
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ATİK &#124; Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu &#124; &#187; Nuray Mert</title>
	<atom:link href="http://www.atik-online.net/category/kose_yazilari/nuray-mert/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.atik-online.net</link>
	<description>Birlik-Mücadele-Zafer!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 25 Feb 2012 11:11:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Deprem ve İlahi Mesaj</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2011/10/deprem-ve-ilahi-mesaj/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2011/10/deprem-ve-ilahi-mesaj/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Oct 2011 17:35:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nuray Mert]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[nuray mert]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=10266</guid>
		<description><![CDATA[NURAY MERT &#124; 27 &#8211; 10 &#8211; 2011 &#124; Van depremi yıktı, geçti. Hiç olmazsa böyle dönemlerde ‘insani’ kaygılar ve duygular her şeyin önüne geçmeliydi. Yardım için canla başla çalışanları tenzih ederim, ama maalesef siyasi kaygılar geriye çekilebilmiş değil. Böyle bir zamanda, ‘taş atanları’ diline dolayan, Tanrı’nın Kürtlere ‘lanet’inden söz edebilen insaniyet özürlüleri mevzu bile etmek [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2011/10/deprem-ve-ilahi-mesaj/' addthis:title='Deprem ve İlahi Mesaj ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/2009/07/kurt-meselesi-bu-kafayla-da-cozulmez/nuraymert/" rel="attachment wp-att-2845"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2845" title="nuraymert" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>NURAY MERT | 27 &#8211; 10 &#8211; 2011 | Van depremi yıktı, geçti. Hiç olmazsa böyle dönemlerde ‘insani’ kaygılar ve duygular her şeyin önüne geçmeliydi. Yardım için canla başla çalışanları tenzih ederim, ama maalesef siyasi kaygılar geriye çekilebilmiş değil.<span id="more-10266"></span></p>
<p>Böyle bir zamanda, ‘taş atanları’ diline dolayan, Tanrı’nın Kürtlere ‘lanet’inden söz edebilen insaniyet özürlüleri mevzu bile etmek istemiyorum. Felaket üzerinden ‘birlik, beraberlik, kardeşlik’ mesajlarını dahi yadırgıyorum. Zira, böyle bir durumda birlik, kardeşlik dışında bir şey tahayyül edilebilir mi?</p>
<p><strong>Operasyonlar hız kesmiyor</strong></p>
<p>NURAY MERT | 27 &#8211; 10 &#8211; 2011 | Nerede olursa olsun, deprem felaketi üzerine ilk konuşulması gereken, 1999 depremi sonrasında olduğu gibi, depreme hazırlıksızlık, tedbirsizlik, yardım çabalarının yetersizliğinin nedenleri gibi konular olmalıydı. Medya her depremde olduğu gibi, eksikler ve aksaklıklara vurgu yapıp, daha çok iletişim ve yardım çağrısı yerine, ‘mucize’ haberlerine öncelik vermeyi tercih etti. Özverili ve başarılı kurtarma çabalarının hakkını vermek tabii ki önemli, ama eksikleri kapatmak için değil, gidermek için, bu yönde teşvik etmek için!</p>
<p>Dünyanın her yerinde, yönetenler güçlü deprem gibi felaketler karşısında zorlanıyor, doğrusu bu. Doğru olmayan zorlukların üstünü kapatma çabası. Dahası, bölgenin Kürt bölgesi olması olayı ister istemez daha çetrefil hale sokuyor. Böyle bir ortamda dahi, o gerilimli ruh hali içinde tepki gösterenler üzerine gaz bombası atılabiliyor.</p>
