve Kolombiya gazetesi El Tiempo’da çıkan      açıklamalar üzerinden Bask ülkesi marksist aydınlarından Iñaki Gil de San      Vicente de hedef gösterildi. Aynı şekilde Dominik Cumhuriyeti devrimci      önderlerinden Narciso Isa Conde ile ilgili de birçok öldürme planı deşifre      edildi. Bu iki şahsiyette hareketimizin kolektif başkanlık üyeleri      arasında bulunmaktadır.</li>
<li>Sonraki günlerdeki hedef MCB      kongresine katılımı gerekçesiyle Kolombiyalı gazeteci ve Telesur      televizyonu’nun önceki yöneticisi Jorge Enrique Botero oldu. Uribe’nin baş      danışmanı Jose Gaviria kendisine açık tehditlerde bulundu.</li>
</ol>
<p>Bu süreç içerisinde, birkaç gün önce devrimci istihbarat çalışması, aralarında Venezüella Komunist Partisi, Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV), M-28 örgütü, Simon Bolivar Koordinasyonu üyelerinin de bulunduğu MCB ile ilişkili Venezüellalı ve enternasyonalist devrimcilere yönelik bir öldürme planını açığa çıkardı. Şu an Venezüella’da ikamet eden Şili Komunist Partisi Merkez Komite üyesi ve MCB genel yürütme sekreteri yoldaşımız Carlos Casanueva bu tehditi yaşamış bulunmaktadır.</p>
<p>Şunu açıkça belirtmemiz gerekiyor ki, dünya halklarının örgütlenmesi ve emperyalizmin boyunduruğundan kurtulması yolundaki ilerlemeleri durdurmak için, kıtamızdaki ilerici hükümetlere ve devrimci örgütlere, kişilere karşı emperyalizmin bu yeni saldırı kampanyası hızla ilerlemektedir.</p>
<p>Bu yüzden, bu bolivarcı devrimci liderlerin başlarına gelecek herhangi bir olumsuzluktan dolayı, yanki emperyalizmini ve onun bölgemizdeki kuklası narko-paramiliter Uribe hükümetini sorumlu tutacağız.</p>
<p>Bir kez daha Amerikamızın ve dünya halklarının mücadelesine olan bağlılığımızı vurgulayarak, devrimci ve halk örgütlenmelerini, iki yıl öncesinde Ekvator’da olduğu gibi Kolombiya’daki savaşın uluslararasılaştırılmasını amaçlayan bu yeni kriminal plana  karşı çıkmaya ve onu durdurmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Kıtasal Bolivarcı Hareket Yürütümü</strong></p>
<p>07/02/2010</p>
<p>İspanyolcasından çeviren: Canan Ateş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/08/kitasal-bolivarci-hareket%e2%80%99ten-kamuoyuna-duyuru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeyh Bedreddin’le Birlikte Nasıl Örgüt Kurduk?</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/08/seyh-bedreddin%e2%80%99le-birlikte-nasil-orgut-kurduk/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/08/seyh-bedreddin%e2%80%99le-birlikte-nasil-orgut-kurduk/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:37:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sibel Özbudun]]></category>
		<category><![CDATA[bedreddinle]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[kurduk]]></category>
		<category><![CDATA[nasil]]></category>
		<category><![CDATA[Örgüt]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4323</guid>
		<description><![CDATA[SİBEL ÖZBUDUN &#124; 08 – 02 &#8211; 2010 &#124;
“Kötülüğün egemen olması için tek koşul,
iyilerin hiçbirşey yapmamalarıdır.”[1]
Mehmet Yeşiltepe adını çoğunuz belki hatırlamıyorsunuz dahi. Hatta şu hızlı değişen gündemler ülkesinde adını kamuoyuna duyuran olay bile silindi belleklerinizden.
Hatırlatalım: 2009 yılının 27 Nisanı’nda İstanbul Emniyeti’ne bağlı polisler, sabaha doğru Bostancı’da bir apartman dairesine bir operasyon düzenlemiş, “Devrimci Karargâh” adlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/03/sibelozbudun.jpg" rel="shadowbox[post-4323];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1192" title="sibelozbudun" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/03/sibelozbudun-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>SİBEL ÖZBUDUN | 08 – 02 &#8211; 2010 |</p>
<p>“Kötülüğün egemen olması için tek koşul,</p>
<p>iyilerin hiçbirşey yapmamalarıdır.”<strong><em>[1]</em></strong></p>
<p>Mehmet Yeşiltepe adını çoğunuz belki hatırlamıyorsunuz dahi. Hatta şu hızlı değişen gündemler ülkesinde adını kamuoyuna duyuran olay bile silindi belleklerinizden.</p>
<p><span id="more-4323"></span>Hatırlatalım: 2009 yılının 27 Nisanı’nda İstanbul Emniyeti’ne bağlı polisler, sabaha doğru Bostancı’da bir apartman dairesine bir operasyon düzenlemiş, “Devrimci Karargâh” adlı örgütün lideri olduğu öne sürülen Orhan Yılmazkaya, altı saat süren çatışmanın sonucu “ölü olarak ele geçirilmişti”. İstanbul’un orta yerinde, insanların işlerine gittikleri saatlerde, yani sokakların ve “operasyon hedefi” apartmanın tıklım tıklım dolu olduğu bir vakitte, olay yerine salt bir emniyet şeridi çekilerek sürdürülen operasyon, “şans eseri” bir katliamla sonuçlanmamış, olayda Orhan Yılmazkaya’nın yanı sıra, bir polis komiseri ve olayı seyreden genç bir komi yaşamını yitirmişti.</p>
<p>Şaka değil, ortada adı o güne dek pek duyulmamış bir örgüt, kentin göbeğini saatler boyu cehenneme çeviren bir çatışma ve üç ölü vardı. Üstelik hem telefonları dinlendiği anlaşılan, hem de fiziken izlenen, içinde kadın ve çocuk bulunan bir daireye girdiği bildirilen bir “şüpheli”nin,<strong><em>[2]</em></strong> dışarı çıkması beklenip kimsenin burnu kanamadan gözaltına alınması olasılığı ortada dururken!</p>
