‘Vatan cephesi’
28 Temmuz 2009
Hitler faşizminin Propaganda Bakanı Goebbels’in, her fırsatta Almanya’nın ‘iki farklı cephede’ savaştığını söyleyerek, ‘ordularımızın zafere ulaşması için, askerî başarının yanısıra vatan cephesinde her gün zafer kazanmak zorundayız’ vurgusunu yaptığını tarih kitaplarından okumak olanaklı. Faşist propagandanın ‘vatan cephesinde’ nasıl bir zafer kazandığını, Kızıl Ordu ülke sınırına dayandığında gene Goebbels’in ‘mutlak savaşı istiyor musunuz?’ soruna onbinlerce Alman’ın canhıraş haykırışla ‘evet’ deyişleri gösteriyordu. Devamını Oku
Afrika’ya yardımmış
13 Temmuz 2009
Sağolsunlar, L’Aquila’lı felaketzedeler, Nisan başındaki depremin başlarına yıktığı evlerinden canlarını kurtardıktan sonra, şimdi de herşeye rağmen esprilerini kaybetmediklerini kanıtladılar: Medya imparatörü başbakan Silvio Berlusconi’nin dünya kamuoyuna ve bilhassa seçmenlerine şirin görünmek için G8 Zirvesi’ni afet bölgesinde toplamasını fırsat bilen felaketzedeler, Barack Obama’nın seçim sloganı olan »Yes, we can«i, hâlâ yardım alamamalarını protesto etmek için »Yes, we camp«e çevirdiler. Ve böylece dünyanın dikkatini, kısa bir süre için de olsa, çadırlardaki yaşamlarına çekebilme ustalığını gösterdiler. Devamını Oku
Almanya’da sicak sonbahara doğru mu?
30 Haziran 2009
Bu hafta Almanya sokakları öğrenim alanındaki skandala varan durumu protesto eden orta ve yüksek öğrenim öğrencileriyle doldu, taştı. Öğrenim boykotu haftası ülkenin her tarafını sarmış durumda. Kapanma tehlikesi altında olan Opel fabrikasının işçileri, öğrencilerle dayanışma içerisinde olduklarını açıklayarak, egemen politikaların her kesimi etkilediğini ve ancak birlikte hareket edilebilirse, politika değişikliğine yol açılabileceğine dikkat çektiler. Devamını Oku
Sadaka kültürünün Almanca’sı
20 Haziran 2009
Yıllar önce, 1993 başında Berlin’de yapılan ve konusu »Başkentin yoksulları« olan bir toplantıya katılanlar, ABD’de yaygın olan ve zamanı geçtiğinden veya başka nedenlerden dolayı satılamayan gıda maddelerini toplayıp, yoksullara bedava dağıtma fikrini bayağı tutmuşlardı. Katılımcılardan bazıları düşünceyi pratiğe geçirerek, 1993’Şubat’ında Berlin’de Türkçe’ye »sofra« olarak çevrilebilecek Almanya’nın ilk »Tafel«ini kurmuşlardı. Devamını Oku
Batı’da değişen bir şey yok
11 Haziran 2009
Avrupa Parlamentosu seçimleri, imtiyazlıların, imtiyazlarının korunmasını istedikleri gerçeğini bir kez daha kanıtladı Devamını Oku
Kuzey Kore nire?
29 Mayıs 2009
Yanlış anımsamıyorsam, 1995 Kasım’ında Wiesbaden’de yapılan bir toplantı esnasında SPD’nin ünlü güvenlik politikaları stratejisti Egon Bahr ile tanışmıştım. O günler de Fransa’nın Pasifik Denizi’nde yaptığı nükleer deneme (2 Ekim 1995) tartışmaların odağına oturmuştu. Kahve molasında bir kaç Genç Sosyalist üyesiyle Fransa’nın Force de Frappe (Vuruş Gücü Politikası) ve nükleer denemelerinin gereksizliği üzerine tartışıyorduk ki, bizi dinleyen Bahr lafa karıştı: »Ben de nükleer silahlara karşıyım, ama günün birinde deli bir kowboyun ABD’nin nükleer cephanesi üzerinde tek başına karar verme yetkisine sahip olabileceğini düşündükce, komşumuz Fransa’nın nükleer şemsiyesi altında olduğumuzu bilmek, beni rahatlatıyor.« Devamını Oku
Yeni savaş partisi: Yeşiller’in NATO’ya varan yolu
22 Mayıs 2009
Yaklaşık on yıl önce Almanya, 1945 sonrasındaki ilk savaşına katılmıştı. Hiç kimse bu NATO savaşını olanaklı kılacak olan gücün, daha önceleri pasifist ve antimilitarist bir parti olan Yeşiller olabileceğini tasavvur edememişti. 24 Mart 1999′da ilk bombalar atıldı. Devamını Oku
Avrupa (için) eylem günleri
17 Mayıs 2009
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC 14-15 ve 16 Mayıs 2009′u Avrupa Eylem Günleri olarak ilan etti. ‘Krizle mücadele. Avrupa için sosyal anlaşma. (Krize) neden olanlar ödesin’ başlığı altında 14 Mayıs’ya Madrit ve 15 Mayıs’ta Brüksel’de gerçekleştirilen yürüyüş ve mitinglerden sonra bugün Berlin ve Prag’da düzenlenecek yürüyüşlerle eylem günleri sona erecek. Devamını Oku
Kızılelma mı, Nabucco mu?
24 Nisan 2009
Obama ziyaretinden sonra başlayan tartışmalar ve güncel diplomatik girişimler, Türkiye egemenlerinin bedeli hayli yüksek olması muhtemel bir »jeopolitik pokere« oturduklarına işaret ediyor. Ülke içerisinde yürütülen operasyonlar, askerî şiddetin tırmandırılması, bilhassa DTP’ye yönelik sindirme girişimleri dikkatleri iç politikaya çekse de, dış politikada atılacak olan adımlar hayli şamata çıkaracak gibi görünüyor. Devamını Oku
Kosova: AB’nin ilk sömürgesi
24 Şubat 2009
Büyük umutlarla kurulan ‘Bağımsız Kosova’nın birinci kuruluş yıldönümü hayli sessiz kutlandı. Almanya’da bazı gazetelerin haricinde bir kaç televizyon kanalı kutlamaları kısa haber olarak geçtiler. Öyle ya, küresel krizin dumanları arasında haber önceliği Kosova’nın kuruluş yıldönümünde olacak değildi. Ancak 17 Şubat akşamı gördüğüm bir haber, daha doğrusu haberi sunan muhabir dikkatimi çekti. ‘Avrupa’nın en genç devletine’ özgür dünyanın ‘ah, ne kadar çok yardım ettiğini’ ballandırarak anlatan deneyimli muhabir, Kosova’daki sorumlu kurumları sıralarken dili dolanıverdi. Belli ki kafası karışmıştı. Devamını Oku