<p>Ancak daha önemlisi, ülke böyle bir felaket ile karşı karşıya geldiği bir dönemde, askeri operasyonlar hız kesmiyor. İşin burası çok önemli, çünkü, bu ülkede siyasetin ‘insan merkezli’ olmaktan çok güvenlik eksenli uzak olduğu bir kez daha görülüyor. Askeri operasyonlar için, sindirme, bastırma politikaları için harcanan para ve gösterilen titizlik ne yazık ki, insan canını korumak ve refahı için kullanılmıyor. Akıllar siyaseti bu yönde kurma yönünde çalışmıyor. Mesele, kimin iktidarda olduğu değil, bu anlayışın, partiler, şahıslar değişse de, iktidardan hiç inmemesinde! Sivil toplum dediğimiz en geniş toplumun duygu ve düşünce dünyasının bu istikamette şekillenmiş olması.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bunca kıyamete değer mi?</strong></p>
<p>Oysa, bu tür felaketler ‘ilahi bir mesaj’ olarak okunacaksa, o mesajı, iki günlük dünya için boğazlaşmamak, birbirini hoş tutmaya çabalamak şeklinde okumak daha doğru olmaz mı? Kürtler en fazlası ‘otonomi’ istiyor diye, bunca kıyamet koparmaya değer mi? En azından bir şeyler talep ediyorlar diye tepelerine inmek yerine, durup bir düşünmeye değmez mi? İlahi mesajı böyle de okumak mümkün değil mi? Nihayetinde, hayata dair en önemli mesaj veya bilgi, bu dünyaya kazık çakmayacağımız gerçeğini hatırlamak değil mi?</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2011/10/deprem-ve-ilahi-mesaj/' addthis:title='Deprem ve İlahi Mesaj ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2011/10/deprem-ve-ilahi-mesaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Bu hal’, ‘OHAL’ mi?</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2011/10/%e2%80%98bu-hal%e2%80%99-%e2%80%98ohal%e2%80%99-mi/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2011/10/%e2%80%98bu-hal%e2%80%99-%e2%80%98ohal%e2%80%99-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2011 15:08:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Mert]]></category>
		<category><![CDATA[bu]]></category>
		<category><![CDATA[hal]]></category>
		<category><![CDATA[mi]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=9716</guid>
		<description><![CDATA[NURAY MERT &#124; 08 &#8211; 10 &#8211; 2011 &#124; En yüksek sesi BDP’ye ‘Meclis’e gel’ demek için çıkaranlar, BDP yemin ettikten sonra yüzlerce kişinin gözaltına alınmasını nasıl izah edecek, bu kez ne mazeret bulacaklar merak ediyorum. Bir süredir, eş dost, ‘sürekli Kürt meselesi yazıyorsun, bu tehlikeli konudan mümkün mertebe uzak dur’ şeklinde samimi uyarılar yapıyor. Eksik olmasınlar [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2011/10/%e2%80%98bu-hal%e2%80%99-%e2%80%98ohal%e2%80%99-mi/' addthis:title='‘Bu hal’, ‘OHAL’ mi? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert.jpg" rel="lightbox[9716]" title="nuraymert"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2845" title="nuraymert" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>NURAY MERT | 08 &#8211; 10 &#8211; 2011 | <em><strong>En yüksek sesi BDP’ye ‘Meclis’e gel’ demek için çıkaranlar, BDP yemin ettikten sonra yüzlerce kişinin gözaltına alınmasını nasıl izah edecek, bu kez ne mazeret bulacaklar merak ediyorum.</strong></em><span id="more-9716"></span></p>
<p>Bir süredir, eş dost, ‘sürekli Kürt meselesi yazıyorsun, bu tehlikeli konudan mümkün mertebe uzak dur’ şeklinde samimi uyarılar yapıyor. Eksik olmasınlar beni düşünüyorlar ama geldiğimiz noktaya bakar mısınız? Kürt sorununu yazmayıp ne yapacağız? Kürt sorunu, sadece Kürtlerin değil, bu ülkede yaşayan herkesin en yakıcı sorunu haline gelmedi mi?</p>