<p>İstanbul’un sabık Emniyet müdürü Celalettin Cerrah, bir kez daha “fenersiz yakalanmıştı” anlaşılan. Soru dolu bakışlarını Emniyet’e çeviren medyaya “gizli, büyük, amansız, çok tehlikeli” bir “örgüt” servis edilmeliydi acilen…</p>
<p>Ve tutuklamalar başladı… Bir eski fakülte arkadaşı ile yeğeni… Fakülte arkadaşının eski kocası… Eski kocanın sözlüsü… Sözlünün bir başka arkadaşı… Gazeteci bir eski arkadaş… Orhan Yılmazkaya ile birlikte teknik takip altında olan iki kişi… ve onlarla teması olan muhtelif kişiler… Bir internet kafe çalışanı… bir gümrük muhafaza memuru… bir avukat… Ve Mehmet Yeşiltepe. Mühendis… Devrimci Hareket dergisi çalışanı, hidrosefali hastası…</p>
<p>Tutuklanan ve hâlâ yargılanmayı bekleyen “sanıklar”ın çoğu birbirini tanımıyor bile. Her birinin “suç”u ise, yaşamlarının bir döneminde Orhan Yılmazkaya ile tanışmış ve takip altında olduğu süre içerisinde onunla bir şekilde yan yana gelmiş olmak… Birlikte yenilen bir yemek… Onu evinde konuk etmek… Onun tarafından ziyaret edilmiş olmak… Banka hesabını kullandırtmak…</p>
<p>Ha tabii, bu arada içlerinden bazıları üniversite yıllarında basın açıklamalarına katılıp slogan atmışlar, bazıları İHD pankartı asmış, birinin evinde Che resimleri bulunmuş, kimi ise 1 Mayıs gösterilerine katılmış…</p>
<p>Örneğin polisin dahi “Devrimci Karargâh” adındaki örgütle ilişkilendirmediği bir derginin, Devrimci Hareket dergisinin çalışanı Mehmet Yeşiltepe’nin “suç”u, üniversiteden tanıdığı Orhan Yılmazkaya ile iki kez çay içmiş olmak… O kadar!</p>
<p>Pek “tatmin edici” değil, değil mi? Hele ki hidrosefali hastası olan “şüpheli”nin, ta Nisan 2009 sonundan bu yana Tekirdağ F Tipi’nde tutuklu olduğu düşünüldüğünde…</p>
<p>İstanbul Emniyeti de öyle düşünmüş olmalı ki, “zehir hafiye”liğini gösterip zanlının “suçluluğu”na hüccet getirtecek “müthiş deliller”i yakalamış.</p>
<p>“Nedir bu deliller” mi diyorsunuz.</p>
<p>İşte Şeyh Bedreddin, Korkut Boratav, Bülent Forta, Mustafa Yalçıner ve biz (Temel Demirer ile ben), burada devreye giriyoruz!</p>
<p>Mehmet Yeşiltepe’ye değin iddianamede gösterilen “suç delilleri” arasında her birimize ait yazılar <strong>da</strong> yer alıyor. 1978 tarihli bir broşür, 1998 tarihli bir kitap, 8 Mart mitingi resimleri, konser CD’leri ve Şeyh Bedreddin’in hayatına değin bir yazının yanında…</p>
<p>Bitmedi!</p>
<p>İddia mercii “başlamışken bir taşla birkaç kuş vurayım bari,” diye düşünmüş olmalı ki, “yap-tak” (<em>bricolage</em>) yöntemiyle imal edilivermiş bu “örgüt”ü, bir de Ergenekon’la ilişkilendiriyor! Hem de iki koldan… Kollardan biri, Doğu Perinçek’in Silivri cezaevinden bazı subaylara, “Devrimci Karargâh” tutuklularından birini kollamaları konusunda verdiği öne sürülen talimat!</p>
<p>Bir diğeri ise, Yalçın Küçük’ün cezaevinden çıkarken çekilmiş bir fotoğrafı. “Ne alâkâsı var?” diyeceksiniz. Olmaz mı? Medyaya servis edilen fotoğrafta Yalçın Küçük’i çiçekle karşılayan kişi, Mehmet Yeşiltepe olarak sunulmuş… “Devrimci Karargâh”ın bir Ergenekon yapımı olduğuna dair ne müthiş bir kanıt, her iki “örgüt”e de ne öldürücü bir darbe, değil mi? Ta ki, karşılayıcının Mehmet Yeşiltepe değil, Yalçın Küçük’ün oğlu Devrim Küçük olduğu ortaya çıkana dek… Baba-oğul Küçük’lerin haberi yayınlayan gazetelere açtıkları tazminat davalarını kazanmaları da cabası…</p>
<p><em>“Komedi, hem de absürd bir komedi” diyorsunuz, haklısınız da. Ama unutmayın, Kafka’ya rahmet okutturacak bu iddialar, biri acilen cerrahi müdahale gereksinimindeki hidrosefali hastası onyedi kişinin on ayı aşkın bir süredir cezaevinde tutuklanmasına neden oldu.</em></p>
<p>Mehmet Yeşiltepe’nin duruşması, 23 Şubat 2010 günü Beşiktaş Adliyesi’nde yapılacak.</p>
<p>Bu duruşmada bulunup onunla ve diğer mağdurlarla dayanışma göstermek, bu mağduriyetin son bulması açısından çok önemli.</p>
<p>Biz (Temel Demirer ile ben) orada olacağız. Sizleri de bekliyoruz…</p>
<p>1 Şubat 2010 22:08:19, Ankara.</p>
<p><strong><em>N O T L A R </em></strong></p>
<p><strong><em>[1]</em></strong> E. Burke.</p>
<p><strong><em>[2]</em></strong> “Bostancı Operasyonunda İstihbarat Yanlıştı İddiası”, BİA Haber Merkezi, 30 Nisan 2009.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/08/seyh-bedreddin%e2%80%99le-birlikte-nasil-orgut-kurduk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NATO Toplantısı protesto edildi</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/08/nato-toplantisi-protesto-edildi/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/08/nato-toplantisi-protesto-edildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:30:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[edildi]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[toplantısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4320</guid>
		<description><![CDATA[İSTANBUL &#124; 08 &#8211; 02 &#8211; 2010 &#124; İstanbul Kongre Vadisi’nde NATO Savunma Bakanları’nın toplantısı protesto edildi. İstanbulKongre Vadisi’nde iki gündür devam eden NATO Savunma Bakanları toplantısı, DHF, BDSP, Partizan, Halk Cephesi, Kaldıraç, Devrimci Proletarya, Mücadele Birliği ve Proleter Devrimci Duruş kurumları tarafından protesto edildi.
