“Kürd ve Zaza“ tabiri yanlıştır
16 Haziran 2011
İSMAİL BEŞİKÇİ | 16 – 06 – 2011 | BİLGESAM olarak bilinen bir kurum var. Bilge Adamlar, Stratejik Araştırmalar Merkezi.
Bu kuruma, emekli bakanlar ve generaller, emekli yargıçlar, profesörler vs. üye oluyor. Dışişleri Eski Bakanı ve em. Büyükelçi İlter Türkmen, MİT Eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk, bu kurumun üyelerinden üçü. Devamını Oku
Avrupa’da Kürd Karşıtlığı Nasıl Gelişti?
10 Mayıs 2011
İSMAİL BEŞİKÇİ | 10 – 05 – 2011 | Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Milletler Cemiyeti döneminde Ortadoğu’nun nasıl düzenlendiği önemli bir konudur. 1920’lerde başlayan bu dönemin başta gelen konularından biri Kürdlerin ve Kürdistan coğrafyasının bölünmesi, parçalanması ve paylaşılmasıdır.
‘Kürdler ve Zazalar’ Söylemi Üzerine
26 Ocak 2011
İSMAİL BEŞİKÇİ | 26 – 01 – 2011 | BİLGESAM’ın bu tutumu üzerine düşüncelerimi açılamak istiyorum. “Zazalar ve Kürtler” söylemi yeni bir söylem değil. Devlet-hükümet, resmi ideoloji, Kürtler arasında böyle bir ayrım oluşturmaya çalışıyor. Halbuki Zazalar Kürtlerden ayrı bir etnik grup değildir. Devamını Oku
Cumhuriyet Kürdlere Ne Kazandırdı?
14 Kasım 2010
İSMAİL BEŞİKÇİ | 14 – 11 – 2010 | Osmanlı yönetimi döneminde Kürdlerin, dilleriyle, kimlikleriyle ciddi sorunları yoktu. Örneğin, 1890’ların sonlarında, 1900’lerin başlarında, Kürdistan, (1898) Kürd Teavün ve Terakki Cemiyeti Gazetesi, (1908) Şark ve Kürdistan (1908), Kürdistan (1908), Amid-i Sevda (1909) Peyman (1900), Rojî Kürd (1913), Yekbûn (1913) Hetewe Kurd (1914), Jîn (dergi, 1918) Kurdistan (1919) Jîn (rojname, 1919) gibi dergiler ve gazeteler çıkıyordu. Devamını Oku
Sermaye birikimi ve özgürlükler
17 Nisan 2010
İSMAİL BEŞİKÇİ | 18 – 04 – 2010 | 1980’lere kadar, sanayi daha çok İstanbul, Kocaeli, İzmir, Adana gibi yörelerde gelişiyordu. Günümüzde sanayi artık, Orta Anadolu, Karadeniz gibi yörelerde de gelişiyor. Sınai-ticari gelişmeleri Doğu’da izlemek de mümkündür. Devamını Oku
Polîtîka Rêverkirinê û Fikra Darbeya Sifîl
28 Mart 2010
İSMAİL BEŞİKÇİ | 29 – 03 – 2010 | Tê famkirin ku di polîtîka hikûmetê, ya rêvekirinê de hin pirsgirêk derdikevin. Em dibînin ku burokrasîya leşkerî û ya sifîl, dadgehî û zanîngeh li hember guhertinê disekinin, dixwazin guhertinan bisekinînin. Devamını Oku
Açılım Politikası ve Sivil Darbe Anlayışı
7 Mart 2010
İSMAİL BEŞİKÇİ | 07 – 03 – 2010 | Hükümetin açılım politikasında bazı sorunlar yaşadığı anlaşılmaktadır. Askeri ve sivil bürokrasinin, yargının, üniversitenin değişime direnç gösterdiği, değişimi engellediği görülmektedir. Ordunun yanında yargı ve üniversite, toplumsal ve siyasal değişimi, demokratikleşmeyi engellemeye çalışan kurumlar olarak belirmektedir. Devamını Oku
Axayên Dewletê
15 Ekim 2009
Sererkanê Giştî Org. İlker Başbuğ di cejna Remezanê de li Mêrdînê çû Qereqola Sınırtepe. Sererkan li wêderê bi axaftineke çapemenîyê gilîyê axayan kir. Got ‘vê herêmê çi kişandîye ji destê axa kişandîye. Nuha jî axayên sîyasetê, yên terorê hene’. Beşê axaftina wî ya li ser vê yekê wiha ye: ‘Bi taybetî li vê herêmê mirovên me, hemwelatîyên me, herweha Rojhilata Anadolê jî gelekî ji destê axa kişandin. Devamını Oku
Devletin Ağaları
2 Ekim 2009
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, Ramazan Bayramı’nda, Mardin’in Sınırtepe Karakolu’na da uğradı. Genelkurmay Başkanı, orada, basına yaptığı konuşmada, ağalardan şikayet etti. “Bu bölge ne çektiyse ağalardan çekti” dedi. “Şimdi de siyaset ağaları var, terör ağaları var” dedi. Konuşmanın bu bölümlü şöyle: “Özellikle bu bölgede, insanlarımız, vatandaşlarımız, Doğu Anadolu da dahil olmak üzere, ağalardan çok çekti. Bugün bu noktalardaysak, altında yatan temel nedenlerden bir tanesi bu. Bu zamanın ağalarından çeken insanlarımız, siyaset ağalarından, terör ağalarından muzdarip. Esas temel sorunlardan bir tanesi de, bu halkımızın siyaset ağalarından, terör ağalardan kurtarılmasıdır.” Devamını Oku
Beşikçi Eleştirilerine Cevap
24 Aralık 2008
Özgür eleştiri bilimin ilerlemesinin, bilimsel düşüncenin gelişmesinin, demokrasinin kurulmasının çok önemli bir şartıdır. Özgür eleştiri olmadan, düşün özgürlüğü olmadan bilim yönteminin gelişmesi mümkün değildir. Hatta, düşün özgürlüğü olmadan, düşün özgürlüğü kurumlaşmadan sosyal bilimlerin mümkün olmadığını söylemek de gerekli olmaktadır. Devamını Oku