<p>Hal böyle iken, bu konuyu özgürce tartışmaya çalışmak bile insanı ‘zanlı’ konumuna sokabiliyor. Bu ülkenin bazı gazetecileri farklı düşünceleri tartışmak yerine, diğerlerini ihbar edecek ifadeler kullanabiliyor. Bir kez bu yol açılınca da gerisi geliyor, hoşa gitmeyecek şey söyleyen ‘PKK ağzı ile konuşmak’ ile itham edilebiliyor, belli ki, ‘Hiçbir genetik ve ideolojik bağı bulunmamak’ fazladan bir şüphe nedeni, o da ‘uluslararası komplonun parçası olmak’la izah edilebiliyor. Hem, ‘ideolojik’ neyse de, ‘genetik’ bağ ne demek? Kürt ırkına mensup olmayanların bu meseleye farklı bakmasının fazladan kuşku uyandırdığı bir ülkede neler oluyor diye sormak lazım. Hasan Cemal’in Kürt siyasal davası ile ideolojik ve ‘genetik’ bir bağı yok, ama fevkalade ezber bozucu şeyler söylüyor, bu onun uluslararası komploların bir unsuru olduğunu mu gösteriyor?</p>
<p><strong>OHAL tablosu var mı?</strong></p>
<p>Son zamanlarda olan bitenler, yazılıp çizilenler aslında bir ‘Olağanüstü Hal’ tablosu çiziyor. Demokratik bir ülkede yaşanması izah edilemeyecek şeyler yaşanıyor. O halde, önce bir durum tespiti yapalım; burası demokratik kuralların işlediği bir ülke mi, yoksa, ‘olağanüstü hal’ kurallarının geçerli olduğu bir ülke mi? Öyle görünüyor ki, ‘bu hal’ ‘OHAL’! Açıkça konuşalım, biz de sınırların ne olduğunu daha iyi anlamış oluruz. Yoksa, demokrasi adı altında bu yaşananları izah etmek mümkün olmaz.</p>
<p>Bu konuda en büyük rol, ‘demokrat aydınlar’a düşüyor. Düne kadar yaşananların faturasını neredeyse tamamen BDP’nin Meclis boykotuna çıkarandan tutun, bu kadarını yapmasa da, en yüksek sesi BDP’ye ‘Meclis’e gel’ demek için çıkaranlar, BDP yemin ettikten sonra yüzlerce kişinin gözaltına alınmasını nasıl izah edecek, bu kez ne mazeret bulacaklar merak ediyorum. Dahası, BDP’ye yüksek sesle çağrı yapıp, olan biteni usulen kınamak da demokratlığı kurtaran bir pozisyon olmaktan çıktı, haberleri olsun.</p>
<p><strong>Önemli olan tepki</strong></p>
<p>En önemlisi, konu kimin daha haklı, kimin daha demokrat olduğu değil, önemli olan olanlar karşısında olabilecek en geniş çevrede demokratik tepki verebilmek. Bu noktada, aramızda laf yarıştırmanın fazla anlamı yok, hepimize düşen güçlü bir sesle demokratik tepki vermek. Bunu yapmaktan kaçındığımız ölçüde batağa saplanıyoruz, bunu görelim. İktidarlar korkutucudur, hiçbirimiz kahraman olmak zorunda da değiliz, hepimiz sıradan insanlar olabiliriz ama sıradan insan olarak yaşamanın haysiyetini taşımak zorundayız. Böylesi güçlü iktidarlardan ne kadar korkarsak, haysiyetimizden, hayatımızdan o denli fedakârlık yapmak durumunda kalırız. Sıradan bir insan olarak korkmamız anlaşılır ama korkumuz haysiyet eşiğini aşmadığı sürece. Yoksa insan suretinde bir yılgınlık hayaleti olarak yaşamaya mahkûm oluruz. İnanın bu yaşanası bir hayat değildir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2011/10/%e2%80%98bu-hal%e2%80%99-%e2%80%98ohal%e2%80%99-mi/' addthis:title='‘Bu hal’, ‘OHAL’ mi? ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2011/10/%e2%80%98bu-hal%e2%80%99-%e2%80%98ohal%e2%80%99-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir halkı anlamak</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2011/06/bir-halki-anlamak/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2011/06/bir-halki-anlamak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 18:28:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Mert]]></category>