Elmadağ’da toplanan kurum üyeleri buradan Hilton Otel’e yürüdü. Yürüyüş boyunca “Katil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/istanbulnatodefoll.jpg" rel="shadowbox[post-4320];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4321" title="istanbulnatodefoll" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/istanbulnatodefoll-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>İSTANBUL | 08 &#8211; 02 &#8211; 2010 | İstanbul Kongre Vadisi’nde NATO Savunma Bakanları’nın toplantısı protesto edildi. İstanbulKongre Vadisi’nde iki gündür devam eden NATO Savunma Bakanları toplantısı, DHF, BDSP, Partizan, Halk Cephesi, Kaldıraç, Devrimci Proletarya, Mücadele Birliği ve Proleter Devrimci Duruş kurumları tarafından protesto edildi.<span id="more-4320"></span></p>
<p>Elmadağ’da toplanan kurum üyeleri buradan Hilton Otel’e yürüdü. Yürüyüş boyunca “Katil NATO ülkemizden defol!”, “Kahrolsun emperyalizm, yaşasın mücadelemiz” sloganları atan kitle, burada basın açıklaması düzenledi.</p>
<p>Gerçekleştirilen toplantının herkesin bilgisinden saklandığı dile getirilen açıklamada, “Kongre Vadisi’nde gizlenerek yapılan bu toplantıda, dünya halklarının kanının nasıl döküleceği, hangi ülkede karşı devrimci faaliyetlerin nasıl örgütleneceği, emperyalizmin çıkarları uğruna işgal edilen hangi ülkeye kaç asker gönderileceği hesapları yapılıyor” denildi.</p>
<p>Açıklamada; başta ABD emperyalizmi olmak üzere emperyalistlerin kumanda ettiği ve Türkiye gibi hükümetlerin de ‘uluslararası toplum’ kılıfıyla her türlü yardım ve desteği sunduğu NATO’nun, 60 yıllık tarihi boyunca dünya halklarına kan ve gözyaşı, katliam ve işgal dışında hiçbir şey vermediği söylendi.</p>
<p>NATO üslerinin, dünya halklarına karşı kullanılan bir katliam karargahı niteliğinde olduğuna vurgu yapılan açıklamada, son olarak şu ifadelere yer veridi: “Biz bu ülkenin devrimcileri ve anti-emperyalistleri olarak diyoruz ki; emperyalizm tüm güç gösterilerine, üstün teknoloji ve devasa silah gücüne karşı halkların kurtuluş umudunu öldüremez!” <em>(DHF)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/08/nato-toplantisi-protesto-edildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilmiyormuydunuz? Sevmek de Övmek de Suçtur!</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/08/bilmiyormuydunuz-sevmek-de-ovmek-de-suctur/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/08/bilmiyormuydunuz-sevmek-de-ovmek-de-suctur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 20:22:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bildiriler]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[bilmiyormuydunuz]]></category>
		<category><![CDATA[de]]></category>
		<category><![CDATA[övmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[suçtur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4319</guid>
		<description><![CDATA[YENİ KADIN &#124; 08 &#8211; 02 &#8211; 2010 &#124; THM sanatçısı Pınar Sağ, 29 Mart yerel seçimleri öncesi gittiği Dersim’de, organize edilen seçim mitinginde vermiş olduğu konserde bir konuşma yapmıştı. Dersim’ de 1973 yılında yakalanıp, Diyarbakır’ da aylarca süren işkencelerde, ser verip sır vermediği için katledilen İbrahim Kaypakkaya’ yı öven konuşma yaptığı gerekçesiyle, savcılık tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2008/12/yenikadin.png" rel="shadowbox[post-4319];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-140" title="yenikadin" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2008/12/yenikadin-100x100.png" alt="" width="100" height="100" /></a>YENİ KADIN | 08 &#8211; 02 &#8211; 2010 | THM sanatçısı Pınar Sağ, 29 Mart yerel seçimleri öncesi gittiği Dersim’de, organize edilen seçim mitinginde vermiş olduğu konserde bir konuşma yapmıştı. Dersim’ de 1973 yılında yakalanıp, Diyarbakır’ da aylarca süren işkencelerde, ser verip sır vermediği için katledilen İbrahim Kaypakkaya’ yı öven konuşma yaptığı gerekçesiyle, savcılık tarafından hakkında soruşturma başlatıldı.<span id="more-4319"></span></p>
<p>Ve yine aynı mitingte sahne alan Mehmet Özcan’ da benzer içerikli konuşma yaptığından savcılığın soruşturmasına maruz kalan sanatcılardan.</p>
<p>‘’Faşist iktidara karşı her zaman dik durmuş Kaypakkaya’nın yoldaşlarına&#8230;.’’ cümlesi, ‘sanatçı duyarlılığı’ ile söylenmiş olsa da Pınar Sağ’ ın takibata uğramasına vesile olmuştur.</p>
<p>Dünyanın Türkiye ve T.Kürdistanı coğrafyası denilen ülkesinde, iyiden-doğrudan-haklıdan yana olmak, devrimci değerlere sahip çıkmak her zaman bedel ödemeyi gerekli-zorunlu kılmıştır.Hele de bu coğrafyada insan kadın olunca, bedelin dozajı daha da artmak durumundadır.Boyalı basının Pınar’ı haber yaparken erkeklerin gölgesinde, ‘’Arif Sağ’ın gelini, Tolga Sağ’ın eşi’’ olarak sunması dahi,bu sistemin ve dolayısıyla medyanın da kadına bakış açısının bir tezahürüdür zaten.Kadın hangi kariyere sahip olursa olsun,erkeğin eklentisi olarak anılmaya adeta zorlanmaktadır.Bu sorunun bir yanıyken, diğer yanı da,’’Sanat sanat içindir’’ yanlışından değil de, ‘’Sanat halk içindir’’ doğrusuyla hareket eden sanatçıların politik duruş sergileyerek,devrimci değerlere sahip çıkmaları sonucunda ödemek zorunda oldukları bedellerdir.</p>
<p>Belki de düşüncelerini açıkça ifade ettiklerinden dolayı,takibatlara uğrayan,cezalar alıp,zındanlarda yatmak zorunda kalan sanatçıların olduğu ülkelerin başında gelmektedir Türkiye&#8230;Korkutma,sindirme,kimliksizleştirme,kısacası sistemin kendi insan tipini yaratma çabası tüm toplum kesimleri üzerinde uygulanmak istenmektedir.’’Duymadım,görmedim,bilmiyorum’’ diyen bir toplumun yaratılması için tüm olanaklar yasama-yürütme-yargı aracılığıyla insanların üzerinde demoklesin kılıcı gibi savruluyor.Bu faşizm değil de nedir?İşte Kaypakkaya da faşizme karşı çıkarak bedenini bedel olarak ödemekten dahi çekinmeyerek suç işlemiştir.Ama Türkiye’nin değişik milliyetlerden halklarının gönlünde de 37 yıldır taht kurmuştur.</p>
<p>‘’Aslanlar gibi,kurban olduğum,73’ten bu yana ser verip sır vermeyen bu geleneği asilce yaşatan Kaypakkaya’ya yakışır şekilde durmak&#8230;.’’ diyen Pınar’ın ardından sahne alan Mehmet Özcan’ın da ‘’Seni sevmek suçluyu övmek,Kaypakkaya seni seviyorum,bir suçlu da benim,seni seviyorum&#8230;’’diyerek,’’Terör örgütü kurucusu ve yöneticisi İbrahim Kaypakkaya’yı övdükleri’’ için suçların en büyüğünü işlemişlerdir.</p>
<p>Oysa,80 küsür yıllık T.C. tarihine bakıldığında görülecektir ki,gözlerini kırpmadan kitle katliamları yapanların, insanlığa karşı en çok suç işleyenlerin,yüzlerce faşizan yaptırımların altına imza atanların isimleri kışlalara,sokak ve meydanlara,hastahanelere,havaalanlarına verilip,caniler-katiller sürüsü ödüllendirilirken,tarihimiz ve tarihimizin yaratılmasında önemli etkileri olan devrimci-komünist önderlerimizin-değerlerimizin sahiplenilmesi-bayraklaştırılması,’suç ve suçluyu övme’ olarak kabul ettirilmeye çalışılmıştır.Ama ne tarihimizi ve ne de değerlerimizi yargılamaya güçleri yetmeyecektir.İbrahim Kaypakkaya başta olmak üzere tüm devrimci değerlerimiz bizlere ışık tutmaya devam ederek,biz de onları sahiplenerek suç işlemeyi sürdüreceğiz.Pınar Sağ ve Mehmet Özcan’ın mahkum edilmeye çalışılmasının,aslında bu değerlerimize de saldırı anlamına geldiğini biliyor,bu dostlarımızın da yanlarında olduğumuzu bildiriyor,savcılık takibatına uğramalarını da nefretle kınıyor,yüksek sesle ve hep birlikte SENİ SEVİYORUZ İBRAHİM  KAYPAKKAYA diyoruz.</p>
<p>ATİK-Yeni KADIN</p>
<p>ŞUBAT 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/08/bilmiyormuydunuz-sevmek-de-ovmek-de-suctur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belediye-İş Sendikası İki Nolu Şube&#8217;den Açıklama</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/08/4316/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/08/4316/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 23:52:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHMmerdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[belediye-is]]></category>
		<category><![CDATA[direnis]]></category>
		<category><![CDATA[hasan gulum]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4316</guid>
		<description><![CDATA[İSTANBUL &#124; 08 – 02 – 2010 &#124; İstanbul Belediye-İş sendikası 2 No’lu şubesi yazılı bir açıklamayla Esenyurt direnişi hakkında son bilgileri verdi ve dayanışma içerisinda bulunan tüm kurum ve bireyleri selamladı.
Aktuel konumundan kaynaklı açıklamayı olduğu gibi yayımlıyoruz.

ESENYURT DİRENİŞİMİZE SES VEREN ULUSLARARASI SENDİKALARA VE DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNE,
172 gündür Esenyurt’ta sendikasızlaştırılmaya ve işten atılmalara karşı yürüttüğümüz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/belediye_esenyurt.jpg" rel="shadowbox[post-4316];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4317" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/belediye_esenyurt-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>İSTANBUL </strong>| 08 – 02 – 2010 | İstanbul Belediye-İş sendikası 2 No’lu şubesi yazılı bir açıklamayla Esenyurt direnişi hakkında son bilgileri verdi ve dayanışma içerisinda bulunan tüm kurum ve bireyleri selamladı.</p>
<p>Aktuel konumundan kaynaklı açıklamayı olduğu gibi yayımlıyoruz.</p>
<p><span id="more-4316"></span></p>
<p>ESENYURT DİRENİŞİMİZE SES VEREN ULUSLARARASI SENDİKALARA VE DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİNE,</p>
<p>172 gündür Esenyurt’ta sendikasızlaştırılmaya ve işten atılmalara karşı yürüttüğümüz mücadele kararlılığımız sunulan dayanışmalarla devam etmektedir.</p>
<p>Bizler Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şube olarak 17 Ağustos 2009 gününden bu yana sendikamız üyesi 16 işçiyle tüm baskılara rağmen belediyenin önünde yaz-kış demeden tüm kötü hava şartlarına rağmen direnişimizi sürdürmekteyiz. Direnişimizi başlattığımız günden bugüne kadar yürüttüğümüz mücadelede bizimle birlikte olan, bize katkı sunan ve bu direnişin başarısı için emek veren tüm dostlarımıza sendikamız adına teşekkür ediyoruz. Ayrıca dayanışmanın yarattığı gücü ve sorumluluğu kabul ederek bu sorumluluklarımızı yerine getirmek için de direnişimizi kararlı biçimde sürdürüyoruz.  Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de asıl olarak saldırı, halkların örgütlülükleri olan kurumlarına yapılmaktadır.</p>
<p>Bugün taşeronlaştırmanın temel nedeni de işçilerin sendikasızlaştırılarak, örgütsüz ve etkisiz biçimde dağıtılmak istenmesidir. Esenyurt Belediyesi’nde de belediye başkanının işten attığı sendika üyeleri ile yapmak istediği; Esenyurt’ta sendikasız bir süreci sürdürmek istemesidir. Böylece taşeronlar vasıtasıyla daha ucuz ve örgütsüz işçiler çalıştırılmak istenmektedir. Bugün Esenyurt’ta işverenlerin yaptığı tam da budur. 172 gündür tüm kötü hava şartları ve olanaksızlıklara rağmen işe dönme mücadelesi yürüten sendika üyelerimizin mücadelesi her hafta yaptığımız eylemliklerle devam etmektedir.</p>