		<category><![CDATA[anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[halkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=8578</guid>
		<description><![CDATA[NURAY MERT &#124; 10 &#8211; 06 &#8211; 2011 &#124; Şimdiye kadar üzerine konuştuğum hiçbir konuya uzaktan bakmakla yetinmedim. Öylesi, benim harcım değil. ‘Orda bir köy var uzakta’ der gibi, ‘orda bir sorun var uzakta’ demenin anlamı yok. ‘Tuzu kuru olanlar’ın dünyasına doğdum, ama o dünya hiçbir zaman benim dünyam olmadı. Çok ‘yüce gönüllü’ olduğumdan değil, [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2011/06/bir-halki-anlamak/' addthis:title='Bir halkı anlamak ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert.jpg" rel="lightbox[8578]" title="nuraymert"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2845" title="nuraymert" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" /></a>NURAY MERT | 10 &#8211; 06 &#8211; 2011 | Şimdiye kadar üzerine konuştuğum hiçbir konuya uzaktan bakmakla yetinmedim. Öylesi, benim harcım değil. ‘Orda bir köy var uzakta’ der gibi, ‘orda bir sorun var uzakta’ demenin anlamı yok.<span id="more-8578"></span></p>
<p>‘Tuzu kuru olanlar’ın dünyasına doğdum, ama o dünya hiçbir zaman benim dünyam olmadı. Çok ‘yüce gönüllü’ olduğumdan değil, yücelik Allah’a mahsus. Benimki, sizin anlayacağınız dille, ‘meşrep’, benim için varlığına hep şükrettiğim nasip, kısmet meselesi.</p>
<p>Tuzu kuruların dünyası, bana göre, akla da vicdana da kör bir dünya. Öyle olduğu için insanın hem aklını, hem kalbini körelten bir dünya. Bana garip gelen, o dünyayı reddetmek değil, o dünyaya mahkûm olmak. Bugüne kadar yapıp ettiklerimin, yazıp söylediklerimin açıklaması kısaca bu. Ne fazla, ne eksik.</p>
<p>Bugünlerde, Başbakan’ın bana yönelik ifadeleri karşısında tepki verenlerden bazıları, geçmişte, muhafazakâr çevreye verdiğim desteği hatırlatıyorlar. Bu konuyu, ‘ilkelilik’ hususunun altını çizmek için, iyi niyetle gündeme getirdiklerinden kuşkum yok. Ancak, bu noktada izah etmem gereken bir husus var. Ben, o zaman, o çevreye yapılan haksızlıklara isyan ettiğim için, öfkelerini derinden hissettiğim için destek verdim, bugün olsa aynısını yapardım ama, sürekli hatırlatılmasının, bir ‘diyet’ gibi algılanmasından rahatsızlık duyarım. Öylesi doğru olmaz.</p>
<p>Ben İslami kesim hakkında konuşurken de, uzaktan konuşmuyordum. Hiçbir sıkıntı, uzakta durarak anlaşılmıyor, dolayısı ile sahici bir dille anlatılamıyor. Dilimiz sahici değilse de, ne kadar kocaman laflar sarf edersek edelim, ne kadar çok kavram kullanırsak kullanalım, hiçbir şeyi doğru dürüst anlatmaya yetmiyor. Öylesi benim işim değil.</p>
<p>Kürt meselesine, bu anlamda, uzun süre uzaktan baktım. Öyle olduğu için çok az şey yazdım. Geçmişte yazdıklarıma bugün baktığımda gördüğüm şu; masa başında hepsi doğru, medeni ve demokrat birinin söyleyeceği şeyler. Ama ‘ruhsuz’, ‘duygusuz’. O nedenle, fazla bir şey söylemiyor. İnsanların sıkıntıları, dertleri, çektikleri kavramlara sığmıyor, kitaba uymuyor.</p>
<p>Son beş altı yıldır, Kürt meselesini daha yakından izlemeye çalıştım, dahası bu süre zarfında Türkiye’de yaşananlar, ‘barış’ adına umut vaat eden bir mecraya girmek yerine, adım adım o mecradan uzaklaştı. Umut uzaklaştıkça, ben sıkıntıya daha da yaklaşma ihtiyacı duydum. Geldiğim noktanın izahı budur. Ne eksik, ne fazla.</p>