<p>Esenyurt’la başlayan ve Esenyurt’a benzer küçük küçük direnişlerin ortaya çıkardığı kıvılcım ve son dönemlerde Tekel direnişiyle; umutsuzluk, bölünmüşlük, bir anda umuda ve birleşmeyle daha güçlü eylemlerin yapılabileceğine evriliyordu. Öyle de oldu. Bir anda sokaklarda ve işyerlerinde başlayan birleşik mücadele ve dayanışma eylemlikleri, 04.02.2010 tarihi itibariyle bugün tüm yurtta milyonlarca işçinin; iktidarın hak tanımaz baskı ve şiddetine karşı iş durdurarak sokaklara ve alanlara çıkmalarıyla devam ediyor. Artık süreç 2009’da kaybedilenleri 2010 ile başlayan mücadeleci süreçle kazanmaya doğru evriliyor. Bu sürecin güçlendirilmesi, desteklenmesi bugün önemli bir görev olarak hepimizin önünde durmaktadır.</p>
<p>Yürüttüğümüz mücadelede Esenyurt direnişimize destek sunan Avrupalı sendikalara, demokratik kitle örgütlerine bir kere daha buradan teşekkür ediyor, dayanışmanızı mücadelemiz olarak kabul ettiğimizi ve mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Dayanışmada bulunan ve bulunacak olan tüm emekçileri mücadeleye olan inancımızla selamlıyoruz.</p>
<p>BELEDİYE-İŞ SENDİKASI İSTANBUL 2 NO’LU ŞUBE</p>
<p>Hocaüveyiz mah. Akdeniz cad.</p>
<p>No:90/1 Fatih/İSTANBUL</p>
<p>Tel-fax:0.212.525 08 24</p>
<p><a href="http://www.bisenikinolusube.com/" target="_blank">www.bisenikinolusube.com</a></p>
<p>hesap no tcziraat bankasi vatan caddesi şubesi 2001054-5005şube kodu 960</p>
<p>İBAN TR03 0001 0009 6002 0010 5450 05 Hasan GÜLÜM</p>
<p>SWİFT KOD:TCZB2A</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/08/4316/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADÖG: ‘Murad Akıncılar Serbest Bırakılsın’</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/07/adog-%e2%80%98murad-akincilar-serbest-birakilsin%e2%80%99/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/07/adog-%e2%80%98murad-akincilar-serbest-birakilsin%e2%80%99/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 00:01:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ADÖG]]></category>
		<category><![CDATA[akıncılar]]></category>
		<category><![CDATA[bırakılsın]]></category>
		<category><![CDATA[murad]]></category>
		<category><![CDATA[serbest]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4313</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKİYE &#124; 07 – 02 &#8211; 2010 &#124; Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ADÖG, bir açıklama yayımlayarak yazar-aydın Murad Akıncılar’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Murad Akıncılar Devrimci Karargah örgütü ile ilişkisi olduğu suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Akıncılar, İstanbul’da öldürülen devrimci Orhan Yılmazkaya ile 2 kez çay içtiğinden kaynaklı tutuklanmış ve henuz daha mahkemeye dahi çıkartılmamış.
İçerisinde Temel Demirer ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/murad_akincilar.jpg" rel="shadowbox[post-4313];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4314" title="murad_akincilar" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/murad_akincilar-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>TÜRKİYE | 07 – 02 &#8211; 2010 | Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi ADÖG, bir açıklama yayımlayarak yazar-aydın Murad Akıncılar’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Murad Akıncılar Devrimci Karargah örgütü ile ilişkisi olduğu suçlamasıyla tutuklanmıştı.<span id="more-4313"></span></p>
<p>Akıncılar, İstanbul’da öldürülen devrimci Orhan Yılmazkaya ile 2 kez çay içtiğinden kaynaklı tutuklanmış ve henuz daha mahkemeye dahi çıkartılmamış.</p>
<p>İçerisinde Temel Demirer ve İsmail Beşikçi’nin bulunduğu ADÖG’ün açıklamasının tümü şöyle:</p>
<blockquote><p>“Demokratikleşiyoruz”,”artık kimse düşüncelerinden, yazıp-çizdiklerinden dolayı yargılanmayacak”,”tabular yıkılıyor”,”putları kırıyoruz” v.b. söylemler ortalığı kapladıkça, tam tersi gelişmelerin yaşanıyor oluşu gözlerden kaçmıyor.</p>
<p>Devrimci sosyalist çevrelere, devrimci sosyalist yayın organlarına sık sık yapılan ve onlarca kişinin gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla son bulan “operasyon”ların gerekçesi malum; ”terörle mücadele”!..</p>
<p>Sisteme muhalif düşünceler taşıyan, bu konuda yazan-çizen-söz söyleyen aydınların, entelektüellerin, egemenlerin dilindeki kod adı “terörist”!&#8230;</p>
<p>Bunun son örneklerinden biri de Murad AKINCILAR!&#8230;</p>
<p>Aylardır tutuklu, daha kaç ay mahkemeye çıkarılmadan tutuklu kalacağı da bilinmiyor.</p>
<p>O bir entelektüel, sosyalist bir yazar, Marksist bir akademisyen, Özgür Üniversite’nin öğretim üyesi, sendika uzmanı, siyasetçi, Kürt olmamasına rağmen HADEP Parti Meclisi üyeliği yapmıştı, Çatı Partisi tartışmaları ve Demokrasi için Birlik Hareketi Koordinasyonu içinde yer alıyordu. Demokratik Dönüşüm adlı derginin de yazarları arasındadır. Murad AKINCILAR’ın bir başka özelliği de hem Türkiye’deki değişik sosyalist çevrelerin birlikte mücadele etmesi, hem de Türkiye Sosyalist hareketiyle Kürt Halkı’nın eşitlik ve özgürlük mücadelesinin birlikteliği yönünde çaba harcamasıdır.</p>