<p>Geldiğim noktada, Türkiye’de yaşayan akıl ve vicdan sahibi herkese, umut daha da fazla uzaklaşmasın diye, Kürtlerin sıkıntılarına daha fazla yaklaşmalarını tavsiye ediyorum. Ama sahiden yakınlaşmalarını, bir halkı, onun sıkıntılarını, çektiklerini, ödediği bedelleri sahiden anlamaya çalışmalarını salık veriyorum. Ama sakın çekilenleri, sıkıntıları kalkan yapıp, Kürtleri elma şekeri ile avutmaya kalkmayın. Bunca bedel ödemiş bir halkı bu şekilde ‘incitmeye’ tevessül etmeyin. İnsan şerefli bir mahluk, Kürtlere vaat ettikleriniz arasında ‘onur’ ve saygı olmalı. Yoksa, bir halkı ve bunca yaşananı anlamamış olursunuz, buradan ‘barış’ çıkmaz.</p>
<p>Hayatın merkezine, milyon dolarlar ve duble yolları koymayı reddeden herkes, bir halkın özgürlük mücadelesini anlama yolunda bir adım atabilir. Türkler ile Kürtlerin didişmesinin önünde kalkan gibi durabilir. Tüm iktidarların ve bu arada entelektüellerin iktidarının, ‘görme!’ dediğini görmeye çalışın. Bin bir ağızdan ileri sürülen bahanelerin ne kadar anlamsız olduğunu göreceksiniz. Ünlü İngiliz romancı Julian Barnes’ın Irak savaşı için ileri sürülen gerekçeler üzerine dediği gibi, inanın ‘hiçbir gerekçe bir çocuğun parmağının kanamasına değmez!’. (Milliyet)</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2011/06/bir-halki-anlamak/' addthis:title='Bir halkı anlamak ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2011/06/bir-halki-anlamak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürt meselesi &#8216;bu kafa&#8217;yla da çözülmez</title>
		<link>http://www.atik-online.net/2009/07/kurt-meselesi-bu-kafayla-da-cozulmez/</link>
		<comments>http://www.atik-online.net/2009/07/kurt-meselesi-bu-kafayla-da-cozulmez/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2009 13:05:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AHM</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nuray Mert]]></category>
		<category><![CDATA[kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[ulus-devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.atik-online.net/?p=2844</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet, zor bir ulus-devlet yaratma projesiydi. Bu ‘zor’u zor kullanarak başarmaya çalıştıkça işler sarpa sardı. Zorbaların hiç düşünmedikleri bir şey vardır, zora dağ dayanmaz, ama insan dayanır. Nitekim, ‘ulus-devlet projesi’, iki fay hattından kırılma noktasına geldi. Malum, fay hatlarından biri laiklik, diğeri Kürt meselesi idi. Ama, bu resmin bir tarafıydı, diğer tarafı, uluslararası düzenin seyridir. [...]<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2009/07/kurt-meselesi-bu-kafayla-da-cozulmez/' addthis:title='Kürt meselesi &#8216;bu kafa&#8217;yla da çözülmez ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert.jpg" rel="lightbox[2844]" title="nuraymert"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2845" title="nuraymert" src="http://www.atik-online.net/wp-content/uploads/2009/07/nuraymert-100x100.jpg" alt="nuraymert" width="100" height="100" /></a>Cumhuriyet, zor bir ulus-devlet yaratma projesiydi. Bu ‘zor’u zor kullanarak başarmaya çalıştıkça işler sarpa sardı. Zorbaların hiç düşünmedikleri bir şey vardır, zora dağ dayanmaz, ama insan dayanır.<span id="more-2844"></span></p>
<p>Nitekim, ‘ulus-devlet projesi’, iki fay hattından kırılma noktasına geldi. Malum, fay hatlarından biri laiklik, diğeri Kürt meselesi idi. Ama, bu resmin bir tarafıydı, diğer tarafı, uluslararası düzenin seyridir. Cumhuriyet’in ulus-devlet projesi, zamanında uluslararası düzene denk düşüyordu. Türkiye’de devlet, otoriter vasfını, sadece kendi ideolojisi içinden üretmedi, uluslararası destek ile gelişti, serpildi. Bunu unutmamak lazım.</p>
<p>Türkiye, Soğuk Savaş dönemi boyunca, mensubu olduğu Batı Kulübü veya ‘hür dünya’ için ‘makbul’ bir müttefikti. ‘Kömünizmle mücadele’ döneminde, toplumu baskılamış, Kürdü yok saymış, kimsenin umurunda değildi.</p>
<p>Gün geldi, devran döndü, ulus-devlet zaafları göze batmaya başladı. Uluslararası desteğin çekildiği yerde, zorla sindirilen dinamikler ortaya çıktı, sistemi zorlamaya başladı. Şimdi kimse bu dinamiklerle nasıl baş edeceğini bilmiyor. Özetle, ama fazla özetle, son durum bu.</p>
<p>Kürt meselesini, bu fazla özetle bir çırpıda kavramak elbette mümkün değil. Ancak, ortada ‘zorba bir ulus-devlet ile varoluş mücadelesi veren masum insanlar’ arasında geçen kapalı devre bir sistem olmadığını hatırlamakta fayda var. Tabii, bu hatırlama, meselenin insani boyutunu, görmezden gelme, işi pişkinliğe vurma için asla gerekçe olmamalı.</p>
<p>Ama bu pişkinliğe karşı, ikinci bir pişkinlik dili geliştirmenin, çözümü bunda görmenin de anlamı yok. Daha kötüsü faydası yok ve olmayacak. Asıl ürkütücü olan bu. Çokça iddia edildiği gibi, ‘çözüm belli, gerisi siyasi irade’ değil, çözüm belli değil. Çözümü ‘belli’ kılmak, tüm tarafların işi. Bu zor bir siyasi süreç, güzel laflarla geçiştirilecek şey değil.</p>
<p>Kürt meselesi, gelinen noktada ne sadece insan hakları paketleri ile, ne de, ‘cesur’ bir adım atıp İmralı ile pazarlığa girilerek çözülecek gibi değil. Bugüne kadar devlet en kolayına kaçıp, bastırdıkça, susturdukça yok saydı. Şimdi, salıvermek, koyvermek, çözüm zannediliyor.</p>
<p>Kürt meselesi ne sadece, postmodern siyasetin sihirli değneği addedilen ‘insan hakları’ meselesi, ne de Osmanlı devrinden kalma metotlarla yani sadece lideri ile pazarlık yapıp yatışacak bir gaile değil.</p>
<p>Son olarak, yaşananları bir anda silip başa dönmek mümkün değil, keşke olsaydı. Daha zor bir yerden başlıyoruz. Önce, mayınlı yolu adım adım temizlemek lazım. Bunun nasıl başarılacağı konusunda sözü olan varsa çıksın, gerisi lafı güzaf. Daha kötüsü, bu boş beşik sallama tehlikeli bir zaman kaybetmeye neden oluyor.</p>
<p>Gazetemizde, geçtiğimiz üç gündür yayımlanan ‘koca çınar’ Yaşar Kemal röportajı ve ardından getirdiği ‘sesler’, bende tüm bunları yazma ihtiyacı yarattı. Bu kadar eskimiş ve gerisi boş lafı büyük bir çıkış olarak pazarlamak bir gazetecilik başarısı olabilir, ama hepsi bu.</p>
<p>Kimse kusura bakmasın ama, söylemek zorundayım, bu kuru gürültü, çözüm yolunda umutlarımı biraz daha azalttı.</p>
<p>Nuray Mert  &#8211; 28 Temmuz 2009</p>
<p>| 30 &#8211; 07 &#8211; 2009 |</p>
<div class="addthis_toolbox addthis_default_style addthis_32x32_style" addthis:url='http://www.atik-online.net/2009/07/kurt-meselesi-bu-kafayla-da-cozulmez/' addthis:title='Kürt meselesi &#8216;bu kafa&#8217;yla da çözülmez ' ><a class="addthis_button_preferred_1"></a><a class="addthis_button_preferred_2"></a><a class="addthis_button_preferred_3"></a><a class="addthis_button_preferred_4"></a><a class="addthis_button_compact"></a></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.atik-online.net/2009/07/kurt-meselesi-bu-kafayla-da-cozulmez/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