<p>Onun hedef haline getirilmesi de muhtemelen bu özelliklerinden dolayıdır. Yoksa “terör” ve “terörizm” iddiaları onu tanıyan hiç kimseye inandırıcı gelmemektedir.</p>
<p>“Devrimci Karargah” örgütü ile ilişkili olduğuna dair iddialar da dayanaktan yoksun.</p>
<p>Zaten bu dava ile ilgili olarak basına yansıyan iddialar evlere şenlik!..  İstanbul’da çatışmada öldürülen “Devrimci Karargah Örgütü”nden Orhan Yılmazkaya’nın neredeyse ilkokul arkadaşları bile “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmış durumda. Üniversite yıllarından arkadaşları, sanat  tarihi üzerine, yemek kültürü üzerine sohbet ettiği, selam verdiği, çay içtiği, evine gittiği herkes tutuklanmış durumda.</p>
<p>Mücadele yöntemi, anlayışı, bizim tartışmamızın konusu değil ama öyle görünüyor ki, Mahir’lerden bu yana ilk kez bu kadar net, bu kadar açık bir cesaretle güpegündüz, İstanbul’un orta yerinde; “ben bugün burada savaşarak öleceğim” diyen Orhan Yılmazkaya’nın bu cesareti sistemin efendilerini panik ve dehşete uğratmış durumda. Öyle ki bu dehşet ve panikle bu örgüt ismi etrafında da tam bir terör havası estirmek istiyorlar. İlgili-ilgisiz herkesin toparlanması başka nasıl açıklanabilir.</p>
<p>Bu “müthiş örgüt operasyonu”nun mağdurlarından biri de Orhan Yılmazkaya ile iki kez çay içmek “gafletinde” bulunan, aylardır sorgusuz sualsiz hapiste tutulan “hidrosefali” hastası Mehmet YEŞİLTEPE.</p>
<p>“Aylardır adım adım takibimiz altındaydı” dedikleri bir örgüt elemanı için “yargısız infaz” kararının 1 Mayıs arifesine, “Taksim” tartışmalarının en yoğun anına denk getirilmesi sırıtan bir Vali GÜLER – Müdür CERRAH imalatını gösteriyor.</p>
<p>Eskiden “İnsan Hakları Bakanları” eşliğinde yapılan bu tür “yargısız infaz” operasyonlarında bu kez hedefteki “av” la birlikte bir polis bir de yoldan geçen bir vatandaş da hayatını kaybetmiş, “CERRAH” fenersiz yakalanmıştır; “Kanını yerde bırakmadık” sözleri, Orhan YILMAZKAYA’yı sağ yakalama niyetleri olmadığının çıplak itirafından başka bir şey olmamıştır.</p>
<p>Bu dehşet ve “terör” havasında Murat AKINCILAR gibi entelektüel, akademisyen, sendika uzmanı, aydın ve yazarların da fırsattan istifade tutuklular arasına katılması her zaman rastlanan sıradan vakalardandır.</p>
<p>Her dönemde soyalistleri, aydın, yazar ve sanatçıları, ‘devletin istediği gibi düşünmeyenleri”, susturmak, TC’nin iflah olmaz bir saplantısı ve yönetim üslûbudur. Şimdilerde demokratikleşmeden çok söz ediliyor ve hiçbir dönemde olmadığı kadar insan düşüncelerinden dolayı yargılanıyor-cezalandırılıyor, hapisanelere atılıyor&#8230; Dolayısıyla söylenenle yapılan arasında bâriz bir çelişki söz konusu&#8230; Biz aşağıda imzası bulunan Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi aktivistleri, Murad Akıncıların ivedilikle serbest bırakılmasını, keyfiliğe ve haksızlığa son verilmesini talep ediyoruz. Akıncıların terörist olduğuna inanmıyoruz ama onun devlet terörüne maruz kaldığı konusunda bir kuşku taşımıyoruz. Özgürlük, eşitlik ve demokrasiden yana olan, düşüncenin hiçbir koşulda suç kelimesiyle yan yana getirilmemesi gerektiğine inanan herkesi de bize katılmaya davet ediyoruz&#8230;</p>
<p><strong>Murad AKINCILAR’ın tutuklanması, emekten, ezilenden yana yazan-çizen-söz söyleyen herkes için bir tehdittir.</strong></p>
<p><strong>Murad AKINCILAR biran önce serbest bırakılmalıdır.</strong></p>
<p><strong>Murad AKINCILAR’a özgürlük!..</strong></p></blockquote>
<p>Açıklama Fikret Başkaya, İsmail Beşikçi, Sait Çetinoğlu, Mahmut Konuk, Sibel Özbudun, Temel Demirer, Fatime Akalın, Nalan Temeltaş, Ülkü Uzun Çevik, Özgür Başkaya, Ayhan Çınar, Tayfun İşçi, Faysal Özcift, Hüseyin Ayyıldız,  İhsan Kandemir, Mihdi Perinçek, Engin Selim Bayramoğlu, Merdan Özüdoğru, Necmettin Salaz, İsmet Erdoğan, Paşa Öztürk, Mustafa Kahya ve Oktay Etiman tarafından imzalandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/07/adog-%e2%80%98murad-akincilar-serbest-birakilsin%e2%80%99/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuzey Minas Gerais&#8217;de LCP aktivistlerine kanunsuz tutuklama</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/07/kuzey-minas-geraisde-lcp-aktivistlerine-kanunsuz-tutuklama/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/07/kuzey-minas-geraisde-lcp-aktivistlerine-kanunsuz-tutuklama/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 23:47:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[aktivistlerine]]></category>
		<category><![CDATA[geraisde]]></category>
		<category><![CDATA[kanunsuz]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey]]></category>
		<category><![CDATA[lcp]]></category>
		<category><![CDATA[minas]]></category>
		<category><![CDATA[tutuklama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4311</guid>
		<description><![CDATA[BREZİLYA &#124; 07 &#8211; 02 &#8211; 2010 &#124; Brezilya Halkıyla Dayanışma Merkezi-CEBRASPO’ya ulaşan bilgiye göre; Güney Doğu Brazilya’nın Minas Gerais bölgesinde, Yoksul Köylüler Ligi (LCP)’nin üyesi olan iki halk önderine yönelik zulme ilişkin çok ciddi bir şikayet ulaştı. Her ikisi de tanınmış eğitimciler olan koordinatörlerden Wanderson Antonio ve Flavia Avelina haksız yere tutuklandılar ve şimdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/cebraspologo.gif" rel="shadowbox[post-4311];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2806" title="cebraspologo" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/cebraspologo-100x80.gif" alt="" width="100" height="80" /></a>BREZİLYA | 07 &#8211; 02 &#8211; 2010 | Brezilya Halkıyla Dayanışma Merkezi-<strong>CEBRASPO</strong>’ya ulaşan bilgiye göre; Güney Doğu Brazilya’nın Minas Gerais bölgesinde, Yoksul Köylüler Ligi (LCP)’nin üyesi olan iki halk önderine yönelik zulme ilişkin çok ciddi bir şikayet ulaştı. Her ikisi de tanınmış eğitimciler olan koordinatörlerden <strong>Wanderson Antonio </strong>ve<strong> Flavia Avelina</strong> haksız yere tutuklandılar ve şimdi asılsız gerekçelerle yasadışı silah tüccarları gibi suçlanmaktalar. Bu tür uygulamalar Brezilya devlet güçleri tarafından halk hareketini bastırmak ve aktivistleri sindirmek için uzun zamandır devreye konuluyor.<span id="more-4311"></span></p>
<p>Flavia Avelina, 8 gün boyunca, Kuzey Minas Gerais bölgesindeki Manga şehrinde, fiziksel-mental sağlık bütünlüğü için gerekli koşulların ve hiç bir hijyenik imkanların olmadığı insanlık dışı koşullarda ve çok eski bir hapishane deposunda tutulmuştur. 22 Ocak cuma gecesi ise avukatının ve ailesinin haberi dahi  olmadan Montalvânia şehrindeki başka bir cezaevine sevk edilmiştir.</p>
<p>Bu koordinatörler Yoksul Köylüler Ligi’nin yönetim kurulu üyesi olarak, halkın desteğiyle, tarlalarda çalışan köylü kitleler ve gençlik içinde eğitim dizileri organize etmekteydiler. O bölgede kitleler içinde çok tanınmaktalar. Yakın zamanda ölüm tehditleri dahil, her türlü tehditler almaktaydılar ve şimdi de gerçek dışı suçlamarla tutuklanmış bulunmaktalar.</p>
<p>Mahkeme hakiminin elinde koordinatörlerin sabit adresleri ve başka hiç bir suçlamaların olmadığını belirten dokümanlar olduğu halde, bu tarz bir tutuklama çok ilginçtir. Fakat, geçtiğimiz Cuma günü, avukatların verdiği serbest bırakılma dilekçesine karşılık, hakim davayla hiç bir bağlantısı olmayan ek dokümanları istedi ve tutuklamanın devamı için şart olarak öne sürdü.</p>
<p>Açıkca görülmektedir ki, bu tutum, koordinatörlerin serbest bırakılmasını uzatmayı hedeflemekte ve yeni suçlamalar için zaman kazanmak istenilmektedir. Bu uygulama yoksul halka ve toplumsal savaşçılara karşı sıkça tekrarlanan bir tutumdur. Bu yeterli değilmiş gibi, dava çok farklı dokümanlar isteyen başka bir hakime gerekçesiz olarak devredildi. Böylece, süreye yayılmış keyfi bir politik tutuklamanın yapıldığı artık belgelenmiştir .</p>
<p>Brazilya&#8217;daki militan köylü ve halk hareketi toprak ağaları, onların kolluk güçleri, devletin baskı kurumları tarafından açık zulme maruz kalmaktadır. Bu nedenle, CEBRASPO, herkesi, bu kınamayı uluslararası arenada yaygınlaştırmaya çağırmaktadır. Brazilya&#8217;daki halkın mücadelesine ve onun önderlerine yönelik genel ve bu son saldırıyı protesto ediyoruz.  Halk hareketinin önder aktivistleri derhal serbest bırakılması istiyoruz.</p>
<p>Bu nedenle, bütün uluslararası dost kurumların köylü önderlerin hayatlarını korumak için Brezilya devletinin aşağıdaki resmi kurum temsilciliklerine acilen protesto mailleri göndermelerini ısrarla diliyoruz.</p>
<ol>
<li><strong>Paulo Vannuchi</strong> (Özel İnsan Hakları Sekreteryası Başkanı) <a href="mailto:direitoshumanos@sedh.gov.br">direitoshumanos@sedh.gov.br</a></li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Gercino José da Silva Filho</strong> (Ulusal Tarım Müfettişi): <a href="mailto:gercino.filho@mda.gov.br">gercino.filho@mda.gov.br</a></li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Gilberto Carvalho</strong> (Cumhurbaşkanlığı Ofisi): <a href="mailto:gabpr@planalto.gov.br">gabpr@planalto.gov.br</a></li>
</ol>
<ol>
<li><strong>Luiz Couto</strong> (İnsan hakları Milletvekili Odası Komisyonu Başkanı): <a href="mailto:dep.luizcouto@camara.gov.br">dep.luizcouto@camara.gov.br</a></li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/07/kuzey-minas-geraisde-lcp-aktivistlerine-kanunsuz-tutuklama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;da Naksalit Hareketi ve Adivasi Halkı İle Dayanışma Eylemleri</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2010/02/06/avrupada-naksalit-ve-adivasi-halki-ile-dayanisma-eylemleri/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2010/02/06/avrupada-naksalit-ve-adivasi-halki-ile-dayanisma-eylemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 11:06:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHMmerdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[adivasi]]></category>
		<category><![CDATA[ATİK]]></category>
		<category><![CDATA[bern]]></category>
		<category><![CDATA[Frankfurt]]></category>
		<category><![CDATA[Green Hunt]]></category>
		<category><![CDATA[hkpmaoist]]></category>
		<category><![CDATA[londra]]></category>
		<category><![CDATA[musa demir]]></category>
		<category><![CDATA[naksalit]]></category>
		<category><![CDATA[operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[paris]]></category>
		<category><![CDATA[VIYANA]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Av]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=4305</guid>
		<description><![CDATA[AVRUPA &#124; 06 – 02 – 2010 &#124; Hindistan devleti Naxalit hareketi ve Adivasi halkına karşı baskılarını arttırdı. Direniş CPI(Maoist) önderliğinde sürüyor. ATİK&#8217;ten Yeşil Av (Green Hunt) operasyonlarına tepki geldi.
Avrupa&#8217;nın çeşitli eyaletlerinde Hindistan&#8217;da ki Naksalit hareketi ve Adivasi halkı ile dayanışma eylemleri düzenlendi. Hindistan devleti tarafından başlatılan Green Hunt (Yeşil Av) askeri operasyonları ile Naxalit ve Adivasi direnişlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial, sans-serif"><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_solii.jpg" rel="shadowbox[post-4305];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4306" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_solii-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>AVRUPA | 06 – 02 – 2010 | Hindistan devleti Naxalit hareketi ve Adivasi halkına karşı baskılarını arttırdı. Direniş CPI(Maoist) önderliğinde sürüyor. ATİK&#8217;ten Yeşil Av (Green Hunt) operasyonlarına tepki geldi.</span><span id="more-4305"></span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif">Avrupa&#8217;nın çeşitli eyaletlerinde Hindistan&#8217;da ki Naksalit hareketi ve Adivasi halkı ile dayanışma eylemleri düzenlendi. Hindistan devleti tarafından başlatılan Green Hunt (Yeşil Av) askeri operasyonları ile Naxalit ve Adivasi direnişlerini şiddet yoluyla bastırmayı hedeflemesi tepkileri beraberinde getirdi. Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) insiyatifinde başlatılan dayanışma eylemlerinde, Green Hunt operasyonlarının yeni katliamlar anlamına geldiği belirtilerek, operasyonların derhal son bulması istendi.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif"><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_soli.jpg" rel="shadowbox[post-4305];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4307" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_soli-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Almanya&#8217;nın Frankfurt, İsviçre&#8217;nin Bern, Fransa&#8217;nın Paris, İngiltere&#8217;nin Londra ve Avusturya&#8217;nın Viyana kentlerinde ATİK aktivistleri, diğer demokratik kurumlarla birlikte önceki gün Hindistan&#8217;da HKP(Maoist) önderliğinde geliştirilen direnişin yeni operasyonla bastırılmaya çalışılmasına tepki gösterdiler.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif">Yapılan açıklamalarda, başta Kobad Ghandy olmak üzere bir çok devrimci-demokrat kişi ve aydınların baskı ve işkencelere maruz kaldığı dile getirilerek, tutuklananların derhal serbest bırakılması istendi.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif"><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_soli3.jpg" rel="shadowbox[post-4305];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4308" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_soli3-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Frankfurt&#8217;da yapılan ve saat 10.00&#8242;da başlayan eyleme Almanya Marksisit-Leninist Parti (MLPD), ADHF, AGİF ve BİR-KAR destek sundular. Eylemde MLPD Merkez Komitesi adına açıklama yapıldı ve MLPD&#8217;nin HKP (Maoist)&#8217;e dayanıştığı vurgulandı.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif">İngiltere&#8217;nin başkenti Londra&#8217;da da yine bir etkinlik organize edildi. İran Halkın Fedaileri Aktivistleri – Londra Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Komitesi (UPOTUDAK), Britanya İran Demokratik Anti-Emperyalist Örgütü, Büyük Britanya Hindistanlı İşçiler Birliği (IWA-GB) nin katıldığı protesto etkinliği Hindistan konsolosluğu önünde yapıldı. Etkinlikte, tutuklananların serbest bırakılması, yapılan Green Hunt askeri operasyonun derhal son bulması istendi.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif"><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_soli2.jpg" rel="shadowbox[post-4305];player=img;"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-4310" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2010/02/indien_soli2-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>Bilindiği gibi Hindistan’nın bazı bölgelerinde halk muhallefeti ciddi bir isyan hareketine dönüştü. Özellikle 2008 yılından bu yana doğu ve orta Hindistan da gelişen ve giderek başka bölgelerede yayılan bu halk hareketi Hindistan devleti açısından cddi bir rahatsızlık yaratmaya başladı. Özelikle Hindistan Komünist Partisi (Maoist)&#8217;in bu isyanlar üzerinde ciddi etkiler yapması, ulusal kurtuluş hareketinin sosyal kurtuluşa hareketine dönüşmesini ve beraberinde Hindistan hükümeti ve burjuvazisini zor durumda bırakacağına kesin gözüyle bakılıyor.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif">ATİK Genel Konsey Başkanı Musa Demir, dayanışma etkinliklerinin süreceğini belirtti ve başta ATİK aktivistleri olmak üzere tüm devrimci-demokratik kurum ve bireyleri duyarlılıklarını sürdürmeleri gerektiğini dile getirdi.</span></p>
<p><span style="font-family: Arial, sans-serif">Hindistan devleti ise gelişen bu halk isyanına sebep olan sorunları çözmeye yanaşmıyor. Son olarak başlatılan ve geniş yelpazeye yayılan &#8216;Green Hunt&#8217; askeri operasyonu ve aydınlara, devrimci-demokrat kesime yönelik başlattığı baskılar bunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Green Hunt çerçevesinde 100 binden fazla askerin, isyan bölgelerine sevk edilmesi planlanıyor. Bu operasyonların Srilanka örneğini çağrıştırması, dünya kamuoyunu ciddi derecede endişelendirdiği gelen yorumlar arasında.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2010/02/06/avrupada-naksalit-ve-adivasi-halki-ile-dayanisma-eylemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 10.162 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2010-02-08 22:31:22 -->
